Türkiye’nin Akıllı Kurumları Dijital Dönüşüm Zirvesi’nde Buluştu

Dünyada ve Türkiye’de teknoloji dönüşümünün tam merkezinde yer alan SAP’nin Capital Dergisi işbirliğiyle düzenlediği Dijital Dönüşüm ’19 Zirvesi, Türkiye’nin önde gelen kamu kurumlarını, iş ve teknoloji dünyasını buluşturdu. Türkiye’de kurumların ihtiyaçlara daha hızlı yanıt vererek, daha akıllı hizmet ve ürünler sunabilmesini sağlayan dijital dönüşümü odağına alan zirvede; dönüşümün Türkiye’ye sağlayacağı katma değerlere odaklanıldı. Katılımcılar, zirvede Türkiye’nin öncü kurum ve şirketlerinin ilham verici başarı hikayelerini ve SAP’nin kurumları “akıllı” hale getiren en son çözüm ve yeniliklerini dinleme şansı elde etti. Zirvede ayrıca iş ve teknoloji dünyasının en prestijli ödüllerinden “Yılın SAP Projeleri” sahiplerini buldu.

SAP Türkiye Genel Müdürü Uğur Candan, SAP’nin Türkiye’de kurum ve işletmelerin dijital dönüşümüne katkısını ve bu katkının ülke ekonomisinde yarattığı değeri şöyle aktardı: “Dünyada değişim ve dönüşümün hızı arttıkça SAP’nin de ürün portföyü sürekli genişliyor, zenginleşiyor. Bunu ekosistemimizle birlikte başarıyoruz. Çünkü ne dünyada ne de Türkiye’de hiçbir kurum bu yolculukta tek başına yol alamıyor. 18 yıldır, Türkiye’de hem özel hem de kamuda 25’ten fazla sektörde faaliyet gösteren şirket ve kurumların yol arkadaşı olmaktan gurur duyuyoruz.”

Dönüşüm dijitalleşme ekseninde devam edecek

Candan, Borsa İstanbul listesinin en tepesindeki şirketlerin %86’dan fazlasının iş süreçlerini SAP çözümleri ile yönettiğini vurguladı. Türkiye’de neredeyse her evde SAP sistemi üzerinde üretilen 10 ürün bulunduğunu; en büyük 10 bankanın 9’unun, yıllık ciroya göre en büyük 10 şirketin 8’inin SAP platform ve çözümleri kullandığını söyleyen Candan, “Türkiye’nin hedefi, dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girebilmek. Dönüşüm artık dijitalleşme ekseninde devam ediyor. Oyunun kuralları değişiyor dolayısıyla bütün resmi gördüğümüz ancak detaya odaklanabildiğimiz bir strateji kurmamız gerekiyor. Hiçbir sistem tek başına öğrenemiyor. Bu yüzden ekosistem çok önemli. SAP olarak sürdürülebilir büyüme ve rekabette fark yaratabilmeleri için kurumların işlerini sadeleştirip fazla yüklerinden kurtulmalarına yardımcı oluyoruz. Büyük pencereden baktığımız zaman sadece bugünü değil geleceği de görebilmemiz için teknolojiye ihtiyacımız var. Teknoloji, öğrenme süresini azaltıyor. O anın içerisinde toplanan tüm veriyi anlayarak çözmek, bize hem şu an hem de gelecekte hız katacak” diye konuştu.

Açılış konuşmasında Uğur Candan, SAP büyük veri ürününün kalbi olan bir çözümün Türkiye’deki SAP Geliştirme Merkezi’nde Türk mühendisler tarafından yazıldığını ve bu merkezin 2013 yılından beri faaliyet gösterdiğini belirtti. Ayrıca merkezin mühendis sayısını da iki katına çıkaracaklarını dile getiren Candan, istihdama katkı sağlamak için hayata geçirdikleri SAP Genç Profesyoneller Programı ile de yeni mezun gençleri yetiştirerek işe yerleştirmeye devam ettiklerini kaydetti.

Türbulans dönemine hazırlanmak için ülke olarak pozisyon alacağız

T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanı Oruç Baba İnan ise Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan Tarımda Milli Birlik Projesi hakkında bilgi verdi. İklim değişikliği, nüfus artışına bağlı kaynakların azalması gibi doğal değişiklikler ve savaşlar, göçler gibi insan eliyle olan değişikliklerin etkisiyle çağımızı ve kabaca önümüzdeki 50 yılı göz önüne aldığımızda gayet ilginç bir türbulans dönemi yaşayacağımızı söyleyen İnan, şöyle devam etti, “Bu döneme ülke olarak hazırlanmamız ve pozisyon almamız gerekiyor. Dünyada 800 milyon insan açlık çekiyor. Yani, şu an bu türbulans dönemini yaşayan insanlar var. Bizim de bu sürece hazırlanmamız için bir karış toprağın ve bir damla suyun kıymetini bilecek sağlam bir mekanizmaya ihtiyacımız var. Tarımda Milli Birlik Projesi ile sağlam bir bünye inşa edeceğiz. Bunun için sağlam bir sinir sistemine ihtiyacımız var. Tüm sistemleri yönetecek akla ihtiyacımız var. Biz bu mekanizmadan ilham alarak, bir veri mimarisi inşa edeceğiz. Bu mimariyi çalıştıracak yani bakanlığın kendi içindeki işletim sistemini ve ekosistemiyle bağlantılarını yönetecek bir mekanizma kuracağız. Bunun, bütün köylere, çiftliklere inecek süreçlerini tasarlayacağız. Bu sistemin sahadaki operasyonel yetkinliğine bakacağız. Tüm bunlardan sonra da işimiz bitmeyecek. İşte o gün, tarımda dijitalleşmeye başlayacağız.” diye konuştu.

Dijital dönüşümün kilit unsuru: Akıllı teknolojiler

Zirvede düzenlenen liderler oturumunda SAP Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Bülent Karal moderatörlüğünde PTT Bilgi Teknolojileri Genel Müdürü İsmail Köse, Türk Kızılay Genel Başkanı Dr. Kerem Kınık ve İGA CIO & İGA Bilişim Genel Müdürü Ersin İnankul ve Elektrik Üretimi A.Ş Genel Müdür Dr. İzzet Alagöz kurumlarının dijitalleşme yolculuklarını katılımcılarla paylaştı.

İş ve Teknoloji dünyasının en prestijli ödülleri sahiplerini buldu

Dijital Dönüşüm Zirvesi’nde iş ve teknoloji dünyasının en prestijli ödüllerinden “Yılın SAP Projeleri Ödülleri” de düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Ödül alan kurumlar;

Yılın Teknoloji Projesi Ödülü: Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı

Yılın İnsan Kaynakları Dönüşüm Projesi Ödülü: Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası

Enerji Sektöründe Yılın Dijital Dönüşüm Projesi Ödülü: STAR Rafineri/ SOCAR Türkiye

Yılın Mobil Dönüşüm Projesi Ödülü: EWE Turkey Holding

Ulaşım Sektöründe Yılın Dijital Dönüşüm Projesi Ödülü: İGA- İstanbul Havalimanı

Kamu Sektöründe Yılın Dijital Dönüşüm Projesi Ödülü: Türk Kızılay

MDSap’ın Platin sponsorluğunda ve BTC, Detaysoft, Vektora ve IBM’in Altın sponsorluğunda düzenlenen “Ankara Dijital Dönüşüm Zirvesi’ 19”da SAP’nin en yenilikçi teknolojilerini içeren çözümleri sergilendi. Katılımcılar, büyük veriden değer üreten SAP teknoloji ve uygulamalarını kapsayan SAP HANA ve SAP Tarım Uygulamaları demolarını deneyimleme şansına sahip oldu.

Suv Araç Teknolojisi Türkiye’de Seri Üretime Hazır

Türk mühendislerin imzasını taşıyan yeni nesil ilk SUV tipi araç İstanbul’da sahaya çıktı. AVL Türkiye’nin Ar-Ge merkezlerinde Türk mühendisler tarafından akıllı algoritmaları geliştirilen araç, yapılan ilk deneme testlerinde başarılı sonuçlar kaydetti. AVL Araştırma ve Mühendislik Türkiye Genel Müdürü Dr. Serkan İmpram, aracın Türkiye’de otomatik şanzıman kontrol algoritmaları en ileri seviyede seri üretime hazır şekilde geliştirilmiş ilk SUV olma özelliğine sahip olduğunu belirtti

Tüm dünyada ilgi gören SUV tipi otomobillerin teknolojisinin Türkiye’de üretimi konusunda atılan adımlar Türk otomotiv sektöründe önemli gelişmelerin kapısını açtı. Bu doğrultuda geçtiğimiz yıl AVL Araştırma ve Mühendislik Türkiye’nin İstanbul’daki Ar-Ge merkezlerinde yazılım teknolojileri geliştirilen yeni nesil ilk SUV tipi otomobilin deneme testlerine 8 Nisan 2019 tarihinde başlandı. Başta otomatik şanzıman kontrol algoritmaları, yazılımları ve akıllı sistemleri geliştirilen araç sahip olduğu üstün teknoloji sayesinde son testlerinin ardından hem konvansiyonel hem hibrid-elektrikli araçlarda seri üretime hazır hale gelecek. AVL Araştırma ve Mühendislik Türkiye Genel Müdürü Dr. Serkan İmpram, söz konusu aracın ISO26262 ve AUTOSAR gibi dünya otomotiv sektöründe çok yaygın olan uluslararası standartlar izlenerek yazılımlarının geliştirildiğini ifade etti. İstanbul’da denemelerine başlanan SUV aracın pek çok yeni nesil teknoloji ve özelliğe sahip olduğunu belirten Serkan İmpram, araçta kullanılan akıllı algoritmaların işlevselliğinin ve sahip olduğu sürüş karakteristiğini değiştiren 20 adet farklı vites geçiş modunun öne çıkan özelliklerden biri olduğunu söyledi.

Araçta sürüş kalitesi için akıllı algoritmalar kullanıldı

AVL Araştırma ve Mühendislik Türkiye bünyesindeki Türk mühendisler tarafında teknolojisi geliştirilen ve İstanbul’da ilk saha testlerine başlayan SUV aracın önemli teknik özellikleri hakkında bilgiler paylaşan Dr. Serkan İmpram, “Araçta vites geçişlerinin ve sürüş kalitesinin iyileştirilmesi için ileri algoritmalar kullanıldı.Sürüş karakteristiğini değiştiren 20 adet farklı vites geçiş modu aracımızda mevcut. Bunlar yol eğimi, ortam basıncı, sıcak/soğuk hava gibi çevresel şartların yanı sıra sportif sürüş, cruise modu ve kış modu gibi kullanıcı isteklerine göre aracın kullanımı sırasında devreye giren vites geçiş programlarıdır. Sistemlerini geliştirdiğimiz araçta aynı zamanda elektronik el freni yazılımı ile sürekli güvenlik, sensör arızalarını, ölçüm hatalarını tolere edip yola devam etmeyi sağlayan akıllı algoritmalar, hava ve yol durumuyla beraber kullanım koşullarına göre değişen kavrama karakteristiklerinin öğrenilmesi ve adaptasyonu gibi çok önemli ileri teknoloji içeren özellikler de yer alıyor. SUV tipi araç teknolojilerini üretmekte gerekli yetenekli Türk mühendislere sahibiz. İstanbul’da yapılmakta olan bu denemelerden sonra aracın otomatik şanzıman kontrol yazılımlarını iyice olgunlaştırıp seri üretime geçecek noktaya getirmeyi planlıyoruz. Bunu çok hızlı şekilde başarabileceğimize inanıyoruz çünkü geliştirdiğimiz bu yazılımlara seri üretim sırasında kullanılan hat sonu kontrolü için gerekli özellikleri şimdiden eklemiş durumdayız. Devamında da çalışmalarımızı hibrid-elektrikli araçlara yönelik teknolojiler geliştirmeye yoğunlaştıracağız.” açıklamasını yaptı.

N11.Com’dan En Çok Tercih Edilen Uçuş Rotaları

E-ticaret platformu n11.com, 15-22 Nisan tarihleri arasında kutlanan Turizm Haftası’nda Bilet, Tatil&Eğlence kategorisinin satışlarını inceledi. 2019’un ilk üç ayında en çok seyahat edilen ülke ve şehirleri inceleyen n11.com, kullanıcılarının yurt içinde en çok İstanbul, Ankara ve İzmir şehirlerinden kalkan uçuşlara bilet aldığını açıkladı. İstanbul, Ankara ve İzmir kalkışlı uçuşlar n11.com’da satılan toplam kalkış biletlerinin yüzde 51’ini oluştururken listeyi sırasıyla Antalya, Adana, Trabzon, Diyarbakır, Gaziantep, Van ve Samsun izledi.

Yurt içinde en çok tercih edilen rota: İstanbul-Adana!

Yurt içinde bilet satışlarını inceleyen n11.com, kullanıcıların 2019 yılının ilk üç ayında en çok İstanbul-Adana ve İstanbul-Antalya rotalarına uçtuklarını açıkladı. Bu rotaları sırasıyla Trabzon, İzmir ve Ankara varışlı uçuşlar izledi.

Yurt dışında en çok Belgrad’a uçtuk!

Yurt dışı rotalarını da inceleyen n11.com, 2019’un ilk üç ayında kullanıcılarının en çok Sırbistan’ın başkenti Belgrad’a seyahat ettiklerini açıkladı. Belgrad’ı sırasıyla Taşkent, Bakü, Londra ve Kiev şehirleri takip etti.20

İş Bankası, Rusya’nın Ulusal Ödeme Sistemi Mir’i, Kabule Başladı

Türkiye İş Bankası, MIR markalı kartları tüm Bankamatiklerinde ve üye işyerlerinde kabul eden Türkiye’deki ilk banka; bu işbirliği ile Türkiye de Rusça konuşulmayan ülkeler arasında MIR markalı kartların kullanılabildiği ilk ülke oldu. Böylece İş Bankası, turizm sezonu başlamadan 10 binden fazla e-ticaret noktasında, 400 bini aşkın fiziki işyerinde ve 6 bin 500’den fazla Bankamatikte 56 milyon MIR markalı kartı kabul edecek.

Sezen: “MIR, Rusya – Türkiye arasındaki ticareti kolaylaştırıyor”

Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Yalçın Sezen, MIR kartlarının bankamız tarafından kabulüyle ulaşım, turizm ve perakende gibi birçok alanda hizmet veren üye işyerlerimizde ülkemize gelen Rus misafirlerimizden kredi kartı ile tahsilat kolaylaşıyor. Rus misafirlerimize uçak bileti alımı, otel rezervasyonu, alışveriş ve ülkemizdeyken yaygın Bankamatik ağımız ile 7/24 nakit ihtiyaçlarının karşılanması imkanı da sağlıyoruz.

İş Bankası olarak, fiziki ve elektronik ticarete bakışımızda sınır ötesi ödemelere özel bir önem atfediyoruz. Üye işyerlerimizi küresel sisteme entegre edebilmek için yurtdışına fiziki ve elektronik kanallar üzerinden gerek hizmet gerekse mal satışıyla ilgili olarak sunduğumuz ödeme çözümleriyle destekleme yönünde özel bir gayret sarf ediyoruz.

Üye işyerlerimiz ile Rus tüketicileri yakınlaştırdığımız Bankamız ile Mir arasındaki bu işbirliğinin ticareti geliştirmemize ve yerel ödeme sistemleri üzerinden yerel para birimleri kullanılarak, Rusya ile ülkemiz arasındaki e-ihracat hacmini artırmamıza katkı sağlayacağını düşünüyorum” dedi.

Komlev: “Rus kart sahipleri Türkiye’de tüm işlemlerini yapabilecek”

MIR Ödeme Sistemi operatörü NSPK (National Payment Card System) Genel Müdürü Vladimir Komlev, “Uzun yıllar boyunca, Türkiye, Ruslar için en popüler turistik yerlerden biri oldu. Yalnızca 2018’de 5,8 milyondan fazla Rus vatandaşı Türkiye’yi ziyaret etti. Türkiye İş Bankası, bu tatil sezonu başladığında tüm ağı ile MIR kartlarını kabul etmeye hazır olacak ve böylece Rus kart sahiplerinin tüm işlemleri yapabilmelerini sağlayacak” dedi.

Mir Ödeme Sistemi Nedir?

Aralık 2015’teki ilk lansmanından bu yana, 56 milyondan fazla MIR kartı çıkartılmıştır. Sistem 312 katılımcı bankadan oluşur ve bunlardan 160’ı kart basmaktadır.

Mir Rusya genelinde kabul edilmektedir.

MIR temassız kartlar çıkarmanın yanı sıra, çok sayıda banka, mobil servis Mir Pay’e MIR kart ekleme seçeneği sunmaktadır. Mir aynı zamanda finansal olmayan hizmetler yelpazesini hızla genişletiyor: sosyal kartlar, kampüs kartları vb.

MIR kartlarının uluslararası kabulünü artırmak için çalışmalar sürdürülmektedir:

  • Uluslararası ödeme sistemleriyle birlikte ortak kartlar çıkarılması (UnionPay, JCB, Maestro). Bu kartlar, yurtdışında ilgili bir ödeme sisteminin tüm ağında kabul edilir.
  • Bir kısmı doğrudan MIR kartlarını kabul eden EAEU ülkelerinde, tek bir perakende ödeme ortamı yaratma projesi yürütülmektedir. Proje aynı zamanda Rus turistler arasında popüler olan destinasyonları da hedeflemektedir. Bu anlamda doğrudan Mir’i kabul etmeye başlayan ilk ülke Türkiye’dir.

Türkiye İş Bankası A.Ş Ödeme Çözümleri

İş Bankası fiziki ve sanal POS’ları işletmelere Visa, Mastercard, American Express, UnionPay ve JCB gibi dünyanın en büyük kartlı işlem kuruluşlarının yanı sıra 50’nin üzerinde ülkede geçerli 25 farklı ödeme yöntemiyle ödeme yapılmasına imkân sağlamaktadır. Böylece, İş Bankası fiziki ve sanal POS üye işyerleri, dünyada geçerli hemen hemen tüm uluslararası kartları ve özellikle Avrupa’da, Rusya’da ve Çin’de çok yaygın olarak kullanılan alternatif ödeme yöntemlerini de kabul edebilmektedir.

Volkswagen’den Yeni Elektrikli SUV Konsepti: ID. ROOMZZ

Volkswagen Şanghay Otomobil Fuarı’nda ID. ROOMZZ modelinin dünya prömiyerini gerçekleştirdi. ID Ailesi’nin son üyesi olan ID. ROOMZZ, 2021’de Çin’de satışa sunulacak sıfır emisyonlu bir SUV. ID ROOMZZ, I.D., I.D. CROZZ1, I.D. BUZZ1, I.D. VIZZION1 ve I.D. BUGGY gibi MEB platformuyla üretilen elektrikli araç model ailesinin 6. üyesi olacak.

Volkswagen, elektrikli SUV konsepti ID. ROOMZZ’u Şangay Otomobil Fuarı’nda görücüye çıkardı. ID. ROOMZZ’un gövde tasarımı ID. model ailesinin diğer modellerinde de görülen orantılı ve net homojen çizgilere sahip.

Araç kişiselleştirilebilen farklı iç konsept seçenekleri sunarken, koltuk konfigürasyonları yalnızca yolcuların isteklerine göre değil, ilgili sürüş moduna göre de uyarlanabiliyor. Tam otomatik sürüş moduna geçildiğinde koltuklar 25 derece içeriye döndürülerek otomobilde iletişime daha elverişli, salon gibi bir atmosfer yaratılabiliyor. Bunun yanı sıra, otomobil tam otomatik sürüş modundayken, ID. Pilot Relax modu yolcuların koltuklarını kendi ihtiyaçlarına göre bireysel olarak ayarlamalarına da imkân tanıyor. Bu modda koltuk dik bir pozisyondan yatık bir pozisyona geçirilebiliyor.

Manuel “ID. Drive” modunda, dijital kokpit direksiyonla birlikte sürücünün önünde havada duruyormuş gibi bir izlenim veriyor. Dijital kokpit tamamen camdan yapılmış bir ön panelden oluşuyor. Dijital direksiyon ise konsept olarak panele entegre edilmiş durumda.

Otomobilin içinde kullanılan materyaller de alışılmışın dışında. Örneğin koltuk kaplamaları yenilenebilir hammaddeden oluşan AppleSkin™ isimli yeni bir üründen yapılıyor. Kapı panellerinin “ID. Light” bölgelerinde özel işlemden geçirilmiş ahşap cilalar kullanılıyor. Clean Air sistemi, dışarıdaki havanın temiz olmadığı durumlarda dahi otomobilin içindeki havanın temiz kalması için aktif bir filtre sistemi kullanıyor.

ID. ROOMZZ elektrikli motoru ile rahat ve sessiz hareket ediyor. 82 kwH’lik pillere sahip olan ID. ROOMZZ, 450 km menzil sunuyor. Konsept otomobil, 150 kW’lık (DC) hızlı şarj sistemiyle yarım saat içinde pil kapasitesinin yüzde 80’ini şarj edilebiliyor. Ön ve arka aksta yer alan iki elektrik motor, 4MOTION özelliğiyle beraber 306 PS’lik güç üretiyor.

Tesla’nın Yeni Modeli İlk Kez İstanbul’da Test Edilecek

Otomotiv sektörünün baş aktörlerinin katkılarıyla 20-21 Nisan tarihleri, Elektrikli ve Hibrid Sürüş Haftası olarak ilan ediliyor. Bu kapsamda İstanbul Kemerburgaz’da 20 Nisan Cumartesi günü başlayacak açık hava etkinliğinde, Avrupa ve Türkiye’de yılın otomobili seçilen birbirinden özel elektrikli ve hibrid araçlar ücretsiz bir şekilde kullanıcılar tarafından test edilebilecek.

BMW i3, Jaguar I-Pace, Tesla Model S, Tesla Model 3, Tesla Model X, Toyota Corolla Hibrid, Toyota C-HR Hibrid, Renault Zoe ve Lexus gibi markaların yeni modellerinin kullanıcılar tarafından test edileceği açık hava etkinliğinde, Avrupa’nın en çok satılan elektrikli otomobili olan ve otomotiv dünyasında yankı uyandıran Tesla Model 3’ü de kullanıcılar İstanbul’da ilk defa deneyimleme fırsatı bulacak.

Türkiye Elektrikli ve Hibrid Araçlar Derneği (TEHAD) tarafından düzenlenen Elektrikli ve Hibrid Sürüş Haftası kapsamında, otomobil meraklıları ve daha önce elektrikli ve hibrid araçlarla tanışmamış kullanıcılar, ilk defa bu modelleri deneyimleyecek, test edebilecek ve inceleyebilecek.

Signify, Tek Dokunuşla Çalışanların Hayatını Aydınlatacak

Aydınlatmada dünya lideri Signify (Euronext: LIGHT), Nesnelerin İnterneti (IoT) tabanlı Interact portföyünün en yeni üyesi Interact Pro’yu kullanıcıların hizmetine sunuyor. Küçük ve orta ölçekli işletmeler için geliştirilen ilk çok işlevli aydınlatma sistemi ve yazılım niteliğinde olan Interact Pro, Signify’ın bağlantılı aydınlatma sistemleri konusunda elde ettiği liderlik ve büyüme çerçevesinde attığı en inovatif adım niteliğinde.

Çalışma ortamındaki konfora ve motivasyona yüksek oranda destek sağlıyor…

Interact Pro, uygulama ve gösterge paneli sayesinde KOBİ’lere aydınlatmalarını kolayca kontrol etme ve yönetme imkanı sunarken KOBİ’lerin de çalışma ortamlarını daha verimli kılıyor. Diğer yandan, işletmelerin yüksek oranda enerji tasarrufu sağlamalarına imkan tanıyan Interact Pro, Philips’in Interact Uyumlu lambaları, armatürleri ve sensörleri ile entegre şekilde çalışıyor. Sistem sayesinde çalışanlar, görüş konforlarına, işlerine ve günün saatine uygun ışığı seçerek konforlu bir çalışma ortamında daha verimli çalışabiliyor.

Araştırmalara göre, insanlar yaşamlarının yüzde 90’ını binalarda geçiriyor; bu çarpıcı sonuç[1], iç mekan aydınlatmasının, özellikle iş yerinde ne kadar önemli olduğunu ortaya koyuyor. Interact Pro ise, ayarlanabilen ışık özellikleri sayesinde en rahat ve konforlu çalışma ortamını sunarak, çalışanların motivasyonunu maksimum düzeyde olmasını sağlıyor.

Signify Türkiye Satış Direktörü Saner Kırık konu ile ilgili şunları söyledi; “Signify olarak, Türkiye’de yine bir ilke imza atmaktan dolayı mutluluk duyuyoruz. Nesnelerin interneti (IoT), aydınlatma alanında benzersiz fırsatları gün ışığına çıkardı ve biz de bu fırsatı Interact Pro aracılığıyla KOBİ’lere sunmaktan mutluluk duyuyoruz. Interact Pro, KOBİ’lere daha fazla veri ve daha yüksek yapay zeka sunarak, onların daha efektif kararlar almalarını; bu sayede işletmelerini daha verimli hale getirmelerini ve çalışanlara daha keyifli bir iş ortamı sunmalarını sağlıyor. Her zaman altını çizdiğimiz gibi, iyi aydınlatma koşulları, insanların ruh durumunu ve konforunu iyileştirebiliyor; öte yandan, bulundukları ortamı kontrol etme imkanı verildiğinden dolayı çalışan memnuniyeti ve verimliliği artırıyor. Interact Pro sistemi sayesinde küçük ve orta boy işletme sahipleri ve çalışanlar akıllı telefonları aracılığı ile Interact Pro uygulamasını kullanarak ofis içi verimliliği artırırken, gereksiz ışık kullanımının da önüne geçerek %90’a varan oranda tasarruf sağlamış olacaklar.’’

Akıllı aydınlatma ile daha akıllı işletmeler

Bin m2’ye kadar olan ofisleri ve 10 bin m’ye kadar olan endüstriyel alanları içeren küçük ila orta ölçekli ticari alanlar için tasarlanan Interact Pro ile aynı anda 200 aydınlatma noktası birbirine bağlanabiliyor. İşletmeler, bulut bağlantılı Interact Pro yazılımındaki web portalı, ağ geçidi, gösterge paneli ve uygulama üzerinden aydınlatma ayarlarını yapabiliyor.

Interact Pro’nun en kullanışlı olduğu yerler; ofisler, depolar ve otoparklar. Aydınlatma sensörleri, birinin geldiğini otomatik olarak algılıyor ve aydınlatma sistemini harekete geçirerek ışıkların açılmasını sağlıyor, aynı şekilde boş olduğu anda ise ışığı kısıyor; böylece enerji kullanımını ve masraflarını azaltıyor. Ayrıca gün ışığı seviyesini de otomatik olarak algılayarak ışığı buna göre ayarlayabilen sensörler sayesinde işletmelerin enerji verimliliği de artıyor. Bağlantılı aydınlatma sisteminden gelen veriler, Interact Pro gösterge panelinde ve uygulamasında görülebiliyor. Böylece işletme sahipleri, enerji kullanımı yönetiminde aldıkları bilinçli kararlarla sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşabiliyor ve kurumsal sosyal sorumluluk örneği sergiliyor. Bunların yanı sıra, Interact IoT platformundaki anında bildirim ve güvenlik güncellemeleri, sistemi otomatik olarak güncel tutuyor.

Hizmete alma hızında çığır açan gelişme

Interact Pro yazılımı ile Philips Interact Uyumlu ampul ve armatürleri, Zigbee 3.0 açık global kablosuz standardı ile etkinleştiriliyor. Kablosuz bağlantılı aydınlatma sisteminin kurulumu, mobil uygulama tabanlı mekanizması sayesinde geleneksel aydınlatma sistemlerinden daha hızlı şekilde gerçekleştirilebiliyor. Böylece hem kurulumu yapanlar, bir sonraki işlerine daha hızlı geçebiliyorlar, hem de müşterilerin işini en az şekilde kesintiye uğratıyorlar. Interact Pro, armatür ve lambaları ışık ayarlama, gruplama ve programlama gibi özellikleri de aynı şekilde taşıyan bağlantılı bir sistemde bir araya getiren tek sistem niteliğinde.

Interact Pro, aydınlatma profesyonellerinin veri odaklı, katma değerli hizmetler sunmalarına olanak tanıyarak onların müşterilere olumlu tavsiyelerde bulunabilmesine ve uzun süreli ilişkiler geliştirerek istikrarlı işleri canlandırmalarını sağlıyor. Kurulum yapanlar, KOBİ sahibinin verdiği izinle uzaktan hata bulabiliyor, Interact Pro gösterge paneli üzerinden aydınlatma sisteminin sağlık durumunu kontrol edebiliyor. Böylece aydınlatma sistemindeki her türlü problemi tespit ediyor ve müşteri ziyaretleriyle zaman kaybetmiyorlar.

Mağazacılıkta Dijital Dönüşüm İle Yeni Bir Dönem Başlıyor

Yeni nesil akıllı güvenlik sistemleri, iş zekası çözümleriyle birlikte perakende mağazacılarına sadece satışa odaklanabilecekleri bir gelecek vadediyor. Bu sene 12 Nisan’da gerçekleşen IT Retail organizasyonu, sektöre perakende teknolojilerinin faydalarına yönelik yol gösterdi.

Perakende sektöründe faaliyet gösteren firmaların IT yöneticileri arasındaki bilgi ve tecrübe paylaşımını artırmayı amaçlayan “IT Retail” organizasyonu 12 Nisan Cuma günü gerçekleşti. IT profesyonellerini “Perakende Teknoloji Günleri” teması etrafında toplayan etkinliğin sponsoru olan Sensormatic, “Performans Dijital Dönüşümle Başlar” sloganıyla, güvenlik teknolojileri ve IT birimleri arasındaki yakın ilişkiye dikkat çekti. Sensormatic Teknoloji Direktörü Dr. Serdar İnce etkinlik kapsamında gerçekleşen oturumda, “Perakende Sektöründe Verimliliği ve Güvenliği Artıran Teknolojiler” isimli sunumuyla katılımcılara yenilikçi teknolojilerin perakende sektörü için ne kadar önemli olduğunu anlattı.

Yapay zeka, makine öğrenimi ve derin öğrenme gibi yıkıcı teknolojiler sayesinde, profesyonellerin iş yapma şekilleri günden güne değişiyor. Geleneksel analog sistemler, yerini hızla dijital sistemlere bırakıyor. IP’ye geçiş olarak da bilinen bu değişim, dijital dönüşüm trendini yakalayan firmalara büyük bir rekabet avantajı sunuyor. Yakın geçmişte koaksiyel kablolar, analog kameralar ve kapalı devre televizyon sistemleri üzerinden sağlanan güvenlik süreçleri, bugün nesnelerin interneti, yapay zeka ve yeni yazılım teknolojileriyle eskisinden çok daha güçlü hale geliyor. Bu durum, IT sektörünü de yakından ilgilendiriyor; yeni güvenlik ve iş zekası teknolojilerinden faydalanan IT departmanlarında verimlilik maksimum seviyeye ulaşıyor.

Güvenlik ve verimlilik bir araya geliyor

Gelişen teknoloji, günümüz profesyonellerinin işe bakış açısını değiştirmeye devam ediyor. Daha verimli çalışmak, olası problemler karşısında sağlam öngörülere sahip olmak ve akıllı sistemlerden elde edilen verileri ölçümleyip onlardan en iyi şekilde faydalanmak IT yöneticileri için büyük önem taşıyor. Sensormatic’in bu amaçla geliştirdiği yeni nesil çözümler, perakende sektöründe hizmet veren firmalara kolay, verimli ve ölçümlenebilir bir yapı sunuyor.

RFID ile stok problemleri sona eriyor

RFID çözümü, mağazalardaki hızlı ve doğru stok sayımı ihtiyacını bütünüyle karşılıyor. Sistem sayesinde ortalama 150 bin ürün, 1,5 saat gibi kısa bir süre içerisinde sayılabiliyor. Envanterin doğruluğunu da kontrol eden sistem ile mal kabulleri saniyeler içinde gerçekleşirken, POS entegrasyonu ile kasa süreçlerini hızlandırıyor, firmalara satış aşamasında destek oluyor.

Satışlar “Trafik Çözümleri” ile artıyor

Yapay zeka ile güçlendirilmiş akıllı kameralar mağazayı kaç kişinin ziyaret ettiğini ve bu ziyaretlerin en çok hangi reyonlara yapıldığını algılıyor. Mağazada öne çıkarılacak reyonlar ve kampanya ürünleri bu verilere göre belirlenebiliyor. Bununla birlikte yöneticiler de bu veriler sayesinde mağaza açma, kapatma, kira belirleme gibi stratejik konularda veriye dayalı kararlar alma imkanına erişiyor.

Gün ve saat bazlı yoğunluk analizi yapılabilen sistem sayesinde personel çalışma günleri ve saatleri hafta içi, hafta sonu ya da özel günler için ihtiyaca göre düzenlenebiliyor, personelin haftalık veya yıllık izinleri bu verilere göre planlanabiliyor. Böylece müşteri yoğunluğuna uygun personel sayısı belirlenerek satışa dönüş oranları artırılıyor, operasyonel verimlilik sağlanıyor.

Sensormatic, “Yönetilen Hizmetler” paketiyle perakende mağazacılara, tüm ziyaretlerin detaylı bir şekilde analiz edildiği düzenli raporlar sunuyor. Mağazanın ERP sistemiyle entegre de olabilen bu yapı, yöneticilere ekstra iş yükü oluşturmamak adına firma tarafından uzaktan kontrol ediliyor. Yerinde servis hizmeti ve aylık sabit ödemeler sayesinde sadece kendi işine odaklanan yöneticiler, kazandıkları ekstra zaman ile satış rakamlarını artıracak yeni formüllerin peşine düşüyor.

Ağ Bağlantısı Çözümleri ile gelen müşteri sadakati

Ücretsiz internet paylaşımı, müşterilerin alışveriş yapacakları mağazadan beklediği hizmetlerden biri olarak öne çıkıyor. Hızlı ve ücretsiz internet bağlantısı, kurumsal akıllı telefon uygulamaları ve omni channel deneyimleri müşteriler için ekstra tercih unsuru yaratıyor. Sensormatic’in “Ağ Bağlantısı Çözümleri”, tüm bu ihtiyaçları en iyi şekilde karşılıyor, firmalar aldıkları hizmet sayesinde misafirlerine ait istatistiklere sahip olarak onlara özel kampanyalar yapabiliyor. Anonim lokasyon takibi ve müşteriyle sürekli iletişim imkanı ise yöneticilere yeni stratejiler geliştirme fırsatı sunuyor.

“Personelim olması gereken reyonda mı?” sorusu tarih oluyor

Bir mağazada, giderlerin yüzde 50’sini personel maliyetleri oluşturuyor. Peki personeller iş başında mı? Akıllı teknolojilerden faydalanmayan yöneticiler, günlerinin büyük bir bölümünü işte bu soruya yanıt aramakla geçiriyor. “Personel Devam Takip Çözümleri” ile birlikte çalışanlar için ise bu soru önemini yitiriyor. Çünkü tüm çalışanların ne zaman ve nerede yer aldıkları düzenli raporlar ile zahmetsiz bir şekilde takip edebiliyorlar. Aylık çalışma saatleri raporunu inceleyerek personellerinin performanslarını ölçümleyebiliyorlar.

Geçen Yıl 61 Bin 235 Kitap Yayımlandı

2018 yılında 67 bin 135 materyalin Uluslararası Standart Kitap Numarası aldığı tespit edilirken, bu rakamın 2017 yılına oranla yüzde 11,3 arttığı tespit edildi. Sadece yayımlanan kitap sayısı ise 61 bin 235 olarak kayıtlara geçti.

Ajans Press, 2018 yılında Uluslararası Standart Kitap Numarasına sahip olan veri detaylarını inceledi. Ajans Press’in Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden ve medya yansımalarından derlediği bilgilere göre, 2018 yılında 67 bin 135 materyalin Uluslararası Standart Kitap Numarası aldığı tespit edildi. Bu rakam 2017 yılına oranla yüzde 11,3 artış gösterirken, geçen yıl yayımlanan kitap sayısı ise 61 bin 235 olarak kayıtlara geçti. Yayıncılar tarafından çıkartılan diğer materyaller ise; 5 bin 177 web tabanlı elektronik kitap ve 28 konuşan kitap şeklinde belirlendi. Materyaller türüne göre değerlendirildiğinde ise geçen yıl en çok eğitim alanında kitabın yayımlandığı kaydedildi.

ITS Medya ve Ajans Press’in gerçekleştirdiği medya incelemesinde, konuyla ilgili yazılı basına yansıyan haber adetleri de belli oldu. Geçtiğimiz yıl kitaplarla alakalı basına 147 bin 465 haber yansırken, kütüphanelerin cep telefonuna taşınması ile ilgili haberlerin büyük yankı uyandırdığı görüldü.

Exit mobile version