2. Global GastroEkonomi Zirvesi ile Gastronomi Turizmi’nin Kapıları Aralanacak

Turizm Restoran Yatırımcıları ve Gastronomi İşletmeleri Derneği (TURYİD), bu yıl ikinci kez düzenleyeceği Global GastroEkonomi Zirvesi’nde tüm dünyadan sektör profesyonellerini, gastronomi meraklılarını ve alanında çığır açan isimlerini bir araya getirecek.

Gastronomi Ekonomisi, Gastro Diplomasi, Gastronomi Turizmi ve Sosyal Gastronomi gibi konular, 12 Mart’ta Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda, alanında uzman isimlerle masaya yatırılacak. Türkiye’nin sahip olduğu tarihsel birikimin ve günümüz kültürünün harmanlanmasının bir sonucu olan bu eşsiz mutfağın tüm dünyaya açılması için önemli bir adım olan Zirve ile ülkemizin ‘gastronomi turizmi’ konusundaki potansiyeline odaklanılacak.

‘Gastro Diplomasi’nin ülkemize sağlayacağı ekonomik katma değeri ortaya çıkarmak için için çalışmalarını sürdürdüklerini ifade eden TURYİD Başkanı Kaya Demirer, “Türkiye’deki restaurant ve şeflerin dünya standartlarındaki yetkinliklerini biliyor ve gelişimleri için destekliyoruz. Restaurant ihracatı ve Turquality ile sahip olunan potansiyelin yurt dışında da ülkemizin marka değerini artıracağına inanıyoruz. Tüm bu başlıkların sağlam temeller üzerinde yükselmesi; sektörümüz ve ülkemiz için fayda sağlayabilmesi adına bu yıl ikinci kez düzenleyeceğimiz Global GastroEkonomi Zirvesi’nde dünyaca ünlü pek çok ismi ağırlayacak; onların bilgi ve birikimlerinden faydalanırken biz de ülkemizin sahip olduğu değerleri onlarla buluşturma imkânı bulacağız” ifadelerini kullandı.

Emıtt Fuarı İçin Geri Sayım Başladı

Dünyanın dört büyük turizm fuarı arasında yer alan EMITT – Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı 31 Ocak – 3 Şubat 2019 tarihlerinde dünya turizm profesyonellerini ve tatil tüketicilerini 23’üncü kez İstanbul’da bir araya getirmeye hazırlanıyor. 2018’de katılımcı bazında %55 büyüme kaydeden EMITT, tırmanışa geçen turizm sektöründe ülke ekonomisine de ciddi bir katkı sağlamaya devam ediyor.

Türkiye’nin lider sektörlerinde lider fuarlar düzenleyen ITE Turkey bünyesinde yer alan EUF – E Uluslararası Fuarcılık tarafından organize edilen Uluslararası Doğu Akdeniz Turizm ve Seyahat Fuarı – EMITT; 31 Ocak – 3 Şubat 2019 tarihleri arasında TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde gerçekleşecek.

Rekor seviyede yabancı ziyaretçiyi ağırlamaya hazırlanan EMITT- Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı tüm katılımcılar için değer yaratan, birbirinden faydalı içerik ve iş birlikleri ile sektöre yön vermeyi sürdürüyor. Her sene Travel Shop Turkey iş birliği ile gerçekleşen Hosted Buyer (davetli tur operatörü) programında bu yıl Asya, Avrupa, Uzakdoğu ve Latin Amerika kıtaları dahil 100’den fazla ülkeden 700’ü aşkın davetli tur operatörü ağırlanacak.

SEA LIFE İstanbul, Küçükçekmece Çocuk Üniversitesi Öğrencilerini Gece Yatısı Etkinliğinde Ağırladı

Avrupa’nın en uzun okyanus tüneline sahip SEA LIFE İstanbul, 9-12 yaş aralığındaki Küçükçekmece Çocuk Üniversitesi öğrencilerine, su altının gizemli dünyasında unutulmaz bir uyku deneyimi yaşattı. Geceyi SEA LIFE İstanbul’da geçiren 60’ın üzerinde öğrenci, 15 binden fazla deniz canlısını yakından görebildikleri akvaryum gezisi ile başlayan ‘Köpekbalıklarıyla Gece Yatısı’ programında, başta köpekbalıkları olmak üzere denizlerin ve denizlerde yaşayan tüm canlıların nasıl korunabileceği konusunda bilgi de aldılar.

SEA LIFE İstanbul tarafından iyileştirilen Kaplumbağa Leonardo’nun gerçek hikayesini Elma Yayınevi’nden çıkan kitabı ‘Sırtımdaki Okyanus’ ile hikayeleştiren yazar Serhan Kansu’nun da katıldığı etkinlikte, çocuklar hikayenin sevimli ana karakteri Kaplumbağa Leonardo ile de tanışma fırsatı buldular. Çocuklarla okyanus canlıları üzerine mini bir söyleşi de gerçekleştiren yazar Serhan Kansu, etkinlik sonrası Sırtımdaki Okyanus kitabını da çocuklar için imzaladı.

Öğrenciler uyku zamanı geldiğinde ise 270 derece açılı gözlem odasının bulunduğu Okyanus Odası’nda uyku tulumları ile akvaryumda kamp yapma ayrıcalığını yaşadılar; uzun süre akıllarından çıkmayacak eşsiz bir deneyimin parçası oldular.

SEA LIFE İstanbul, okul gruplarını ağırladığı “Köpekbalıklarıyla Gece Yatısı” programında su altı dünyasının gizemini gece yaşamak isteyenler için heyecan verici bir deneyim sunuyor.

Denizcilik Sektörü, 2-5 Nisan’da Rotasını Exposhipping Expomaritt İstanbul Denizcilik Fuarı’na Çevirdi

Fuarlar Direktörü Esin Aslıhan Göksel, Exposhipping Expomaritt İstanbul katılımcılarının yer aldığı Radison Blu Tuzla Otel’de düzenlenen fuar değerlendirme toplantısında, şu ana kadar yapılan pazarlama ve tanıtım çalışmaları hakkında bilgiler verdi. Fuarın bir önceki yıla göre hem metrekare hem de katılımcı açısından büyüdüğüne ve satışların tamamlandığına dikkat çeken Göksel, Türk gemi inşa sektörünün hedeflediği ülke ve ziyaretçi profilinin fuarda ziyaretçi olarak yer alması için pazarlama çalışmalarının yoğun bir şekilde devam ettiğini belirtti.

Hedef ziyaretçi profili arasında armatörler, gemi donatım ve malzeme,denizcilik savunma sanayi, elektronik iletişim ve navigasyon, mekanik ve yardımcı donanım vemega yat ekipman teknoloji firmalarnın yer aldığı fuarda, şu an itibariyle uluslararası pavilyon sayısının 6 olduğunu belirten Göksel, “Hollanda, Norveç, Singapur gibi ülkelerden katılımcılarımız var. 6 binin üzerinde sektör profesyonelinin fuarı ziyaret etmesini bekliyoruz. Bu yıl amacımız Exposhipping Expomaritt İstanbul için en yüksek katılımcı ve doğru ziyaretçi sayısına ulaşmak.”dedi.

Denizcilik sektörünün en önemli oyuncuları Exposhipping Expomaritt İstanbul’da…

Gemi inşa sektörünün merkezi Tuzla’da Viaport Marina’da yapılacak Exposhipping Expomaritt İstanbul, Altınova tersaneler bölgesinden ulaşımın kolaylığı ve Sabiha Gökçen Havalimanı’na yakınlığı ile hem uluslararası hem de ulusal katılımlar için büyük avantaja sahip konumda yer alıyor. Fuarın hedef pazar ülkeleri arasında ABD’den Çin’e, Katar’dan İspanya’ya, Norveç’ten Singapur ve Yunanistan’a kadar değişik coğrafyalardan denizcilik sektörünün önemli oyuncuları yer alıyor.

Dünya genelinde pazarlama çalışmaları yürütülüyor…

Sektörün hedeflediği uluslararası ziyaretçilerin fuarda ağırlanması için ihracatçı birlikleri ile iletişim halinde bulunduklarının altını çizen Esin Aslıhan Göksel, “Ticaret müşavirlikleri ve ateşelikler ile özel destek çalışması içindeyiz. Yurtdışı fuar ziyaretleri yaparak, tanıtımlar gerçekleştirmekteyiz. 40 bin yerli ve yabancı dataya mailing, SMS, Data built-up ve 4 dilde telemarketing çalışmamız ve uygulamamız var. Yine fuar kapsamında Alım Heyeti’nden, tersane ziyaretlerine ve B2B programlarına kadar birçok etkinlik düzenlemek için çalışmalara başladık. Digital pazarlama çalışmalarımız kapsamında Türkçe, İngilizce, Rusça ve Farsça olmak üzere 4 dilde kampanya web sayfası, google, facebook, linkedin, instagram gibi önemli sosyal medya mecralarında içerik yönetimi, ücretli ve ziyaretçi odaklı reklam çalışmaları yapılıyor.” dedi.

Sektörün dinamikleri, ‘Global Maritime Summit’te konuşulacak…

UBM’in uluslararası denizcilik portfolyosunda Seatrade Cruise Global, Sea Asia, Seatrade Maritime Middle East, Seatrade Offshore Marine & Workboats Middle East ve Exposhipping Expomaritt İstanbul gibi dünyanın lider denizcilik fuar ve konferansları yer alıyor. Bu alanda UBM’in global markası olan SEATRADE ile birlikte Global Maritime Summit 02- 05 Nisan tarihleri arasında fuar ile eş zamanlı olarak düzenleniyor. Denizcilik endüstrisini uluslararası ve bölgesel bazda etkileyen kilit konulara odaklanacak zirvede; dünya ekonomisi bağlamında; ‘Denizcilik sektörünün durumu’, ‘Pazar görünümleri’, ‘Küresel trendler’, ‘Türkiye bakış açısı’, ‘Gemi inşaatı, onarımı ve bakımı’, ‘Gemi inşada yükselen trend savunma sanayii araçları ’, ‘Liman ve İşletmeciliği’, ‘Yeni pazarlar’, ‘Limanlar ve alt yapı’, ‘Geleceğin gemileri’, ‘Finans ve denizcilik sektörü’ gibi konular ele alınacak.

Hepsiburada, Oyun fuarı GİST 19’un ‘Destansı Sponsoru’ oldu

Türkiye’nin en kapsamlı dijital eğlence ve oyun fuarı Gaming İstanbul, 31 Ocak’ta Avrasya Gösteri Merkezi’nde dördüncü kez kapılarını açacak. 3 Şubat 2019 tarihine kadar devam edecek Gaming İstanbul’un Destansı Sponsoru, Türkiye’nin lider e-ticaret platformu Hepsiburada oldu. Gaming İstanbul’un zengin programı içinde oyun sektörü ve sektördeki öncü isimlerin deneyimlerinin ziyaretçilerle paylaşılacağı konferanslar da yer alacak. Geçen sene 92.000 kişinin katıldığı fuara bu sene 100.000’ün üzerinde bir katılım bekleniyor.

Destansı Sponsor Hepsiburada, etkinlikleriyle destan yazıyor

Hepsiburada dört gün boyunca, Xbox da Forza, Acer’da Pubg oyununu ziyaretçilere oynatıp kazananlara ödüller dağıtacak. Türkiye’nin Hepsiburada’sı fuar süresince düzenlediği etkinlik ve yarışmalarda toplamda 500 TL üzeri alışverişlerde ve bilgisayar kategorisinde geçerli 1.000 adet 50 TL’lik hediye çeki ile 8 adet 100 TL’lik hediye çeki dağıtacak.

Hepsigamer sayfasında Gaming İstanbul’a özel indirimler

Hepsiburada, oyun ve oyuncu ürünlerinde başlattığı Gaming İstanbul’a özel indirimlerle müşterilerinin yüzünü güldürüyor. Fuar tarihleri süresince geçerli olacak kampanyada, oyuncu koltuğundan monitörlere, dizüstü veya masa üstü oyun bilgisayarlarından oyuncu kulaklığına, kulaklık amplifikatörüne kadar onlarca ürün oyun severlerin bütçelerini rahatlatan avantajlarla satışa sunulacak. Oyun tutkunlarının mutlaka göz atmaları gereken kampanya ve indirimler 3 Şubat’a kadar devam edecek.

Hepsigamer sayfasına https://www.hepsiburada.com/hepsigamer adresinden, Gaming İstanbul’a özel avantajlı ürünlere

https://www.hepsiburada.com/gist-2019-a-ozel-oyuncu-urunlerinde-indirimler-c-80521194 adresinden ulaşılabiliyor.

Dünyanın En Ünlü Belgeselcilerinin Yepyeni Yapımları BBC Earth’te Yayınlanacak.

BBC Stüdyoları Ortadoğu ve Akdeniz Bölgesinden Sorumlu Genel Müdür ve Başkan Yardımcısı Natasha Hussain yeni dönemle ilgili olarak şunları söyledi: “ BBC Earth, dünya standartlarında yapımlarıyla Türkiye pazarında mutlaka yer alması gereken bir marka haline geldi. 2018 yılında erişimimizi bir yandan Digiturk platformuyla genişletirken bir yandan da Tivibu ile yayın anlaşmamızı yeniledik. BBC Earth’ün her geçen gün daha da güçlendiğini görmekten son derece mutluyuz. Sayısı gün geçtikçe artan Türk izleyicilerimizi yıl boyu gösterime girecek yeni programlarımızla buluşturacağımız için heyecanlıyım.”

BBC Earth’te bu yıl gösterilecek yapımların bazıları şöyle:

Devrimler: Dünyayı Değiştiren Fikirler (6 x 50’) – Otomobil, uçak, akıllı telefon, roket, robot ve uzay teleskopu: Olağan kabul ettiğimiz altı araç. Ama aslında hepsi ihtiyaçtan doğan, çığır açan birer buluş. Belgesel dizisi teknolojinin ışığında, insanoğlunun binlerce yıllık tarihinde gezintiye çıkarıyor, bilimin, icatların ve kazaların nasıl iç içe geçtiğini, bugüne nasıl geldiğimi gözler önüne seriyor.

PBS için bir Bigger Bang prodüksiyonu.

Serengeti (6 x 60’) – John Downer’ın (Spy in the Wild) imzasını taşıyan bu belgesel dizisi, savananın canlılarını bir yıl boyunca adım adım takip ediyor. Serengeti’nin en değmemiş bir köşesinde yalnız başına hayatta kalma mücadelesi veren dişi aslandan çaresizce aşkını geri kazanmaya çalışan babuna, hayvanların günlük yaşamlarını, ayrıntıları gözden kaçırmadan ekrana getiriyor. Eğlenceli, dokunaklı, heyecanlı hikayeler ezber bozan çekim teknikleriyle harmanlanınca ortaya seyrine doyum olmaz görüntüler çıkıyor.

XIX Entertainment ve John Downer Productions ortaklığında BBC Stüdyoları için çekildi.

Gezegenler (5 x 50’) – Güneş sisteminde kaybolmaya hazır olun! Belgesel dizisi nefes kesen görsel efektlerle güneş sistemindeki sekiz gezegenin hikayesini anlatıyor, izleyicileri adeta uzaya ışınlıyor. Yapım, Mars’taki kayıp şelalelerden Satürn’ün geleceğine, gezegenleri bilimin ışığıyla aydınlatıyor.

BBC ve PBS için Tencent Penguin Pictures iş birliğiyle hazırlanan bir NOVA, WGBH Boston ve BBC Stüdyoları prodüksiyonu.

Bir Gezegen: Yedi Diyar (7 x 50’ & 1 x 50’ kamera arkası) – Milyonlarca yıl önce inanılmaz güçler Dünya’nın kabuğunu parçaladı ve yedi kıta şekillendi. Her birinin iklimi, coğrafyası ve canlıları kendine özgü. Güney Amerika’nın rengarenk cennetinden Afrika’nın kavurucu sıcağına Bir Gezegen: Yedi Diyar kıtaların farklı özelliklerini, doğal güzelliklerini ve gizemlerini ekrana taşıyor, yeryüzünü farklı bir bakış açısıyla anlatıyor.

Kış Depresyonuna Karşı 9 Etkili Öneri

Dondurucu ve kasvetli bu kış günlerinde pek çok kişi kendisini keyifsiz, isteksiz, halsiz, yorgun hatta tükenmiş hissediyor. Uyku ve beslenme alışkanlıklarının bozulması da cabası. Bu olumsuz hisler 2-3 hafta ile sınırlı kalmıyorsa ‘kış depresyonu’ yaşıyor olabilirsiniz. Acıbadem Fulya Hastanesi’nden Psikolog Sena Sivri“Kışın iyice azalan güneş ışınları, mutluluk hormonu olan seratonin salgılamasının azalmasına, beynin kimyasının değişmesine ve depresyona sebep olabilmektedir” diyor. Yapılan araştırmalara göre, mevsimsel depresyon riskinin kadınlarda erkeklere oranla 4 kat daha fazla olduğunu belirten Psikolog Sena Sivri, kış depresyonuna karşı alınabilecek 9 etkili önlemi anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Yatağınıza akıllı telefonla yatmayın

Uyku düzeninize, yattığınız odanın çok sıcak olmamasına, ışıktan ve televizyon gibi dış seslerden korunaklı olmasına dikkat edin. Yatağınıza yatarken cep telefonunuzu bırakın. Uykudan hemen önce sosyal medyada zaman geçirmek ya da cep telefonundan oyun oynamak uykuyu olumsuz etkiliyor ve güne yorgun başlanmasına neden oluyor. Uyku sırasında salgılanan melatonin hormonu dış etkiler nedeniyle azalırsa kişide mutsuzluk, çökkünlük hali gözlemleniyor. Yapılan araştırmalar kaliteli ve düzenli uyuyanların depresyon geçirme risklerinin daha az olduğunu gösteriyor.

Gün ışığından faydalanın

Gün ışığından faydalanmak için fırsatlar yaratın. İş molalarını, öğle yemek saatlerini açık havada geçirmeye çalışın. Kapalı mekanda kalmayın, eve hapsolmayın. Çünkü özellikle sabah-öğle arası açık havada geçireceğiniz 20-30 dakika, seratonin salınımını artırarak fayda sağlıyor.

Spor yapın

Bugüne dek düzenli olarak spor yapma alışkanlığınız olmadıysa bile, artık bunu bir fırsat olarak değerlendirip işe yürüyüş yapmakla başlayabilirsiniz. Haftada en az 3 gün, düzenli, 30 dakika tempolu yürüyüş, sağlığa genel faydalarının yanı sıra mevsimsel depresyona karşı da kişinin kendisini daha iyi ve mutlu hissetmesini sağlayarak katkıda bulunuyor.

Sevdiklerinize zaman ayırın

Psikolog Sena Sivri “Kışın getirdiği kasvetli hava ve işleri de yoğunluğu nedeniyle kişi içine kapanıp arkadaşlarıyla görüşmeyi kesebiliyor, sosyal çevresinden uzaklaşabiliyor, ailesini bile ihmal edebiliyor. Oysa sevdiklerinizle, ailenizle, arkadaşlarınızla sıkı ilişkiler içerisinde olmanız ruhunuzu besleyecek ve depresyona karşı güçlü bir savaşçı olarak size destek olacaktır. Bu arada imkanınız varsa kış dönemi için küçük bir tatil planı yapmak da motivasyonunuzu yükseltecektir” diyor.

Hamur işi ve tatlıdan uzak durun

Sağlıklı beslenmeye özen gösterin. Duygudurumu çökkünken seratonin salınımı azaldığından hamur ve tatlı isteği artıyor. Bunun önüne geçmeye çalışın. Karbonhidrat ve şeker ağırlıklı beslenmekten kaçının. Çünkü aksi halde, size o anda iyi gelen besinler aşırı tüketildiğinde kilo alımına yol açarak, daha da mutsuz olmanıza neden olabiliyor. Aynı zamanda yarattıkları haz ve mutluluk hissi geçici olduğundan, kişilerde bağımlılık benzeri bir durum ortaya çıkararak sürekli tüketme isteğine sebep olabiliyor.

Zihninizi boşaltın

Yeni ilgi alanlarınız olsun. Hobi edinin. İş, ev, okul, çocuk sorumlulukları arasında kendinize zaman ayırın ve zihninizi boşaltmanıza yardımcı olacak bir aktivite ile uğraşın. Zihninin boşalması kişileri sorumluluklarından uzaklaştırırken, nefes almalarını ve psikolojik açıdan rahatlamalarını sağlıyor. Aksi halde depresyon daha kolay ve daha yoğun yaşanabiliyor.

Sevmediğiniz işleri önce yapın

Sorumluluklarımızın hepsi çok istekli yaptığımız şeyler olmayabiliyor. Genel eğilim çoğunlukla, isteksiz olduğumuz işleri ertelemek yönünde olmakta. Fakat sanılanın aksine bu erteleme kişilerin üzerinde daha büyük bir baskı ve o işe dair algının daha negatifleşmesine yol açıyor. Bu yüzden sevmediğiniz ya da istekli olmadığınız için ertelediğiniz işleri bir an önce yapıp aklınızdan atın. Ertelediğiniz, çözümlemekten kaçındığınız başka problemlerinizin de mevsimsel depresyonda etkisi olduğunu unutmayın.

Solunum egzersizi yapın

Yoga, meditasyon, solunum egzersizleri gibi rahatlama tekniklerini öğrenin. Çünkü yoga, meditasyon ve solunum egzersizleri bedende rahatlama sağlayarak duygu durumuna da fayda sağlıyor. Örneğin; bilimsel çalışmalar, solunum egzersizlerinin vücuda giren oksijen miktarını artırması ve kasları gevşetmesi sebebi ile kişilerde sakinleşme ve rahatlama sağladığını gösteriyor.

Uzman desteği almaktan çekinmeyin!

Psikolog Sena Sivri “Kimi insanlar her zaman her duygu ve düşünce ile kendi başına baş edemeyebilirler, bu normal bir durumdur. Gerekirse bir uzmandan yardım alın. Çünkü depresyon tedavi edilmediğinde kişinin sağlığının yanı sıra aile hayatı, iş hayatı ve sosyal çevresi ile ilişkilerinde de daha büyük sorunlara neden olabilir” diyor.

Mevsimsel depresyonun belirtileri

  • İsteksizlik, mutsuzluk, umutsuzluk
  • Kaygılı düşüncelerde artış
  • Yorgunluk, halsizlik
  • Uyku bozuklukları (az ya da çok uyku hali)
  • İştah değişimleri (iştahsızlık ya da iştah artışı)
  • Değersizlik, suçluluk hisleri
  • Dikkati toplamada güçlük
  • Günün geneline yaygın bir üzgünlük hali
  • Yaşama dair isteksizlik, pes etme hissi

Kış depresyonu nedir?

Gün ışığının kişilerin iyilik hali üzerinde etkisi bulunmaktadır. Sonbahar ya da kış depresyonu olarak adlandırılan mevsimsel duygudurum bozukluklarının gün ışığının azalması ile ilgili olduğu, beynin buna verdiği tepki ile ortaya çıktığı düşünülmektedir. İnsanda uyku ve uyanıklık döngüsünde etkili olan seratonin ve melatonin hormonlarının seviyelerindeki değişime bağlı olarak, kişilerin ruh halleri ve enerji düzeyleri de değişmektedir. Sonbahar ve kış mevsimlerinde günler kısalmakta, açık havada ve günışığında geçen sürenin azalmakta, buna bağlı olarak da melatonin düzeyinde artış ve serotonin düzeylerinde azalma olmaktadır. Bu da depresyonun oluşması için gereken biyolojik koşulları yaratabilir. Aynı zamanda havaların soğuması ile beraber sosyalleşmede azalma, iş&okul yoğunluklarının artması ile beraber de duygudurumunda değişimler meydana gelmektedir. Meydana gelen isteksizlik, yorgunluk, keyif alamama, iştah ve uyku düzenindeki değişikliklerin iki haftayı geçtiği tabloda kış depresyonundan bahsetmek mümkündür.

Meyve Suyu Hakkında, Doğru Sanılan Yanlışlar

Meyvenin kendisindeki ve suyundaki su oranı farklı mıdır? Meyvenin içerdiği vitamin ve mineraller, meyve suyu üretiminde kayba uğruyor mu? Vitamin ve mineral posada mı kalıyor? Meyve suyu ambalajlarındaki etiket bilgileri ne anlama geliyor? Gıda bilimci Prof. Dr. Aziz Ekşi, tüketicilerin kafasını meşgul eden soruları yanıtlıyor; genel bir kanı ile doğru sanılan yanlışlara açıklık getiriyor.

Meyve suyu da dahil olmak üzere, gıdalar hakkında kafa karıştırıcı iddia ve spekülasyonlar üretildiğini belirten Prof. Dr. Aziz Ekşi, “Doğrunun yanlıştan ayrılması, toplumun doğru bilgilendirilmesi için, bilimsel kanıtlara dayanan gerçeklerin, bıkmadan ve usanmadan tekrarlanması gerekiyor” dedi.

Meyve ve meyve suyundaki su oranı, vitamin, mineral ve diğer besin öğeleri farklı mıdır?

Toplum genelindeki yaygın yanlış inanışlar ve bunlara yol açan spekülasyonlar arasında, meyvenin kendisi ile yüzde 100 meyve suyu arasında, vitamin, mineral ve diğer besin öğeleri açısından farklılık olduğu yanılgısının yer aldığını belirten Prof. Dr. Aziz Ekşi, “İlk bakışta, elma ile elma suyunu, portakal ile portakal suyunu yan yana düşününce, insana öyle gibi gelebilir; bilimsel gerçek farklıdır” dedi.

Sıvı gıdalardaki katı madde oranının, genellikle “briks derecesi” (kısaca briks) olarak ifade edildiğini söyleyen Aziz Ekşi, “İnsan vücudu ve diğer organik oluşumlar gibi, meyvelerin görüntüsü katı olsa da, içeriğinin büyük bölümü sudur. Hücre yapısı, meyve dokusunun katı olmasına neden olur. Oysa bu dokuyu oluşturan hücrelerin içi meyve suyu doludur. Bir gıdada briksin 13 olması, o gıdada çözünen katı madde miktarının yüzde 13, su miktarının da yüzde 87 olduğunu gösterir. Briks değerinin, meyve türü (elma, vişne gibi) ve çeşidine (Amasya elması, golden elma gibi), olgunluk düzeyi ve yetişme yöresi gibi faktörlere bağlı olarak belirli bir aralıkta değiştiği bilinmektedir. Her meyve türü, bu değişken değerlerden hesaplanan ortalama bir briks ile tanımlanır. Bu anlamda üzümün ortalama briksi 13,5, vişneninki 12, kayısınınki 10,2, elmanınki 10, portakalınki 10, şeftalininki 9, limonunki 7, çileğinki 6,3 ve domatesinki 4,2’dir” açıklamasını getirdi.

Bu değerlerin, meyve suyuna olduğu gibi yansıdığını, bir meyveden elde edilen meyve suyunun briksinin, o meyvenin briksi ile aynı olduğunu ifade eden Prof. Dr. Aziz Ekşi, “Meyve sıkıldığı yani preslendiği zaman hücrelerin içindeki özsu dışarı çıkar. Meyve suyu denilen şey işte budur. Eskiden usare denilen bu özsu hücre içinde ne kadar katı madde (vitamin, mineral, şeker gibi) içeriyorsa, hücre dışında da aynısını içermektedir. Kısaca meyve suyu gerçekte meyve dokusunu oluşturan hücrelerin özsuyudur” dedi.

Meyvenin vitamin, mineral ve diğer besin ögelerinin, meyve özsuyu içerisinde bulunması nedeniyle, meyve ve sıkılan meyve suyunun su, briks (katı madde) ve besin değerlerinin yaklaşık aynı olduğunu; meyve suyunun fiziksel açıdan farklı gözükse de kimyasal açıdan meyveye çok yakın olduğunu belirten Aziz Ekşi, her meyve suyunun doğal briksinin Türk Gıda Kodeksi’nde belirlenerek güvence altına alınmış olduğunu da sözlerine ekledi. Bu nedenle %100 meyve suyuna “sıvı meyve” gözü ile bakılması daha doğrudur.

Meyvenin Vitamini ve Mineralleri Posasında mı Kalıyor?

Prof. Dr. Ekşi, bir diğer yaygın yanlış bilginin ise, meyvelerdeki vitaminin meyve posasında kaldığı yönünde olduğunu belirtti. Ekşi, bu konuda şunları söyledi: “Meyve suyunun besin değeri (vitamin, mineral vb) meyveye oldukça yakındır. Meyve suyu meyveden presleme ile elde ediliyor. 100 gram meyveden elde edilen meyve suyu, kabuktan dolayı portakalda 50 gram, diğer meyvelerde ise 91-95 gram kadardır. Kalanı posa olarak ayrılır ancak bu esas olarak çekirdek ve kabuktan oluşuyor. Bunları meyveyi yerken de çoğu kez atıyoruz. Portakalın kabuğunu veya şeftalinin çekirdeğini yemiyoruz. Netice olarak, elde edilen meyve suyu sıkılan meyveden %5-9 azdır fakat içerdiği vitamin ve mineral miktarında bir azalma yoktur. Meyve gibi meyve suyu da zengin bir potasyum ve antioksidan kaynağıdır. Meyve suyunun potasyum miktarı litrede 900- 4000 mg, antioksidan gücü ise litrede 11,2- 94,5 mMol arasında değişir. Meyve suyu, meyvenin özüdür.Bu, bilimsel bir gerçektir.”

Pastörizasyon Minerali Azaltır mı?

Ambalajlı meyve suyunun muhafaza süresinin, pastörizasyonla sağlandığını ifade eden Prof. Dr. Aziz Ekşi, “pastörizasyonun gıdadaki mikroorganizmaların kimyasal madde ile değil ısı etkisi ile etkisiz duruma getirilmesi işlemi olduğunu” vurguladı. Bu uygulama meyve suyunun mineral miktarını etkilemez, C vitamini biraz azalsa da antioksidan gücü ve besin değeri büyük ölçüde korunur” dedi.

Ambalaj ve Etiket Yazıları, Yasal Kontrole Tabidir

Meyve suyu ambalajlarının üzerinde ve etiketlerinde, besin değerlerinden tüketimde dikkat edilecek hususlara pek çok yararlı bilgi yer aldığına dikkat çeken Prof. Dr. Aziz Ekşi, “Ürünle ilgili kafamızı meşgul eden pek çok sorunun yanıtı, kolay anlaşılır bir dille ambalajlarda ve etiketlerde yer alıyor. Bunları okumak, meyve suyunun iç rahatlığı ve keyifle tüketilmesini sağlayacaktır” dedi.

Gıda etiketinde yer alması zorunlu olan bilgilerin, Türk Gıda Kodeksince belirlenmiş olduğunu söyleyen Aziz Ekşi, “Gıdanın adı, ne içerdiği, net ağırlığı, tüketim tarihi, üretici firma gibi genel bilgilerin yanı sıra, meyve içeren içeceklerin türü ve meyve oranının ambalajın aynı yüzünde yazılması zorunludur. Örneğin, içeceğin adı meyve suyu ise, meyve oranı yüzde 100 olmalıdır. Bu bilgileri ve meyve oranını belirleyen üretici firmalar değil, Türk Gıda Kodeksi’dir. Üreticiler gıda kodeksine uymak ve kuralı uygulamak zorundadır. Gıda etiketindeki bildirimlerin doğruluğu Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından kontrol edilir” şeklinde konuştu.

Gıda Bilimci Prof. Dr. Aziz Ekşi, tüketicinin iç huzuru ve güvenli gıda tüketimi için, yanlış bilgiler ya da sansasyonel spekülasyonlara değil, bilimsel gerçeklere ve yasal güvencelere itibar etmesi gerektiğini de sözlerine ekledi.

Exit mobile version