Samsung, akıllı ev deneyiminin geleceğine öncülük etmek amacıyla Home Connectivity Alliance’a (HCA) katıldı

Samsung, akıllı ev deneyimini ev aletleri, HVAC (ısıtma, havalandırma, soğutma) sistemleri ve TV’ler ile entegre ve uyumlu çalışacak şekilde geliştirmek amacıyla kurulan Home Connectivity Alliance’a (HCA) kurucu üye olarak katıldığını duyurdu. Yeni kurulan uluslararası Home Connectivity Alliance, veri gizliliğinin ve cihaz güvenliğinin geliştirilmesinin yanı sıra, tüketicilere akıllı ev ekosistemlerini kişiselleştirme konusunda daha fazla seçenek sunmayı amaçlıyor.

Samsung Electronics, akıllı ev alanında faaliyet gösteren öncü markaların ev aletlerinin birlikte çalışabilirlik özelliklerini ve güvenliğini iyileştirmek amacıyla bir araya gelerek kurduğu Home Connectivity Alliance’a (HCA) katıldığını açıkladı.

Samsung Electronics’in kurucu üye olarak katıldığı, alanında öncü bağlantılı cihaz üreticilerini bir araya getiren HCA, tüm markalardan akıllı ev aletlerinin birbiriyle uyumlu bir şekilde geliştirilmesini amaçlıyor. Samsung, diğer üye markalarla birlikte çalışarak veri güvenliği ve tüketici güvenliği gereksinimlerinin karşılanabilmesi amacıyla buluttan buluta birlikte çalışabilirlik ile ilgili ortak yönergeler geliştirecek.

Bu gelişme, Samsung kullanıcıları için diğer marka ev aletlerini Samsung’un akıllı ev platformu ‘SmartThings’ üzerinden çalıştırabilmek ve yönetebilmek anlamına da geliyor. Böylece, kullanıcıların eski ve yeni tüm cihazları bağlantılı ev ekosistemlerine entegre etmesi daha da kolaylaşıyor. Kullanıcılar, Samsung marka cihazlarına da diğer HCA üyesi markaların uygulamaları üzerinden erişebilecek.

Samsung’un akıllı ev platformu SmartThings, inovasyonlara devam edecek
HCA işbirliğine ek olarak Samsung’un akıllı ev platformu SmartThings de akıllı cihazların sınırlarını zorlayan ve daha fazla insanın bağlantılı yaşamın avantajlarından yararlanmasını sağlayan inovasyonlar gerçekleştirmeye devam edecek. SmartThings’in sahip olduğu açık platform, bütüncül bir akıllı ev deneyimi sunmak amacıyla akıllı mutfaklardan otomasyonlu ev temizliğine ve giysi bakımına kadar birçok alanda son teknoloji cihaz ve hizmetleri geniş bir yelpazede bir araya getirmeye devam ediyor.

Home Connectivity Alliance Başkanı Yoon Ho Choi, “Samsung’un Home Connectivity Alliance’ın kurucu üyelerinden biri olması bizim için memnuniyet verici. HCA olarak Samsung gibi uluslararası üreticilerin desteği ve katılımıyla, uzun ömürlü ev aletleri ve ev sistemlerinin bir arada çalışabilirlik özelliklerine ilişkin bir yönerge oluşturabileceğiz. Bu sayede güvenli ve kolay kullanıcı deneyimleri sunabileceğiz” diye konuştu.

Samsung Electronics Başkan Yardımcısı ve IoT Bölümü Başkanı Chanwoo Park da, “Dijital teknoloji günlük yaşamımızın ayrılmaz bir parçası haline gelmeye devam ediyor. Samsung olarak biz de, akıllı ev sistemimizi daha açık bir niteliğe kavuşturarak kullanıcılarımıza gerçek anlamda kişiselleştirilebilir ev aletleri deneyimi yaşatmak için daha fazla seçenek sunmamız gerektiğine inanıyoruz. Bu doğrultuda, HCA’nın diğer üyeleriyle birlikte çalışacak olmaktan heyecan duyuyoruz. Bundan sonra akıllı cihazlar ve bağlanabilirlik alanlarında yaşam tarzı ev ekosistemlerini daha kolay ve daha akıllı hale getirmek için hep birlikte çalışacağız” dedi.

Samsung akıllı ev aletleri ekosistemi ve SmartThings platformu hakkında daha fazla bilgi için Samsung.com, Home Connectivity Alliance (HCA) hakkında daha fazla bilgi için de https://homeconnectivityalliance.org/ adreslerini ziyaret edebilirsiniz.

‘in dream’

Sosyal medya sosyolojisine dair paylaşımlarıma kısa bir ara verip artık kabak tadı vermeye başlayan tatil sezonu e-ticaret kampanyalarına ilişkin bazı gözlemlerimi paylaşmak istiyorum. Yazının sonuna bırakmadan baştan söyleyeyim:

Zannedilenin aksine, ‘Black Friday’ ifadesini ‘Harika Cuma’ya çevirmek tatil sezonu alışverişlerini millileştirmediği gibi, astronomik rakamlar ödenen Cem Yılmaz ve Tarkan’lı reklamlarla hedonik alışverişin coşturulacağını düşünmeyi oldukça komik buluyorum.

Ülkemizde tüketiciler açısından ‘Black Friday’ kampanyaları, daha çok yılın son çeyreğinde kelepir fiyata alabilme ümidi ile ertelenmiş alışverişler açısından önem taşıyor. Ancak sorun şu ki, artık neredeyse her ay gerçekleştirilen ‘dev, müthiş, şahane, efsane’ gibi kampanyalarda iddia edilen indirimlerin çok da gerçeği yansıtmadığına ilişkin tüketiciler arasında ciddi bir algı oluşmaya başlamış durumda. Durum böyle olunca ‘indirim avcıları’ olarak adlandırılan kesim dışındaki tüketicilerden geçtiğimiz yıllardaki alışveriş coşkusunu beklemenin artık giderek zor bir hâl alacağını söylemek yanlış olmaz.

Kaldı ki, bu durumdan rahatsız olanlar sadece tüketiciler değil. Geçtiğimiz günlerde bakanlık tarafından gerçeği ifade etmeyen e-ticaret indirim kampanyalarının inceleneceğine ilişkin haberleri mutlaka okumuşsunuzdur. Gerçekten de, ‘indirim’ kavramını ‘in dream’e dönüştürenlere, yani ‘indirimi rüyanızda görürsünüz’ yaklaşımlarıyla tüketicilerin aklıyla alay edenlere yönelik ciddi yaptırımlar gerçekten gerekiyor.

29232 Sayılı ‘Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği’nin 13. maddesinin 9. fıkrası çok açık bir şekilde ifade ediyor:

“Fiyatın geçerliliği ile ilgili bir süre veya stok sınırı var ise, bu süre ve stok miktarı reklamlarda açıkça belirtilir.”

Oysa ki, son kampanya dönemlerinde devalüasyon ve enflasyonun da etkisiyle, firmaların e-ticaret işlemlerinde sipariş ile tedarik arasındaki sürede fiyatlarda artış yaşanırsa tedarik sorunlarını bahane ederek siparişleri iptal edebildiklerine şahit oluyoruz.

Örneğin, geçtiğimiz haftalarda ülkenin en büyük teknoloji marketlerinden birisinden alışverişi tamamladıktan sonra firma ilgili ürüne yönelik tedarik sorunu yaşadığını ve bu sorunun ne zaman çözüleceğini bilmediklerini ifade ederek alışveriş işlemini iptal etmem konusunda beni ikna edebilmek için her türlü çabayı gösterdi.

Stokta olmayan ürünün satışını gerçekleştirmenin ne kadar doğru olduğu kısmını bir kenara bıraksak bile, o firmanın stoklarında bulunmadığını iddia ettiği ürünü halen kendi siteleri de dahil olmak üzere büyük e-ticaret sitelerindeki mağazalarında (siparişi verdiğim fiyatın %50 üzerinde bir etiketle) 2 gün içinde teslim edecekleri ibaresiyle satmaya devam ediyor olması bu denetimlerin ne kadar elzem olduğunu gösteriyor.

Haftaya konuya devam ederek ‘Müşteri Deneyimi Yönetimi’ bağlamında bu tarz sorunların hizmet kalitesini iyileştirme açısından değerlendirilmesinin önemine değinmek istiyorum.

Tasarımcı Bülend Özden’den farkındalık sergisi: “Destruction”

Tasarımcı Bülend Özden ilk kişisel sergisi “Destruction” ile 5-22 Ocak tarihlerinde Goba Art&Design’da sanatseverlerle buluşuyor.

Bülend Özden’in sahip olduğumuz ve bizi mutlu eden şeylerin bir anda yok olma ihtimalini deneyimlettiği sergisi “Destruction (Yıkım, imha)” ile sanatseverleri farkındalığa davet ediyor. Mimar ve Tasarımcı kimliklerinin yanı sıra 2019 yılından beri resim ve heykel çalışmalarına başlayan Bülend Özden, seçtiği konular çerçevesinde duygularını şekillendirerek eserler yaratmaktadır.

Destruction (Yıkım, imha)
Hayatın doğal akışı içerisinde alıştığımız inandığımız veya garanti olarak gördüğümüz yaşam tarzımızın bir anda aniden değiştiğini, parçalandığını, yıkıldığını hayal edelim. Hiç beklemediğimiz bir zamanda bağlı olduğumuz değerlerin yıkılması, zihnimizde duygusal anlamda bir parçalanmaya yol açabilecektir.
Bizi mutlu eden şeylerin ansızın imha olmasına dair bir sorgulama ve arkasından gelen zihinsel tahribat eserlerin vurgusudur. Bu sorgulamanın amacı, bağlı olduğumuz duygusal şeylerin ansızın kaybedilebilir olduğunu bize hatırlatması ve farkındalığımızı çoğaltmasıdır.

Adres: Goba Art&Design
Evliya Çelebi Mah. Meşrutiyet Cad. Şimal Sok. Belkıs Apt. 3A Beyoğlu/İstanbul

Teknoloji Dünyasını 2022’de Neler Bekliyor?

David Hughes
Ürün ve Teknolojiden Sorumlu Başkan Yardımcısı
Aruba, a Hewlett Packard Enterprise company

2025 yılına dek cihazların sayısı insan nüfusunun 10 katına ulaşacak
Nesnelerin İnterneti cihazları ve makineler arası iletişim (M2M) dijital dönüşümle yaygınlaşarak hızla büyüyor. Günümüzde internete bağlı cihazların sayısı insan nüfusunun beş katına ulaşmış durumda. Önümüzdeki üç yılda bu oran 10 katına çıkacak ve Nesnelerin İnterneti cihazlarının güvenliğini otomatize hale getirmek olağanüstü önem kazanacak. Bu cihazları otomatize yöntemler olmaksızın kullanıma sokan, tedarik eden ve güvence altına almak isteyen şirketler, sürekli bir şekilde daha karmaşıklaşan güvenlik ihlallerine karşı savunmasız kalacaklar.

Güvenli Erişim Hizmeti Kenar Mimarisi’nin (SASE) yükselişine giden iki net yol
SASE uygulamalarının benimsenmesinde erken bir aşamadayken, piyasanın yaklaşımlarında net bir ayrım yaşanacak. Küçük ve orta büyüklükteki işletmeler gelişmiş yetkinliklere kıyasla basitliğe ve “tek bir üreticiden sunulan” SASE tekliflerine daha çok öncelik verecek. Bir diğer yandan, büyük kurumlarsa güvenlikten, güvenilirlikten ya da kullanıcı deneyimi kalitesinden taviz vermek istemeyecektir. Güvenli web ağ geçidi (SWG), bulut erişim güvenlik aracısı (CASB) ve sıfır güvene dayalı ağ erişim (ZTNA) hizmetlerini sunan tam donanımlı bulut güvenlik sağlayıcısı ile kurum içi güvenlik ve WAN’a tasarlanan yetkinlikler için türünün en iyisi SD-WAN sağlayıcısını bir araya getiren çok yönlü bir üreticinin yer aldığı bir yaklaşımı izleyeceklerdir.

Wi-Fi 6E’ye geçiş 2022’de başlayacak
Tüm gözler 5G teknolojisine çevrilmişken hem kampüs erişim noktalarında hem de şirketlerin iç alanlarında Wi-Fi 6E’ye hızla geçişin eşiğindeyiz. Wi-Fi 6E bir yandan geriye dönük modellerle uyumluluğunu korurken, bir diğer yandan da ek 1200 MHz’lık yeni spektrumla yüksek kapasite sunar. Pazar araştırma alanında öncü şirketlerden 650 Group, 2022 yılında Wi-Fi 6E kurumsal erişim noktalarında yüzde 200’ün üzerinde bir büyüme bekliyor. Bu beklenti, kurumsal şirketlerin video konferans, uzaktan tedavi ve uzaktan eğitim gibi faaliyetlere artan güvenle birlikte 6E’nin potansiyelini görmeye başladığını gösteriyor.

Hibrit çalışma düzeni, yapay zeka otomasyonundan destek alan “mikro şubelerin” yükselişine sebep olacak
Pandemi bitse bile evden çalışma düzeni devam edecek. Bu yeni normal, mikro şubelerin ya da “tek bir şubenin” yükselişine sahne olacak. Pandeminin ilk günlerinde şirketler, karantinadaki iş gücünü şirket ağlarına bağlamak için uzaktan erişim noktalarını (RAP’lar) ve VPN ağlarını genişletmekte zorlanmışlardı. 2022’de hem güvenilir hem de tutarlı bir kullanıcı deneyimi yolunda kurumsal seviyedeki Wi-Fi erişimini ileri teknolojili çok yollu WAN bağlantısı ile gelişmiş yapay zeka operasyonlarını bir araya getiren, özel üretim mikro şubelerde muazzam bir büyümeye tanık olacağız. Bu mikro şube teklifleri kurumu güvenli bir şekilde “tek bir şubeye” çevirecektir.

“Hizmetlerdeki” artan değer, bir hizmet olarak ağ (NaaS) gibi esneklik sunan altyapı tüketim modellerine talebi artıracaktır. 
Hepimizin gözleri önünde bir kültür değişimi yaşanıyor: Tüketiciler artık “nesneler” yerine “deneyimlere” daha çok değer veriyor ve “bir şeye sahip olmaya” daha az ihtiyaç duyulması hayatlarımıza doğrudan yansıyor. Önümüzdeki yılda aynı değişim, kurumlar nezdinde de kendini gösterecek: Cihazlara ve sermaye harcamalarına daha az, teknoloji yatırımlarından doğan iş çıktılarına daha fazla odaklanılacak. BT verimliliğini artırmak ve inovasyon yolundan sapmamak isteyen şirketler, daha fazla finansal esneklik ve maliyetlerde öngörülebilirlik talep ediyor. Esnek bir altyapı tüketim modeli tüm bunlara imkan sağlar. Bu yeni tüketim modellerine gözü kapalı atılmak istemeyen şirketlere, “satın almadan önce dene” seçeneği sunuluyor. Şirketler böylece bu yeni modeli benimseyip benimsemediklerine karar verebilirler. Bu, 2022’de NaaS gibi tüketime dayalı hizmetlerde büyük bir talep artışına sebep olacak.

DÜNYACA ÜNLÜ MARKALARI TAKLİT EDEN HACKERLER 10 MİLYON KULLANICIYI MERCEK ALTINA ALDI!

Kimlik avı dolandırıcılıkları, siber suçlar listesinin başında yer almaya devam ediyor. Bildirilen güvenlik olaylarının %80’inden fazlasını kimlik avı saldırılarının oluşturduğuna dikkat çeken Komtera Teknoloji Kanal Satış Direktörü Gürsel Tursun, kimlik avı saldırılarından zarar görmek istemeyen bireylerin ve kurumların izlemesi gereken 4 yolu paylaşıyor.

Kimlik avı saldırıları, kullanıcıların bilgilerini güvende tutmak için karşılaştıkları en yaygın güvenlik sorunlarından biri olmaya devam ediyor. Öyle ki yapılan araştırmalara göre kimlik avı saldırıları, bildirilen güvenlik olaylarının %80’inden fazlasını oluşturuyor. Hackerlerin kullanıcıları kandırmak ve yüksek gelir elde etmek için dünyaca bilinen markaları kopyaladığına dikkat çeken Komtera Teknoloji Kanal Satış Direktörü Gürsel Tursun, kimlik avı saldırılarından korunmak için yapılması gerekenleri 4 adımda sıralıyor.

121 Markayı Taklip Edip Kullanıcıları Oyuna Getirdiler!

Hedefine yüksek kazanç elde etmeyi koyan hackerler türlü stratejilerle hem bireyleri hem de kurumları oyuna getiriyor. Öyle ki kullanıcıları kandırmak için faaliyete geçen siber suçlular, planlarının bir parçası olarak dünya çapında ünlü olan 121 markayı taklit edip kullanıcıları ücretsiz ödüllerle, sahte anketlerle ve eşantiyonlarla kandırmayı deniyor. Kullanıcılara ait isim, adres, telefon numarası, kredi kartı verileri gibi kişisel bilgileri toplayan bu kimlik avı saldırılarında 10 milyon kişinin hedef alındığını aktaran Gürsel Tursun, kimlik avı saldırılarının 2022 yılında da hız kesmeden devam edeceğini vurguluyor.

4 Adımda Kimlik Avı Saldırılarından Korunun!

2021’de karşılaşılan en büyük tehditlerden birinin kimlik avı saldırıları olduğunu hatırlatan Komtera Teknoloji Kanal Satış Direktörü Gürsel Tursun’a göre bu saldırılarından korunmak isteyenler için 4 stratejik adım bulunuyor.

  1. SSL Sertifikasına sahip olduğunuzdan emin olun. Web sitenize gelen ve giden tüm trafiği güvence altına almak için bir SSL sertifikası kullanabilirsiniz. Bu durum, web sunucunuz ile müşterilerinizin tarayıcısı arasında gönderilen bilgilerin Eavesdropping atağına yani sessizce dinlenilmesine ve izlenilmesine engel olacaktır.

  2. Güncel yamalara ve güncellemelere sahip olmayı unutmayın. Güvenlik açığı ve güvenlik sorunlarına karşı korunmak için en son yamaları ve güncellemeleri yüklediğinizden emin olmalısınız. Buna web sitesi barındırma, alışveriş sepeti yazılımı, bloglar ve içerik yönetim yazılımı da dahildir.

  3. Çalışanlarınızı mutlaka eğitin. Kimlik avı dolandırıcılıklarını, kötü amaçlı yazılımları ve sosyal mühendislik tehditlerini bilmeleri ve tanımlamaları için çalışanlarınıza düzenli siber güvenlik eğitimi verin.

  4. Güvenli bir şekilde korunan ödeme sayfası kullanmaya özen gösterin. Bu, müşterilerinizin kart verilerine ilişkin riski azaltmak için en iyi uygulamadır. Güncel sertifikalara sahip bir ödeme ağ geçidi sağlayıcısı kullanabilirsiniz. Bu durum ödeme ayrıntılarının her zaman korunmasını sağlayacaktır.

Exit mobile version