Acer Swift 5 ile Yolculuk

Acer Swift 5 hakkındaki inceleme yazımda, teknik bilgiler ve rakamsal veriler yığınıyla kafanızı karıştırmaktan çok, Acer Swift 5 ile yaptığım yolculuktaki deneyimlerimi  aktarmak istiyorum. En yakın hava alanına 5 saat mesafede olması ve kış şartları nedeniyle otomobil yada uçak  yerine, Mersin’den Zonguldak Ereğli ‘sine otobüsle gitmeye karar vermekle aynı zamanda Swift 5 için iyi bir test ortamı da yaratmış oldum.

Acer Swift 5’in ayrıcalığını seyehat çantanızı hazırlarken farkedeceksiniz. Bir kot pantolonu ve bir gömlekten daha ağır olamayan 970 gr ağırlığı, 14,9 mm kalınlığı, 329 mm ye 228 mm boyutlarıyla büyük boy bir defter kadar yer kaplayan Swift 5 ve bir cep telefonu şarj aletine yakın büyüklükteki adaptörüyle seyahat için doğru bir bilgisayar olduğunu ilk aşamada size hissettiriyor.

Kapağı magnezyum lityum alaşımı. Kasanın geri kalan kısmı, lacivert renkli sert plastikten yapılmış çok zarif ve seçkin görüntüye sahip. Swift 5’i çantamda taşırken içinde bir  dizüstü bilgisayarın varlığını hiç hissetmedim.

Otobüse binip gece yolculuğum başladığında, vakit kaybetmeden yazmam gereken  yazıları yazmak fotoğrafları düzenlemek ve sunucuya yüklemek için  Swift 5’i açıp, mevcut şarjıyla otobüsün kablosuz ağına bağlanarak, çalışmaya başladım; bağlantı hızında ve internet üzerindeki çalışmalarımda hiç bir aksaklık yaşamadım. Swift 5 in ilk açılış  süresi, Mac kullanıcılarını kıskandıracak derecede hızlı olduğunu söylemeliyim. Elimdeki bisküvi ambalajını açıp, ilk bisküviyi alana kadar Swift 5 açılmış oldu. Aşağıdaki videoda ve diğer denemelerimizde gördük ki yaklaşık 8 saniye içerisinde oturum sayfasına ulaşılıyor.

Yolculuk sırasında otobüsün tavan ışıkları söndüğünde herhangi bir tuşa dokunduğunuzda yanan ve gerekmediği anlarda otomatik sönen klavye ışıkları sayesinde sorunsuz bir şekilde çalışmaya devam ettim. Klavye oldukça sessiz , yazı yazarken yakınınızdakileri rahatsız etmiyor.Genellikle dizüstü

 

klavyelerinde yaşadığım gibi  küçük yön tuşlarının karışıklığını maalesef swift 5’ile de yaşadım. Ancak Synaptics sürücülü touchpad deneyimi büyütme küçültme sayfa kaydırma yazıyı seçme, kesme, yapıştırma, resim boyutlandırma, sürükleme bırakma işlemleri için  otobüsteki alan sıkıntısı nedeniyle kullanamadığım mouse ın yerini ala bilecek kabiliyette ve eğer işini mouse olmadan yapmaya alışık olan birisi olsaydım, benim için işler daha kolay olurdu. Gece ilerleyen saatlerdeki sessizlikte bile Swift 5’in çalışma sesini duyamadım. Saatlerce kullanmama karşın bacaklarımda hiç bir ısınma ve yorgunluk hissi olmadı. Dizüstü bilgisayarlarda yaşayacağınız uzun kullanımlarda sizi terleten sıcaklık yerine sizin Swift 5’i ısıtmanız daha olası.

Yolculuğumun 7 saat süren ilk etabı boyunca, yarım saatlik mola süresindeki uyku modu hariç;  Swift 5’i hiç kapatmadan ve denemek için fişe takmadan kullandım. Mersin’den Ankara’ya vardığımda 2 hücreli Lityum Polimer 4670 mAh kapasiteli batarya hala kulanıla bilecek durumdaydı. Ankara’dan Zonguldak Ereğli’sine olan yolculuğumun ikinci etabında herhangi bir veri kaybına uğramamak için,  adaptör beslemesiyle  yola ve çalışmaya devam ettim. Hava aydınlandığında camdan  gelen güneş ışıklarının ekran üzerindeki yansıması çalışmamı engelleyecek düzeyde olmasa da, parlak ekran nedeniyle biraz rahatsız edici olabiliyor.

Full HD ve 1080p çözünürlüğe sahip, 170 derecelik görüş açısı olan ekran, aynı zamanda  bir tablet gibi kullanabileceğiniz kapasitif dokunmatik  yüzeye sahip.180 derece açılabilen kapak tam katlana bilir olasaydı bu özelliği daha kullanışlı olabilirdi diye bilirsiniz ancak, bunun için kullanılması gereken menteşe ve bağlantılar nedeniyle aynı incelikte zerafette bir bilgisayar olamazdı. Aşağıdaki videoda farkedeceksiniz ki, kapağın açılması ve kapanması sırasında diğer elinizle klavye bölümünü sıkıca tutmanız gerekiyor. Bunun sebebi dokunmatik ekran üzerinde çalışırken  ekranın istem dışı hareketlerini engellemek.

Uykusuzluk ve yorgunluk etkisiyle Swift 5’le yolculuk deneyimim Bolu dağlarına gelmeden son buldu. Swift 5’i kapatıp kendimi uyku moduna almadan önce, cep telefonumu Swift5’i bir powerbank gibi kullanmamı sağlayan USB portuna bağladım.

Yolculuk sırasında ses kalitesini deneyememiştim ,yüksek ses düzeyinde bas sesler sizi tatmin etmeye bilir, neticede bu bir ultrabook. Ancak  bir spotify  kullanıcısı  olarak Dolby Audio ses sistemi, kaliteli müzik zevkimi destekleyecek kalitede.

Windows 10 Home işletim sistemi ile gelen Swift 5’in kutu içeriğinde ise;

  • Swift 5 Ultrabook
  • Lityum-polimer pili
  • AC Adaptörü bulunuyor.

Swift 5’in sağ ve solda yer alan girişlerini söylemek gerekirse;

3.5mm ses/mikrofon birleşik jack

4K 30Hz ve FHD 60Hz görüntü alabildiğiniz bir HDMI portu

2 adet USB 3.0 Tip A ve

1 adet de USB 3.1 girişi var.

Kart okuyucu olmamasını önemsemedim, nasıl ki optik sürücülere artık ihtiyaç duymuyorsam, ceptelefonu, fotoğraf makinesi yada diğer cihazlarımın kartlarında yüklü olan  verileri transfer ederken,  kartı çıkartmak yerine kablolu yada kablosuz bağlantı özelliklerini kullanmayı daha pratik bir çözüm olarak görüyorum

1100MHz’e kadar çıkabilen UHD Graphics 620, paylaşımlı grafik kartının, ağır oyunlardaki performansını test etme gereği de duymadım. Bunu yapmak Lamborghini Centenario’yu offroad testine sokmak kadar saçma olurdu. Swift5’in varoluş amacını doğru anlamak gerekir.

Son cümle olarak eksiklik olarak söyleyeceklerimin cevabı Swift 5’in inceliği, hafifliği,sessizliği,estetiği ve yeterli performansında yanıt buluyor. Tüm küçük eksiler bu büyük artıyı yaratabilmek için yoklar.

Yaşlı bilge  Lao Tzu’nun dediği gibi;  olandan kâr gelir olmayandan yarar.