Dijital çocuk kütüphanesinde yüzlerce kitap seçeneği sunuluyor

Çevrimiçi eğitim ve dijital okuryazarlığın yaygınlaşmasıyla birlikte e-kitap platformlarının popülaritesi de artıyor. Londra merkezli araştırma şirketi Technavio’nın hazırladığı rapora göre, küresel e-kitap pazarının 2027’ye kadar 8,3 milyar dolar değerine ulaşması bekleniyor. Konuyu değerlendiren Okuvaryum Kurucusu Esat Uğurlu, “Teknolojinin gelişmesiyle birlikte dünya genelinde birçok insan, günlük rutin işlerinde akıllı telefon ve tabletlerden faydalanıyor. Dijital çağa doğmuş çocuklarımıza kitap okuma alışkanlığını küçük yaşta kazandırmak için uygulamamızda okuyuculara farklı konularda ve seviyelerde yüzlerce kitap sunuyoruz” dedi.

E-kitap platformlarının ivmeyle gelişip büyümesindeki etkenlerin başında kaliteli içeriğe hızlı ve kolay erişim, değişik ilgi alanlarına uygunluk ve basılı kitaplara oranla çok daha uygun fiyatla okuyucuya ulaşmak olduğunu belirten Esat Uğurlu, çocukların zaten kullandıkları cihazlarla kitap okumayı severek bunu bir alışkanlığa dönüştürmesinin çok daha kolay olduğunu aktararak, “Eğlenceli bir uygulama ve yüzlerce farklı hikaye ile çocukların kendi ilgi alanlarına hitap eden kaynak çeşitliliğini yaratıyoruz” dedi.

“Çocuklar yüzlerce hikâye arasından ilgi alanlarına en uygun olanı seçebiliyor”

Kitap okumanın çocukların hayal gücünü zenginleştirmeye, empati yeteneğini ve dil becerilerini geliştirmeye yardımcı olduğunun altını çizen Okuvaryum Kurucusu Esat Uğurlu, “Ebeveynler kendilerine çocuklarına kitap okumayı nasıl sevdireceklerini sık sık soruyor. Dijital platformların basılı materyaller ile birlikte kaynak olarak kullanılması artık çağın gereksinimi haline geldi. Dijitalleşmenin etki alanı ve besleyici yönünden faydalanarak çocuklar için yüzlerce kitap seçeneğini platformumuzda barındırıyoruz. Çocuklar tablet, akıllı telefon gibi sürekli kullandıkları cihazlarda hem keyifli vakit geçiriyor hem de okuma alışkanlığı kazanıyor. Yeni gerçekleştirdiğimiz iş birliği ile Yapı Kredi Yayınları’nın çok beğenilen çocuk kitapları da platformumuzdaki yerini aldı” şeklinde konuştu.

“Evrensel etik değerleri gözetiyoruz”

Okuma becerilerinin yorumlama, aktarma, eleştirme ve üretme temelinde geliştirilmesi gerektiğinin altını çizen Okuvaryum Kurucusu Esat Uğurlu, “Çocukların okuduklarına daha iyi odaklanması için reklamsız erişilebilen uygulamamızdaki hikayelerde özellikle evrensel etik değerlerin yer almasına ve çocuklarda duygu uyandırmasına özen gösteriyoruz. Hikayelerimizin sesli, müzikli ve efektli olması çocukların ilgisini çekiyor. Farklı çizimler gören çocukların estetik algısı da gelişiyor. Çocuklarımıza daha iyi bir platform hizmeti sunmak için kitap çeşitliliğimizi, görsellerimizi, sesli okuma içeriklerini geliştirmeye aralıksız devam ediyoruz” dedi.

Kelebek, mobilya sektöründe ister kirala ister satın al devri başlatıyor

Mobilya sektöründe ilklerin temsilcisi olarak bilinen Kelebek Mobilya, kaliteli ve ergonomik ürünlerini 85 yılı aşkın tecrübesiyle kullanıcılarıyla buluşturuyor. Yenilikçi vizyonu ve her dönem trendlere yön veren tasarımlarıyla adından sıkça söz ettiren marka, mobilyakirala.com.tr ile yeni bir iş birliğine imza atıyor.

İster kirala ister satın al

Türkiye genelinde 200’ün üzerinde mağazası ve her gün binlerce insanın ziyaret ettiği online mağazasıyla müşterilerine kusursuz ürünler sunan Kelebek Mobilya, mobilyakirala.com.tr iş birliğiyle ilk etapta Ankara Kelebek Mobilya belirli mağazalarında hizmete girecek. İlerleyen dönemdeyse tüm Kelebek mağazalarında kiralama seçeneği sunulacak ve kullanıcılar mağazalara gelerek kiralamak istedikleri kategorilerindeki ürünleri Kelebek Mobilya ve mobilyakirala.com güvencesiyle diledikleri zamana kadar kiralayabilecekler.

Ekiplerin uyum içinde çalışmasıyla kusursuz bir sürece imza atıldığını belirten Kelebek Mobilya Marka Direktörü Serkan Kaplan, düşüncelerini şu sözlerle ifade etti: “Kelebek Mobilya olarak kurulduğumuz ilk günden bugüne kadar sektörümüzde ilklerin temsilcisi olduk. Şimdi de mobilya sektörüne yeni bir soluk getirerek mağaza içinde kiralama dönemini başlatıyoruz. İlk etapta Ankara’daki şubelerimizde test amaçlı hayata geçecek uygulama, daha sonra 200’ün üzerindeki mağazamızda da kullanılabilecek. Bu süreçte emeği geçen ekiplere teşekkür etmek istiyorum.”

Kelebek Mobilya ile ortak bir sinerji yaratmanın sevincini yaşadığını belirten mobilyakirala.com.tr Genel Müdürü Çiğdem Özgül; “Mobilyakirala.com.tr Türkiye’de ilk mobilya kiralama uygulaması olma özelliğini taşıyor. Uluslarası anlamda da sıkça tercih edilen uygulamanın mobilya kiralama modeli, ev ve ev dekorasyonu alanında sektöre yeni bir soluk getiriyor. Biz de mobilya sektörünün başarılı firması Kelebek Mobilya ile iş birliği yapmanın gururunu ve mutluluğunu yaşıyoruz” dedi.

Zekânın yapayı olur, aptallığın değil
Prof. Dr. Mustafa Zihni Tunca

Birkaç yıl önce yerel bir gazetede, mahallelerine yerleştirilen baz istasyonuna isyan eden vatandaşların tepkileri ile ilgili bir haber vardı. Muhabire görüş bildiren vatandaşlardan birisi, her an baz istasyonundan radyasyon sızıntısı yaşanmasına yönelik bir korku ile yaşadıklarını ifade ediyordu.

Elbette her bireyin baz istasyonu ya da mikrodalga fırın gibi cihazların oluşturduğu enerji dalgalarını ifade eden ‘elektromanyetik radyasyon’ ile uranyumdan yayılan radyoaktivite kaynaklı ‘iyonlaştırıcı radyasyon’un aynı şeyler olmadığını bilmesi beklenemez. Ancak, basının ve özellikle de sosyal medyanın bireylerde oluşturduğu önyargıyı takip eden süreçte değiştirmek gerçekten zor olabiliyor.

Geçmişte, sosyal ağlardaki yanıltıcı paylaşımlar ve basına yansıyan eksik bilgilere dayalı haberler yüzünden uzun yıllar boyunca bireyler İnternet bankacılığını tehlikeli buldu, online alışverişlere karşı temkinli yaklaştı. Günümüzde ise, yapay zekâ odaklı felaket haberleri ile medya kuruluşları bireylerin yapay zekânın insanlığı ele geçirmek için tetikte bekleyen ‘dijital şeytan’ olarak algılanmasına sebep oluyor.

Esasen, yapay zekâ uygulamaları da dahil olmak üzere her teknolojik gelişmenin faydalarının yanı sıra zararları da söz konusu olduğunu inkâr edemeyiz. Bu durum baz istasyonları için de geçerli, COVID-19 aşıları için de… Ancak cep telefonunu elinden bırakamayan bir toplumun kendi mahallesinde baz istasyonuna isyan etmeleri, pandemi döneminde bir an önce işinin başına dönmek isteyen bireylerin sadece sosyal medyada okudukları paylaşımları esas alarak aşı ve maske gibi koruyucu önlemlere itiraz etmeleri tamamen oluşturulan önyargı ile alâkalı!

Önceki gün, Türkçe içerikli yayın yapan yabancı bir medya kuruluşunda yer alan bir yazının başlığı “Ya yapay zekâ bizi aptallaştırırsa?” şeklindeydi. Başta cep telefonu ve İnternet tabanlı ürün ve hizmetler olmak üzere, hayatımızı kolaylaştıran her teknolojik gelişmenin bizi biraz tembelleştirdiğine, sağlığımıza olumsuz etkiler yaratabildiğine, hatta beynimizin küçülmesine ve IQ seviyesinde azalmalara yol açabildiğine ilişkin araştırmaları yıllardır yazılarımda ve konuşmalarımda zaten paylaşıyorum. Tartışmaları bu eksenden çıkarıp tüm sorumluluğu yapay zekâya yüklemek kime ne kazandırır, hiç düşündünüz mü?

Günlük hayatımızın ayrılmaz bir parçası haline gelen pek çok teknolojik ürün ve hizmette zaten halihazırda yoğun bir şekilde yapay zekâdan yararlanılıyor iken, ChatGPT vb. uygulamaların popüler hale gelmesi ile yapay zekâya yönelik “insanlığın yok olmasına sebep olacak günah keçisi” algısı yaratma çabaları o yüzden bana gülünç geliyor!

Mimari ile akran zorbalığı ilişkisi
Özhan Özdemir

Mimaride fiziki koşulların insanlar üzerindeki olumlu olumsuz etkilerinin belirlenmesi her zaman önemli bir konu olmuştur. Kaldı ki bu bir eğitim kurumuysa konu daha önemli bir hal alır.
Avrupa Birliği Ülkelerinde aynı okul içerisinde öğrencilerin duygusal ve sosyal açıdan gelişimlerini desteklemek için “Brede School” kampüs şeklinde geniş okul tipi yaygındır. Bu tip okullar büyük bir kampüs olarak tüm ihtiyaçlara cevap verebilecek şekilde düzenleniyor.
Okul kampüsü uygulaması, sadece okul çevresi ile ilgili düzenlemeler oluşturmak ile sınırlı değil. Personel ve öğrencilerin okula karşı güçlü bir bağlılık oluşturmasına yönelik ortam oluşturmayı da kapsayan bir uygulama. Kullanıcının duygu durumu, içerisinde bulunduğu mekanla doğrudan ilişkili. Tıpkı, saçlarınız güzel olduğunda, kendinize yakıştığını düşündüğünüz bir kıyafet giydiğinizde hissettiğiniz olumlu duygular gibi.
Şiddet ve akran zorbalığı gibi davranışlar kendisini okula düşük düzeyde bağlı hisseden öğrencilerin olduğu okullarda daha fazla görülüyor. Bu nedenle güvenli okul kampüsleri sayesinde sosyal, kültürel etkinlikler ve spora yönelik altyapı eksikliği olmayan ortamlar oluşturmak öğrencilerin ve öğretmenlerin okul ortamından zevk almalarını sağlıyor ve öğrencileri geleceğe yönelik başarıya odaklanmalarını kolaylaştırıyor.
Spor ve sanat aktivitelerinin eksiksiz ve planlı bir şekilde uygulandığını gören çocuğun bilinci, olumlu yönde etkileniyor. Hem de birebir bu aktivitelerin içerisinde olmasa dahi. O eylemleri yapıp yapmayacağı konusunda kendi tercihinin yeterli olduğunu bilen çocuğun özgüven duygusu, tercih yapma hakkı olmayan çocuğa göre daha fazla gelişiyor.
Öğrencilerin, yaşamlarının büyük bir bölümünü geçirdikleri okullarda hangi aktiviteyi yapıp yapmayacaklarını belirlemek onların tercihi olmalı, kaderi değil!
Güvenli okulların en önemli özelliği ideal fiziksel koşullara sahip olması. Güvenli bir okul
iklimi içerisinde etkili öğretim yaklaşımlarının uygulanması için öğretmen ve öğrencilerin ihtiyaçlarına cevap verebilen, fiziksel donanımın yeterli olması gerekiyor.
Yaşadığımız dönem,
Sadece kesip dikmek üzerine kurulu bir terzilik sistemini değil, aynı zamanda kumaş hakkında da bilgi sahibi olunmasını gerektiren bir neslin gerekliliğini ortaya koyuyor.
Bir fidana sadece su vererek ağaç haline getiremeyeceğimizi bilmeli ve o fidanın hangi toprakta yetişeceğini, hangi mevsime elverişli olduğunu da bilmemiz gerekiyor.
Gençlerimizin, sadece başlıklara değil, alt başlıklara da hâkim olmaları gerekiyor.
Okul yöneticilerinin kampüslerde olması gerekenler konusunda en fazla ifade ettikleri konu futbol, basketbol, voleybol, tenis, yüzme gibi değişik sporlara yönelik alanların kampüste bulunması ile ortak kullanıma açık çok amaçlı sosyal merkezin olması olarak sıralanıyor. Bu tespitlere paralel Schneider, Walker ve Sprague ın, okul güvenliği konusunda ABD’de yaptıkları çalışmada, okulda spor ve sosyal amaçlı alanların yeterliliği, okulun acil çıkış kapıları ve acil güvenlik sisteminin olmasının öğretmen ve diğer personelin genel iş doyum düzeyleri üzerinde pozitif yönde etkili olduğunu saptamışlar.
Ne yazık ki, yapılan araştırmalarda, ülkemiz genelinde okul binalarının mekân özelliği açısından dar, kalabalık ve henüz istenilen düzeyde olmadığı tespit edilmiş.
Bir çocuk, dünyadır. Onu dar kalıplara hapsetmek, sadece kendi belirlediğimiz alanlarla ilgilenmesini beklemek onu geleceğin dünyasına eksik bir şekilde terk etmek olur.

Kamu Hizmetlerinde ChatGPT’nin Yeri
Çağrı Işıklıoğlu

Son dönemlerde birçok alanda adını sıkça duyduğumuz bir kavram ortaya çıktı: ChatGPT.
Yapay zekaya dayalı sohbet robotu olan ChatGPT, insanlarla etkileşimde bulunabiliyor, sorulan soruları anlamlı ve akıcı bir şekilde yanıtlayabiliyor, bilgi sağlayabiliyor ve öneriler sunabiliyor. Ancak kesin doğruyu garanti etmiyor.
ChatGPT’nin hızlı ve etkili bir şekilde soruları yanıtlaması, teknik bilgiler vermesi ve problemleri çözmek için rehberlik etmesinin, birçok sektörde büyük bir fayda sağlayabileceği ve iş yapış süreçlerini hızlandırabileceği öngörülüyor.
ChatGPT teknolojisinin, kamu sektöründe de bir dizi avantajı beraberinde getirebileceğini söyleyebilirim.
ChatGPT, sektöre ilişkin yeni fikirlerin ortaya çıkması, hizmet ve sürekli yenilik için verimliliği artırabilir. Modelin analiz yetenekleri sayesinde karmaşık soruların daha iyi anlaşılabileceğini ve bu sorulara uygun çözümleri bulmanın kolaylaşacağını söylemek mümkün. Büyük veri setlerini kullanarak geleceğe yönelik tahminler yürütmek ve daha iyi kararlar alabilmek açısından oldukça önemli bir yenilik olduğunu düşünüyorum. Ayrıca, ChatGPT’nin otomasyon kabiliyetinin kamu süreçlerini daha verimli hale getireceği de bir gerçek. Rutin görevleri otomatikleştirerek, çalışanların daha stratejik ve yaratıcı işlere odaklanmasına olanak sağlayacak olan bu teknoloji sayesinde kamu hizmetlerinin sunumunda hızlı ve etkili iyileştirmeler mümkün” dedi.
Kişiselleştirme Yetenekleri Değerli Olacak
İlerleyen süreçte ChatGPT’nin kişiselleştirme yetenekleri oldukça değerli hale gelecek. Kamu hizmetlerini alan vatandaşlara daha özelleştirilmiş deneyimler sunmak, onların ihtiyaçlarını ve tercihlerini daha iyi anlayarak, daha etkili hizmetler verilmesinin de önünü açacak. Bu da vatandaş memnuniyetini artırırken, kamu kurumlarının itibarını güçlendirecek. Akıllı, verimli ve vatandaş odaklı bir hizmet için çözüm odaklı bu teknolojiye danışmak, farklı perspektiflerden bakmayı da beraberinde getirecek. Elbette bazı endişelerimiz de bulunmakta. Bu model her ne kadar yetenekli olsa da, tamamen insan benzeri düşünme veya yaratıcılık seviyesine ulaşama konusunda eksiklikler barındırıyor. Bu nedenle, belirli durumlarda modelin önerilerini değerlendirirken insan muhakemesinin kullanılmasında fayda var.
Öte yandan ChatGPT’nin tamamen otomatik bir sistem olması veri gizliliği veya güvenlik endişelerini de beraberinde getiriyor. Bu noktada veri güvenliği ve gizliliği konularında en üst düzeyde önlemler alınarak, vatandaşların bilgilerini korumak için gereken adımların kesinlikle atlanmaması gerekiyor. Bu hususlara dikkat edildiği takdirde; yaratıcılığın olduğu, operasyonel verimliliğin arttığı, müşteri odaklı, yüksek hizmet kalitesi sağlayan kurumlara ulaşmak kolay bir hale gelecektir.

Siber savaşlar hız kesmiyor

ESET Research, siber casusluk operasyonları da yapan bir siber suç grubu olan Asylum Ambuscade’e ilişkin analizini yayınladı. Grup en az 2020’den beri siber casusluk kampanyaları yürütüyor.

ESET, Orta Asya ülkeleri, Ermenistan’daki devlet yetkilileri ve devlete ait şirketlerin çalışanlarının daha önce saldırıya uğradığını tespit etti. Grubun 2022’de Ukrayna’ya sınırı olan birkaç Avrupa ülkesindeki hükumet yetkililerini hedef aldığı bildirildi. ESET Research, saldırganların amacının resmi devlet web posta portallarından gizli bilgileri ve web posta kimlik bilgilerini çalmak olduğunu düşünüyor. Asylum Ambuscade genellikle Kuzey Amerika ve Avrupa’daki küçük ve orta ölçekli işletmeleri (KOBİ’ler) ve bireyleri hedef alıyor.

Grubun etkinliklerini araştıran ESET araştırmacısı Matthieu Faou bu durumu şöyle açıklıyor: “Görünüşe göre Asylum Ambuscade, zaman zaman Orta Asya ve Avrupa’daki hükumetlere karşı yeni siber casusluk kampanyaları yürütüyor. Özel siber casusluk operasyonları yürüten bir siber suç grubunu yakalamak oldukça zor ve bu nedenle araştırmacılar grubun etkinliklerini yakından takip etmelidir. Asylum Ambuscade’in suç yazılımı ele geçirme zinciri, genel olarak, siber casusluk kampanyalarında gördüğümüze çok benziyor. Temel fark, kötü amaçlı bir JavaScript dosyası veya birden fazla HTTP yönlendirmesi sunan bir web sitesine yönlendiren kötü amaçlı bir Google Reklamı olabilen uzlaşma vektörüdür. ”

2022 yılında, grup Ukrayna’ya sınırı olan bazı Avrupa ülkelerindeki hükümet yetkililerini hedef aldığında, ele geçirme zinciri kötü amaçlı bir Excel elektronik tablosu veya Word belgesi eki içeren bir kimlik avı e-postasıyla başladı. Saldırganlar, ilgilerini çeken kurbanların cihazlarına, gözetim yapmak amacıyla eklentilerle genişletilebilen bir indirici olan AHKBOT’u dağıttı. Bu eklentiler ekran görüntüsü alma, tuş vuruşlarını kaydetme, web tarayıcılarından parola çalma, dosya indirme ve bir bilgi hırsızı çalıştırma gibi çeşitli yeteneklere sahiptir.

Grup siber casusluk etkinlikleriyle gündeme gelmiş olsa da 2020’nin başından bu yana çoğunlukla siber suç kampanyaları yürütüyor. ESET Research, Ocak 2022’den bu yana dünya çapında 4.500’den fazla kurban tespit etti. Bunların çoğu Kuzey Amerika’da olsa da, Asya, Afrika, Avrupa ve Güney Amerika’da da kurbanlara rastladık. Hedef alanı çok geniş ve çoğunlukla bireyleri, kripto para ticareti ile uğraşanları, banka müşterilerini ve çeşitli sektörlerdeki KOBİ’leri içeriyor.

The Sims 4’ün iki yeni kit’i açıklandı

Electronic Arts (EA) tarafından yayınlanan ve Maxis tarafından geliştirilen The Sims 4’ün yeni eklentileri Grunge Revival Kit ve Book Nook Kit, yakında oyuncularla buluşmayı hedefliyor. Her iki kit de PC için EA uygulaması, Steam ve Epic Games Store ve Mac için Origin’de, PlayStation 5, PlayStation 4, Xbox Series X|S ve Xbox One sistemlerinde yer alacak.

The Sims 4 Grunge Revival eklentisiyle oyuncular içlerindeki isyankar ruhu kıyafetlerine ve eşyalarına yansıtabilecekler. Book Nook kit ise kitaplardan vazgeçemeyen oyunculara sıcak ve konforlu alanlar kurma imkanı sağlayacak.

The Sims 4 Grunge Revival Kit ve The Sims 4 Book Nook Kit hakkında daha fazla bilgi almak için bu bağlantıyı takip edebilirsiniz.

Alienware artık Türkiye’de!

Türkiye’deki oyunseverlerin merakla beklediği Alienware artık Türkiye’de. Dell Technologies, Alienware Aurora R15, Alienware M16 R1 RTX4070, Alienware M16 R1 RTX4060, Alienware M18 R1 RTX4060, Alienware AW401K RGB Gaming Klavye, Alienware AW610M RGB Gaming Mouse ürünlerini 20 Haziran’da Gaming.Gen.TR’nin mağazasında düzenlenen lansmanda tanıttı. Lansmana çok sayıda dijital içerik üreticisi ve influencer katıldı. Sadece Gaming.Gen.TR’den ulaşılabilen ürünlerin öne çıkan özellikleriyse şöyle;
Her seviyede ileri teknoloji
Alienware Aurora R15’teki geliştirmeler, CPU sıcaklıklarını %5 daha düşük seviyelere indirirken, %68 daha fazla güç sağlayarak tutkulu oyuncuların maksimum potansiyellerine ulaşmalarını sağlıyor. Hava akışı %19’a kadar arttı ve CPU sıvı soğutmalı sistemler artık 240mm ısı değiştiriciye sahip. Böylelikle sizi ısı sorunu olmayan mükemmel bir oyun deneyimi bekliyor. 5.8 GHz’ye kadar destek sağlayan 13. Nesil Intel® Core™ işlemci ve NVIDIA GeForce RTX 4080 ekran kartı sayesinde daha yüksek performansı yakalarken yeni nesil DLSS teknolojisini de deneyimleyebilirsiniz. Alienware Aurora R15 89.999₺’den satışta.
Eğlencenin sınırlarını zorlayan 16 inçlik dizüstü oyun bilgisayarı
Bu 16 inç yüksek performanslı Alienware M16 R1 oyun bilgisayarında yüksek hızda her zaferin tadını çıkarabilirsiniz. 13. nesil Intel® Core™ işlemciler ve NVIDIA® GeForce RTX™ 40 serisi grafik kartlarına sahip olan bu bilgisayarda en zorlu oyunlarınızı oynayabilirsiniz. 240W Toplam Güç Performansı ile darboğaza düşmeden hız aşırtmayı destekleyen daha fazla kapasite sunar. Dolby Atmos® ile üç boyutlu ses ile yeni dünyalara adım atıp sesler ve enstrümanlar ne şekilde yerliştirildiyse birebir duyacağınız oyun deneyimleri yaşayabilirsiniz. Alienware M16 R1 63.999₺’den satışta.
Güçlü grafiklerle tam gaz aksiyon
Alienware M16 R1 RTX4070 ekran kartı ve Intel 13. Nesil işlemcileri ile güçlendirilen bu masaüstü bilgisayarda oyunları en ince ayrıntısına kadar deneyimleyebilirsiniz. Alienware M16 R1, etkili bir soğutma sistemiyle donatılmıştır. Oyun sırasında oluşan ısıyı etkin bir şekilde dağıtarak performansı ve güvenilirliği optimize eder. Bu sayede uzun süreli oyun oturumlarında bile laptopunuzun serin kalmasını sağlar. Ayrıca, hızlı ve yüksek kapasiteli 512GB SSD depolama birimi, oyunların hızlı bir şekilde yüklenmesini ve sistem performansının artmasını sağlar. Alienware M16 R1, 16GB DDR5 RAM ile donatılmıştır. Yüksek hızda veri aktarımı sağlayan bu RAM, oyunlarınızın hızlı ve sorunsuz çalışmasına katkıda bulunur. Ayrıca, 16 inç boyutundaki yüksek çözünürlüklü QHD ekran, oyunlarda ayrıntıları net bir şekilde görmenizi sağlar. Geniş ekranıyla oyunlara daha fazla derinlik katar ve sizi içine çeker. Alienware M16 R1 RTX4070 67.999₺’den satışta.
Ödün verilmeyen performans, etkileyici bir duruş
Alienware M18 R1 ile Rakiplerinizi geride bırakın ve 13. Nesil Intel® Core™ işlemciler ve NVIDIA® GeForce RTX™ 40 Serisi grafik kartıyla donatılmış, hız aşırtma yapmadan daha fazla performans sunan 18 inçlik bir oyun dizüstü bilgisayar ile kimin patron olduğunu gösterin. Ekran kartının getirmiş olduğu NVIDIA DLSS 3 teknolojisi ile ek yüksek kaliteli kareler oluşturan yapay zekayı kullanarak performansınızı büyük ölçüde arttırabilirsiniz. Gelişmiş soğutma teknolojisi Alienware Cryo-tech™, sistemin istikrarını en yoğun oyun seansları sırasında bile korumak için tasarlanmıştır. Alienware M18 R1 66.999₺’den satışta.
Sizin kurallarınızla oyun deneyimi
Alienware AW610M RGB Gaming mouse ile, kablolu veya kablosuz, oyun içerisinde hiç performans kaybetmeden, şarjda olmasına bile gerek kalmadan 1.000Hz’lik hızı ile sizi oyunun en tepesinde tutabilir. Tek bir şarjla dilerseniz 350 saate kadar oyun oynayıp haftalarca mücadele edebilirsiniz. 16.000 DPI sensörü ile hızlı ve hassas hareket edebilirsiniz. Alienware AW610M RGB Gaming Mouse 1.999₺’den satışta.
Oyunlara hükmedin
Alienware AW410K RGB Sektör lideri Cherry MX mekanik anahtarları, 100 milyon basım ömrü, N-key rollover ile anti-ghosting ve metal plaka gövdesi ile Alienware AW410K size inanılmaz bir oyun deneyimi yaşayabilirsiniz. Ayrıca tümleşik USB geçişi ile fare veya kulaklık arasında PC’nizden geçiş yapmadan kullanabilirsiniz. Alienware AW410K RGB Gaming Klavye 3.099₺’den satışta.

UNDP ve Birleşik Krallık, deprem bölgesinde atık yönetimi yükünü hafifletmek için güçlerini birleştiriyor

Adıyaman Belediyesi’ne teslim edilen yeni yol süpürme aracı ile, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Birleşik Krallık, Türkiye’de 6 Şubat 2023 depremlerinden etkilenen toplulukların acil ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla uygulanan 1,9 milyon ABD Doları tutarındaki programın bir parçası olarak temel ihtiyaç maddeleri ve ekipman sağlamaya devam ediyor. UNDP Türkiye Mukim Temsilcisi Louisa Vinton bugün, Adıyaman Belediye Başkan Yardımcısı Abuzer Çelik ve belediye atık yönetim ekibine yeni aracı sundu.

Adıyaman, depremlerden en çok etkilenen üç ilden biri. Evlerin ve dairelerin yaklaşık dörtte biri yıkıldı veya tamamen tahrip oldu; Adıyaman’daki tüm konutların dörtte üçü de çeşitli düzeylerde hasar gördü. Depremden bir ay sonra yapılan tahminlere göre, Adıyaman ilinde 307.000 insan yerinden oldu, birçoğu kentlerin içinde ve çevresinde çadırlar ve düzensiz yerleşim birimlerinde, su kaynağı ve tuvalet-banyo olmadan yaşıyor. Deprem nedeniyle belediyenin çöp toplama gibi hizmetleri ağır biçimde aksadı.

“Adıyaman halkının dayanma gücünü takdir ediyor ve geçici barınaklarda yaşamanın zorluklarına katlanmaya devam eden binlerce insanı saygıyla selamlıyoruz” diyen Vinton şöyle devam etti: “Depremzedeler için kamu hizmetlerini yeniden ayağa kaldırmaya çalışan yerel yönetimlerin karşı karşıya oldukları zorlukların da farkındayız. Böylesine iç içe mekanlarda yaşayan birçok insan için sağlıklı ve güvenli koşulların sağlanması için daha iyi atık yönetimi zorunludur; ve işte bu noktada UNDP, Birleşik Krallık finansmanıyla destek sağlıyor.”

Birleşik Krallık Büyükelçisi Jill Morris şunları söyledi: “Yıkıcı depremlerin ardından Birleşik Krallık, Türk hükümetinin insani yardım talebine hızla yanıt verdi. Depremin neden olduğu ihtiyaçlar çok büyük olduğu için, afetten dört ay sonra da Türk halkının yanında olmaya devam ediyoruz. Birleşik Krallık Hükümeti, depremden etkilenen bölgedeki binlerce depremzedenin ihtiyaçlarını karşılamak ve acılarını hafifletmek için UNDP ve diğer BM kuruluşlarıyla birlikte çalışmaktan memnuniyet duyuyor.”

Belediye Başkan Yardımcısı Çelik ise “Belediyemizin altyapı ve ekipmanının çoğu tahrip oldu; yenilerine kavuştuğumuz için minnettarız. Kent merkezini temiz ve tertipli tutmak yalnız halk sağlığına değil, yerelde moralin yükseltilmesine de katkıda bulunuyor.” dedi.

100.000 ABD Doları değerindeki yeni yol süpürme aracı, depremin bina bloklarını komple yıktığı Adıyaman kent merkezinde, acilen ihtiyaç duyulan atık toplama ve sokak temizleme hizmetini sağlayacak. UNDP, depremlerden bu yana yüzde 40 nüfus artışı yaşayan Kilis’e de aynı tipte bir yol süpürme aracını Nisan 2023’te teslim etmişti.

Yol süpürme araçları, Birleşik Krallık’ın finanse ettiği ve UNDP’nin Adıyaman’ın yanı sıra depremden en çok etkilenen diğer iki il olan Hatay ve Kahramanmaraş’a da atık konteynerleri ve başka malzemeler teslim etmeye devam edeceği kapsamlı bir projenin parçası. Planlanan destekler arasında, mobil ve geçici bakım merkezleri kurulması yoluyla engelliler ve diğer kırılgan topluluklara acil ihtiyaç duyulan bakım hizmetlerinin sunulması da yer alıyor. UNDP Türkiye Mukim Temsilcisi Vinton, 13 Haziran’da Adıyaman Belediyesi ve Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi ile bu faaliyetleri ve diğer ihtiyaçları kapsayan anlaşmalar imzaladı ve önümüzdeki günlerde de Hatay Büyükşehir Belediyesi ile üçüncü bir anlaşma imzalanacak.

Birleşik Krallık finansmanı, 16 Şubat 2023’te yayınlanan BM Acil Yardım Çağrısı kapsamında UNDP’nin talebine karşılık sağlandı.

Şubat 2023 depremleri Türkiye’nin güneyinde 110.000 km2 büyüklüğünde bir bölgeyi vurmuş, 50.700’ü aşkın insanın ölümüne, 3,3 milyon insanın (bölge nüfusunun yüzde 20’sinden fazlasının) yerinden olmasına, 313.000 binanın yıkılmasına yol açmıştı. UNDP, BM, AB ve Dünya Bankası’nın desteğiyle Türk Hükümeti tarafından hazırlanan afetin mali etkilerine ilişkin analiz raporu “Türkiye Deprem Toparlanma ve Yeniden İmar Değerlendirmesi (TERRA)”ya göre, depremlerin yarattığı toplam hasar ve zarar 103,6 milyar ABD Doları olarak tahmin ediliyor.

Tüm Zamanların En Büyük Kâşifi Indiana Jones ile Ford’un Macera İçin Tasarlanan Explorer’ı Bir Araya Geliyor

Ford’un Alman mühendisliğini çarpıcı Amerikan tarzıyla birleştiren maceracı ve tamamen elektrikli otomobili yeni Explorer 1 bu kez tüm zamanların en büyük kâşifi Indiana Jones ile macerayı yeniden keşfediyor.

Ford, tamamen elektrikli yeni Explorer’ın son reklam kampanyası için Disney ve Lucasfilm yapımı son Indiana Jones filmi “Indiana Jones ve Kader Kadranı”nda (Indiana Jones and the Dial of Destiny) bugüne kadarki en büyük macerasına atılıyor.

Efsanevi film serisinin ikonik görüntülerine ve ünlü müziklerine atıfta bulunan yeni kampanyada Explorer kıtalar arası bir macerada başrolde olacak. Explorer’ın maceralarını merkeze alan ve Avrupa’da sinemalarda gösterime girmeden önce 13 Haziran’da başlatılan kampanya, dijital mecralar ve açık hava reklamları aracılığıyla gösteriliyor.

Nesillerdir süren mirası temel alarak macera severler için yeniden tasarlanan tamamen elektrikli yeni Explorer, Ford’un cesur ve ikonik elektrikli otomobil modellerine öncülük ediyor. Sıfır emisyonlu sürüş deneyimini yüksek performans ile buluşturan Explorer sadece 25 dakikada yüzde 10’dan yüzde 80’e kadar hızlı şarj 2 özelliği sunuyor.

Olağanüstü bir dijital deneyim sağlayan Explorer’ın öne çıkan özellikleri arasında 30 dereceden fazla bir yay boyunca hareket edebilen 15 inçlik SYNC Move ® hareketli dokunmatik ekran, tam donanımlı bilgi-eğlence sistemi, kablosuz uygulama entegrasyonu ve gelişmiş sürücü yardımı yer alıyor. Ayrıca, ekranın altında bulunan özel saklama alanı ile hazine haritalarını meraklı gözlerden saklamak için mükemmel bir saklama alanı bulunuyor. Sürücü ve ön koltuktaki yolcu arasındaki 17 litrelik konsol, 15 inçlik bir dizüstü bilgisayarı veya heyecan verici bir macera için gereken eşyaları depolayacak kadar geniş bir alan sağlıyor.

İki ikonik maceracı ruh bir arada

Ford Model e Avrupa Genel Müdürü Martin Sander, “Indiana Jones beyazperdedeki en çok tanınan Amerikalı kaşif, bu nedenle kendi ikonik Explorer’ımız ile onun macerasına ortak olma fırsatı mükemmel bir eşleşme. Yeni Explorer sadece tamamen elektrikli olmakla kalmayacak, aynı zamanda en son Indiana Jones filmi kadar heyecan verici bir macera olacak” dedi.

Explorer, en genç kâşif ile dünya turuna da çıkıyor

Ford, yeni tamamen elektrikli Explorer için, Indiana Jones’tan önce de sosyal medyada “Lexie Limitless” olarak bilinen ve dünyanın her ülkesini ziyaret eden tarihteki en genç kâşif unvanına sahip Lexie Alford ile dünya çapında bir macera için iş birliği yaptı. Lexie yeni Explorer ile yıl sonuna doğru dünya turuna çıkacak. Lexie’nin gerçekleştireceği bu iddialı macera, 1920’li yıllarda Ford’un Model T otomobili ile dünyayı dolaşarak rekor kıran Aloha Wanderwell’den ilham alıyor.

Yeni Ford Explorer’ın 2024 yılında Avrupa ve Türkiye’de pazara sunulması planlanıyor.

Mitsubishi Legendera klimalar yapay zekâya sahip

Mitsubishi Electric Klima Sistemleri, havaların ısınmasıyla birlikte beklentilerine uygun konfora kavuşmak isteyen tüketicilere mekanlarda Good Design tasarım ödülü sahibi Legendera serisi klimalarıyla yanıt veriyor. Yakut kırmızısı, kuzguni siyah, inci ve duru beyazı renk seçenekleri ile yaşam alanlarına yeni bir soluk getiren Legendera serisi; yapay zekâ algoritmaları, “3D i-See Sensör” teknolojisi, gelişmiş filtre sistemleri, uzaktan kontrol sağlayan bulut tabanlı fonksiyonları gibi birçok özelliği ile tüketicilerin dört mevsim öncelikli tercih ettiği ısıtma ve soğutma sistemi olarak öne çıkıyor.

Yapay zekâ teknolojisi ile cüzdan dostu

Legendera Türkiye’de satışa sunulan ilk ve tek yapay zekâ destekli klima olma özelliğini taşıyor. Yapay zekâ ve “3D i-See Sensör” adlı mekân tarama teknolojisi sayesinde Legendera klimalar, iklimlendirilen havanın mekân içinde öncelikle ve yoğun olarak kişilerin daha fazla zaman geçirdiği alanlara yönlendirilmesini sağlıyor. Ortamda değişen talepleri otomatik olarak algılayan gelişmiş 3 boyutlu sensörler sayesinde mekânın yüzlerce hücresinden ölçüm alarak 3 boyutlu analiz yapabilen, bu analizlerden öğrenen ve karar veren teknoloji, bu sayede mekânda farklı sıcaklıklardan dolayı oluşabilecek rahatsız edici durumları ortadan kaldırıyor. Ortamda bulunan kişilerin konumlarını da tespit edebilen sistem, kullanıcı durumuna göre ortam iklimlendirmesini yönetiyor. Böylece sadece gerektiği kadar soğutma ve ısıtma sağlayan Legendera klimalar, konforu üst seviyeye taşırken elektrik faturalarının düşmesine destek oluyor.

Enerji verimliliğinde sıradan A sınıfı cihazların iki katından fazla tasarruf sağlıyor

Elektrik faturalarına doğrudan etki eden cihazın enerji verimliliğini ifade eden “enerji sınıfı”, tüketicilerin klima satın alma kriterleri arasında ilk sıralarda yer alıyor. Legendera serisi sıradan A sınıfı cihazların 2 katından fazla verim sağlarken klimanın işletme maliyetlerini de hissedilir şekilde düşürüyor. Mitsubishi Electric’in iklim değişikliği ile mücadele için geliştirdiği çevresel konulardaki teknolojileri gerek ev gerekse ülke ekonomisine sağladığı katkının yanında kullanıcıların bireysel olarak karbon ayak izini azaltmalarına da yardımcı oluyor.

Kişiselleştirilmiş iklimlendirme ile yüksek konfor

Mekân içinde doğru alana doğru yönlendirmeyi yapabilmek için tam fonksiyonel bir hava üfleme yapısına sahip olan Legendera serisi, yapay zekâ algoritmasını birbirinden bağımsız hareket edebilen altı farklı kanat sistemi ile destekliyor. Odada bulunan kişilerin konfor seviyesine göre ayarlanabilen bu kanatlar ile, hava akış kontrolü kişisel ihtiyaçlar doğrultusunda bağımsız olarak yapılabiliyor. Kullanıcılara kullanım alışkanlıklarına göre otomatik konfor sunan bu özellik, klima kullanımı sırasında kullanıcıların karşılaştığı rahatsız edici durumları indirirken gereksiz kullanımdan kaynaklı enerji tüketimini de düşürüyor.

Legendera serisinde bulunan “Plasma Quad Plus” filtre teknolojisi de saç telinin yaklaşık otuzda birine denk gelen 2.5 mikrometreden daha küçük parçacıkları filtreleyerek ortam havasını A sınıfı derecelendirme ile temizleyebiliyor. Böylece Legendera klimalar bulundukları mekânda temiz hava solumak isteyenler için de ideal bir seçenek haline geliyor.

Mitsubishi Electric’in bulut tabanlı MELCloudTM teknolojisi ile kullanıcılar ortamın sıcaklık derecesini dışarıdayken ya da yerlerinden kalkmadan bilgisayar, tablet veya akıllı telefon ile internet üzerinden kontrol edebiliyor. Butik oteller, farklı yerlerdeki konut ve iş yerleri gibi çoklu alanların tek noktadan yönetimi için imkân sağlayan bu sistem ihtiyaca yönelik bir otomasyon sağlıyor.

Özel kaplama ile hep ilk günkü performans

Klima iç ünitesinde fan, ısı değiştirici ve hava yolu üzerine uygulanan Mitsubishi Electric’e özel Çift Katmanlı Kaplama teknolojisi de toz, yağ, sigara dumanı ve karbon gibi farklı kimyevi yapıdaki kirleticilerin parçalar üzerinde değil, filtre üzerinde birikmesini sağlayarak klimanın ömrünü uzatıyor. Filtrelerin kullanıcılar tarafından rutin olarak temizlenmesi ile sistemin verim ve performansı yıllar içinde ilk günkü gibi devam ediyor. Yapılan fabrika araştırmaları Çift Katmanlı Kaplama özelliğine sahip cihazın 10 yıl sonra enerji veriminde %8, cihazın hava üfleme kapasitesinde %10 avantaj sağladığını ortaya koydu.

Klima satın alırken dikkat edilmesi gerekenler arasında cihazın enerji sınıfı yer aldığını vurgulayan Mitsubishi Electric Türkiye Klima Sistemleri Pazarlama ve Planlama Departman Müdürü Caner Güçer, “Soğutmada 10,5’e ulaşan verim değeriyle sıradan A sınıfı cihazlardan iki kat daha yüksek verimlilik sunan A+++ soğutma verimliliğine sahip Legendera serisi klimalarımız ile hem ısıtma hem de soğutmada enerji tüketiminin azalmasına ve elektrik tasarrufuna önemli katkıda bulunuyoruz. Legendera klima serimizde bulunan ve sadece 2 watt elektrik tüketen Plasma Quad Plus filtresi ve Türkiye’de bir ilk olan yapay zekâ teknolojisi tüketicilere enerji tasarrufunda büyük avantaj sağlıyor” dedi. Yeniye sahip olmak kadar, sahip olunanı korumanın da giderek daha fazla önem kazandığını kaydeden Güçer, “Bu nedenle tüketici beklentilerinde satın alma sonrası katma değerli hizmet ve uzatılmış garanti süreleri giderek daha fazla öne çıkıyor. Mitsubishi Electric olarak sektörde bir ilki gerçekleştiriyor, Legendera serisi dahil tüm klimalarımızı 10 yıla uzatılmış ek garanti imkânı ile satışa sunarak müşteri memnuniyetinde çıtayı daha da yükseltiyoruz” diye konuştu.

2023 bir uzay macerası
Atıf Ünaldı

Efendim bu hafta Sir Richard Branson’ın sahibi olduğu Virgin Galactic bu ay içinde uzay turizmi faaliyetlerine başlayacağını açıkladı. Hiç heyecanlanmayın Haziran sonu olacak seyahatin biletleri satılmış durumda. Hem de öyle bir iki tane değil tam 800 tan bilet satılmış.
Hani biz gittiğimiz restorantta kaç kişi var ne ciro yapar hesaplarız ya; alın size işte o rakamlar. İlk biletler 200.000 euro’ya satılmış. Şu an bilet fiyatları 450.000 euro. Çarpması bölmesi sizden.
Ben yıllardır bunu yapmak lazım diyorum ama dinleyen yok. Buyrun aşağıda Bloomberg Businessweek Türkiye’de yıllar önce yazmış olduğum ve gerçek olaylara dayanan köşe yazımı aşağıda okuyabilirsiniz. Gaziantep’te yaptığım bir konuşmanın anısı. Arkasından da Mersin Kosgen ile gerçekleştirdiğim konuşma. Hani şu yalandan konulan uzay taşımacılığı desteği bilgisini aldığım Kosgeb. Hepsi yazıda, okuyunuz.

Gaziantep’li bir iş adamı

Bundan tam altı yıl önceydi. Bir organizasyonda Gaziantep’li iş adamlarına bir konferans verecektim. İş adamları ne bekler? Yeni iş imkanlarını! Ben de en yenilikçi iş imkanları nerede bulunur diye düşündüm ve büyük teknoloji şirketlerinin patronlarının o an nelerle uğraştırdığını araştırdım. Elon Musk’ın o dönemdeki en önemli projesi uzay taşımacılığı yapan şirketi SpaceX’in Nasa ile yaptığı anlaşmaydı. Amazon’un kurucusu Jeff Bezos ise uluslararası denizlere düşen uyduları çıkarıp, reverse engineering ile nasıl çalıştıklarını inceliyordu. Sir Richard Branson, Virgin Galactica ile uzay turizmi planlıyordu. Birkaç isim ise birleşip uzay madenciliği planları yapıyorlardı. Yani neredeyse bütün önemli isimler uzay araştırmaları yapıyorlardı.
Konuşmamı bitirdikten hemen sonra, kuliste bir iş adamı sessizce yaklaşıp, konuştuklarımdan etkilendiğini, uzay çalışmaları konusunda Türkiye’de neler yapılabileceğini sordu. Ben de nerle yapılabileceği konusunda düşüncelerimi anlattım. Diğer konuşmacı arkadaşlarım servise binmiş olmasına rağmen, iş adamının soruları bitmek bilmiyordu. Bir ara kafasını kaldırıp herkesin beni beklediğini farkedince biraz utandı, vedalaştık. Ancak kısa bir süre sonra beni arayacağını söyleyip telefonumu aldı.
Aradan yaklaşık bir hafta geçmişti, işadamı beni aradı. Konuşmanın devamı için Gaziantep’e davet etti. Programıma bakıp, uygun bir tarih belirledik. Beni tanıyanlar bilirler ben Adana ve Gaziantep’e sık aralıklarla gitmeyi sevmem. Ancak iş adamının konuya ilgisi beni de şaşırtmıştı. Giderken uzay projelerinde girişimcilik konusunda bir sunum hazırlamamı rica etti. Bunu da küçük bir sözleşmeye bağlamak konusunda ısrar etti. Etik anlayışı da ayrıca beni mutlu etmişti.
Gaziantep’e giderken oldukça vizyoner bir dosya hazırlamıştım. Öğlen yemeğine kadar ben sunumumu yaptım. Yemekte ise bu projelerden hangilerinin onlara uygun olduğunu konuştuk. Yemekten sonra da bir workshop ile proje sayısını bire düşürdük. Tesislerini o gün gezmeye zaman bulamamıştım. Daha uygun ve boş bir günde hem tesisleri gezmek, hem de katmer yemek için sözleştik. Ben uçağa binerken Gaziantep’in nur topu gibi bir uzay projesi, benim bir Gaziantepli danışanım olmuştu.
Projenin ilk dosyasını hazırladıktan sonra, devletin desteğini almak için neler yapabileceğimizi konuşmaya başladık. Zira konu meşakkatliydi ve devletin bu projede desteği maddi anlamdan çok manevi anlamda önemliydi.
Bir Mersin seyahatimde, konuyu Mersin Kosgeb Başkanına açtım. O da bana bu konuyla ilgili bir Kosgeb desteğinin açıldığını söyledi. Ben de heyecanla bunu Gaziantep’teki danışanıma ilettim.
Aradan tam altı yıl geçti. Elon Musk, SpaceX sayesinde sadece Nasa’nın değil, Turksat’ın da uydularını uzaya taşıyor. Üstelik daha sonra başlattığı uzaydan internet projesi için gerekli uyduların yüzde33’ünü yörüngelerine yerleştirdi. Geçen hafta bu uydularla Kuzey Amerika ve Kanada’da başvuran ailelerle bir beta teste başlayacaklarını bildirdi. Amazon’un patronu Jeff Bezos ise Nasa’dan uzay araştırmaları için birkaç gün önce onay aldı. Sir Richard Branson uzay turistlerini için kayıtlara başladı, avanslarını toplamaya başladı. Hatta geçenlerde bir uydu, meteora inip maden toplamaya başladı.
Bizde mi? Biz de tabii ki yukardaki hikaye gibi birşey olmadı. Gaziantep’te Jeff Bezos’u tanımama ihtimallerine karşılık, Amazon’dan alış veriş yapan var mı diye sormuştum. Salondaki kimse Amazon’u bilmiyormuş. Antalya’da son soru “Bizim gibi taşra şehirlerine ne önerirsiniz?” oldu, Erzurum’da iş adamları talep göstermediği için, organizasyon sahibi üniversiteden otobüslerle çocukları çağırmıştı.
Hikayenin tek doğru yanı Mersin Kosgeb Başkanına uzay taşımacılığı desteği konusunu sormamdı. Gelen cevap ise, “biz onu öylesine yazdık” oldu.
İstanbul’da her gün bir yerlerde bir CEO çıkıp sahneden inanırsanız başarırsınız anlamında motivasyon konuşmaları yapıyor. İşin komiği, onları en çok bu vizyoner projelere “hayır” diyen isimler alkışlıyor.
Hani bazen “coğrafya kaderimiz” diyoruz ya, ne düşünüyorum biliyor musunuz? Sanıyorum biz kendi makus kaderimizi yaratıyor suçu da coğrafyaya atıyoruz.

Akran zorbalığı ile mücadelede çözüm : spor
Yasin Yılmaz

Gençlerin en büyük problemleri arasında yer alan akran zorbalığı, bir çocuğun emsali yaş grupları tarafından sözel ya da fiziksel şiddetle karşı karşıya kalması durumudur. Zorbalığı yapan taraf karşısındaki kişiyi kimi zaman fiziksel kimi zaman ise duygusal yönden zayıf görmesiyle harekete geçer. Ardından karşısındakine acı çektirmeyi amaçlayarak sözlü ya da fiziksel eylemleri harekete geçirir.
Akran zorbalığı içerisinde yer alan tutumlar genellikle dalga geçme, küçümseyici söylemler, arkadan yapılan dedikodular, eşyalanına zarar verme, kendisine bir şeyler aldırma,
ödevini yaptırma ya da dışlama ve görmezden gelme gibi çeşitli şekillerde olabilmektedir. En son noktasında ise fiziksel ya da cinsel saldırganlık aşamalarına kadar gidebilmektedir.
Akran zorbalığının temel nedeni bireyin içerisinde yaşadığı bir takım kişisel problemleri aşmakta güçlük çekmesi ve kendisinin açıklarını kapatmak için başkasına saldırarak enerjisini harcama güdüsünden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle akran zorbalığını yok etmek, gençlerin enerjilerini doğru ve faydalı bir sekilde yönlendirmek, onları bir bütün ve takım haline getirmek için ise spor son derece önemli bir yer almaktadir.
Spor; bireyin fiziksel performansini geliştirir, oksijen kapasitesini arttirir, kan dolaşımını ayarlar, vücut direncini arttırır, bağışıklığı güçlendirir ve stresle başa çıkılmasında önemli bir yer tutar. İnsanların zihinlerini odaklayabilmelerini ve birlikte hareket edebilme kabiliyetlerini geliştirmeleri için son derece önemlidir.
Spor bireyin; fiziksel, ruhsal ve bilişsel gelişimlerini sağlamaları için oldukça önemlidir. Herhangi bir spor dalıyla ilgilenen gençlerin enerjilerini doğru noktaya yönlendirdikleri ve fiziksel gelisimlerini sağlıklı sürdürdükleri için kendilerine güvenen bireyler olduğu ve akran zorbalarına sıklıkla maruz kalmadığı görülmektedir.
Bizler de gençlerimizi akran zorbalığına karşı korumak ve kendilerine güvenen, birlikte hareket edebilme yetileri gelişmiş bireyler haline getirmek için bir spor dalına yönlendirmeye gayret etmeli, sporun insan hayatindaki yerinin ve öneminin ne denli büyük olduğunu asla unutmamalıyız.

Yalnızlık Yoksunluğu
Prof. Dr. Mustafa Zihni Tunca

Yalnızlık ilginç bir kelime. Her ne kadar çoğu zaman insanın tek başına, kimsesiz kalması gibi negatif anlamı ile ön plana çıksa da, kendini dış dünyadan soyutlayarak tek başına kalma tercihinin de bu kelime ile ifade edildiğini unutmamak gerekiyor. İslam’da tefekkür, Budizm’de ise meditasyon kavramları da esasen mecburiyetten değil, bir tercih olarak yalnız kalma eylemi ile ilişkilendirilebildiğini de hatırlatmış olalım.

Yalnızlığın önemine değinen Fransız yazar Albert Camus “Dünyayı anlamak için bazen ondan yüz çevirmek gerekir.” diyor. Bu anlamda gerçek yalnızlığın fiziksel değil de zihinsel olduğunu ifade eden meşhur Roma kralı Marcus Aurelius ise “İnsan hiçbir yerde kendi ruhundan daha sessiz ve daha rahat bir inziva yeri bulamaz.” diyerek durumu çok güzel özetliyor.

Geçtiğimiz yıl Almanya’da yapılan bir araştırmada, zihinsel yalnızlığın problem çözme, yaratıcılığı artırma ve özdeğer duygusuna katkı sağlama konusunda insanlara yardımcı olabileceği, ancak bireylerin günümüzde tam aksi yönde davranarak, diğer insanlarla meşgul olmayı tercih ettiklerini ortaya koyuyor.

Araştırmacılar özellikle akıllı telefonların dikkat dağıtmakla kalmayıp, her türlü bilgiye ulaşmayı kolaylaştırmaları sebebiyle düşünme alışkanlığının kaybına katkıda bulunduğuna işaret ediyor. Bunun sonucunda ise özellikle de olumsuz düşünmeye eğilimli bireylerin kendi düşünceleriyle vakit geçirmekte zorlandıklarını ifade ediyorlar.

Benzer bir şekilde, Digital Minimalism kitabının yazarı Cal Newport 2019 yılında kaleme aldığı kitabında dijital dünyanın insanlarda yarattığı “kendi düşüncelerinizle baş başa sıfıra yakın zaman geçirme” durumu olarak özetleyebileceğimiz ‘yalnızlık yoksunluğu’ tehlikesine dikkat çekerek cep telefonu gibi hayatı kolaylaştıran dijital cihazların aslında bizi daha dağınık, daha endişeli ve olumlu bir şekilde kendimizle daha az baş başa kalan bireyler haline getirdiğine işaret ediyordu.

Newport’un ne kadar haklı olduğunu ise kendisini bir mağaraya kapattıktan tam 500 gün sonra geçtiğimiz Nisan ayında ilk kez gün ışığına çıkan 50 yaşındaki bir İspanyol kadın sporcu ispatladı. İnsanın fiziksel ve psikolojik olarak aşırı yalnızlık ve yoksunlukla nasıl başa çıkabileceğini araştıran bir deney için gönüllü olarak yerin 70 metre altındaki karanlık bir mağarada yaklaşık bir buçuk yıl geçiren Beatriz Flamini, zihinsel olarak “kendisi ile çok iyi anlaşarak” yer altında geçirdiği sürenin ne kadar uzun olduğunu 65. günden itibaren hissetmediğini ifade etmiş.

Zamanı sakince ve amaçlı bir şekilde 60 kitap okuyarak, tecrübelerini yazarak ve çizerek, örgü örerek ve en nihayetinde eğlenerek geçirdiğini ifade eden Flamini “Bıraksalar 500 gün daha kalabilirdim” diyecek kadar da iddialı.

Esasen, 50 yaşındaki Flamini’nin bu tecrübesi ‘dijital arınma’ konusundaki önerilerimizin neden gençlerin değil de olgun yaşlardaki bireylerin daha fazla ilgisini çektiğini de gösteriyor.

Einstein’ın da dediği gibi:

“Yalnızlık gençken acı vericidir, ama olgunlaştıkça keyif vermeye başlar.”

Türkiye’nin en sıra dışı butik oteli açıldı

Göcek kıyısına sadece 12 kilometre uzakta, orman denizleri içinde konumlanan Izz Getaway geçtiğimiz gün kapılarını misafirlerine açtı.18 toprak oda, 8 özel havuzlu villa, Yiğit Cumalıoğlu’nun başında olduğu Gaze Restaurant, bakery salonu, at çiftliği, spa merkezi, tarım alanları, sanat atölyesi gibi çok sayıda özelliği barındıran otel, misafirlerine farklı bir deneyim sunuyor. Izz Getaway’in kurucusu Asım Çavuşoğlu, “Bu hafta açıldık. Zamanın ötesinde bir mekan ve atmosfer var burada. Yiğit (Cumalıoğlu) şef muhteşem bir mutfak hazırladı. İddia ediyoruz ki Türkiye’nin en iyi 10 restoranından birine sahibiz. Doğadan sofraya bir deneyim yaşacak misafirlerimiz. Bunun dışında sanat atölyesi, mini tarlalar, inziva alanı, hareket stüdyosu, özel havuz alanları gibi çok sayıda mekanımız var” dedi.

Exit mobile version