Türkiye’nin ilk yapay zeka radyo programcısı Meltem, Alem FM’de…

Okuma Süresi:44 Saniye

Türkiye’nin ilk yapay zeka radyo programcısı Meltem, Alem FM’de yayın hayatına başlıyor. “Neredeyse Gerçek” her Pazar 12.00 – 14.00 saatleri arasında Alem FM’de…

“Cümle Alem Burada” mottosuyla 30 yıldır yayın hayatına devam eden Alem FM, dinleyicilerini gerçek ile hayal arasında bir yolculuğa çıkarıyor. Türkiye’nin ilk yapay zeka radyo programcısı Meltem, 25 Şubat Pazar günü itibariyle Alem FM’de yayın hayatına başlıyor.

Alem FM, dinleyicilerini Meltem’in seçtiği şarkılarla ve eğlenceli anonslarıyla farklı bir deneyime davet ediyor. Her bir nota, her bir akor, yapay zekanın ustaca seçtiği şarkılarla buluşuyor. Her türlü müzik tarzını Meltem’le keşfetmeye hazır olun. Yapay zekanın yetenekli ellerinden çıkan müzik listeleriyle eğlence garantisi veren Neredeyse Gerçek’te ritmi hissedin, melodilerle kaybolun ve müziğin büyüsüne kapılın.

Türkiye’nin ilk yapay zeka radyo programcısı Meltem’in sunduğu “Neredeyse Gerçek” her Pazar 12.00 – 14.00 saatleri arasında Alem FM’de…

Temaslı ödeme mi temassız ödeme mi daha güvenli?

Okuma Süresi:2 Dakika, 3 Saniye

Hızla yaygınlaşan temassız ödeme yöntemleri daha pratik, kolay ve hızlı olduğu için tercih ediliyor. Siber güvenlik şirketi ESET kullanımı artan temassız ödemelerin geleneksel ödeme yöntemlerinden daha güvenli olup olmadığını inceledi, önerilerini paylaştı.

Yakın alan iletişimi olarak adlandırılan NFC, 2010’ların ikinci yarısında kablosuz teknoloji ve yeni bir ödeme standardı olarak ortaya çıktı. Bu teknoloji sayesinde, orijinal çip tabanlı kartlar daha da kullanışlı hale geldi. Kartları ödeme terminallerine ve ATM’lere takmak yerine, para transferi için NFC özellikli bir ödeme cihazına dokunmak yeterli oluyor. Temassız kartların yanı sıra, kart bilgilerinizi uygulamaya yükledikten sonra telefonunuzu ödeme için kullanmanızı sağlayan Apple Pay veya Google Pay gibi hizmetler aracılığıyla telefonlar da artık bu işlevi görebiliyor.

NFC ne kadar güvenli?

NFC’nin temel amacının temassız işlemleri kolaylaştırmak olduğu düşünüldüğünde, tamamen güvenli olması gerektiği varsayılabilir. Diğer kablosuz iletişim yöntemleriyle karşılaştırıldığında, çalışması için gereken yakınlık nedeniyle ele geçirilmesi çok daha zordur ancak bu, bazı siber saldırı türlerine karşı algılanamaz olduğu anlamına gelmez. NFC teknolojisinin özellikle ödeme işlemlerinde daha güvenli olduğu doğru olsa bile bu, teknolojinin hatasız olduğunu göstermez. Kötü niyetli kişiler istediklerini elde etmek için belirli güvenlik açıklarından kolayca yararlanabilirler.

Telefonla ödeme – daha mı güvenli?

NFC özelliği telefonlarda da mevcut. Apple Pay, Google Pay ve diğerleri PIN, parmak izi, yüz taraması veya telefonunuzda mevcut olabilecek başka bir ek güvenlik gerektirdiğinden, biraz da güvenli olabilir. Ayrıca her iki ödeme hizmeti de yalnızca etkinleştirildiğinde çalışır, bu nedenle birisinin sizden rahatça bir ödeme alma şansı daha azdır. Ek olarak Apple veya Google Pay kullanmak hesap bilgilerinizi başkalarına aktarmaz ve cihazınızı kaybetmeniz durumunda bu hizmetleri uzaktan devre dışı bırakmak oldukça kolaydır.

Akıllı saatler pek çok açıdan harika olsa da saatin kilidini açmak için gereken kısa bir PIN kodunun ötesinde ek kimlik doğrulama eksikliği nedeniyle bu saatler aracılığıyla ödeme yapmak sorun yaratabilir. Saatin sahibinin bileğinde olması bir tür kimlik doğrulama işlevi olarak varsayılır. Ancak saatlerin çalınabileceği ve genellikle sadece dört haneli bir PIN ile korunduğu düşünüldüğünde, bu durum her zaman işlem için yeterince güvenli bir yöntem olmayabilir.

Temassız ödemelerinizi nasıl daha güvenli hale getirebilirsiniz

Telefonla ödemeyi kullanın – Bu uygulamaların eksik yanları olsa da ek kimlik doğrulama gereksinimleri olduğu için temassız kartlara göre daha güvenlidirler.
Akıllı saatleri kullanmayın – Daha düşük güvenlik nedeniyle, akıllı saatle ödemeleri etkinleştirmek potansiyel sorunlara yol açabilir.
RFID engelleyicileri deneyin – Bunlar, kartınız ile dış dünya arasında bir bariyer oluşturarak olası ele geçirme saldırılarını azaltan küçük kartlar veya cüzdanlardır.
Düşük ödeme limitleri belirleyin – Bu, bankanız veya bankacılık uygulamaları aracılığıyla yapılabilir; bu sayede temassız ödemelerde satın alma miktarınız için maksimum bir limit belirleyebilirsiniz.

Ultraslanlar’a Özel Olarak Üretilen Galatasaray Taraftar Saatleri İle Zamanı Kontrol Edin

Okuma Süresi:1 Dakika, 29 Saniye

Galatasaray derbisi için heyecanlı bekleyiş başladı. UltrAslanlar takımlarına olan sevgi ve desteklerini Quantum taraftar saatleri ile gösteriyor. Quantum’un Galatasaraylılar için özel olarak tasarladığı taraftar saatleri, spor ve şıklığı bir araya getirerek taraftarların gündelik yaşamlarında da takımlarına duyduğu aşkı ifade etmelerini sağlıyor. Yüksek kaliteli malzemelerle üretilen ve dayanıklılığıyla ön plana çıkan Quantum, spor tutkunları için özel olarak tasarlanmış takım saati koleksiyonu ile UltrAslanlar’ın kalbini kazanıyor.

Galatasaraylılar için özel olarak tasarlanan sınırlı sayıdaki saatler, taraftarlara takımlarını hem kalbinde hem de bileğinde taşıma imkanı sunuyor. Quantum taraftar saatleri gerçek bir fanatiğin kalbindeki alevi yükselten renkler ve sembollerle tasarlanıyor. Sarı ve kırmızının kusursuz uyumunu yansıtan seçenekli kordonları, kulübün ruhunu taşıyan kadranına her bakışta Galatasaray aşkını yeniden hissettiriyor.

Galatasaray Tutkusunu Derinden Hissettiriyor

Galatasaray taraftar saatleri, sarı kırmızı renkleri ve logosuyla özelleştirilerek dayanıklı ve zarif bir şekilde tasarlanıyor. Kullanıcılarına hem şık bir aksesuar olarak değerlendirebilecekleri hem de takımlarını destekleyebilecekleri lisanslı bir ürün olarak hitap eden saatler, Galatasaray tutkusunu derinden hissettiriyor. Silikon, çelik ve deri kordon seçenekleri ön plana çıkarken kadranında bulunan gün göstergesi ile zamanı yönetmede fonksiyonellik sağlıyor. Takım saatleri, taraftarlar için sadece bir aksesuar değil, aynı zamanda bir ifade biçimi haline geliyor.

Sarı Kırmızı Aşkını Yıllarca Bileğinde Taşı

Quantum’un Galatasaray taraftar saatleri, spor şıklığı taraftarlara sunarken gündelik yaşamlarında da takımlarına duyduğu aşkı ifade etmelerini sağlıyor. 46 mm kasa çapı ile günlük kullanım için oldukça uygun olan Galatasaray taraftar saatleri, kuvars takvimi ile de ön plana çıkıyor. Saat severlerin en çok tercih ettiği mineral camlı kadranı ile çizilme ve kırılmalara karşı dirençli olan Quantum takım saatleri, zengin renk skalasıyla ve farklı tarzlara hitap eden kayış seçenekleri ile de taraftarlara uzun yıllar boyunca takımlarını bileğinde gururla taşıma imkanı sunuyor.

Teknik Özellikler:
Kasa Çapı: 46 mm
Kasa Tipi: Çelik
Mekanizma: 2035
Güç Rezervi: Multifunction
Kordon Tipi: Metal
Cam Tipi: Mineral Cam
Su Geçirmezlik: 5 Bar

MNG kargo’nun logosu yenilendi

Okuma Süresi:1 Dakika, 4 Saniye

Ekim ayında küresel lojistik devi DHL Group’un bünyesine dahil olan MNG Kargo’nun logosu yenilendi. MNG Kargo logosunun yanında bundan böyle, ‘A Company of DHL’ logosu da yer alacak.

Türkiye’nin lider kargo şirketlerinden MNG Kargo, ekim ayında dünyanın önde gelen lojistik şirketi DHL tarafından satın alınması için yapılan anlaşmanın tamamlandığını duyurmuştu. Şirketin köklü geçmişi ve güçlü müşteri ilişkileri, DHL’in küresel lojistik uzmanlığıyla birleşerek, müşterilerine daha geniş kapsamlı, hızlı ve etkili hizmetler sunma fırsatını beraberinde getirecek. MNG Kargo, bu değişim rüzgarını şirket logosuna da taşıyarak marka imajında yeniliğe gitti. MNG Kargo logosunun yanında bundan böyle, DHL’in kurumsal logosu “A Company of DHL” ibaresiyle yer alacak.

MNG Kargo’nun karakteristik renkleriyle, DHL’in ikonik sarı ve kırmızı renklerinden oluşan logosunun bir araya gelmesinin güçlü bir geleceği simgelediğini belirten MNG Kargo Ticari Faaliyetlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Veysi Armağan Kesen, “Yeni logomuz, DHL ile yaratacağımız güçlü bir geleceği temsil ediyor. MNG Kargo’nun köklü geçmişi ve DHL’in küresel uzmanlığı arasında kurduğumuz bu köprü, müşterilerimize daha rekabetçi ve yenilikçi lojistik çözümleri sunmamıza olanak tanıyor. DHL eCommerce’in yaygın global ağını ve dijital uzmanlığını MNG Kargo’nun yerel kimliğiyle birleştiren DHL Group, Türkiye pazarındaki büyüme potansiyelinden faydalanmayı hedefliyor. Bu güçlü birlikteliği temsil eden yeni logomuz ile küresel pazarda daha güçlü bir konumda yer almayı amaçlıyoruz.” dedi.

Meta, dayanışmanın önemini vurgulamak için Instagram’daki genç influencerlarla işbirliği yapıyor

Okuma Süresi:1 Dakika, 9 Saniye

Ülkenin genç Instagram içerik üreticilerini dijital platformların ötesine geçen bir amaç için bir araya getiren Medeniyetlerin Hafıza Kapısı Projesi ile Meta, Türk gençlerinin hayati bir sosyal amacı desteklemek için kolektif bir çaba içinde nasıl birleştiğine ışık tutuyor. Proje, Instagram’ın gücünü kullanarak felaketlerden sonra birleşmenin ve kültürel değerlere sahip çıkmanın önemini vurguluyor.

UNDP Türkiye ve Koç Üniversitesi KARMA Lab iş birliğiyle gerçekleştirilen proje için içerik üreticilerinin kent simgelerinin depremden önceki görünümünü yansıtabileceği 3 AR filtresi geliştirildi. Projenin mesajını yaymak amacıyla Instagram ile işbirliği yapan Yeşim Sevinç, Emir Elidemir ve Yeliz Korkmaz, paylaştıkları Reels videolarında bu filtreleri kullanarak ilgi çekici içerikler aracılığıyla takipçilerini depremden etkilenen Kahramanmaraş, Gaziantep ve Hatay bölgelerini ziyaret etmeye ve turizmi canlandırmaya teşvik etmeyi hedefliyor.

Aynı zamanda, oluşturulan filtreler, depremden etkilenen bölgeler ve tarihi ve kültürel simgeler hakkında daha detaylı bilgiye https://hafizakapisi.com.tr web sitesi üzerinden ve Instagram hesabı (@hafizakapisi) üzerinden ulaşılabiliyor.

Instagram, gençlerin tutkularını destekleyen çalışmalarını sürdürüyor

Gençlere yatırım yapma ve tutkuyla bağlı oldukları konuları ele alırken kitlelerini büyütmeleri için bir platform sağlama konusundaki desteğini daima gösteren Instagram, bu projeyle genç neslin sesinin duyulmasına imkan sağlamaya olan bağlılığını da gözler önüne seriyor.

Bu projeyle yerel halka ve kültüre destek olmayı hedefleyen Meta, insanları bu 3 büyük şehri ziyaret etmeye ve turizmi hareketlendirmeye davet ediyor. Meta ve gençlerin Instagram merceğinden yeniden inşa etme, dayanışma ve kalıcı etki yaratma yolculuğunu #yerindegörmekgerek ve #hafızakapısı etiketlerinden takip edebilirsiniz.

Çerezsiz Yeni Yıl için Geri Sayım Başladı

Okuma Süresi:2 Dakika, 50 Saniye

Üçünü taraf tanımlama bilgilerinin kademeli olarak kaldırılmaya başlanacağı yeni yıla girerken, doğru teknolojilere önce yatırım yapan, testlerine başlayan marka ve pazarlamacılar başarıya ulaşacak.

Google Chrome’da üçüncü taraf tanımlama bilgilerinin 2024 yılının üçüncü çeyreğinde kaldırılması planlanıyor. 2024 yılına girmek üzere olduğumuz bu günlerde tanımlama bilgilerinin kullanımdan kaldırılması planlanan tarih hızla yaklaşıyor. Çerezsiz gelecekten bahsederken özellikle üçüncü taraf çerezleri genellikle reklamverenler ve sosyal medya platformları tarafından kişiselleştirilmiş reklamları kullanıcıya uyarlamak için kullanılıyor. Ancak bunu yapma sürecinde, son derece karmaşık bir kullanıcı profili oluşturmaya katkıda bulunabilecek önemli miktarda ayrıntılı bilginin, çoğu zaman bilinçli veya açık kullanıcı onayı alınmadan toplanmasını mümkün kılıyor.

Reklamverenler için hazırlanılması gereken önemli bir dönem başlamakla birlikte, reklam teknolojileri sunan şirketlerin de buna göre çözümler geliştirmesi önem taşıyor. Reklamverenlerin özellikle birinci taraf verilerini toplama ve kullanıcılarından iletişim, pazarlama faaliyetlerinde verilerini kullanacağına dair açık rıza almaları gerekiyor. Böylece şirketlerin insanların açık rızasını alarak topladığı birinci parti veriler ve tüketicilerin webteki içeriklere gösterdiği ilgiler gibi dolaylı kaynaklar üzerinden elde edilen bilgiler ile doğru kullanıcılara ulaştırılmaya çalışılacak.

Birinci taraf tanımlama bilgileri (doğrudan ziyaret edilen web siteleri tarafından oluşturulan) genel olarak kabul görmeye devam ederken, üçüncü taraf tanımlama bilgileri, genellikle açık ve bilgilendirilmiş onay olmaksızın kapsamlı kullanıcı profilini ve kişisel veri toplamayı kolaylaştırıyordu. Pazarlamacılar, Protected Audience API gibi yeni çözümleri benimseyerek ve kullanıcı gizliliğini ihlal etmeden teklifleri kişiselleştirmek için birinci taraf tanımlama bilgilerine daha fazla güvenerek yaklaşan tanımlama bilgilerinin olmadığı çağda daha iyi çözümler bulmaya çalışıyorlar. Ancak, üçüncü taraf tanımlama bilgilerinin potansiyel müşterileri belirleme ve yeniden hedefleme konusunda sunduğu hassasiyet ve kolaylık sekteye uğradığından, bu denemeler zorluklarla karşılaşıyor.

Markalar bu sürece nasıl hazırlanmalı?

Markaların yeni araçları ve stratejileri keşfetmesi ve uyum sağlaması, kullanıcı gizliliği beklentileri ve teknolojik normlarla uyumlu olmasını sağlaması ile tanımlama bilgilerinin olmadığı gelecekte etkili, kişiselleştirilmiş reklamcılığı sürdürmesi için harekete geçmesi gerekiyor. Tanımlama bilgilerinin kullanımdan kaldırılması sürecine 5 adımda hazırlanması için gereken adımlar şöyle sıralanıyor:

1- Şu anda üçüncü taraf tanımlama bilgileri tarafından hangi dijital pazarlama kullanım senaryolarının karşılandığını kontrol edin.
2- Bu kullanım senaryolarını en iyi şekilde karşılayacak tanımlama bilgisi içermeyen yöntemleri belirleyin. Teknolojinin yalnızca işlevsel olduğundan değil, aynı zamanda gizlilik düzenlemelerine ve kullanıcı beklentilerine de uygun olduğundan emin olun.
3- Test için kullanılabilir hale geldikçe yeni teknolojilere dahil olarak testlerin bir parçası olarak doğrudan deneyimleyin.
4- Hangi tanımlama bilgisi içermeyen yaklaşımlarının stratejinizi güçlendireceğini belirleyin (bağlamsal hedefleme, bölümlere ayrılmış birinci taraf veri sinyalleri).
5- Tüm bu adımları atarken her zaman teknoloji iş ortağınıza danışmayı atlamayın.

RTB House’un tanımlama bilgilerinin kullanımdan kaldırılmasına hazır olduğunu dile getiren RTB House Türkiye Ülke Müdürü Can Tunçer, “Google Chrome şu anda tarayıcı kullanımının yüzde 65’ine sahip olduğu için atılacak adımlar doğrudan tüm sektörü etkileyecek. RTB House olarak biz, Derin Öğrenme çözümlerinin çeşitli çerezsiz hedefleme teknikleriyle nasıl çalışabileceğini kapsamlı bir şekilde test etmekle kalmadık, Protected Auidence API dahilinde ürün seviyesinde Turtledove ve çıktı odaklı Turtledove olmak üzere tamamen entegre iki teknoloji geliştirdik. Ekiplerimiz halihazırda kampanyaları test ediyor. Ayrıca, Topic API’yi teklif verme stratejilerine entegre eden ilk bağımsız DSP olduk” dedi. Tunçer’in verdiği bilgilere göre, üzerinde çalışılacak ayrıntılı verilerin giderek azaldığı zamanlarda, Derin Öğrenme algoritmaları, küçülen bilgi havuzundan daha fazla içgörü elde ederek her zamankinden daha yüksek değer oluşturmaya aday.

RTBHouse’un sunduğu Derin Öğrenme teknolojinden gücünü alan yeni çözümü “ContentGPT”ye de değinen Tunçer, bu çözüm ile dijital pazarlama kampanyalarında optimizasyonun çerezlere ihtiyaç duymadan gerçekleştirebildiğini aktardı. Web sayfası ziyaretçilerinin ilgi alanlarını ve niyetlerini tam olarak anlayan algoritma, yine doğru kitleyi analiz ederek daha isabetli hedefleme yapabiliyor ve sonuçları optimize ediyor.

Boğaziçi Ventures’tan Oyun Sektörüne Bir Yatırım Daha: Last Bite Games

Okuma Süresi:2 Dakika, 12 Saniye

Boğaziçi Ventures 2023 yılı bitmeden oyun sektörüne yaptığı yeni bir yatırımı daha duyurdu. Yaratıcılığı ve özgün tasarımlarıyla öne çıkan Last Bite Games’i BV Growth Fonu portföy şirketleri arasına dahil eden Boğaziçi Ventures’ın oyun şirketi yatırımları 28 adede ulaştı.

Yapıcı-yıkıma inanan ve teknoloji merkezine alan girişimlere yatırım yaparak Türkiye girişimcilik ekosistemini desteklemeye devam eden Boğaziçi Ventures, ürünleri ile global pazarda büyüme potansiyeli yüksek, sağlam iş modelleriyle donanmış yetenekli Türk girişimcilerine yatırım yapmaya devam ediyor. Şirket, finansal desteğin ötesinde portföyündeki girişimlere mentorluk yaparak ve geniş iş ağını açarak uluslararası büyümelerine destek vermeyi önceliklendiriyor.

Boğaziçi Ventures 2023 yılı bitmeden oyun geliştirme alanında yenilikçi bir yaklaşım benimseyen ve sektördeki varlığını giderek güçlendiren Last Bite Games’i BV Growth Fonu portföy şirketleri arasına dahil etti. Boğaziçi Ventures Yönetici Ortağı Burak Balık, bu yeni yatırım ile oyun portföyünün çeşitliliğinin genişlediğine işaret ederek, sözlerine “Oyun ekosisteminde pek çok yatırımımız mevcut. Last Bite Games ile bizler de kendimize yeni bir deneyim ve misyon ediniyoruz. Çok inandığımız Türk Indie geliştiricileri ekosistemine daha yakın olma fırsatı yakaladığımız bu yatırımımız ile bu ekosistem için deneyimli ekibi ile Last Bite Games, oyun geliştirme sektöründe sürdürülebilir büyüme ve yenilikçi projelerle adından söz ettirmeyi amaçlıyor ve biz de bu amaçları doğrultusunda kendilerine bu yolculuklarında eşlik ediyor olacağız. Boğaziçi Ventures olarak, yenilikçi düşünceleri ve yaratıcılığı teşvik ederek, Türk oyun sektörünün evriminde öncü bir rol üstlenme kararlılığımızı bu yatırımımız ile bir kez daha gösterdiğimize inanıyorum.” şeklinde devam etti.

Last Bite Games, İstanbul merkezli yenilikçi bir oyun stüdyosu olarak, CEO ve Kurucu Kağan Orun liderliğinde, mobil ve indie oyun geliştirme alanlarında dikkat çekici başarılar elde etmeye devam ederken Türkiye’nin önde gelen indie oyun stüdyosu olmayı hedefliyor. Teknoloji ve pazarlama stratejileriyle öne çıkan Last Bite Games, çeşitli projeler için esnek araç setleri ve etkili sosyal medya hedeflemesi kullanıyor. Swarm Grinder adlı bir oyun üzerinde çalışan Last Bite Games bu oyun ile oyuncuları kendine has evrilen hücrelerle dolu bir dünyaya davet ediyor. Piksel sanat grafikleriyle tasarlanmış aksiyon dolu bir roguelite deneyimi yaşayan oyuncular, kök salmış düşmanlarla savaşarak yollarını açarken çeşitli öldürme ve yükseltme öğelerini toplayarak benzersiz bir oyun tarzını deneyimliyorlar. Last Bite Games’in Kurucusu Kağan Örün, yatırım hakkında düşüncelerini “Indie’nin kalbinden gelen Last Bite Games ile yatırım devi Boğaziçi Ventures’ın beraber attığı adımlar umuyoruz ki Türk Indie geliştiricilere ve Türk yatırımcılara ilham olacaktır. Oyun sektöründe, yatırımcının indie stüdyolara yatırım yapmak ve stüdyoların yatırım sürecinin yönetilmesi hakkında eksik bilgilere sahip olduğunu düşünüyoruz. Boğaziçi Ventures ile birlikte başarıyla tamamladığımız bu sürecin, Türkiye indie oyun sektöründeki stüdyolara ve yatırımcılara rehberlik etmesini umuyoruz.” olarak belirtti.

Boğaziçi Ventures, teknoloji odaklı ve geleceği dönüştürecek girişimlere yönelik yatırım yaklaşımını sürdürerek faaliyetlerini ilerletiyor. BV Growth Fonu, 2024 sonuna kadar kaynak taahhüdü toplamaya devam edecektir.

ASUS ROG, CES Fuarı’nda oyun dünyasının sınırlarını aşacak

Okuma Süresi:1 Dakika, 28 Saniye

ASUS Republic of Gamers (ROG), oyun sektörünün sınırlarını yeniden şekillendirecek teknolojilerini “For Those Who Dare: Transcendence” sanal lansmanıyla CES Fuarı’nda sergileyecek. Etkinlikte üstün tasarım ve performansa sahip teknolojilerini göstermenin yanında ASUS ROG; oyun tutkunlarına dünyanın ilk Windows 11 işletim sistemine sahip oyun konsolu ROG Ally kazanma şansı da sunacak.

Global oyun sektörünün lideri ASUS ROG, dünyanın en önemli ve etkili tüketici elektroniği fuarı CES 2024 kapsamında gerçekleştireceği “For Those Who Dare: Transcendence” sanal lansmanında oyun dünyasının sınırlarını aşacak en yeni teknolojilerini tanıtacak. 8 Ocak 2024 tarihinde gerçekleşecek çevrimiçi etkinlikte; üstün performansı ve inovatif tasarımlarıyla dikkat çeken dizüstü bilgisayarlar, monitörler, bilgisayar çevre donanımlarını sergilemek dışında, her oyun severin ROG Ally deneyimini yaşaması için canlı yayında bir hediye kampanyası da gerçekleştirilecek.

Oyun dünyasının geleceği parmaklarınızın ucunda

Oyun deneyiminde mükemmelliğin peşinde olan ASUS ROG; yeni ROG Zephyrus dizüstü bilgisayar serisi, oyun deneyimini zenginleştiren özellikleriyle ROG Phone 8 dahil olmak üzere çok daha fazlasını tüketicisiyle buluşturacak. Bu senenin en yeni cihazları; üst düzey kaliteye sahip tasarımları ve performanslarıyla, evde veya yolda fark etmeksizin oyun tutkunlarına benzersiz bir oyun deneyimi sunacak. Dahası ASUS ROG; inovatif, şık ve güçlü masaüstü bilgisayarlarıyla bileşen tasarımında yepyeni bir yaklaşımın da açılışını yapacak.

Her dakikada bir ROG Ally hediyesi

ASUS ROG; oyun dünyasında ezberleri bozacak teknolojilerini sergilemenin yanında, özel bir hediye kampanyasıyla oyun tutkunlarını sevindirecek. Bu kampanya dahilinde, oyun bilgisayarlarının özelliklerini avuca sığdıran el konsolu ROG Ally bulunuyor. Her oyun tutkununun ROG dünyasını tecrübe edebilmesi için ASUS ROG, canlı yayın üzerinden gerçekleştireceği etkinlik esnasında her dakika başında bir ROG Ally hediye edecek.

ASUS ROG’un yeni ürünlerini sergileyeceği “For Those Who Dare: Transcendence” sanal lansmanına https://rog.asus.com/event/ces/ linkiyle çevrimiçi ulaşılabilecek. En yeni ASUS ROG oyun teknolojilerini daha yakından görmek isteyenler de Las Vegas’ta düzenlenen teknoloji etkinliğine bizzat katılım sağlayabilecek.

Yeni Yıl Hedeflerini Belirlerken Bunlara Dikkat Edin!

Okuma Süresi:1 Dakika, 17 Saniye

Net ve Gerçekçi Olun

Kendinize uygun ve gerçekleştirebileceğiniz kararlar almanız önemlidir. Gerçekleştirebileceğiniz kararlar almak kendinize güvenmenizi ve motive olmanızı sağlayacaktır. Örneğin; Her gün alkol kullanan birinin ertesi gün alkolü bırakması gerçekçi hedef değildir. İlk hedefiniz alkolü azaltmayı başarmak olmalıdır.

Kendinizi Başarıya Hazırlayın

Örneğin, mevcut hedeflerimizin ne olduğunu kendimize hatırlatmanın yollarını bulmamız gerekiyor. Bunu yapmanın bir yolu rutinler oluşturmak, bunları yazmak ve bunları her gün görebileceğiniz bir yere koymaktır. Bu size devam etme zorunluluğu hissi verecektir.

Kendinizi Yormayın

Mükemmellik ulaşılamaz. Hedeflerinize ulaşırken attığınız küçük yanlış adımların tamamen normal ve sorun olmadığını unutmayın. Örneğin, çikolata yediniz ve diyetinizi bozdunuz diye ya da meşgul olduğunuz için bir hafta boyunca spor salonuna gitmediğiniz için tamamen pes etmeyin. Herkesin inişleri ve çıkışları vardır. Hatalarınızdan kurtulmakta ve yolunuza geri dönmekte kararlı olun.

Acele Etmeyin

Hedeflerinize hemen ulaşmak zorunda değilsiniz. Hepsine hemen ulaşmayı istemek yorucu olabilir. Hedeflerinizden yalnızca birini seçin ve onu uygulamak için adımlar atın. Adım attığınızı gördükten sonra diğer hedefleriniz için harekete geçmeyi deneyin.

Aşamalı Olarak İlerleyin

Büyük hedefler kişi için zorlayıcı olabilir. Büyük hedefleri bölmek rahatlatıcıdır. Hedefleri başardığınızı görmek sizin için motivasyon sağlayacaktır.

İlerlemenizi Takip Edin

Bu şekilde başarılarınızı sıklıkla hisseder ve devam etme motivasyonuna sahip olursunuz. Ayrıca bir hedefe ulaştığınızda her zaman kendinizi kutlamanız ve ödüllendirmeniz çok önemlidir.

Kendinize Karşı Nazik Olun

Kendinize gösterdiğiniz öz şefkat büyük öneme sahiptir. Başkalarından daha iyi performans gösterdiğiniz günler olacaktır ve hiç iyi performans göstermediğiniz günlerin de olmasında sorun yoktur. Unutmayın siz bir insansınız. Ancak hedeflerimizin gerisinde kalmaya devam edersek, seçtiğimiz hedefin kendimize uygun olup olmadığını, çevremizde bir şeyleri değiştirmemiz gerekip gerekmediğini düşünmemiz gerekir.

2024′ Sağlık Trendleri

Okuma Süresi:4 Dakika, 33 Saniye

Sağlık sektörünün yönetici pozisyonunda önemli isimlerinden birisi olan ve çok sayıda hastanenin kurucusu, yöneticisi Endüstri mühendisi Esra Akkaya 2024 yılında sağlık sektöründe meydana gelecek değişiklkleri anlattı.İşte 2024 yılında sağlık sektörünün trendleri.

2024’te Sağlık Hizmetlerine Damgasını Vuracak Trendler

Daha yaşlı ve yaşam süresi artan bir insan popülasyon, küresel ekonomik belirsizlik ve kriz ortamı, sağlık hizmetleri uygulamalarında ortaya çıkan dönüştürücü teknolojiler; işte bunlar 2024’te adım attığımız şu günlerde sağlık hizmetlerini etkileyen temel faktörler olarak karşımız çıkıyor. Bu 3 faktör ve geçmişten alınan dersler, sağlık hizmet sunucularını teknolojik dönüşüme zorluyor. İşte 2024 yılına damgasını vuracak tıbbi teknolojik gelişmeler:

Kişiselleşmiş Tedaviler

Kişiselleştirilmiş tıp, 2024’te sağlık hizmetlerinde devrim yaratacak nitelikte bir trend. Kişiselleştirilmiş tedavi yaklaşımı, hastalar için hasta özelliklerine, tercihlerine ve ihtiyaçlarına göre uyarlanmış özel tedavi planlarının oluşturulmasını ifade ediyor. Sağlık hizmetlerine kişiselleştirilmiş yaklaşım daha başarılı tedavi sonuçları yaratmakta, tıbbi kaynakların daha verimli kullanımına yol açmakta ve geleceğin sağlık sorunlarının çözümünde giderek daha önemli bir rol oynamakta. Artık her hastalığa aynı tedavi yaklaşımı yerini her hastaya hastanın moleküler ve genetik özelliklerine uygun tedavi yaklaşımına bırakmaya başlıyor. Yapay zekâ destekli sistemler, hastaların genetik, biyokimyasal ve klinik verilerini analiz ederek, bireyselleştirilmiş tedavi planları oluşturabiliyor, bunun sonucunda da tedavinin daha etkili ve başarılı olması sağlanabiliyor.

Sağlık Hizmetlerinde Üretken Yapay Zekâ

Yapay zekâ (AI), sağlık hizmetlerinde dijital bir dönüşüm trendinden daha fazla bir anlam taşıyor: Yapay zekâ tıp alanında büyük bir devrim yaratıyor ve sağlık sektörünü dönüştürüyor. Yapay zekâ sistemleri, hastaya ait tıbbi verileri inceleyerek, hastalık belirtilerini tespit edebiliyor. Bu sayede doktorlar hastalığı erken evrelerinde tanımlayarak, tedavi sürecini daha etkili bir şekilde yönetebiliyorlar. Üretken yapay zekâ, sağlık çalışanlarının tükenmişliğine ve hasta bakım kalitesini olumsuz etkileyen idari görevleri kolaylaştırmaya yardımcı oluyor.

Sanal Sağlık Asistanları

Günümüzde yapay zekâ tarafından desteklenen sanal sağlık asistanları giderek artan bir şekilde elektronik sağlık kayıt sistemlerinde randevu almak ve tedavi planlamaları yapmak için kullanılmaktadır. Ayrıca sanal asistanlar hastalara ilaç almalarını veya egzersiz yapmalarını hatırlatarak tedavi sürçlerini de desteklemekte. Hatta depresyon gibi sağlık sorunlarının erken belirtilerini tespit etmek için konuşmaları izleyebilmeleri yönünde çalışmalar da bulunuyor. Kısaca sanal asistanlar tedaviler, teşhisler ve ilaçlar konusunda klinisyenlere tavsiyelerle yardımcı olabilecekleri gibi, bakımlarıyla ilgili ihtiyaç duydukları bilgileri hastalara sağlayarak hastaların tedavi süreçlerine olumlu katkı sağlıyor.

Dijital İkizler

Dijital ikizler oldukça heyecan veren bir çalışma ve 2024’te parlayacağını öngörmek hiç de yanlış olmayacaktır. Dijital ikiz en basit şekilde gerçek dünyadaki bir sistemin, nesnenin veya sürecin sanal modeli olarak tanımlanabilir
diğer bir deyişle farklı koşullarda nasıl çalıştığını anlamak için tek bir süreçten, tüm hastaneye kadar her şeyi simüle etmek için kullanılabilir. Gelinen aşamada tedavi, ilaç ve yaşam tarzı seçimlerindeki değişikliklerin etkilerini modellemek için insan vücudunun organların dijital ikizleri geliştirildi. Belki de şu anda hayal edilebilecek en karmaşık dijital ikiz, insan beyninin ikizidir ve araştırmacılar 2024 yılında bu geliştirme sürecini tamamlamayı umuyorlar.

Teletıp

Özellikle pandemi ile birlikte hastaları uzaktan izlemek, hasta bakımını uzaktan sunmak önemli bir konu haline geldi. Pandemide test edilen bu uygulamaların hayatı kolaylaştırıcı yönü de insanların bu alana yönelmesini sağladı. 2024’te uzaktan konsültasyonlar gibi basit uzaktan bakım sunumunun ötesine geçilerek uzaktan hasta bakımı ve tedavisine yönelik bütünsel bir yaklaşıma önelinmesi içten bile değil. Birden fazla hastanın kendi evlerinde izlendiği ve bir merkezden süreçlerin yönetildiği sanal hastane koğuşları, 2024’te uygulamaya konulan bu trendin önemli bir örneği.

Koruyucu ve Önleyici Sağlık Hizmetleri

Hastalığı önlemenin tedavi etmekten daha iyi, ucuz ve kolay olduğu bilinen bir gerçek. Yapay zekâ ve giyilebilir sağlık teknolojilerinin de katkısı ile koruyucu ve önleyici sağlık hizmetlerinde 2024 yılı önemli gelişmelerin beklendiği bir yıl olacak.

3D Baskı

Tıp alanında ilk kullanılan 3D baskılı nesne, bir göz yıkama kabıydı ve o zamandan beri uzun bir yol kat edildi. Artık 3D baskılı tıbbi ekipmanlar, hastaların doğal anatomileriyle mükemmel bir şekilde uyumlu olarak yapılabiliyor. Günümüzde dış protezler, ortopedik implantlar ve stentlere sıklıkla kullanılan 3D baskı teknolojisinin, tedavi süreçlerinde daha etkin bir rol oynayacağı ortada.

Sağlık Hizmetinde Sanal Gerçeklik

Sağlık hizmetlerinde sanal gerçekliğin (VR) kullanımı hızla yaygınlaşıyor. Yapılan araştırmalar özellikle hastaların uzun süreli kronik ağrıyı yönetmelerine yardımcı olmada geleneksel farmasötik ağrı yönetimine göre daha etkili etkili olduğunu; daha az yan etkiye neden olduğunu, hastaların yaşam kalitesinin artmasına ve hastanede kalış süresinin azalmasına yol açtığı göstermektedir.
Sanal gerçeklik cerrahlar tarafından giderek daha fazla kullanılmakta. Psikiyatride fobilerin tedavisinde kullanımı gittikçe yaygınlaşan sanal gerçekliğin diğer bir uygulama alanı ise yara bakımı süreçleri.

Yaşlı Bakımı

Tüm dünyada nüfus yaşlanıyor ve bu durum sağlık sistemleri üzerinden önemli bir baskı unsuru. Yaşlıların hastane, bakımevleri ve huzurevlerinde kalması yerine, daha uzun süre kendi evlerinde kalmalarını sağlayacak yenilikçi çözümlerin öne çıktığı bir geleceğe doğru yol alıyoruz. Özellikle yaşlılıkta ortaya çıkan ve Alzheimer ve Parkinson gibi bakım sistemlerine yük getiren hastalıklara yönelik yeni tedavilerin geliştirilmesine daha fazla odaklanıldığı ve bu yazıda da yer verilen önleyici bakım, sanal hastaneler ve sağlık asistanları vb. yeni trendlerin yaşlı bakım alanında etkinliğinin arttığı bir yıl olacak 2024.

Ruhsal ve Fiziksel Sağlık Hizmeti Sunumunun Yakınsaması

Tıp tarihinin çoğunda ruhsal sağlık hizmetleri nispeten izole edilmiştir. Ancak günümüzde hizmet sağlayıcılar ve toplum, fiziksel ve ruhsal sağlık arasındaki içsel bağları ve bütünsel bir yaklaşım ihtiyacını giderek fark etmekte; bu durum ruh sağlığına artan ilgiyle birlikte bu alandaki teknoloji çözümleri de ön plana çıkartmaktadır. Tele terapi platformları, yapay zekâ odaklı zihinsel sağlık değerlendirmelerine yönelik uygulamalar, sanal gerçeklikle ilgili alanda yapılan çalışmalar bu teknolojik gelişmelerin ruh sağlığı alanındaki yansımalarına sadece birkaç örnek.

Giyilebilir Tıbbi Cihazlar

Pandeminin sağlık sektörünün dijitalleşmesi üzerindeki hızlandırıcı etkisi özellikle giyilebilir teknolojide belirgin olarak görülüyor. Hastalar giderek daha fazla önleme ve bakıma odaklanıyor. Bu nedenle sağlık şirketleri giyilebilir teknoloji cihazlarına yatırım yapmaya devam ediyor. Bu cihazlar sağlık risklerini belirlemek ya da yüksek riskli hastaları sürekli olarak takip etmek olanağını sağlıyor.

SAS uzmanlarından 2024’e dair 12 öngörü

Okuma Süresi:6 Dakika, 29 Saniye

Uzmanından yapay zeka hakkında gerçekçi tahminler

Teknoloji dünyasının en popüler konusu yapay zeka hakkında efsanelerin sonu gelmiyor. Dünyanın lider yapay zeka ve analitik firması olan SAS’ın uzmanları, yapay zeka hakkında yapılan spekülasyonlara karşı gerçekçi yanıtlar verdiler. SAS uzmanlarına göre, yapay zeka insanların elinden tüm işleri almayacak. Öte yandan, proaktif davranan işletmelerin daha iyi kararlar almasına yardımcı olacak.

Son yıllarda teknoloji dünyasıyla ilgili ilgisiz hemen herkes yapay zeka hakkında konuşuyor, olumlu ya da olumsuz tahminlerde bulunuyor. Kimi, yapay zeka teknolojisinin bütün işleri insanların elinden alacağını söylüyor, kimi ise bu teknolojinin insan uygarlığının sonunu getireceğini. Yayılan efsaneler ve yapılan spekülasyonlar, yapay zeka teknolojisinin ne olduğunu açıklamaktan ziyade üzerinin bir sis perdesiyle örtülmesine yol açıyor. Yapay zeka ve analitik konusunda dünyanın bir numaralı firması olan SAS, uzmanlarına 2024 yılına ilişkin yapay zeka alanındaki trendlerin neler olabileceğini sordu ve bu alandaki gelişmeleri tahmin etmelerini istedi. İşte, yapay zeka ve analitik uzmanlarının yaptığı 12 gerçekçi tahmin…

– Üretken yapay zekanın rolü artacak

“Üretken yapay zeka teknolojisi pek çok şey yapsa da her şeyi yapamaz. 2024’te kuruluşlar, üretken yapay zekayı tek başına bir teknoloji olarak değil sektörlerine özgü yapay zeka stratejilerinin tamamlayıcısı olarak görmeye yönelecek. Bankacılıkta, stres testi ve senaryo analizi için simüle edilmiş veriler, riskleri tahmin etmeye ve kayıpları önlemeye yardımcı olacak. Sağlık hizmetlerinde, bireyselleştirilmiş tedavi planları oluşturulmaya başlayacak. Üretimde, kalite, güvenilirlik, enerji verimliliği gibi alanlarda verimlilik düzeylerini tespit etmek için simülasyon uygulamalarında kullanılacak.”

– Bryan Harris, CTO, SAS

– Yapay zeka istihdam yaratacak

“2023’te yapay zekanın ortadan kaldırabileceği işler konusunda çok fazla endişe ve spekülasyon vardı. 2024’te bunun yerine yapay zekanın yaratacağı işler daha çok konuşulacak. Örneğin, bir üretim modelinin potansiyelini gerçek dünyadaki uygulamalarıyla ilişkilendiren hızlı mühendislik alanında büyük potansiyel bulunuyor. Yapay zeka tüm yetkinlik seviyelerindeki çalışanların daha etkili ve verimli olmalarına yardımcı olacak. 2024 ve sonrasında iş piyasasında bazı kısa vadeli sorunlara neden olsa da ekonomik büyümeyi desteklemeye yardımcı olacak ve birçok yeni işin ve kariyer fırsatının ortaya çıkmasını sağlayacak.”

– Udo Sglavo, İleri Analitikten Sorumlu Başkan Yardımcısı, SAS

– Yapay zeka sorumlu pazarlamayı geliştirecek

“Pazarlamacılar her zaman bilinçli bir şekilde sorumlu pazarlama tekniklerini benimsemeli. Bunun için de yapay zekanın yanılabileceğinin ve önyargılara kapılabileceğinin farkında olmalılar. Yapay zeka gelişmiş pazarlama ve reklam uygulamaları vaat etse de, önyargılı veri ve modellerin önyargılı sonuçlar doğurduğunu biliyoruz. Bunun için SAS Marketing’de yapay zeka için malzeme listesi gibi model kartları geliştiriyoruz. Yapay zekayı ister geliştirin ister kullanın, etkisinden ve yaratacağı sonuçlardan siz sorumlusunuz. Teknik bilgisi ne düzeyde olursa olsun tüm pazarlamacılar bu model kartlarını inceleyebilir, algoritmalarının etkili ve adil olup olmadığını doğrulayabilir ve gerektiğinde ayarlama yapabilirler.”

– Jennifer Chase, CMO, SAS

– Finans firmaları, Dolandırıcılığın Karanlık Çağı’nda çareyi yapay zekada arayacak

“Ne yazık ki üretken yapay zeka ve deepfake teknolojileri dolandırıcıların da becerilerini geliştirmelerine yardımcı oluyor. Kimlik avı mesajları artık çok gerçekçi. Taklit web siteleri şaşırtıcı derecede aslına uygun görünüyor. Dolandırıcıların birkaç saniyelik sesle bir sesi klonlamaları mümkün. Bankaların ve düzenleyici kuruluşların yapay zekanın benimsenmesinde kaybedilen zamanı telafi etmek için çok çaba sarf etmek zorunda olduğu Dolandırıcılığın Karanlık Çağı’na giriyoruz. Üstelik yeni düzenlemeler, finans şirketlerini artan APP dolandırıcılığı (anlık ödeme dolandırıcılığı) ve diğer dolandırıcılık yöntemleri karşısında daha fazla sorumluluk üstlenmeye zorluyor.”

– Stu Bradley, Risk, Dolandırıcılık ve Uyumluluk Çözümlerinden Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı, SAS

– Gölge yapay zeka bilgi işlem merkezi yöneticilerini zorlayacak

“Kuruluşların bilgi işlem merkezi yöneticileri yıllarca ‘gölge bilgi teknolojileri’ olarak tanımlanan ve bilgi işlem ekibinin resmi yaptırım ya da gözlemi olmadan kuruluş içinde kullanılan veya geliştirilen çözümlerle uğraşmışlardı; şimdi de ‘gölge yapay zeka’ uygulamalarıyla uğraşacaklar. İyi niyetli çalışanlar, verimliliği artırmak için üretken yapay zeka araçlarını kullanmaya devam ederken bilgi işlem merkezi yöneticileri ise bu üretken yapay zeka araçlarının ne kadar benimsenmesi ve kurumlarını risklerden korumak için ne tür sınırlar çizilmesi gerektiği konusuna odaklanacaklar.”

Jay Upchurch, CIO, SAS

– Çok modlu yapay zeka daha çok konuşulacak

“Metin, görüntü ve sesin entegrasyonu, üretken yapay zekanın bir sonraki aşamasını ifade ediyor. Çok modlu yapay zeka olarak bilinen bu yöntem, çeşitli girdileri aynı anda işleyerek etkili karar vermek için gereken içeriğe daha duyarlı uygulamaların geliştirilmesine yol açabilir. Üç boyutlu nesne, ortam ve mekansal verilerin üretilmesi buna örnek olarak verilebilir. Bu yöntemi artırılmış gerçeklik, sanal gerçeklik ve dijital ikizler gibi karmaşık fiziksel sistemlerin simülasyonlarında hayata geçmiş halde göreceğiz.”

– Marinela Profi, Yapay Zeka/Üretken Yapay Zeka Strateji Danışmanı, SAS

– Dijital ikizlere adaptasyon hız kazanacak

“Yapay zeka ve nesnelerin interneti (IoT) analitiği gibi teknolojiler imalat, enerji ve kamu başta olmak üzere ekonominin önemli sektörlerinde yaygın olarak kullanılıyor. Bu teknolojilerden büyük hacimli verilerin daha iyi ve daha hızlı kararlara dönüştürmesinde yararlanılıyor. 2024’te gerçek zamanlı sensör ve operasyonel verileri analiz eden, fabrikalar, akıllı şehirler ve enerji şebekeleri gibi karmaşık sistemlerin kopyalarını oluşturan dijital ikiz teknolojilerinin daha kapsamlı kullanılmaya başlanmasıyla yapay zeka ve IoT analitiğine adaptasyon hız kazanacak. Kuruluşlar dijital ikizlerle operasyonlarını optimize edebilir, ürün kalitesini iyileştirebilir, güvenliği ve güvenilirliği artırabilir, emisyonları azaltabilirler.”

Jason Mann, IoT’den Sorumlu Başkan Yardımcısı, SAS

– Sigortacılar yapay zekanın yardımıyla iklim riskiyle yüzleşecek

“İklim değişikliği spekülatif bir tehdit olmaktan çıkıp bir gerçeğe dönüşmüş durumda. Doğal afetlerden kaynaklanan sigortalanmış kayıplar 2022’de global olarak 130 milyar doları aştı. Sigortacılar bu alandaki baskıyı hissediyorlar. Örneğin ABD’de sigortacılar, primleri yükselttikleri ve Kaliforniya ve Florida gibi riskli eyaletlerden çekilerek on milyonlarca tüketiciyi zor durumda bıraktıkları için inceleme altındalar. Sigortacılar, bu durumdan kurtulmak, likidite akışlarını desteklemek ve rekabetçi olmak için muazzam veri depolarının potansiyelinden yararlanmak amacıyla yapay zekayı giderek daha fazla benimseyecekler. Yapay zeka, dinamik prim fiyatlandırması ve risk değerlendirmesinin ötesinde, talep işleme, suistimal tespiti, müşteri hizmetleri ve işlemlerin otomatikleştirilmesine yardımcı olacak.”

Troy Haines, Risk Araştırması ve Kantitatif Çözümlerden Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı, SAS

– Kamuda yapay zekanın önemi artacak

“Yapay zekanın işgücü üzerindeki etkileri kamu kuruluşlarında da hissedilmeye başlanacak. Yapay zeka uzmanlarının maaşları çok yüksek olduğu için kamu kuruluşları onları elde tutmakta zorlanıyor. Ancak düzenleyici uygulamaları destekleyebilmek için agresif bir şekilde bu işin uzmanlarını işe almak zorunda kalacaklar. Ve özel sektördeki firmalar gibi kamu kuruluşları da üretkenliği artırmak, bazı işleri otomatikleştirmek ve uzman personel eksikliğini azaltmak için giderek daha fazla yapay zeka ve analitiğe yönelecek.”

– Reggie Townsend, SAS Veri Etiği Uygulaması Başkan Yardımcısı

– Üretken yapay zeka hasta bakımına destek olacak

“2024 yılında sağlık alanında ilerleme sağlamak, hasta ve uygulama kullanıcılarının deneyimlerini iyileştirmek için kuruluşlar, klinik çalışmalarda kullanılmak üzere hastaya özel avatar ve tedavi planlarının oluşturulması gibi kişiselleştirilmiş tıp uygulamaları için üretken yapay zeka destekli araçlar geliştirecek. Ayrıca, uygulama abonelerine, hizmet sağlayıcılara ve ilaç firmalarına gerçek zamanlı rehberlik sağlayan klinik karar destek hizmetleri için üretken yapay zeka tabanlı sistemlerin ortaya çıktığını göreceğiz.”

– Steve Kearney, Global Medikal Direktör, SAS

– Yapay zeka kullanımı sigortacıların kaderini belirleyecek

“2024’te en büyük 100 sigorta şirketinden biri, üretken yapay zekayı çok hızlı bir şekilde konuşlandırmasının sonucu olarak faaliyetlerini sonlandıracak. Halen sigortacılar iş modellerine göre herhangi bir uyarlama yapmadan otonom sistemleri son derece hızlı bir şekilde kullanıma sunuyorlar. Yapay zekayı sorunları hızlı bir şekilde çözmek için kullanmanın son birkaç yıldır kötü giden işleri telafi edeceğini umuyorlar. Ancak 2023’te sektörde yaşanan işten çıkarmaların ardından geride kalan personel, yapay zekanın etik ve yaygın uygulanmasında gerekli gözetimi sağlamak için çok yetersiz. Yapay zekanın her derde deva olduğu efsanesi, on binlerce hatalı iş kararının verilmesine yol açabilir; bu da kurumsal bir çöküşe neden olarak tüketiciye ve düzenleyici kurumlara yönelik güvene onarılamaz bir şekilde zarar verebilir.”

– Franklin Manchester, Global Sigorta Stratejik Danışmanı, SAS

– Halk sağlığı hizmetleri akademik camiadan yapay zeka desteği alacak

“Halk sağlığı hizmetleri daha önce görülmemiş bir hızda teknolojik modernizasyon yaşıyor. Hangi tür sağlık sorunu olursa olsun halk sağlığı alanında yapılması gereken müdahalelerini öngörmek için verileri kullanmak çok önemlidir. Tahmin ve modelleme büyük bir hızla halk sağlığı çalışmalarının temel taşı haline gelirken devletler bu konuda yardıma ihtiyaç duyuyorlar. Devlet adına yapay zeka odaklı modelleme ve tahmin çalışmaları yürüten akademik araştırmacıların sayısında artış göreceğiz. Covid-19’la toplum sağlığının korunmasının olağanüstü teknolojiler ve işbirliği çalışmaları gerektirdiği çok açık bir şekilde görüldü.”

– Dr. Meghan Schaeffer, Ulusal Halk Sağlığı Danışmanı ve Epidemiyolog, SAS

16-19 Nisan 2024’te Las Vegas’ta düzenlenecek SAS Innovate etkinliğinde yapay zeka ve analitik alanındaki en son gelişmeleri yerinde keşfedebilirsiniz.

Vakko L’Atelier’den şıklığı eşsiz lezzetlerle buluşturan Yılbaşı Menüsü

Okuma Süresi:1 Dakika, 4 Saniye

Dünya mutfağının en özel tariflerini Vakko şıklığıyla harmanlayan Vakko L’Atelier, heyecanla kurulacak yeni yıl sofralarına özel bir hindi menüsü sunuyor.

Vakko L’Atelier, Aralık ayı boyunca eşsiz lezzetlerden oluşturduğu özel yılbaşı menüsünü Vakko dostlarıyla buluşturuyor. Kutlama sofralarına unutulmayacak bir imza atacak olan menü Vakko kalitesiyle evlere özel olarak hazırlanıp sunuluyor

Vakko L’Atelier’in sunduğu bu özel menüde; yılbaşı sofralarının vazgeçilmezi olan özel kemik suyu sosu ile sunulan marine edilmiş Hindi ana yemek olarak yer alıyor. Pişirme bilgilerini de içeren bilgilendirme kartıyla birlikte sunulan hindiye; mevsime ve konsepte uygun benzersiz bir başlangıç olan zencefilli balkabağı çorbası, kestaneli, karanfilli, dolmalık fıstıklı ve tarçınlı pilav, kızılcık ve kuru üzümlü fırınlanmış brüksel lahana salatası, portakal ve limon kabuğu rendelenmiş fırında patates, karamalize kırmızı soğan ve tatlı patates turtası, kırmızı şarap sirkesi ve hardal tohumlu kırmızı lahana salatası, portakal dilimleri ve burratalı kinoa salatası, ve yemek sonrası tatlı bir bitiş için seçeceğiniz Buches de Noel gibi seçenekler zarif yeni yıl sofralarına anlam ve lezzet katıyor. 4-5 kişilik veya 8-10 kişilik olarak hazırlanan bu özel menü üç gün öncesinden verilen sipariş ile evinize kadar geliyor.

Yılbaşı heyecanının katlanarak artacağı ay boyunca seçkin lezzetlerle bezeli sofralarda buluşmak isteyen Vakko dostları, Vakko L’Atelier’nin Yılbaşı Menüsünü www.vakkolatelier.com veya 0546 400 40 40 numaralı hattan sipariş verebilecek.

Volvo Car Turkey, tüm zamanların satış rekorunu kırdı

Okuma Süresi:1 Dakika, 42 Saniye

Volvo Car Turkey, tüm zamanların satış rekorunu kırarak yılı kapatmadan 10 bin adede ulaştı.

Premium otomobil üreticisi Volvo Car Turkey, 2023’ün sonuna yaklaşırken 10 binin
üzerinde satış adedine ulaşarak, 29 yıldır faaliyet gösterdiği Türkiye’de rekor satışa
imza attı.

Kasım 2023 itibariyle 10 binin üzerinde satış gerçekleştiren Volvo Car Turkey, geçen yılın aynı
dönemine göre yüzde 41’lik artışa ulaştı.

En çok satılan model XC40 oldu

Volvo Cars, Türkiye pazarında sürdürülebilirlik, güvenlik ve teknoloji odaklı bir vizyonuyla sektörde
öncülük etmeye devam ediyor.. Bu yüksek satış rakamlarıyla elde edilen başarı, markanın
sürdürülebilir geleceğe olan katkısını vurguluyor.
Volvo Cars’ın premium pazarda kompakt sınıfta yer alan modeli XC40, Türkiye’de 2023 yılında en çok
satılan Volvo modeli oldu. XC40 kasım ayı itibariyle 2 bin 676 adet satıldı. Geçtiğimiz yıla oranla
kasım ayı itibariyle satışlarında yüzde 41 artış sağlayan marka; satış adedini 6 bin 24’ten 10 bin128
adede yükseltti. Volvo Cars’ın 2004 yılından bu yana en yüksek toplam yıllık satış adedi 8 bin 228
adetti. En çok satılan SUV modeli ise 13 bin 121 adetle XC90 olurken, sedan modeli ise 22 bin 981
adet ile S60 idi.

Markanın 2023 Ocak – Kasım aylarını değerlendiren Volvo Car Turkey Genel Müdürü Magnus
Boman; “Volvo Car Turkey olarak 2023 yılına, çevre ve elektrifikasyon konusundaki iddialı global
hedeflerimizi yerine getirmek amacıyla atacağımız adımları planlayarak girdik. 2030 yılına kadar
tamamen elektrikli bir otomobil üreticisi olmayı hedefleyen bir marka olarak; ürettiğimiz otomobillerin
kalitesiyle insanların güvenliğini en üst noktada sağlayan, aynı zamanda dünya kaynaklarını
düşünerek çevre bilinçli bir yaklaşımla çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Kasım ayı itibariyle, 29 yıldır faaliyet gösterdiğimiz Türkiye’de en yüksek yıllık satış adedini de aşarak
10 binin üzerinde tarihi bir satış rekoru kırdık. Bu yılki satışlarımız içinde Volvo XC40 modelimiz 2 bin
676 adetle lokomotif modelimiz oldu. Bunu 2 bin 481 adetle segmentinde lider olan XC90 modelimiz
takip ediyor. Bu yılı güçlü bir şekilde kapatırken önümüzdeki yıl için de daha yüksek hedefler
belirledik. 2024 yılında bu seneye benzer şekilde 700-750 bin bandında gerçekleşeceğini tahmin
ediyor ve Türkiye’deki satışlarımızın da bu yılın gerçekleşenin üzerinde olmasını hedefliyoruz.” dedi.

Akbank Sanat Felsefe Seminerleri Başlıyor

Okuma Süresi:1 Dakika, 3 Saniye

Düşünsel keşiflerin kapılarını aralayan Akbank Sanat Felsefe Seminerleri,
güncel ve gelecekle ilgili felsefe sorunlarının irdelendiği yeni sezon programıyla
23 Kasım Perşembe günü Akbank Sanat’ta başlıyor.

Seminer dizisinin “Çağı Adlandırmak: “Antroposen”den “Kapitalosen”e Çevre Felsefesi” konulu ilk söyleyişi, Maltepe Üniversitesi Felsefe Bölüm Başkanı Prof. Dr. Güncel Önkal’ın konukluğunda Prof. Dr. Emre Şan moderatörlüğünde 23 Kasım Perşembe günü saat 18:30’da gerçekleşecek. Gezegenin yıkım senaryolarının tartışıldığı bugünlerde, “Kapitalosen eleştiri küresel siyaseti şekillendirebilir mi? Bireyler, toplumlar ve kurumlar üzerinde antroposen etki nasıl farklılaşmaktadır?” sorularının sorulduğu söyleyişi ile Antroposen/Kapitalosen döneme tüm çıplaklığıyla tanıklık edilecek.

Felsefe Seminerleri’nin bu sezon için tüm programı ise şöyle;

14 Aralık 2023|18:30
Ortaklığın Patolojisi

18 Ocak 2024|18:30
Heidegger ve Düşünmenin Krizi

22 Şubat 2024|18:30
Etkileşimcilik (Interactivism): Hareketi Temel Alan Bir Zihin Teorisi

22 Mart 2024|18:30
Kimlik Çıkmazı: Kimlik Sorununa Fenomenolojik Bir Bakış

25 Nisan 2024|18:30
Tanınma Krizi: Duygusal Kapitalizmin Patolojileri

16 Mayıs 2024|18:30
Teknoloji Felsefesi Sorunları: İnsan ve Makine Etkileşimi

Detaylı bilgi ve kayıt için akbanksanat.com web sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Akbank Sanat: www.akbanksanat.com
Facebook: http://www.facebook.com/akbanksanat
Instagram: http://instagram.com/akbanksanat
Twitter: https://twitter.com/akbanksanat
Vimeo: http://vimeo.com/akbanksanat
YouTube: http://www.youtube.com/user/akbanksanat

Yapay Zeka (AI) ve Makine Öğrenimi (ML), Toyota’nın yarış pistinden otoyola olan yolculuğuna hız kazandırıyor

Okuma Süresi:3 Dakika, 20 Saniye

Yapay Zeka (AI) ve Makine Öğrenimi (ML) ile elde edilen veri, Toyota GAZOO Racing’e yarış kazandırmakla kalmıyor, aynı zamanda Toyoto’ya binek araba geliştirme alanında da önemli bir güç kazandırıyor.

Tutkulu motor sporları hayranları için, yarış pistinde yaşadıkları heyecan arabalara dair yaşadıkları deneyimin yalnızca bir kısmını oluşturuyor. Onlar, hızlandırılmış bir inovasyonun peşinden giderken, mühendislik dünyasının bir yarıştan diğerine nasıl hızla ilerlediğini yakından takip ediyorlar. Destekledikleri takımlar, yüksek adrenalin seviyelerine sahip araçlar geliştirerek Ar-Ge’nin sınırlarını zorluyor. Bu sadece takımların yarış stratejilerini değil, aynı zamanda sürücülüğün geleceğini de şekillendiriyor.

Amazon Web Services (AWS) Otomotiv Endüstrisi Kıdemli Uygulama Müdürü Richard Felton, yarış takımlarının araç mühendisliği konusunda birbirlerine karşı üstünlük elde etme mücadelelerinin bir asırdan uzun bir süredir devam ettiğini ifade ediyor. Takımların daha aerodinamik tasarımlar, daha güçlü motorlar ve daha duyarlı süspansiyonlar geliştirmek için çalıştıklarını belirtiyor. Ancak günümüzde rekabet farklı bir alanda yaşanıyor: Yarış arabalarına dair verilerden daha fazla değer elde edebilmek. Bu, hem kazanan takımları hem de yarışlara sponsor olan markaların elde etmek istediği değerleri belirliyor. Yarış takımlarının geliştirdikleri Yapay Zeka (AI) modelleri, artık potansiyel olarak motor sporları alanında en değerli mirası teşkil ediyor.

Veriyi inovasyona dönüştürme yarışı

24 saatlik, ikonik LeMans yarışının son beş turunu kazanan ve 2023 FIA World Endurance Championship’in (FIA Dünya Dayanıklılık Şampiyonası) yeni şampiyonu olan Toyota GAZOO Racing Europe’un Yapay Zeka Strateji Lideri Dr. Marc Hilbert, “Ne zaman test sürüşü veya yarış yapsak, muazzam düzeyde veri elde ediyoruz. Yarışların geleceğinin yapay zekada yatmasının nedeni de toplanan verinin hacminin bu seviyede olması,” diyor.

Dünya Dayanıklılık Şampiyonası, Makine Öğrenimi (ML) modellerinin ve kullanabilecekleri veri çeşitlerinin hızlı bir şekilde gelişmesini destekleme anlamında eşsiz bir fırsat sunuyor. Toyota GAZOO Racing takımıKasım ayında Bahreyn’degerçekleştirilen yarışta araçlarının ilk iki sırayı elde etmesiyle şampiyonluğunu ilan etti. Takım, yarışlardan elde ettiği büyük miktardaki veri üzerinde çalışmak için Amazon SageMaker ML platformunu kullanıyor. Araçların performansından hava durumuna kadar farklı alanlarda toplanan bu veriler, motor sporlarında karşı karşıya kalınabilecek olağanüstü durumlarda araçların performansını optimize etme konusunda en iyi seçenekleri ortaya çıkarıyor.

Dr. Hilbert, topladıkları verilerle ilgili olarak, “Topladığımız, yalnızca ısı göstergeleri gibi belirli bir zaman aralığı içinde sürekli olarak ölçülen veya gözlemlenen veriler değil. Aynı zamanda sürücü ve pit arasındaki iletişimin ses verilerini, televizyon üzerinden aracın içerisindeki video sinyallerinden elde ettiğimiz görüntüleri de topluyoruz. Bunun, motor sporlarında önemli bir inovasyon dalgasına yol açacağını düşünüyorum,” dedi.

Toyota GAZOO Racing, bu tür inovasyonları elde edebilmek için Amazon EC2’nin ölçeklenebilir hesaplama altyapısından faydalanıyor ve bu servisin kullanım alanı yalnızca yarış takımıyla da sınırlı kalmıyor. Dr. Hilbert, “Pistte kullandığımız her şeyi sürüş simülatörümüze bağlamak için AWS’in bulut teknolojisini kullanıyoruz. Bu sayede yarışa çıkmadan önce yeni kurulumları test edebiliyor, bu simülasyonlar aracılığıyla nasıl işlediklerini ve sürücülerimizin bu kurulumlarla ilgili nasıl hissettiklerini gözlemleyebiliyoruz. Yarış arabalarımızdan binek arabalarımıza kadar olan araç geliştirme çalışmalarımızın her adımında bulut teknolojisinden faydalanıyoruz,” şeklinde konuştu.

Yarış ruhunu otoyola taşıyor

Toyota’nın motor sporlarına yaklaşımının temelinde, yarış pisti ve otoyol arasındaki ayrımı ortadan kaldırmak yatıyor. AWS’in bulut hizmetleri sayesinde 24 saatlik Le Mans yarışının kazanılmasına yardımcı olan Makine Öğrenimi (ML) modelleri, Toyota’nın bir sonraki nesil binek araçlarını geliştiren mühendisler tarafından da kullanılabiliyor. Dr. Hilbert, konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Köln’deki Toyota GAZOO Racing genel merkezimizde bir simülasyonu hayata geçirdikten kısa bir süre sonra, Japonya’daki çalışma arkadaşlarımız da sonuçları inceleyebiliyor ve bu simülasyondan elde edilen parametreleri ürettikleri binek araçlara uygulamak için kullanabiliyor.”

AWS bulut hizmetinin mümkün kıldığı veri ve yapay zeka iş birliği, Toyota’nın üç önemli alanda inovasyon yapmasını sağlıyor. İlk olarak, otonom sürüş teknolojisi ve ürettiği veri, yarış arabalarının trafikte performansını nasıl artıracağını geliştirmeye yardımcı oluyor. Ardından, yapay zeka aerodinamikleri, yakıt ve lastik kullanımını optimize ederek hem yarış hem de yol sürüşünü daha sürdürülebilir hale getiriyor. Son olarak, yarış arabası geliştirmekte kullanılan simülasyonlar, araç satın almak isteyen müşterilere Toyota’nın geliştirdiği sürüş deneyimini yaşatarak onları bu deneyime dahil ediyor.

Dr. Hilbert, sözlerine şu şekilde devam etti: “Yapay zeka, sürücülüğü ve yarışları daha erişilebilir ve daha eğlenceli hale getirebilir. İnsanlar, Toyota’nın araçlarını kullandıklarında, bu araçlardaki makine öğrenimi verilerinin yarışlardan elde edildiğini bilecek ve yarışlardaki ruhu otoyol deneyimine taşıyabilecekler!”

Exit mobile version
%%footer%%