Gün: 8 Şubat 2019
Forever New Markası Türkiye’deki Faaliyetlerine Son Verdi.
Türkiye’deki faaliyetlerine son veren Forever New markası bu konuyla ilgili olarak aşağıdaki açıklamayı yaptı:
30 Ocak 2019 itibariyle Forever New markası olarak Türkiye’deki faaliyetlerimize üzülerek son vermiş bulunuyoruz. 2009 yılında Palladium Alışveriş Merkezi’ndeki mağazasıyla Türkiye pazarına giriş yapan Avustralya markası Forever New’in Türkiye’de 23 mağazası ve online alışveriş sitesi bulunuyordu. 7 ülkede faaliyet göstermekte olan Forever New, orta ve uzun vadeli planları çerçevesinde aldığı stratejik karar doğrultusunda Türkiye’deki çalışmalarını neticelendirme kararı aldı.
Müşterilerimizin yaptığı alışverişler ve iadeler yasal süreç kapsamında 28 Şubat tarihine kadar tamamlanacaktır. Bu süreçte, hiçbir çalışanımız, müşterimiz ve tedarikçimiz mağdur edilmeyecektir, ödemeleri yapılacaktır. Bunun dışında global site (https://intl.forevernew.com.au/) üzerinden alışveriş imkanı devam edecek ve Türkiye’ye gönderim yapılacaktır.
TEMA Vakfı’ndan Milletvekillerine Doğayı Koruma Çağrısı
TEMA Vakfı, Sanayi Komisyonu’nda kabul edilen Maden Kanunu ve Bazı Kanunlar Hakkında değişiklik öngören Torba Yasa Tasarısı’nın çevreye zarar verecek maddeler içerdiğine dikkat çekti. TEMA Vakfı tasarı ile orman alanlarının madencilik ve enerji faaliyetleri için cazip hale getirildiğinin ve bu durumun ormanlara büyük zararlar vereceğinin altını çizdi. Ayrıca Torba Yasa Tasarısı ile çevre yatırımlarını tamamlamadan iki yıl daha çalışmasına izin verilen ve havaya yasal sınırların üzerinde kirletici salan eski termik santrallerin çalışmasının durdurulması gerektiği vurgulandı. TEMA Vakfı söz konusu Torba Yasa Tasarısı’nı kabul etmemeleri yönünde milletvekillerine çağrı yaptı.
Ormanlar %50 indirimli hale geliyor
Torba Yasa Tasarısı’nın 14, 17, 44 ve 45. maddelerinin doğaya ilişkin değişiklikler ve düzenlemeler getirdiğini belirten TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, Torba Yasa Tasarısı içerisinde mecliste görüşülecek olan ormanlarla ilgili maddeler onaylanırsa ormanların madenler için çekici hale geleceğine ve büyük zararlar göreceğine değindi. Deniz Ataç, “Komisyonda kabul edilen tasarı ile devlet maden işletmelerinden alacağı haktan vazgeçiyor. Bu da ormanları madencilik için cazip hale getiriyor. Tasarı, orman alanlarındaki izinsiz enerji tesislerinin, başvuru tarihlerindeki bedellerinin ödenmesiyle izinli hale gelmelerini sağlıyor. Oysa gerekli izin alınmadan enerji tesisi kurulması 6831 sayılı Orman Kanunu’nun ihlal edilmesi anlamına geliyor. Böylelikle suç sayılması gereken bir eylem, (hem verilen izin ile hem de geçmiş yıllara dair ödemelerden muaf tutularak) ödüllendiriliyor ve affa uğruyor. Ayrıca tasarı orman alanlarındaki izinler için ödenmesi gereken bedellerde %50 indirim öneriyor. Tasarı bu haliyle de Anayasa’nın 169. maddesine aykırıdır. Ormanlar sadece ağaçların oluşturduğu bir bitki topluluğu değildir. Ormanlar sunduğu hizmetlerle temel bir hak olan yaşama hakkına hizmet eder. Bu tasarı ise en temel hak olan yaşam hakkını ihlal eden bir tasarıdır” dedi.
Torba yasa temiz hava hakkını ihlal ediyor
Sanayi Komisyonu’nda kabul edilen Yasa Tasarısı ile eski termik santrallerin çevreyi kirleterek çalışmaları için verilen sürenin iki yıl daha uzatılacağının altını çizen TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Deniz Ataç, “Şubat’ta Meclis Genel Kurulu’na gelmesi beklenen Torba Yasa Tasarısı’nın 45. maddesi 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun Geçici 8. maddesini yeniden düzenleyerek muafiyetin süresini 2021’in sonuna kadar uzatıyor. Yani, yasa tasarısı meclis genel kurulunda değişiklik olmadan kabul edilirse özelleştirilen, çevre yatırımlarını tamamlamayan ve yasal sınırların üzerinde kirletici salan eski termik santraller, 2021 yılı sonuna kadar yasal olarak çevreyi kirletmeye devam edecek. Bu termik santrallere izin verilmesinden ziyade artık bunların emekliye ayrılmalarına dair planların yapılması gerekiyor. Bu eski termik santral tesisleri mevcut şekilde üretimi sürdürürler ise, geri dönüşü olmayan tahribatlara sebep olmaya devam edecekler. Bu termik santraller çevre kirliliğini azaltacak iyileştirme yatırımlarını en kısa sürede yapmalı, aksi takdirde faaliyetlerini durdurmalıdır. Ayrıca 2014 yılında Anayasa Mahkemesi (AYM) benzer bir düzenlemeyi iptal etti. AYM iptal kararının gerekçesinde “sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkının ekonomik ve mali gerekçelerle vazgeçilecek haklardan olmadığını” açıkça belirtmişti. Santrallerin kirleterek çalışmaya devam etmesi ve çevre kirliliğini azaltacak çalışmalardan iki yıl daha muaf tutulması temiz hava hakkımızın ihlalidir. Bu bakımdan milletvekillerimize söz konusu yasa tasarısını kabul etmemeleri yönünde çağrı yapıyoruz” dedi.
Hepsiburada 2018’in Petshop Kategorisi Trendlerini Açıkladı
Türkiye’nin Hepsiburada’sı, alışveriş alışkanlıklarına ışık tutmak amacıyla her 6 ayda bir yayınladığı 2018 Trend Raporu’nun petshop kategorisi verilerini açıkladı. Hepsiburada’nın raporu geçen yıl kedi ve köpek mamalarına gösterilen ilginin, bu yıl daha çok hayatı kolaylaştıran, pratik ürünlere yöneldiğini gösterdi. Hepsiburada, petshop kategorisine ilginin 2017 yılına göre %59 arttığını da belirtti. Alışverişlerin %39’u kadınlar tarafından yapıldı.
2018’de en çok talep gören ürünler; bebek pudrası kokulu kedi kumları, Hepsiburada’nın yeni piyasaya sürdüğü somonlu kedi maması, kendi kendini temizleyen akvaryum ve pratik tüy toplama eldiveni oldu. En çok arama yapılan ürünler ise kedi kumu, akvaryum, kedi maması, köpek maması, kedi evi ve kuş kafesi oldu. 26-35 yaş aralığının yoğun ilgi gösterdiği kategoride, siparişlerin %70’i mobil cihazlardan verildi. En çok sipariş veren iller ise İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Kocaeli ve Antalya olarak sıralandı.
Marka ve ürün çeşitliliği her geçen gün artıyor
Petshop kategorisinde 30 binden fazla ürün bulunduğunu vurgulayan Hepsiburada, bünyesine kattığı yeni markalarla birlikte bu sayının günden güne arttığını belirtiyor. Gerek ürün çeşitliliği gerekse uygun fiyat seçenekleriyle sürekli bir ihtiyaç olan pet alışverişinde, Hepsiburada’nın can dostlarına yönelik portföyündeki ürün sayısı geçen yıla göre %19, marka sayısı ise %21 arttı.
Uygun fiyat, bol çeşit, hızlı teslimat ilgiyi artırıyor
Hepsiburada’nın Petshop kategorisinde yer alan Köpek, Kedi, Balık, Kuş, Hamster&Tavşan ve Kaplumbağa başlıklarında mamadan aksesuara, tuvalet kabından akvaryuma, kedi kumundan pet tekstiline kadar pek çok çeşitte ürün yer alıyor. Geniş ürün yelpazesi ve avantajlı fiyatlarıyla dikkat çeken Hepsiburada’da yıl boyunca gerçekleştirilen avantajlı kampanyalar da bütçeleri rahatlatıyor.
2018 boyunca Pazar günlerini petshop’ta kampanya günü ilan eden Hepsiburada, 2019’da da Pazar günlerine özel mobil aplikasyon kullanıcılarına %20’ye varan indirim kampanyasına devam edecek.
Petshop kategorisine https://www.hepsiburada.com/pet-shop-c-2147483616 adresinden ulaşılabiliyor.
Kitap Tanıtım: Yalnızca Bedenin Değil, Tüm Varlığın Kutsal
Fransız filozof Simone Weil “Kişi ve Kutsal”da hak kavramını odağına alıyor, kişinin fiziksel görünüşüne ve fikirlerine bakılmadan kutsal olduğunu belirtiyor. Weil, insanların yüreğinin derinliklerinde, maruz kalınan ve tanık olunan onca cürüme rağmen, ona kötülük değil de iyilik yapılacağına dair yenilmez bir beklenti bulunduğunu söylüyor: “Her insanda kutsal olan, her şeyden önce işte budur.”
Bir insanda kişiliği, farklılığı ve görünüşü hariç her şey kutsal ve kutsallık saf iyilikten geçiyor… VakıfBank Kültür Yayınları’ndan (VBKY) çıkan “Kişi ve Kutsal” isimli kitapta bu düşünceyi geliştiren Fransız yazar Simone Weil, 20’nci yüzyılın en genç filozofları arasında anılıyor. 1942’de işgal altındaki Fransız toplumunun acıları karşısında ölüm orucuna başlayan Weil, bir sonraki sene tüberkülozdan yaşamını yitiriyor; hayatını kaybetmesinin ardından yayınlanan eserleriyle ölümsüzleşiyor. Weil’in yaşamının son yılında Londra’da kaleme aldığı, Türkçe’de ilk kez yayımlanan “Kişi ve Kutsal” da böyle bir eser. Yazarın düşünce dünyasının, deneme türündeki bu kitapla enine boyuna aktarıldığını söylemek mümkün.
Kişiliğiniz beni ilgilendirmiyor
Weil, “Beni ilgilendirmiyorsunuz” cümlesinin, bir insanın gaddarlık yapmadan ve adaleti yaralamadan başka bir insana yöneltemeyeceğini belirterek başladığı kitabında, “Kişiliğiniz beni ilgilendirmiyor” cümlesinin ise yakın dostlar arasında sevgi dolu bir sohbette, o dostluktaki en hassas noktayı incitmeksizin kullanılabileceğinin altını çiziyor. Weil şöyle devam ediyor: “Aynı şekilde, biri kendini küçük düşürmeden şunu söyleyebilir: ‘Benim kişiliğim önemli değil’ ama ‘Ben önemli değilim’ diyemez. Kişiselcilik diye bilinen modern düşünce akımının söz dağarcığının hatalı olduğunun bir kanıtı bu.”
Asla zarar veremem
Kitapta kişi kavramının koşulsuz eleştirisini yapan Weil, öncelikle kişiyi kutsaldan radikal biçimde ayırıyor: “İşte sokaktan geçen biri; uzun kolları, mavi gözleri, bihaber olduğum ama belki de basmakalıp düşüncelerin geçtiği bir zihni var. Onda benim için kutsal olan ne kişiliği ne de insani kişilik. Kutsal olan kendisidir. Onun tamamı. Kollar, gözler, düşünceler, her şey.” Weil kutsal olana, yaşanılan tüm olumsuzluklara rağmen, karşı taraftan beklenen iyilikle ulaşılabileceğini ifade ediyor: “Bebeklikten mezara kadar, her insan evladının yüreğinin derinliklerinde, işlenen, maruz kalınan ve tanık olunan onca cürümün deneyimine rağmen, ona kötülük değil de iyilik yapılacağına dair yenilmez bir beklenti vardır. Her insanda kutsal olan, her şeyden önce işte budur. İyi, kutsal olanın tek kaynağıdır. İyiden ve iyiye dair olandan başka kutsal yoktur.”
Hak, kuvvete göre değişir
Kitapta, hak ve kişilik kavramlarının yetersiz olduğunu dile getiren ve bunu geliştirdiği düşüncenin temeline yerleştiren Weil, bunların insan hakları teorisinde kötü bir şekilde birleştiğini söylüyor. Çünkü Weil’e göre, hak/hukuk kavramı yalnızca ‘bölmeye, değiş tokuşa ve niceliğe’ değil, her şeyden önce kuvvete bağlı olarak güncelliğini koruyor. Hakkın yalnızca talep tonuyla savunulduğunu belirten Weil, “Dünyaya 1789’da tanıtılan hak kavramı, özündeki yetersizlikten dolayı, ona atfedilen işlevi yerine getirmekten acizdi. İnsani kişilik haklarından bahsederken yetersiz iki kavramı bir araya getirmek bizi pek uzağa götürmez” sözlerini kaydediyor.
“Kişi ve Kutsal”, hak kavramı ekseninde kişiyi kutsal kavramından ayıran, her insanda kutsal sayılanın, tüm kötülüklere rağmen karşıdan beklenen iyilik olduğunu vurgulayan felsefi bir deneme.
Künye
Eser Adı: Kişi ve Kutsal
Yazar: Simone Weil
Sayfa sayısı: 72
Boeing 2018 ‘in Rekor Sonuçlarını ve 2019 Yılı Beklentilerini Açıkladı
Boeing, dördüncü çeyrek gelirini 28,3 milyar dolar, GKGMİ hisse başına kazancını 5,93 dolar ve GKGMİ dışı hisse başı esas faaliyet karını 5,48 dolar olarak açıkladı. Bu sonuçlar, rekor düzeyde ticari uçak teslimatı, savunma ve satış sonrası hizmetlerdeki yüksek hacim ve 2017 yılı dördüncü çeyreğinde kaydedilen olumlu vergi etkisini yansıtmaktadır (Tablo 1). Boeing, 2,9 milyar dolarlık faaliyet nakit akışı sağlayarak 1,6 milyon hisseyi 0,6 milyar dolara geri satın aldı, 1 milyar dolarlık temettü ödemesi gerçekleştirdi ve KLX’in satın alınması işlemini tamamladı.
2018 Yılı Dördüncü Çeyrek
- 28,3 milyar dolarlık rekor gelir ve 4,2 milyar dolarlık rekor faaliyet karıelde edildi.
- Güçlü performans ile 5,93 dolarlık rekor GKGMİ hisse başına kazanç ve 5,48 dolarlık rekor hisse başı esas faaliyet karı (GKGMİ dışı) sağlandı.
2018 Yılı
- Portföy genelindeki güçlü büyümeyi yansıtan 101,1 milyar dolarlık rekor gelir elde edildi.
- 17,85 dolarlık rekor GKGMİ hisse başına kazanç ve 16,01 dolarlık rekor hisse başı esas faaliyet karı (GKGMİ dışı) sağlandı.
- 15,3 milyar dolarlık rekor faaliyet nakit akışı sağlandı; 26,1 milyon hisse 9 milyar dolara geri satın alındı.
- Toplam şirket rezervi, 5.900 ticari uçak ile490 milyar dolar olarak gerçekleşti ve sağlamlığını korudu.
- 8,6 milyar dolar değerindeki nakit ve satılabilir senetler güçlü likidite sağladı.
2019 Yılı Görünümü
- 109,5 ile 111,5 milyar dolar arasındaki gelir beklentisi tüm faaliyetlerdeki yüksek hacmi yansıtıyor.
- GKGMİ hisse başına kazancın 21,90 ile 22,10 dolar, hisse başı esas faaliyet karının (GKGMİ dışı) ise 19,90 ile 20,10 dolar arasında olması bekleniyor.
- Faaliyet nakit akışının 17 ila 17,5 milyar dolara yükselmesi bekleniyor.

| Tablo 1.
ÖzetMali Sonuçlar |
Dördüncü Çeyrek | Tüm Yıl | ||||||||||
| (Hisse başı veriler hariç, milyon dolar) | 2018 | 2017 | Değişim | 2018 | 2017 | Değişim | ||||||
| Gelirler | $28,341 | $24,707 | 14% | $101,127 | $94,005 | 8% | ||||||
| GKGMİ | ||||||||||||
| Faaliyetlerden Elde Edilen Kazanç | $4,175 | $2,978 | 40% | $11,987 | $10,344 | 16% | ||||||
| Faaliyet Kazancı | 14.7% | 12.0% | 2.7 Puan | 11.9% | 11.0% | 0.9 Puan | ||||||
| Net Kazançlar | $3,424 | $3,320 | 3% | $10,460 | $8,458 | 24% | ||||||
| Hisse Başına Kazanç | $5.93 | $5.49 | 8% | $17.85 | $13.85 | 29% | ||||||
| Faaliyet Nakit Akışı | $2,947 | $2,903 | 2% | $15,322 | $13,346 | 15% | ||||||
| GKGMİ dışı | ||||||||||||
| Esas Faaliyet Geliri | $3,867 | $2,589 | 49% | $10,660 | $8,906 | 20% | ||||||
| Esas Faaliyet Karı | 13.6% | 10.5% | 3.1 Puan | 10.5% | 9.5% | 1.0 Puan | ||||||
| Hisse Başı Esas Faaliyet Karı | $5.48 | $5.07 | 8% | $16.01 | $12.33 | 30% | ||||||
Boeing, dördüncü çeyrek gelirini 28,3 milyar dolar, GKGMİ hisse başına kazancını 5,93 dolar ve GKGMİ dışı hisse başı esas faaliyet karını 5,48 dolar olarak açıkladı. Bu sonuçlar, rekor düzeyde ticari uçak teslimatı,savunma ve satış sonrası hizmetlerdeki yüksek hacim ve 2017 yılı dördüncü çeyreğinde kaydedilen olumlu vergi etkisini yansıtmaktadır (Tablo 1). Boeing, 2,9 milyar dolarlık faaliyet nakit akışı sağlayarak 1,6 milyon hisseyi 0,6 milyar dolara geri satın aldı, 1 milyar dolarlık temettü ödemesi gerçekleştirdi ve KLX’in satın alınması işlemini tamamladı.
Boeing Yönetim Kurulu Başkanı, Başkan ve CEO’su Dennis Muilenburg, “Şirket genelinde ekiplerimiz, müşteri odaklı güçlü bir faaliyet başarısı göstererek,gelir, kazanç ve nakit akışında rekorlar kırmamızı ve küresel havacılık sektöründeki liderliğimizi 2018 yılında da korumamızı sağladı. Mali performansımız, yeni büyüme faaliyetleri, inovasyon ve gelecekteki imtiyaz programlarının yanı sıra çalışanlarımıza ve teknolojiyeyatırım yapmak için güvenilir bir platform oluşturuyor. Son 5 yılda işimizdeki kilit stratejikalanlara yaklaşık 35 milyar dolarlık yatırım yaptık ve bunu hissedarlarımızın kar paylarını artırarak gerçekleştirdik,” açıklamasında bulundu.
Muilenburg sözlerini “Büyük önem verdiğimiz Tek Boeing vizyonumuz, belirgin büyüme stratejimiz, geniş ve büyüyen pazarlardaki lider konumumuz bize, 2019 beklentilerimizde ortaya koyduğumuz üzere, üç faaliyet alanında da sürekli güçlü performans, gelir büyümesi ve sağlam yönetim ortaya koyma konusunda güven veriyor. Üretim ve gelişim planlarımızın yanı sıra büyüme stratejimizin uygulanmasına odaklanmaya devam edeceğiz. Ayrıca, verimlilik, kalite ve güvenlik iyileştirmelerinde daha ileriye giderken, ekibimize yatırım yapmayı, müşterilerimiz, hissedarlarımız ve çalışanlarımız için daha fazla değer ve fırsat yaratmayı sürdüreceğiz,” diyerek noktaladı.
Şirket, bütün bir yıl ele alındığında, 26,1 milyon hisseyi 9 milyar dolara geri satın aldı ve 3,9 milyar dolarlık temettü ödemesi gerçekleştirdi. Yönetim Kurulu, güçlü nakit üretimi ve güven veren şirket görünümüne bağlı olarak, hisse başına kâr payını Aralık ayında yüzde 20 artırdı ve mevcut hisse geri satın alma programını 20 milyar dolarlık yeni bir yetkilendirme ile yeniledi.
Çeyrek başında 10 milyar dolar olan nakit ve satılabilir senet yatırımları, çeyrek sonunda 8,6 milyar dolar olarak gerçekleşti. Çeyrek başında 11,9 milyar dolar olan borç ise, KLX’in satın alınmasından kaynaklı borçlanma sebebiyle 13,8 milyar dolara yükseldi.
Toplam şirket rezervi, bu çeyrekteki 27 milyar dolar değerindeki net siparişler dahil olmak üzere, görece sabit kalarak çeyrek sonunda 490 milyar dolar seviyesinde devam etti.
Alt Birim Sonuçları
Ticari Uçaklar
Ticari Uçaklar dördüncü çeyrek geliri 17,3 milyar dolara yükseldi. Dördüncü çeyrek faaliyet karı, 737’nin oluşturduğu yüksek hacim, üretim programlarındaki güçlü faaliyet başarısı ve 787 programının yüksekkarlığının yansıması olarak yüzde 15,6’ya yükseldi.
Ticari Uçaklar, 787 Dreamliner’ın 787’inci ve 737 MAX Boeing Business Jet’in ilk teslimatı dahil olmak üzere,bu çeyrekte 238 uçak teslimatı gerçekleştirdi. 737 programı dördüncü çeyrekte 111 MAX uçağı teslimatı gerçekleştirirken, 2018 yılı içinde bu program kapsamında 256 MAX uçağı teslimatı tamamlandı. İlk 777X test uçağının son gövde montajı tamamlandı ve uçağa ilk güç verme işlemi yapıldı. Program bu yıl boyunca test uçuşlarına devam edecek ve ilk teslimat 2020 yılında gerçekleştirilecek.
Ticari Uçaklar bu çeyrekte, 16 milyar dolar değerinde 262 net sipariş aldı. Rezerv ise 412 milyar dolar değerindeki yaklaşık 5.900 uçak ile sağlamlığını korudu.
Savunma, Uzay ve Güvenlik
Savunma, Uzay ve Güvenlik’in dördüncü çeyrek geliri, F/A-18, uydular ve savunma sistemlerinin oluşturduğu hacim ile 6,1 milyar dolara yükseldi. Dördüncü çeyrek faaliyet karı iseyüzde 10,9’a yükseldi.
Savunma, Uzay ve Güvenlik bu çeyrekte, Japonya’dan ikinci KC-46 tanker uçağı ihalesini, ABD Hava Kuvvetleri’nden taktik uydu iletişimi sağlamak üzere birleşik yer sistemi ve İspanya’dan 17 adet Chinook helikopterinin modernizasyonu ihaleleri aldı.Savunma, Uzay ve Güvenlik ayrıca, ABD Hava Kuvvetleri’ne ait Minuteman III için başarılı bir test gerçekleştirdi ve ABD Ordusu için ürettiği SB-1 Defiant helikopterini sergiledi. Ocak ayında, ilk iki KC-46 tanker uçağının ABD Hava Kuvvetleri’ne teslimatı gerçekleştirildi.
Yüzde 30’unu ABD dışındaki müşterilerin siparişlerinin oluşturduğu Savunma, Uzay ve Güvenlik rezervi, 57 milyar dolar olarak gerçekleşti.
Satış Sonrası Hizmetler
Satış Sonrası Hizmetler’in dördüncü çeyrekteki geliri, yüksek parçalarınoluşturduğu hacimve KLX’in satın alınması ile 4,9 milyar dolara yükseldi. Dördüncü çeyrek faaliyet karı ise, yüksek dönem maliyetleri ile kısmen dengelenen iyileştirilmiş performans ile yüzde 15’e çıktı.
Bu çeyrekte Satış Sonrası Hizmetler, ABD Hava Kuvvetleri’nden C-17 ve F-22’ler için performansa dayalı lojistik, Katar’dan F-15 ve ABD Donanması’ndan F/A-18’lerin bakımı ihaleleri aldı. Ayrıca, Shenzhen Havayolları, mürettebat yönetimi çözümleri konusunda Satış Sonrası Hizmetler’i tercih ederek Boeing AnalytX destekli hizmetlerden yararlanan Çin’deki ilk havayolu şirketi oldu. KC-46’nın ABD Hava Kuvvetleri ile ilk eğitim uçuşunu gerçekleştirmesi, bu çeyrekteki önemli dönüm noktalarından bir diğeri oldu. Satış Sonrası Hizmetler, tüm bunlara ek olarak, KLX’in entegrasyonuna ve Safran ile Yardımcı Güç Ünitesi için ortak girişim faaliyetlerine başladı.
Boeing Capital’in net portföy dengesi, çeyrek sonunda 2,8 milyar dolar olarak gerçekleşti. Diğer dağıtılmamış kalemler ve kapatılan hesaplardaki gelirler, şirket içi uçak teslimatlarının mahsup edilmesinin zamanlaması ve öncesinde müşterilere kiralanan uçakların 2017 yılındaki satışı sebebiyle azaldı. Diğer dağıtılmamış kalemler ve kapatılan hesaplardan elde edilen kazançtaki değişim ise, esas olarak gider dağıtımının zamanlamasından ötürü gerçekleşti.
Görünüm
2019’un ilk çeyreğinden itibaren geçerli olmak üzere, şirket askeri türev uçakların muhasebesinde bir değişiklik yaptı. Askeri türev uçaklara ilişkin gelir ve maliyetler, bundan önce Ticari Uçaklar ve Savunma, Uzay ve Güvenlik alt birimlerinde rapor ediliyordu. 2019 yılıyla beraber, askeri türev uçaklarla ilgili tüm gelir ve maliyetler, Savunma, Uzay ve Güvenlik alt biriminde rapor edilecek. Askeri türev uçakların muhasebesindeki değişiklik ve çeşitli programların Satış Sonrası Hizmetler ve Savunma, Uzay ve Güvenlik arasında yeniden dağıtımı, aşağıdaki tabloda “Yenilenen 2018 Sonuçları” isimli sütunda ortaya konmuştur. Şirket, yatırımcıların 2019 yılı mali görünümünü anlamalarına yardımcı olmak adına, bu karşılaştırılabilir bilgiyi aşağıdaki tabloda sunmaktadır.
| Tablo2. 2019 Mali Görünüm
|
Yenilenen
|
Bildirilen
|
|||
| (Hisse başı veri hariç, milyon dolar)
|
2019
|
2018 Sonuçları
|
2018 Sonuçları
|
||
| The Boeing Company
|
|||||
| Gelir
|
$109.5 – 111.5
|
||||
| GKGMİHisse Başı Kazanç
|
$21.90 – 22.10
|
||||
| Hisse Başı Faaliyet Kazancı
|
$19.90 – 20.10
|
||||
| Faaliyet Nakit Akışı
|
$17.0 – $17.5B
|
||||
| Ticari Uçaklar
|
|||||
| Teslimatlar
|
895 – 905
|
||||
| Gelir
|
$64.5 – 65.5
|
$57.5
|
$60.7
|
||
| Faaliyet Karı
|
14.5% – 15.0%
|
13.6%
|
13.0%
|
||
| Savunma, Uzay ve Güvenlik
|
|||||
| Gelir
|
$26.5 – 27.5
|
$26.4
|
$23.2
|
||
| Faaliyet Karı
|
>11.0%
|
6.3%
|
6.9%
|
||
| Global Services
|
|||||
| Gelir
|
$18.5 – 19.0
|
$17.1
|
$17.0
|
||
| Faaliyet Karı
|
>15.0%
|
14.9%
|
14.8%
|
||
| Boeing Capital Portföy Büyüklüğü
|
Sabit
|
||||
| Araştırma ve Geliştirme
|
~$4.1
|
||||
| Anapara Harcamaları
|
~$2.3
|
||||
| Emekli Maaşı Harcamaları
|
~$0.0
|
||||
| Geçerli Vergi Oranı
|
~16%
|
61. Grammy Müzik Ödülleri Türkiye’de Sadece Power Tv’de
- Grammy Müzik Ödülleri 10 Şubat’ta Los Angeles’taki Staples Center’da düzenlenecek törenle sahiplerini bulacak. Müzik dünyasının yıldızlarının katılacağı yılın bu en önemli müzik olayına ev sahipliği yapacak olan Türkiye’nin en genç kanalı Power TV, Vakko’nun katkılarıyla, 11 Şubat 03.00’dan itibaren canlı yayınla Los Angeles’a bağlanacak. İzleyicilerin tüm dünya ile aynı anda bu görkemli şovu takip edebileceği gecede; 30 kategoride müzik ödülleri sahiplerini bulacak. Sadece ödülleriyle değil performansların da konuşulacağı törende; Miley Cyrus, Red Hot Chili Peppers, Post Malone, Cardi B, Camila Cabello, Shawn Mendes, Kacey Musgraves ve Janelle Monae gibi isimler sahne alacak.

- Grammy Müzik Ödülleri’nin Türkiye’deki yayın hakkını alan Power Group aynı zamanda Türkiye’nin en iyi DJ’leriyle de yayını renklendirecek. Power FM’in tüm DJ’leri, yüzde 100 canlı yayında yorumlarıyla izleyicilerle bir araya gelecek. İzleyicileri #GrammyPowerTV hashtag’i ile yorumlarını sosyal medyada paylaşabilecek.
YAYIN AKIŞI:
11 Şubat 2019 Pazartesi 03:00 Canlı Yayın
11 Şubat 2019 Pazartesi 21.00 Tekrar
12 Şubat 2019 Salı 12.00 Tekrar
13 Şubat 2019 Çarşamba 21.00 Tekrar
17 Şubat 2019 Pazar 21:00 Tekrar
Renault Trucks, Lyon’daki Yeni Ar-Ge Merkezi’ne 33 Milyon Euro’luk Yatırım Yaptı
Fransa Lyon’da üretim yapan Renault Trucks, Saint-Priest’te ekolojik bir Ar-Ge merkezi inşa ediyor. 2021’in ilk yarısında tamamlanması planlanan yeni Ar-Ge merkezi, 11.300 m2‘lik bir alana sahip olacak.
Bu büyük proje, Volvo Grup’un en büyük ikinci Ar-Ge merkezi olarak Lyon sahasının itibarını daha da artıracak.
Bu merkez, Renault Trucks ve Volvo Group tarafından başlatılan 5 yıllık bir projenin parçası olacak. Bu özel Ar-ge merkezi ile markayı yeniliklere hazırlamak ve şirketin uzmanlığını mümkün olan en iyi koşullarda tek bir yerde bir araya getirmek amaçlanıyor.
Renault Trucks ve grubun diğer markalarına yönelik projeler geliştirmek için çeşitli departmanlar, tamamen yeniden tasarlanmış ve düzenlenmiş bu tesiste yan yana çalışacaklar.
Yeni, daha rekabetçi bir organizasyonun temelleri: Yakınlık, bilgi paylaşımı, akıcılık
Sinerji yaratmak, inovasyonu artırmak ve bir sonraki Renault Trucks ve grup ürün yelpazesinin başarısını sağlamak için Saint Priest’teki yeni Ar-Ge merkezi 1.000’den fazla uzmana ev sahipliği yapacak (Lyon sahasındaki 1.400 mühendis arasından). Böylece Fransa’daki en büyük 10 Ar-Ge merkezinden biri olacak. Mühendisler ve araştırmacılar, Satın Alma ekipleri ile birlikte çalışacak. Bu yeni oluşum ile çalışanlar arasındaki etkileşimi kolaylaştırmak, gelecekteki çekici ve kamyonlar için geliştirme projelerinin gerçekleştirilmesini hızlandırmak amaçlanıyor.
Üç katlı binanın organizasyonundaki yepyeni yaklaşım, marka için üretilen projelerin ve yeniliklerin başarısı için kritik öneme sahip olan sektörler arası ekiplerin işbirliğini geliştirecek.
Ofislerden açık alanlara ve yaratıcı alanlara kadar tüm bina, inovasyon ve bilgi paylaşımını teşvik etmek için tasarlanacak.
Eko tasarım, iş yerinde konfor ve maliyet optimizasyonu: Yüzde 100 Iyon üretimi
Yeni bina, sürdürülebilir geliştirme uzmanı (ETAMINE) tarafından desteklenen ARCHIGROUP firması tarafından inşa edilecek. Fransız yasalarının gerektirdiğinden yüzde 25 daha az enerji tüketecek yeni merkez, Yüksek Kaliteli Çevre standardı (NF HQE Sürdürülebilir Binalar için Çevresel Sertifika) altındaki en son ve en katı kuralara göre tasarlanmaktadır.
Bu projenin hayata geçmesinde 33 milyon Euro’luk yatırımı optimize etmek için, sadece satın alma maliyetleri değil bakım, enerji, sarf malzemeleri ve atık yönetimi de dahil olmak üzere tüm yaşam döngüsü dikkate alınıyor.
2 yıllık çalışma lansmanı!
2019 yazında inşaata başlayacak bu yeni Ar-Ge merkezi, verimlilik ve sürdürülebilirliğe kendini adamış yenilikçi bir üreticinin yansımasıdır. 2021’in ilk yarısında Ar-Ge merkezinin tamamlanması bekleniyor.
1400 Fidanlık Doğan Akademi Korusu TÖZOK İş Birliği İle Duyuruldu
Doğan grubunun 1996 yılında ilk yabancı ortaklı şirketi olarak kurulan Doğan Egmont’un ilkokul kitapları ile lise ve üniversiteye hazırlık kitaplarının yeni markası Doğan Akademi, 30 Ocak – 1 Şubat tarihleri arasında Antalya’da gerçekleştirilen Türkiye Özel Okullar Derneği (TÖZOK) Eğitim Sempozyumu’nda katılımcılarla buluşuyor.
Doğan Akademi’nin alanında uzman kadrosuyla hazırladığı ilkokullara yönelik “Okulda Başarı” serisinin yanı sıra “Liseye Hazırım” ve “Üniversiteye Hazırım” serilerini tanıttığı sempozyumun çok özel bir sorumluluğu da var. Doğan Akademi ve TÖZOK iş birliği ile Sivas ili, Tavra Boğazı mevkisindeki 7 Ağaç Ormanları Doğan Akademi Korusu’nda TÖZOK’un 18. Eğitim Sempozyumu’na katılacak tüm katılımcılar adına 1400 fidan dikildi. Çevre ve Kültür Değerlerini Koruma ve Tanıtma Vakfı (ÇEKÜL) ile beraber Doğan Akademi markası için gerçekleştirilen ve toplamda iki koruluk alana yayılan fidan dikimi sonrasında ise TÖZOK katılımcılarına birer sertifika verildi.
29 Ocak’ta gerçekleştirilen fidan dikimi sırasında Doğan Akademi ve Doğan Egmont Eğitim Yayınları Direktörü Erdal Karakaya ve TÖZOK Başkanı Nurullah Dal bir araya gelerek projenin amacını katılımcılar ile paylaştılar. Karakaya konuşmasında “Geleceğe güzel bir miras bırakmak için Türkiye Özel Okullar Derneği Başkanı Nurullah Bey’le buradayız. Türkiye’ye kaynak kitaplar kazandıran ve eğitim yayıncılığında artık adından fazlasıyla söz ettiren Doğan Akademi olarak, tıpkı yayınladığımız eserler gibi buraya da büyük bir miras bırakıyoruz. Ülkemize bir orman hediye ediyor, ağaç dikiyor ve aydınlık bir gelecek için insana yatırım yapıyoruz. Bize destek veren Çekül Vakfı’na Türkiye Özel Okullar Derneği’ne ve özellikle Nurullah Bey’e çok teşekkür ediyoruz.”dedi.
Karakaya’nın ardından sözü devralan Sayın Dal ise Doğan Egmont ve ÇEKÜL Vakfı’na teşekkür ederek başladığı konuşmasını “Fidanlar büyüyüp ağaç olacaklar, ülkemiz ve vatanımızda kök salacaklar. Ve aynı şekilde çocuklarımız da iyi bir eğitimle, bol kitap okuyarak, güzel yayınlarımızdan faydalanarak, ruhen ve manen ülkemize ve dünyaya kök salacaklar, güzel işlere vesile olacaklar diye ümit ediyorum.” sözleriyle tamamladı.
Türkiye Sosyal Girişimcilik Ağı Projesi Hayata Geçiyor
Vehbi Koç Vakfı, “sosyal girişimcilik” alanında ülkemize ivme kazandıracak yeni bir projeyi hayata geçirdi. Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından Sivil Toplum Destek Programı çerçevesinde finanse edilen ve Vehbi Koç Vakfı liderliğinde yürütülen Türkiye Sosyal Girişimcilik Ağı Projesi kapsamında, sosyal girişimcilik kültürünün ülkemizin dört bir yanına ulaştırılması ve ekosistemin geliştirilmesi hedefleniyor. Projenin tanıtım toplantısında konuşan Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği Başkanı Büyükelçi Faruk Kaymakcı, “Avrupa Birliği Başkanlığı sivil toplum sektörünün lider kuruluşu olarak Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı fonları ile sivil toplum kuruluşlarının güçlendirilmesine katkı sağlamaya devam etmektedir. 15 yılı aşkın süredir Türkiye ve AB sivil toplumları arasındaki diyaloğun güçlenmesini ve Türkiye’deki sivil toplumun kapasitesinin geliştirilmesini hedefleyen projelere destek sağlamıştır” dedi. Vehbi Koç Vakfı Genel Müdürü Erdal Yıldırım da konuşmasında, “Bu ağ ile ülkemizde bir yandan toplumsal ve ekonomik kalkınmayı güçlendirecek adımlar atacağımıza, diğer yandan sosyal etki yatırımcılığının da önünü açacağımıza inanıyoruz” dedi.
Vehbi Koç Vakfı’nın, Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı iş birliğiyle hayata geçirdiği Türkiye Sosyal Girişimcilik Ağı Projesi’nin tanıtım toplantısı Koç Holding’de gerçekleşti. Toplantıya Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği Başkanı Büyükelçi Faruk Kaymakcı, Vehbi Koç Vakfı Genel Müdürü Erdal Yıldırım, Koç Üniversitesi Araştırma ve Geliştirmeden Sorumlu Rektör Yardımcısı İrşadi Aksun, Koç Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Zeynep Gürhan Canlı, bakanlık temsilcileri, sivil toplum sektörü, özel sektör temsilcileri, sosyal girişimciler ve proje ortakları katıldı. Toplantının açılış konuşmalarını Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği Başkanı Büyükelçi Faruk Kaymakcı ve Vehbi Koç Vakfı Genel Müdürü Erdal Yıldırım gerçekleştirdi.
Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği Başkanı Büyükelçi Faruk Kaymakcı: “Ülkemizde sosyal girişimciliğin geliştirilmesi hem AB politikalarına uyum kapsamında hem de ülkemizdeki toplumsal sorunların çözümüne yapacağı katkı açısından önemlidir.”
Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği Başkanı Büyükelçi Faruk Kaymakcı, Türkiye-AB ilişkilerinde en önemli itici gücün sivil toplum olduğunu, Avrupa Birliği Başkanlığının sivil toplum sektörünün lider kuruluşu olarak sivil toplum kuruluşlarıyla her zaman iş birliği içerisinde çalışmalarına devam ettiğini ve Türkiye’nin AB sürecinde sivil toplum kuruluşlarını önemli bir destek olarak gördüklerini söyledi.
Sivil Toplum Destek Programının ve Sivil Toplum Diyaloğu Programlarının, sivil topluma katkısının gerek mali destek gerekse diyalog ve karşılıklı anlayış yollarını açması ve önyargıların giderilmesi açısından önemine değinen Dışişleri Bakan Yardımcısı ve Avrupa Birliği Başkanı Büyükelçi Faruk Kaymakcı, Katılım Öncesi Mali Yardım Aracı fonları ile sivil toplum kuruluşlarının güçlendirilmesine katkı sağlamaya devam ettiklerini ve sivil toplum kuruluşlarını Avrupa Birliği Başkanlığı ile daha fazla iletişim içinde olmaya davet ettiklerini belirtti.15 yılı aşkın süredir Türkiye ve AB sivil toplumları arasındaki diyaloğun güçlenmesini ve Türkiye’deki sivil toplumun kapasitesinin geliştirilmesini hedefleyen projelere destek sağladıklarını vurgulayan Dışişleri Bakan Yardımcısı ve AB Başkanı Büyükelçi Kaymakcı, bu kapsamda bugün açılışı yapılan ve yaklaşık 500 bin Avro hibe almaya hak kazanmış Türkiye Sosyal Girişimcilik Ağı Projesi’nin de içinde bulunduğu Sivil Toplum Destek Programı vasıtasıyla 48 projeye toplam 6.4 milyon Avro tutarında destek sağlandığını, hâlihazırda değerlendirme süreçleri tamamlanmak üzere olan diğer hibe programları ile 9 milyon Avro tutarında daha desteğin yakın zamanda hayata geçirileceğini ifade etti. Dışişleri Bakan Yardımcısı ve AB Başkanı Büyükelçi Kaymakcı, yıl içerisinde duyuruya çıkılacak başka hibe programlarının da bulunduğunu ve 10.5 milyon Avroluk bir hibe desteğinin daha sivil toplumun kullanımına sunulacağı bilgisini paylaştı.
AB Katılım Öncesi Mali Yardımları altında ilk defa sosyal girişimciliğe ilişkin kapsamlı bir projenin Türkiye Sosyal Girişimcilik Ağı Projesi vesilesi ile yürütüleceğini belirten Büyükelçi Kaymakcı, ülkemizde sosyal girişimciliğin geliştirilmesinin hem AB politikalarına uyum kapsamında hem de ülkemizdeki toplumsal sorunların çözümüne yapacağı katkı açısından önemine dikkat çekti. Ülkemizde yeni gelişmeye başlayan ve sosyal ekonominin bir parçası olan sosyal girişimciliğe ilişkin böyle bir projenin başarı ile tamamlanmasını arzu ettiğini ve Avrupa Birliği Başkanlığı olarak gerekli her türlü desteğin verileceğini vurgulayan Dışişleri Bakan Yardımcısı ve AB Başkanı Büyükelçi Kaymakcı, projenin yürütülmesinde emeği geçecek herkese teşekkür ederek konuşmasını tamamladı.
Erdal Yıldırım: “Türkiye Sosyal Girişimcilik Ağı bugüne kadarki çalışmalarımızı bir adım öteye taşımayı hedeflediğimiz odak alanlarımızdan biri.”
Vehbi Koç Vakfı Genel Müdürü Erdal Yıldırım, bu yıl 50’nci yaşını kutlayan Vehbi Koç Vakfı’nın ülkemizde sivil toplumun ve hayırseverliğin gelişimine katkı sağlayan önemli bir rol model konumunda olduğunu anlatırken şöyle devam etti: “Kurucumuz Vehbi Koç cesaretli bir iş insanı olmasının yanı sıra, ülkemizin sosyal sorunlarına çözüm üretmek adına harekete geçen sorumlu bir vatandaş idi. Vehbi Koç, vakfımızı kurarken de eserini önce ailesine, iş arkadaşlarına ve Türkiye’ye emanet etti. Bizler de attığımız her adımda bu sorumluluğu hissediyor; taşın altına sadece elimizi değil, yüreğimizi de koyarak hareket ediyoruz. Eğitim, kültür ve sağlık alanlarında “Üstümüze Vazife” diyerek vakfımızın 50 yılda gerçekleştirdiği harcamaların toplamı 1 milyar 355 milyon dolara ulaştı. Vakfımızın tarihi adına böylesi önemli bir senede çalışmalarımızı sürdürürken, herkesin üstüne vazife edinerek fark yaratabileceği alanlar olduğunu da göstermeyi kendimize misyon edindik. Bugün bir araya gelme vesilemiz olan Türkiye Sosyal Girişimcilik Ağı da bugüne kadarki çalışmalarımızı bir adım öteye taşımayı hedeflediğimiz odak alanlarımızdan biri.”
Erdal Yıldırım: “Sosyal girişimciler; toplumsal sorunları tespit edip bu sorunlara sürdürülebilir çözümler sunarken, sosyal geri dönüşü olan bir hizmet ya da ürün üretirler. Ölçülebilir, olumlu sosyal etki yaratırlar.”
Vehbi Koç Vakfı liderliğinde, Sivil Toplum Sektörü altında Ortaklıklar ve Ağlar Hibe Programı kapsamında desteklenen, ülkemizde sosyal girişimcilik alanına ivme kazandıracak bu projeyi hayata geçirmekten memnuniyet duyduğunu belirten Vehbi Koç Vakfı Genel Müdürü Erdal Yıldırım, “Sosyal girişimciler; toplumsal sorunları tespit edip bu sorunlara sürdürülebilir çözümler sunarken, sosyal geri dönüşü olan bir hizmet ya da ürün üretirler. Ölçülebilir, olumlu sosyal etki yaratırlar. Vehbi Koç Vakfı olarak “sosyal girişimcilik” bir adım öteye taşımayı hedeflediğimiz odak alanlarından biri. Örneğin, yakın dönemde UniCredit Foundation ortaklığı ve Koç Üniversitesi Sosyal Etki Forumu ile yürüttüğümüz “Change With Business” projesi ile sosyal girişimcilik kavramının ülkemizdeki sosyal ve ekonomik sisteme entegrasyonunun önündeki engelleri ortadan kaldırmayı hedefledik. Bugün ise ülkemizde sosyal girişimcilik alanına ivme kazandıracağına inandığımız yeni bir projeyi hayata geçirmenin heyecanını yaşıyoruz.” dedi.
Erdal Yıldırım: “Bu proje ile ülkemizde bir yandan toplumsal ve ekonomik kalkınmayı güçlendirecek adımlar atacağımıza, diğer yandan sosyal etki yatırımcılığının da önünü açacağımıza inanıyoruz.”
Günümüzde sosyal girişimciliğin gelişmiş ekonomilerin önemli bir bileşeni olduğunu belirten Erdal Yıldırım sözlerine şöyle devam etti: “Avrupa Birliği’nde işlerin yüzde 10’u, Avrupa Birliği gayri safi milli hasılasının ise yüzde 8’i sosyal ekonomiden geliyor. ABD’de ise sosyal girişimler, ülkenin gayrisafi milli hasılasının yüzde 3,5’unu oluşturuyor ki bu rakam, Silikon Vadisi’nin katkısından daha yüksek. Türkiye için ise henüz elimizde kesin veriler mevcut değil. Bugün Avrupa Birliği Başkanlığı’nın desteği ile başlattığımız proje çerçevesinde elde edilecek kapsamlı veriler ışığında Türkiye Sosyal Girişimcilik Ağı’nı kurduğumuzda, ülkemizin ekonomisine sosyal girişimlerin sağladığı katkıyı ve onların istihdama olan etkisini de ortaya koyabileceğiz. Toplumsal ve çevresel sorunlara alternatif bir çözüm olarak sosyal girişimciliğin altyapısını güçlendirecek araştırmalar ve eğitimler yapmayı, politika önerileri geliştirmeyi ve bu sayede sosyal girişimcilik ekosisteminin geliştirilmesini hedeflediğimiz bu yolculukta; ülkemizde bir yandan toplumsal ve ekonomik kalkınmayı güçlendirecek adımlar atacağımıza, diğer yandan sosyal etki yatırımcılığının da önünü açacağımıza inanıyoruz.”
Koç Üniversitesi Sosyal Etki Forumu, Ashoka Türkiye, Sosyal İnovasyon İnisiyatifi Derneği, Sürdürülebilir Kalkınma için Yenilikçi Çözümler Derneği, TED Üniversitesi, Mozaik Foundation (Bosna Hersek) ve Social Enterprise UK (İngiltere) ortaklığı ile yürütülecek ve iki yıl sürecek Türkiye Sosyal Girişimcilik Ağı projesi kapsamında belirlenen hedefler şöyle:
- Pilot il olarak belirlenen Ankara, İstanbul, Bursa, Van, Gaziantep, Kayseri, Muğla ve Samsun’da sosyal girişim potansiyelini ve bu alandaki ihtiyaçları anlamak üzere; sivil toplum kuruluşları, kamu kurumları, girişim ve sosyal girişim ekosisteminden aktörlerle yüz yüze görüşmeler ve danışma atölyeleri düzenlenecek. Bu görüşmelerin ve proje boyunca yapılan aktivitelerin ışığında sosyal girişimcilik alanı hakkında kapsamlı bir ihtiyaç analizi raporu hazırlanacak.
- Sosyal girişimcilik alanında çalışan ve bu alanda kendini geliştirmek isteyenlere Koç Üniversitesi bünyesinde sosyal girişimcilik eğitimleri düzenlenecek. Ülke çapında eğitim verebilecek yeni eğitmenler yetiştirilecek.
- Türkiye’nin dört bir yanından gelen paydaşların diyalog kurup iş birliği fikirleri oluşturabileceği, bu alandaki en yeni gelişmelerden haberdar olabileceği, referans niteliğindeki bilgi kaynaklarına ulaşabileceği online bir platform oluşturulacak.
- Sosyal girişimcilerin yasal statülerini iyileştirmek amacıyla yasa koyucular, devlet kurumları, kalkınma ajansları ve ekosistem aktörleriyle bilgilendirici atölyeler ve yuvarlak masa toplantıları düzenlenecek.
- Sosyal girişimleri birbirleriyle, yatırımcılarla ve aktif vatandaşlarla buluşturacak etkinliklerde başarılı sosyal girişimciler hikâyelerini aktarabilecekler. Katılımcılara yabancı sosyal girişimlerle tanışma ve network’lerini güçlendirme imkânı da sunulacak.
