Loading...

İşine imzasını atanlar

Bundan yaklaşık bir yıl önce, Paul Doany’a tivibu’da dikkatimi çeken sorunları ilettim. O da beni Özlem Kalkan Karabulut hanım’la bağlantılandırdı. Özlem hanım bana hemen geri dönüş yaptı. Hızlı bir toplantı planladık, ancak ne yazık ki o toplantıya ben katılamadım. Ancak sıkıntılarımı kısıtlı da olsa ilettim. Ekibiyle birlikte bulabildiğimiz az imkanda konuşabildik. Paul o dönemde, iyi bir CEO’nun yapması gerektiği gibi konuyla ilgilendi. Özlem hanım ise konuyu detaylı inceledi.
IPTV derneği başkanı olmam nedeniyle Türkiye’deki televizyon teknolojilerinin gelişimin çok önemsiyorum. İnternet üzerinden legal yayın yapan platformların, hem illegal platformlara hem de hibrit teknolojilere yenilmemesi için elimden geleni yapıyorum. O dönemde de ADSL bulunan bir alanda sorunsuz bir yayının gerçekleşmesi için gerekli altyapı ihtiyaçları ve arayüz tasarımındaki eksikleri ciddiye almış. Bunların bir kısmının teknik ekip tarafından bahane edildiği gibi teknolojiden kaynaklanmadığını sadece doğru tasarlanmamış müşteri arayüzünden kaynaklandığını anlatmıştım. Özlem hanım da bana kulak vermişti.
Aradan bir yıl geçti. Geçenlerde evdeki tivibu’nun yazılım yenilemesini farkettim. Bu yenileme ile daha önce problem olan bir çok konunun halledildiğini farkettim. Sanıyorum Paul gibi Özlem hanım da artık Türk Telekom’da çalışmıyor ama yapılan dikkatli girişimlerin bugün tivibu’nun yeni başarılı arayüzü kazanmasında etkili olduğundan eminim. Bunun için gittiği her yere imzasını götüren ikisini de kutluyorum.
Derneğimizin isminin IPTV olmasını kolay anlanması için tercih etmiştim ama ne yazık ki; Türkiye’de bu derneğin internetten korsan yayın yapan kurumlara ait olduğu yanlış görüşünü düzeltemedik. Derneğin ilk anından bu yana destek olan Türk Telekom, TTnet, Turkcell, Superonline, Samsung gibi markalara teşekkür etmek gerektiğini düşünüyorum. İşin komiği yolu açan bu kurumların yanında internet televizyonculuğundan daha net karlar yapan kurumlar ne yazık ki destek vermekten imtina ettiler. Bu nedenle de bir kısmının sektörde parlayıp hemen sonra söndüğünü üzülerek görüyoruz.
Derneği kurmaktaki amacımız sadece legal IPTV yayını yapan markalar değil aynı zamanda yeni nesil televizyonculuk yapan OTT TV sektörünün güçlenmesini sağlamaktı. Bu konuda da uzun zamandır üzerimize gelen baskılara direnerek sektörün gelişimi için liberal bir yapının oluşması için elimizden geleni yaptık. Kanun ve mevzuat oluşturulduğunda hem BTK hem de RTÜK başkanlıklarına bu metni yolladım :
“90’lı yıllarda hayatımıza girmeye başlayan internet, iş yapış şekillerimizi ve hatta sanayi toplumunun bize dayatmış olduğu kavramları ciddi anlamda değiştirdi, değiştirmeye devam ediyor. Bir süredir farkında olduğumuz bu değişimi ‘dijital dönüşüm’ olarak tanımlama başladık.
Türkiye’de dünyada bu dijital dönüşümün bir parçası da ‘over the top’ teknolojilerdir. Bu nedenle dijital dönüşümünü gerçekleştirmekte olan bir ülkenin OTT Teknolojilerine kayıtsız kalması beklenemediği gibi, onları güçlendirici, oluşumlarına imkan verici ve sektörlerinde söz sahibi olmalarını sağlayan mevzuatları da oluşturması gerekmektedir.
Nitekim, televizyon sektöründe de bir süredir, önce global sonra yerel OTT girişimleri görmeye başladık. Fakat bir süre önce dikkatimizi çeken bir kanun ve devamında oluşturulacak olan mevzuat, özellikle OTT TV alanında regülasyon, sansür hatta gelişimi engelleyici adımlar olarak kamuoyunda gündeme geldi.
OTT TV girişimleri televizyon sektörünün gelişmesinde, yerel oyuncuların rekabetçi pazarlara uygun kaslar geliştirmesinde çok önemlidir. Ayrıca medya sektöründe, içeriğin kontrol edilmesi özgür düşüncenin gelişmesine de engel olmaktadır.
Bu nedenle Türkiye’de OTT TV’leri kıskaç altna alan, sektörün ve özgür düşüncenin oluşmasını engelleyecek bir regülasyonun karşısında olduğumu iletmek isterim.
İlla bir mevzuat oluşturulacaksa, içeriğinin, Avrupa Birliği Komisyonunda konuşulduğu gibi çocukların ulaşabileceği OTT platformlarında, ‘engellemeler olsa bile onlara uygun olmayan yetişkin içeriğinin bulunmaması’ ile kısıtlı kalması konusunda görüşlerimi bildirmek isterim. Bunun dışında içeriğe birincil elden kısıtlamalar koyan bir yaklaşımı doğru bulmadığımı iletmek isterim. “
Ancak bu metinden sonra da bu konuda lisansa tabii olmayan OTT TV’ler konuyla ilgili birşey yapma yolunda bir duruş ortaya koymadılar. Ticari faaliyet gösteren bu kurumların, sektörlerinin önünü kapatacak bu girişime bir tepki vermemelerini anlayamıyorum. Herhalde IPTV derneği ve üyelerinin bu konuda bilmedikleri birşey var.
Eğer öyleyse bu konuda artık birşeyler yapmanın anlamı olmadığı çok net bir şekilde görülüyor. Her ne olursa olsun, biz yaptığı güzel işlerle imzasını sektöre atmaya devam edenlere takdir ve teşekkürlerimizi iletmeye devam edeceğiz.