Yazar: Editor
İş Bankası Kültür Yayınlarından En Beğendiğimiz Kitaplar (2026)
1. Geometri – Mustafa Kemal Atatürk
Atatürk’ün geometri terimlerini Türkçeleştirmek amacıyla kaleme aldığı eser, bugün kullandığımız matematik dilinin oluşumuna ışık tutuyor. İlk kez 1937’de yayımlanan kitap, bilim ile dil arasındaki ilişkiyi ve Atatürk’ün eğitime yaklaşımını birlikte görmek açısından değerli.
2. Büyük Fizikçiler: Galileo’dan Yukava’ya – Ioan James
Galileo’dan Yukava’ya uzanan elli fizikçinin yaşam öyküsü üzerinden fiziğin gelişimini anlatıyor. Bilimsel başarıları, bu başarıların arkasındaki insanların hayatları ve dönemlerinin toplumsal koşullarıyla birlikte ele alan bir bilim tarihi kitabı.
3. Spinoza Mucizesi – Frédéric Lenoir
Spinoza’nın yaşamını; Tanrı, ahlak, arzu ve mutluluk üzerine düşünceleriyle birlikte ele alıyor. Lenoir, filozofun sevinç ve iyi bir yaşam arayışını izleyerek düşüncelerinin günümüz insanı için taşıdığı anlamı tartışıyor.
4. 101 Felsefe Problemi – Martin Cohen
Felsefi soruları paradokslar, bilmeceler ve kısa hikâyeler üzerinden tartışmaya açıyor. Anlaşılır anlatımıyla okuru kendi cevaplarını düşünmeye, gerekçelerini sınamaya ve gündelik hayattaki kabullerini sorgulamaya davet ediyor.
5. Gauguin: 500 Görsel Eşliğinde Yaşamı ve Eserleri – Susie Hodge
Gauguin’in Fransa’dan Tahiti’ye uzanan yaşamını, sanatındaki değişimlerle birlikte anlatıyor. Sanatçının renklerini, biçimlerini ve farklı dönemlerdeki arayışlarını zengin görsel malzemeyle takip etmek isteyenler için kapsamlı bir kaynak.
6. Manet: 500 Görsel Eşliğinde Yaşamı ve Eserleri – Nigel Rodgers
Manet’nin yaşamını, döneminin sanat çevreleriyle ilişkisini ve resimde yerleşik kuralları sorgulayan yaklaşımını inceliyor. Eserleri üzerine açıklamalar ve görseller, sanatçının modern resmin gelişimindeki yerini anlamayı kolaylaştırıyor.
7. Sürrealistlerin Hayatları – Desmond Morris
Sürrealist sanatçıların kişiliklerine, ilişkilerine, alışkanlıklarına ve yaşam öykülerine odaklanıyor. Kendisi de sürrealist bir sanatçı olan Morris’in kişisel tanıklıkları ve aktardığı anekdotlar, akımın arkasındaki insanları yakından tanıma imkânı sunuyor.
8. Savaş ve Barış – Lev Tolstoy (2 Cilt)
Napolyon savaşları dönemindeki Rusya’yı, farklı ailelerin ve bireylerin iç içe geçen hayatları üzerinden anlatıyor. Savaşın toplumsal etkilerini, kişisel çatışmaları ve insanın hayatına yön verme çabasını geniş bir tarihsel çerçevede ele alan büyük bir roman.
9. TRAKEL: Türkiye’nin Kelebekleri – Ömer L. Furtun ve TRAKEL ekibi
Türkiye’deki kelebekleri fotoğraflar, dağılım haritaları ve türleri ayırt etmeye yardımcı bilgilerle tanıtan kapsamlı bir doğa rehberi. Gönüllülerin yıllara yayılan çalışmalarını bir araya getiren kitap, kelebekleri nerede ve ne zaman gözlemleyebileceğini öğrenmek isteyenlere yol gösteriyor.
1996 FERRARI F50 GT1, “En İyi Otomobil” Ödülünü Kazandı
Carmel, Kaliforniya (15 Ağustos 2025) The Quail, A Motorsports Gathering, 22. yılında The Quail Golf Club’ın eşsiz atmosferinde gerçekleşti ve 1996 Ferrari F50 GT1 “En İyi Otomobil” ödülüne layık görüldü. Art Zafiropoulo’ya ait olan 1996 F50 GT1, 200’ün üzerinde seçkin katılımcı arasından; tasarımı, işçiliği ve tarihi önemiyle öne çıkarak bu onura erişti. Kazanan otomobil, otomotiv mükemmeliyetinin zirvesini simgeleyen saygın Rolex Circle of Champions geleneğine dahil edildi. Ayrıca aracın sahibi, Rolex USA Başkanı ve CEO’su Luca Bernasconi tarafından takdim edilen özel gravürlü bir Oyster Perpetual Datejust 36 ile ödüllendirildi.
1996 Ferrari F50 GT1, bugüne kadar üretilmiş en nadir ve en ekstrem Ferrari modellerinden biri olup; F50’yi üst düzey GT1 yarışlarına taşımak amacıyla geliştirilmiş bir prototip olarak öne çıkıyor. Şasi numarası 001 olan ve fabrikada üretilen tek test aracı, Ferrari’nin 4.7 litrelik V12 motorunun 750 beygir gücündeki evrimini; karbon fiber monokok şasi, dönemin aerodinamik unsurları ve Formula 1 düzeyine uygun yarış donanımlarıyla bir araya getiriyor. Uluslararası GT1 sınıfı için geliştirilmiş olsa da Ferrari’nin 1997’de programı sonlandırmasıyla hiçbir zaman piste çıkmamış, ilk ve tek özel sahibi Art Zafiropoulo’nun koleksiyonunda kalmıştır. Amaca yönelik karbon fiber gövdesi, siyah Speedline jantları ve zamansız oranlarıyla F50 GT1, markanın en arzu edilen ve en güçlü spor yarış otomobillerinden biri olarak öne çıkıyor.
2025 The Quail, A Motorsports Gathering’de açıklanan diğer prestijli ödül sahipleri ise şunlardır:
Spirit of The Quail Ödülü
1967 Shelby EXP500 Prototype Coupe
Sahibi: Bay ve Bayan Craig JacksonHagerty Drivers Foundation Ödülü
1967 Sunbeam MK2
Sahibi: Richard Thompson
The Quail, otomotiv endüstrisinin geleceğine yön veren bir merkez olmaya devam ediyor; 18 önde gelen üretici ve tasarımcı en yeni modellerinin lansmanını gerçekleştirdi. Etkinliğin öne çıkanları arasında Lamborghini Fenomeno, Guntherwerks Project F-26, Corvette CX Concept ve CX.R Gran Turismo Konseptleri’nin dünya prömiyerleri; ayrıca özel üretim Corvette ZR1x Silver Quail, Lexus Sport Concept, Cadillac Elevated Velocity, Superlegerra Veloce 12, Gordon Murray Automobiles GMSV Le Mans GTR ve GMSV S1 LM, Bugatti Brouillard ve Ringbrothers 1971 Aston Martin DBS yer aldı.
Küresel araç lansmanlarının yanı sıra, bu yılın dört özel sınıfında sergilenen seçkin otomobiller de etkinliğin odak noktası oldu. 2025 kutlamalarının öne çıkanları arasında yer alan bu dört özel sınıf büyük ilgi gördü. Ferrari F50’nin 30. Yıl dönümü, Maranello’nun en öne çıkan modern süper otomobillerinden birine saygı niteliği taşıdı ve ödül, Museo Carde’ye ait 1995 Ferrari F50’ye verildi. Bu sınıfta toplam 17 araç yer aldı. Shelby Mustang GT350’nin 60. Yıl dönümü ise Carroll Shelby’nin efsanevi Amerikan kas otomobiline adandı ve John Dwyer’ın beyaz 1965 Shelby Mustang GT350R Model #98’i ön plana çıktı. Iso Grifo’nun 60. Yıl dönümü,İtalyan-Amerikan grand tourer modelinin kendine özgü stil ve performans uyumunu sergiledi; bu sınıf Peter Wilde’ın 1963 Iso Grifo A3/L Prototipi ile temsil edildi. Son olarak Formula 1 Tasarımları sınıfı, F1’in zengin görsel mirasını kutladı ve J.R. Amantea’nın dönemine özgü ikonik tasarımıyla 1997 Ferrari F1310B ödülün sahibi oldu. The Quail, A Motorsports Gathering ayrıca farklı dönemlere, markalara ve tasarım anlayışlarına ait otomobillerin yer aldığı sekiz geleneksel sınıfı da konuklarına sundu.
“Dünyanın en nadir araçlarını sergileyen seçkin koleksiyonculardan, otomotiv sanatının ve teknolojisinin en yeni örneklerini tanıtan sponsorlarımıza kadar, The Quail, A Motorsports Gathering otomotiv kültürünün merkezinde yer alıyor,” dedi The Peninsula Signature Events Kıdemli Başkan Yardımcısı Kai Lermen. “Etkinlik alanımızdaki çeşitlilik, sunduğumuz keyifli bahçe partisi atmosferi ve eşsiz sayıda küresel prömiyer, bu organizasyonu gerçekten benzersiz kılıyor. Sponsorlarımıza, misafirlerimize ve otomotiv topluluğuna verdikleri sürekli destek için teşekkür ederiz; bu destek The Quail, A Motorsports Gathering’i Monterey Otomobil Haftası’nın en seçkin ve en etkili etkinliği haline getiriyor.”
Bu yılki etkinlik, IROC efsanelerinin benzersiz bir buluşmasına da sahne oldu. 20’den fazla tarihi IROC aracı ve efsanevi pilot, WeatherTech Raceway Laguna Seca’dan The Quail’a getirildi. İlk kez bir araya gelen farklı nesillerden IROC şampiyonları — Jeff Gordon, Jenson Button, Kurt Busch, Mark Martin, Danny Sullivan, Ken Schrader, Bill Elliott, Zak Brown ve Bruce Canepa — yarış mirasının eşi benzeri görülmemiş bir gösterisini sundu. Konuklar, özel bir geçiş turunu izleme ve yarış makineleri ile pilotlarını yakından görme ayrıcalığını yaşadı.
Dünya çapında araçların kutlanmasının yanı sıra, konuklar beş farklı gastronomi pavilyonunda sunulan gurme lezzetlerin tadını çıkardı; ödüllü şaraplar ve şampanyalardan oluşan özel bir seçkiyle bu deneyim tamamlandı. Etkinliğin öne çıkan bölümlerinden biri olan geleneksel “Fireside Chat”, dünyaca ünlü komedyen ve otomobil koleksiyoneri Adam Corolla ile yapılan keyifli bir sohbeti konuklara sundu. Canlı müzik ve eğlence, katılımcılar için heyecan verici günü taçlandırdı. Ayrıca misafirler, Monterey Otomobil Haftası boyunca düzenlenen en uzun soluklu ve en prestijli müzayede olan 28 Bonhams “The Quail Auction” deneyimini yaşama ayrıcalığına sahip oldular.
Isaiah Berlin’in “Kirpi ile Tilki” Makalesinden 10 Önemli Fikir
1.Kirpi-Tilki Ayrımı, Zeka Seviyesini Değil, Düşünme Biçimini Gösterir
2.Kirpiler Tek Bir Büyük Fikir Etrafında Düşünür
3.Tilkiler Çok Yönlüdür, Tek Bir Kuramla Tatmin Olmazlar
4.Tolstoy Örneğiyle Berlin, Düşünsel Çelişkinin Gücünü Gösterir
5.Tarih Anlayışına Dair Eleştirel Bir Perspektif Sunar
6.Aydınlanmacı Kirpi Zihniyetine Karşı Uyarı Vardır
7.Ahlaki ve Politik Düşüncede Çoğulculuğun Gerekliliğini Savunur
8.Kapsayıcı Düşünce Biçimlerine Alan Tanır
9.Yazarların ve Düşünürlerin Eserlerine Yeni Bir Okuma Şekli Sunar
10.Modern Çağda Kirpiler Daha Tehlikeli Olabilir
Dijital Gezginlerin En Çok Beğendiği 10 Şehir
1-Bangkok

2-Dubai

3-Londra

4-Tokyo

5-Nakhon Ratchasima

6-Seul

7-Taype

8-Barselona

9-Beunos Aires

10-Tiflis
En Popüler Solo Seyahat Rotaları
Dünyada gittikçe yaygınlaşan solo seyahat akımı ülkemizde de oldukça popüler bir konumda. Tek başına gezmeyi seven birçok kişi tercihini keşif ve deneyim odaklı tatillerden yana kullanıyor. Solo seyahat akımı, yaz aylarında birbirinden güzel koylarla ve plajlarla birleşiyor.
Türkiye’nin lider seyahat platformu enuygun.com, tek başına gezmeyi sevenler için en popüler solo seyahat rotalarını listeledi. Özgürlüğüne düşkün, solo seyahat severlerin mutlaka deneyimlemesi gereken duraklar arasında eşsiz doğası, zengin kültürü ve samimi atmosferiyle Sinop, Amasra, Adrasan, Ayvalık, Datça ve Assos öne çıkıyor.
1-Karadeniz’in yaz durağı: Sinop

Solo gezginler için en ideal rotaların başında sakin atmosferi, misafirperver insanları ve huzurlu ortamıyla Sinop geliyor. Karadeniz’in liman şehirlerinden biri olan Sinop’a yolunuz düşerse tarihi Sinop Kalesi’nden eşsiz manzaraları izleyebilir, tarihi Sinop Cezaevi ve Balatlar Kilisesi’nde geçmişe yolculuk edebilirsiniz. Sahil boyunca yürüyüş yapabilir, Hamsilos Koyu ve Akliman’da doğayla baş başa vakit geçirebilir ve denize girebilirsiniz. Sinop, tek başına seyahat edecekler için oldukça güvenli ve keyifli bir tatil vadediyor.
2-Tarih ve romantizm iç içe: Amasra

Karadeniz’in incisi Amasra, tarihi dokusu ve doğal güzellikleriyle her mevsim ziyaretçilerini büyüleyen bir yer. Amasra’da, tarihi Amasra Kalesi ve Kemere Köprüsü’nde geçmişin izlerini sürerken, sevdiklerinize Çekiciler Çarşısı’ndan el yapımı hediyelikler alabilirsiniz. Sahil boyunca yürüyüş yapabilir, gün batımını izleyebilirsiniz. Taptaze deniz ürünleri ve yöresel lezzetleri tadarken, samimi ve sıcak kasaba atmosferinde huzuru yakalayabilirsiniz. Fatih Sultan Mehmet’in “Çeşm-i Cihan” dediği kasabada bisiklet turu yaparak bölgenin eşsiz doğasını yakından keşfedebilirsiniz. Amasra tek başınıza keyifle gezebileceğiniz ve huzur bulabileceğiniz bir durak.
3-Doğayla baş başa: Adrasan

Seyahat için Adrasan’ı tercih ederseniz masmavi bir denizde yüzebilir, teknelerle Suluada gibi bakir koylara gidebilirsiniz. Likya Yolu’nda doğa yürüyüşleri yaparak muhteşem manzaralara tanık olabilirsiniz. Sahilde gün boyu kitap okuyarak sakinliğin tadını çıkarabilirsiniz. Eğer sakinlik ve doğayla uyum arıyorsanız bu yalnız seyahat deneyimini kendinizi bulabileceğiniz bir içsel yolculuğa da dönüştürebilirsiniz. Adrasan’da doğayla uyumlu bungalov otelleri de bu yolculuğunuza ayak uyduracak.
4-Deniz, lezzet, doğa: Ayvalık

Ayvalık, taş sokakları ve tarihi Rum evleriyle her mevsim gezilmeye değer bir rota. Sakinliği ve huzurlu atmosferiyle solo seyahatler için de ideal olan Ayvalık’ta, Aşıklar Tepesi’nden gün batımını izleyebilir, Şeytan Sofrası’nda eşsiz panoramik Ege manzaralarının sizi büyülemesine izin verebilirsiniz. Zeytinyağlılar ve taze deniz ürünleriyle damaklarınızı şenlendirebilir, sanat galerilerini gezerek Ayvalık’ın renkli kültürünü yakından tanıyabilirsiniz. Ayvalık’ın butik otelleri ise tek başınıza çıktığınız gezinizde sizi güvende hissettirecek.
5-Sakin bir mola: Datça

Solo seyahat severler için eşsiz bir diğer durak ise tertemiz koyları, sakin ve güvenli atmosferiyle Datça. Ege ile Akdeniz’in buluştuğu noktada yer alan Knidos Antik Kenti’nde antik kalıntılar arasında gezerek büyüleyici manzaraların tadını çıkarabileceğiniz Datça’da, Palamutbükü ve Hayıtbükü’nün kristal berraklığındaki sularında kendinizle baş başa kalarak yüzmenin keyfini yaşayabilirsiniz. Datça’da, yöresel pazarları gezerek organik ürünler ve badem tatlısı gibi lezzetlerin tadına bakarak tatilinize ayrı bir renk katabilirsiniz. Datça otelleri de muhteşem koylara açılan atmosferiyle sizi evinizde gibi ağırlayacak.
6-Tarih ve huzur: Assos

Sessiz, sakin ve ilham verici atmosferiyle yalnız seyahat edenleri kendine çeken son rota da Assos. Tarihi ve manzaralarıyla unutulmaz deneyimler sunan Assos’ta, antik limanda Ege’nin masmavi sularına karşı huzurlu yürüyüşler yapabilir, Athena Tapınağı’nda güneşin doğuşunu izleyebilirsiniz. Taş sokaklarda kendi ritminizde gezerek, denize sıfır şirin bir butik otel tercih edebilirsiniz.
18 Milyarderin Önerdiği 18 Kitap
1. Elon Musk — Zero to One — Peter Thiel & Blake Masters
Mevcut olanı geliştirmek yerine tamamen yeni bir değer yaratmayı; inovasyon, girişimcilik ve teknoloji şirketlerinin nasıl kalıcı avantaj kurabileceğini anlatıyor.
2. Bill Gates — Principles — Ray Dalio
İş ve yaşamda sistematik karar verme, hatalardan öğrenme, radikal şeffaflık ve kararları belirli ilkelere bağlama üzerine.
3. Sam Altman — Read Write Own — Chris Dixon
İnternetin “oku → oku/yaz → oku/yaz/sahip ol” evrimini ele alıyor. Web3, blockchain, dijital mülkiyet ve internetin geleceği üzerine.
4. Jack Dorsey — The Score Takes Care of Itself — Bill Walsh
Sonuca odaklanmak yerine yüksek standartlı bir organizasyon ve kültür kurulduğunda başarının sonuç olarak geleceğini savunuyor.
5. Jeff Bezos — Rework — Jason Fried & David Heinemeier Hansson
Geleneksel şirket yönetimi anlayışına karşı küçük ekipler, az bürokrasi, hızlı uygulama ve gereksiz işlerden kurtulmayı savunuyor.
6. Warren Buffett — Poor Charlie’s Almanack — Charlie Munger
Yatırım, psikoloji, ekonomi ve karar verme üzerine. Özellikle farklı disiplinlerden alınan “mental modeller” ile düşünme yaklaşımını işliyor.
7. Peter Thiel — The Sovereign Individual — James Dale Davidson & William Rees-Mogg
Bilgi çağının devletleri, vergilendirmeyi, parayı ve bireysel egemenliği nasıl değiştirebileceğini tartışıyor.
8. Sheryl Sandberg — Blitzscaling — Reid Hoffman & Chris Yeh
Şirketlerin olağanüstü hızla nasıl ölçeklenebileceğini ve büyük pazarlarda büyüme hızının neden zaman zaman verimlilikten daha önemli olduğunu anlatıyor.
9. Satya Nadella — Nonviolent Communication — Marshall B. Rosenberg
Empatiye dayalı iletişim, çatışma çözümü ve gözlem-duygu-ihtiyaç-talep modeli üzerinden daha sağlıklı iletişim kurmayı anlatıyor.
10. Larry Page — Measure What Matters — John Doerr
OKR sistemini anlatıyor: büyük hedefleri ölçülebilir sonuçlara dönüştürmek ve bütün organizasyonu ortak hedeflere yöneltmek.
11. Michael Dell — The Outsiders — William N. Thorndike Jr.
Sıra dışı başarı göstermiş sekiz CEO üzerinden sermaye tahsisi, bağımsız düşünme ve uzun vadeli şirket yönetimini inceliyor.
12. Mukesh Ambani — Leonardo da Vinci — Walter Isaacson
Leonardo’nun hayatını; bilim, sanat, mühendislik, gözlem ve bitmek bilmeyen merakının birbirini nasıl beslediğini anlatıyor.
13. Changpeng Zhao — Alchemy — Rory Sutherland
İnsanların her zaman rasyonel davranmadığı fikrinden hareketle psikoloji, pazarlama, algı ve karşı-sezgisel iş çözümlerini inceliyor.
14. Larry Ellison — High Output Management — Andrew S. Grove
Yönetim, performans, toplantılar, ölçüm, ekip verimliliği ve yöneticinin organizasyonun toplam çıktısını nasıl artırabileceği üzerine.
15. Jack Ma — Tao Te Ching — Lao Tzu (Stephen Mitchell versiyonu)
Taoizmin temel metni. Sadelik, denge, doğallık, liderlik ve wu wei yani zorlamadan, doğal akışla uyumlu hareket etme düşüncesini işliyor.
16. Marc Benioff — Scale — Geoffrey West
Canlılardan şehirlere ve şirketlere kadar büyümenin ortak matematiksel yasaları olup olmadığını araştırıyor; ölçek, enerji, inovasyon ve sürdürülebilirlik ilişkisini inceliyor.
17. Vinod Khosla — Only the Paranoid Survive — Andrew S. Grove
Şirketlerin teknolojik veya rekabetçi büyük kırılmaları nasıl fark edip hayatta kalabileceğini anlatıyor. Özellikle “stratejik dönüm noktaları” kavramı üzerine.
18. Tim Cook — The 5 Types of Wealth — Sahil Bloom
Zenginliği yalnızca para olarak değil; zaman, sosyal ilişkiler, zihinsel, fiziksel ve finansal zenginlik olmak üzere beş boyutta ele alıyor.
Elon Musk’a Göre Büyük Bir Şey İnşa Etmenin 6 Kuralı
1. Çok çalış
Özellikle bir şirketin ilk dönemlerinde yoğun çalışmanın yerini tutacak kısa bir yol olmadığını düşünüyor. Musk, ilk şirketini kurduğu dönemde ofiste uyuduğunu, YMCA’de duş aldığını ve haftanın yedi günü kod yazdığını anlatıyor.
2. Rakiplerini motivasyona dönüştür
Musk’ın hesabı basit: Rakibiniz haftada 50 saat, siz 100 saat çalışıyorsanız aynı verimlilik düzeyinde teorik olarak iki kat iş üretebilirsiniz. Musk bu düşünceyi girişimcilere verdiği tavsiyelerde açıkça dile getiriyor.
3. İnsanlara takıntılı olacak kadar önem ver
Bir şirket yalnızca ürün, teknoloji ya da sermayeden oluşmaz. Onu meydana getiren insanların niteliği şirketin niteliğini belirler. Dolayısıyla yalnızca iyi bir ürün değil, iyi bir ekip kurmak gerekir.
4. Gürültüyü değil, sinyali takip et
Yaptığınız her iş için şu soruyu sorun: “Bu, ürünü gerçekten daha iyi hale getiriyor mu?” Getirmiyorsa bırakın. Hareket halinde olmakla ilerlemek aynı şey değildir.
5. İlk prensiplerden düşün
Musk’ın fizik eğitiminden de taşıdığı temel yaklaşım bu: Bir problemi mevcut örneklerden hareketle çözmek yerine en temel doğrularına kadar parçalayın ve çözümü oradan yeniden kurun. Musk bunu “analogy” ile düşünmenin alternatifi olarak tanımlıyor.
6. Riski şimdi al
Yaş ilerledikçe sorumluluklar ve vazgeçilecek şeylerin maliyeti artar. Bu nedenle büyük bir risk alınacaksa, bunu hayatın daha erken dönemlerinde yapmak daha kolaydır.
Dua Lipa’nın Porto’daki Livraria Lello’da Açtığı Manifesto Library Koleksiyonu
POWER
• A Case of Exploding Mangoes — Mohammed Hanif
• A Dictator Calls — Ismail Kadare
• A History of Reading — Alberto Manguel
• Felon — Reginald Dwayne Betts
• Free — Lea Ypi
• Glory — NoViolet Bulawayo
• In Cold Blood — Truman Capote
• Jerusalem — Gonçalo M. Tavares
• Kleptopia: How Dirty Money Is Conquering the World — Tom Burgis
• Lula Dean’s Little Library of Banned Books — Kirsten Miller
• Men Who Hate Women — Laura Bates
• Nineteen Eighty-Four — George Orwell
• One Day, Everyone Will Have Always Been Against This — Omar El-Akkad
• Putin’s Russia — Anna Politkovskaya
• The Crucible — Arthur Miller
• The Feast of the Goat — Mario Vargas Llosa
• The Grapes of Wrath — John Steinbeck
• The Second Sex — Simone de Beauvoir
• Unfree Speech: The Threat to Global Democracy and Why We Must Act — Joshua Wong & Jason Y. Ng
CONTROL
• A Clockwork Orange — Anthony Burgess
• Ai Weiwei on Censorship — Ai Weiwei
• Animal Farm — George Orwell
• Blindness — José Saramago
• Brave New World — Aldous Huxley
• Careless People: A Story of Where I Used to Work — Sarah Wynn-Williams
• Fahrenheit 451 — Ray Bradbury
• Naked Lunch — William S. Burroughs
• One Flew Over the Cuckoo’s Nest — Ken Kesey
• The Accusation — Bandi
• The Burnout Society — Byung-Chul Han
• The Handmaid’s Tale — Margaret Atwood
• The Hunger Games — Suzanne Collins
• The Melancholy of Resistance — László Krasznahorkai
• The Memory Police — Yōko Ogawa
• The Noise of Time — Julian Barnes
• The Trial — Franz Kafka
VOICE
• A Thousand Splendid Suns — Khaled Hosseini
• Another Country — James Baldwin
• Are You There God? It’s Me, Margaret — Judy Blume
• Born a Crime — Trevor Noah
• Decolonizing the Mind — Ngũgĩ wa Thiong’o
• Erasure — Percival Everett
• Gender Queer — Maia Kobabe
• Girl, Woman, Other — Bernardine Evaristo
• Hard Like Water — Yan Lianke
• Heartstopper — Alice Oseman
• I Know Why the Caged Bird Sings — Maya Angelou
• Invisible Man — Ralph Ellison
• Milk and Honey — Rupi Kaur
• My Friends — Hisham Matar
• My Pen Is the Wing of a Bird — Afghan Women
• Nineteen Minutes — Jodi Picoult
• Olhos d’Água — Conceição Evaristo
• On Earth We’re Briefly Gorgeous — Ocean Vuong
• Stamped: Racism, Antiracism, and You — Jason Reynolds & Ibram X. Kendi
• Swimming in the Dark — Tomasz Jędrowski
• That Hair — Djaimilia Pereira de Almeida
• The Absolutely True Diary of a Part-Time Indian — Sherman Alexie
• The Adventures of Huckleberry Finn — Mark Twain
• The Catcher in the Rye — J.D. Salinger
• The Color Purple — Alice Walker
• The Dark Side of Skin — Jeferson Tenório
• The God of Small Things — Arundhati Roy
• The Hate U Give — Angie Thomas
• The Metamorphosis — Franz Kafka
• The Satanic Verses — Salman Rushdie
• The Three Marias: New Portuguese Letters — Maria Isabel Barreno, Maria Teresa Horta, Maria Velho da Costa
• The Vegetarian — Han Kang
• Their Eyes Were Watching God — Zora Neale Hurston
• There There — Tommy Orange
• Things Fall Apart — Chinua Achebe
• This Book Is Gay — Juno Dawson
• To Kill a Mockingbird — Harper Lee
• We Are Displaced — Malala Yousafzai
• We Are Not Numbers: The Voices of Gaza’s Youth — Ahmed Alnaouq & Pam Bailey
MEMORY
• Beloved — Toni Morrison
• Half of a Yellow Sun — Chimamanda Ngozi Adichie
• Istanbul: Memories and the City — Orhan Pamuk
• Looking at Women Looking at War — Victoria Amelina
• Maus — Art Spiegelman
• Oblivion: A Memoir (El olvido que seremos) — Héctor Abad Faciolince
• One Hundred Years of Solitude — Gabriel García Márquez
• Pachinko — Min Jin Lee
• Patriot — Alexei Navalny
• Persepolis — Marjane Satrapi
• Soldiers of Salamis — Javier Cercas
• The Bastard of Istanbul — Elif Shafak
• The Book Thief — Markus Zusak
• The Books of Jacob — Olga Tokarczuk
• The Diary of a Young Girl — Anne Frank
• The House of the Spirits — Isabel Allende
• The Kite Runner — Khaled Hosseini
• The Last Kabbalist of Lisbon — Richard Zimler
• The Machine to Make Spaniards — Valter Hugo Mãe
• The Most Secret Memory of Men — Mohamed Mbougar Sarr
• The Murmuring Coast — Lídia Jorge
• The Return — Dulce Maria Cardoso
• The Sympathizer — Viet Thanh Nguyen
• The Unbearable Lightness of Being — Milan Kundera
• Wild Swans — Jung Chang
Rick Rubin’den Yaratıcılık ve Yaşam Üzerine 12 Ders
Rick Rubin, modern müzik tarihinin en etkili prodüktörlerinden biri. Johnny Cash’ten Red Hot Chili Peppers’a, Beastie Boys’tan Adele’e, Metallica’dan Jay-Z’ye kadar birbirinden çok farklı müzisyenlerle çalıştı. Onu ilginç yapan yalnızca ürettiği albümler değil. Yaratıcılığa bir teknikten çok, dünyayı algılama biçimi olarak yaklaşması.
Rubin’in yaratıcılık ve yaşam üzerine 12 dersi şöyle:
1. Başkalarının kaçırdığını fark et
Çevrendeki herkes aynı şeye bakıyor olabilir. Bu, herkesin aynı şeyi gördüğü anlamına gelmez. Başkalarının fark etmediği şeyleri görmeye çalış.
2. Farklılığını avantaja dönüştür
Amaç çevrendekilere benzemek değil. Başkaları gibi konuşmaya, üretmeye veya düşünmeye çalışmak yerine kendi sesine değer ver. Seni farklı yapan şey, yaratıcı avantajın olabilir.
3. Sevdiğin şeyi üret
Önemli olan, gerçekten sevdiğin bir şeyi elinden gelen en iyi biçimde ortaya koymaktır. Başkalarının ne düşüneceğinden önce, yaptığın şeyin senin için anlamlı olup olmadığına bak.
4. Başarısızlığı düşman olarak görme
Başarısızlık yalnızca olumsuz bir sonuç değildir. Aynı zamanda bilgidir. Nereye gitmek istediğin konusunda sana veri verir. Yanlış sonuç, bir sonraki denemede neyi değiştirmen gerektiğini gösterebilir.
5. Yaratıcılığı bir yaşam biçimine dönüştür
Yaratıcılık yalnızca masa başına oturup bir şey üretirken ortaya çıkan bir durum değildir. Dünyaya nasıl baktığın, neyi fark ettiğin, neyi merak ettiğin ve gündelik hayatını nasıl yaşadığın da yaratıcı sürecin parçasıdır.
6. Bazen yaklaş, bazen uzaklaş
Bir konuya çok yakından baktığında ayrıntıları görürsün fakat bütünü kaybedebilirsin. Uzaklaştığında ise yapının tamamını görmeye başlarsın. Yaklaş ve yoğunlaş. Sonra uzaklaş ve gözlemle. Hangisini yapacağına sen karar ver.
7. Fikir konusunda kıtlık psikolojisine kapılma
Fikirler boldur. Onları özgürce paylaş; daha fazlası gelecektir. Bir fikre sıkıca tutunmak yerine onu kullanmak ve ardından yenisini üretmek yaratıcılığın önünü açar.
8. Önce kendin için üret
Yaratıcı süreçte öncelik sırası önemlidir. Önce ilham gelir. Sonra sen gelirsin. İzleyici ise en son gelir. Daha üretmeye başlamadan izleyicinin ne düşüneceğini hesaplamak ortaya çıkacak işi sınırlayabilir.
9. Sorunun peşinden git
Bir zanaatkâr cevapla başlar, sanatçı ise soruyla. Yaratıcılık çoğu zaman doğru cevabı bilmekten değil, doğru sorunun peşinden gitmekten doğar.
10. Mükemmelliği sıradan alışkanlıklarda ara
İyi alışkanlıklar iyi işler üretir. Bir şeyi nasıl yaptığın, diğer şeyleri nasıl yaptığını da etkiler. Mükemmellik yalnızca büyük anlarda ortaya çıkan olağanüstü bir performans değil, gündelik alışkanlıkların sonucudur.
11. Önce kendine yatırım yap
Üretmek için hangi araçları kullandığının önemi yok. Asıl araç sensin. Teknoloji, yazılımlar ve üretim yöntemleri değişebilir. Bu nedenle yaratıcı insanın ilk yatırımı kullandığı araçlara değil, kendisine olmalıdır.
12. Başladığın işi bitir
Bir şey yaratmanın en büyük ödüllerinden biri onu başkalarıyla paylaşabilmektir. Fakat paylaşabilmek için önce bitirmek gerekir. Bitirmek de geliştirilmesi gereken bir alışkanlıktır.
Rolls Royce Phantom’un Müzikteki Cesur Yüzyılı – Rolls-Royce & Sanatçılar
1. Marlene Dietrich – “Falling in Love Again” (1930’lar)
2.Elvis Presley – “All Shook Up” (1956–1963)
3.John Lennon – “Love Me Do” & “Sgt. Pepper’s Lonely Hearts Club Band” (1964–1969)
4.Liberace – “I’ll Be Seeing You” (1960’lar)
5.Sir Elton John – “Rocket Man” (1970’ler–2000’ler)
6.Keith Moon – “Won’t Get Fooled Again” (1970’ler)
7.Hip-Hop Yıldızları (2000’ler–günümüz)
Suda Doğum Hakkında 7 Soru
1-Suda doğum nedir ve nasıl gerçekleşir?

Suda doğum, doğumun en sancılı ve en aktif olan kısmının veya tamamının sıcak su dolu özel bir havuzda gerçekleşmesini sağlayan bir yöntem. Havuz içinde 35-37 derece ısıda bulunan su, annenin rahatlamasına, kasların gevşemesine ve ağrıları daha kolay atlatmasına yardımcı oluyor. Aynı zamanda doğumun daha konforlu, sakin ve doğal bir ortamda geçmesini sağlıyor.
2-Bu doğum yöntemi anneye ne sağlıyor?

Sıcak suyun ağrı şiddetini azaltması, spazmları çözmesi ve kasılmaları daha az hissedilir hale getirmesi epidural veya morfin türevi ağrı kesicilerin etkilerine yaklaşıyor. Annenin fiziksel ve psikolojik gerginliğinin azaldığını vurgulayan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Refika Gasimova, “Psikolojik anlamda havuz, anne ile dış dünya arasında iyi bir tampon görevi görerek mahremiyet sağlıyor. Sürekli ebe, eş desteği ciddi güven hissi oluşturuyor. Yerçekimi kasları çok yorar, biz otururken bile çoğu kasımızı çalıştırırız. Burada ise suyun kaldırma kuvveti yerçekimiyle hissedilen ağırlığı azalttığı için kas yükü hafifliyor, annenin hareket kabiliyeti artıyor” sözleriyle yöntemin faydalarını anlatıyor.
3-Bebek sağlığı açısından faydası var mı?

Bebek için daha nazik bir doğum şekli olan suda doğumda bebeğe giden kan akışı artıyor, yani daha fazla kan ve oksijen ulaşıyor. Bebeğe ilk dokunan kişi anne olduğu için ”ten tene temas” sağlanıyor. Bu da doğumdan hemen sonra annede pozitif duygulara yol açan oksitosin hormonunu tetikliyor ve anne bebek arasında kurulacak bağın ilk adımını oluşturuyor.
4-Her anne adayı suda doğum yapabilir mi?

Prensip olarak vajinal doğum yapabilecek her anne adayının suda doğum için uygun olduğu düşünülüyor. Anne ve bebek sağlığı açısından sezaryen doğum yapılması gereksinimi olan durumlarda ise önerilmiyor. Bu uygunluğun hekim tarafından değerlendirilmesi gerekiyor.
5-Bebek havuzdaki suyu yutar mı?
Ailelerin suda doğumla ilgili en büyük kaygılarından birinin bebeğin su yutma ihtimali olduğuna değinen Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Refika Gasimova, “Bebekler zaten 9 ay anne karnında suyun içinde gelişiyor ve büyüyor. Aslında bebek sudan suya doğuyor, çünkü bebekler zaten suyun içinde. En önemlisi suya doğan bebeği havuzdan çıkarıp tekrar suya sokmamamız gerekiyor. Bunun için suya doğum tecrübesi olan doktor ve ebe ekibiyle çalışmak önem taşıyor” diye konuşuyor.
6-Riskleri var mı?

Havuzdaki suyun hem temizlik hem de ısı açısından anne karnındaki amniyon sıvısıyla aynı özellikleri taşıması gerekiyor. Süreç kurallara uygun ilerlediğinde müdahaleli doğum oranı azalıyor; vakum, forseps ve epizyotomi gerekmiyor. Dokular suda esnediği için dikiş ihtiyacı azalıyor. Deneyimli bir ekip tarafından yapılırsa dezavantajı bulunmuyor. Su, süreci olumlu yönde etkiliyor ve doğum sonrası memnuniyet çok daha yüksek oluyor.
7-Suda doğum hakkında en sık hangi kaygılar yaşanıyor?

Uzmanlar, “Suyun enfeksiyon riskini artırdığı ve özellikle suda kalma süresi uzarsa enfeksiyon riskinin arttığı düşünülüyor. Oysa ki bu doğru değil. Bir diğer yanlış kanı da ikiz gebelik, SSVD (Sezaryen sonrası vajinal doğum), makat (ters gelişli) gebeliklerde suda doğum yapılamayacağı. Bu bilgiler de doğru değil” diyor.
1980’lerin En İyi Aşk Şarkıları
Babalar Günü Hediye Öneri Listesi
1-Shokz OpenMove Bluetooth Kulaklık

2-Hamilton Khaki FieldMurph Saat

3-MontBlanc Explorer Parfüm

https://www.boyner.com.tr/montblanc-explorer-edp-60-ml-parfum-p-842310?magaza=boyner
4-Montblanc Summit 3 Akıllı Saat

https://www.montblanc.com/en-tr/smartwatches_cod1647597287182224.html
5-Wiwu MW-001 Kartlık

https://www.boyner.com.tr/wiwu-mw-001-magsafe-uyumlu-kapakli-kartlik-p-15237084?magaza=bikordon
6-KARL LAGERFELD Deri Sneaker

Son Dakika Önerileri
1-F1 TV Access Aboneliği

https://www.formula1.com/en-tr/subscribe-to-f1-tv
2-PressReader Üyeliği
3-Samsung Galaxy Ring


https://www.samsung.com/tr/rings/galaxy-ring/buy/
4-Sludete Cüzdan

5-Pilipane Araç İçi Kamera
6-Meross Akıllı Priz








![Glenn Medeiros - Nothing's Gonna Change My Love For You (Official Music Video) [HD]](https://i.ytimg.com/vi/mUg5aEy-8CQ/hqdefault.jpg)





