Novakid ile Çocuğunuzda Göreceğiniz 6 Olumlu Değişim

Novakid, 4-12 yaş arası çocuklara özel geliştirilmiş interaktif İngilizce eğitim programıyla sadece kelime öğretmiyor aynı zamanda özgüven kazanmasını ve dünyaya daha açık hale gelmesini sağlıyor. Novakid sadece bir dil eğitimi değil, aynı zamanda çocuğunuzun kişisel gelişimine de doğrudan katkı sağlayan bir deneyim vaad ediyor.

İşte Novakid ile çocuğunuzda gözlemleyeceğiniz 6 olumlu değişim;

1. Gelişen Dil Becerileri

Novakid, Ebeveyn Memnuniyetini %96,6'ya Çıkardı! - Şanlı Bayrak Gazetesi

Novakid, ana dili İngilizce olan eğitmenlerle yapılan bire bir derslerle çocuğunuzun hem konuşma hem de dinleme becerilerini hızla geliştirir. Bu da İngilizceye olan hakimiyetini doğal bir süreçle artırır.

2. Özgüven Gelişimi

Novakid'in Yeni Reklam Filmi – Aslıhan Gündüz

Çocuğunuz İngilizce konuşurken hata yapmaktan korkmadığında, özgüveni ciddi oranda artar. Novakid’in teşvik edici yaklaşımı sayesinde çocuklar, yabancı bir dili konuşmanın eğlenceli ve ulaşılabilir olduğunu hisseder.

3. Küresel Farkındalık

Helping Young Children Learn to Make Friends |… | PBS KIDS for Parents

Farklı kültürlerden öğretmenlerle iletişim kurmak, çocuğunuzun dünya görüşünü genişletir. Erken yaşta farklılıklara saygı duymayı ve çok kültürlü bir bakış açısını öğrenir.

4. Gelişmiş Odak ve Disiplin

What is Positive Discipline? | American SPCC

Online derslerin belirli bir programa bağlı olması, çocuğunuzda zaman yönetimi ve odaklanma alışkanlığı geliştirir. Bu beceriler okul hayatında da başarıya dönüşür.

5. Teknolojiye Bilinçli Yaklaşım

Kids in Tech - EXCITE. EDUCATE. EMPOWER.

Novakid dersleri, teknolojiyi sadece oyun aracı olarak değil, bir öğrenme platformu olarak kullanmayı öğretir. Çocuklar ekran başında kaliteli ve faydalı zaman geçirir.

6. Eğlenceli Öğrenme Alışkanlığı

100,200+ Children Online Learning Stock Photos, Pictures & Royalty-Free Images - iStock | Parents and children online learning

Oyunlaştırılmış içerikler sayesinde İngilizce öğrenmek çocuklar için sıkıcı bir görev olmaktan çıkar, bir oyuna dönüşür. Bu da öğrenmeyi bir alışkanlık haline getirir.

Kaliteli Bir Sohbet İçin Çocuklarınıza Sorabileceğiniz 8 Soru

Çocuklarınıza sorular sormak, onlarla kaliteli zaman geçirmenin güçlü ve anlamlı bir yoludur çünkü bu, onların iç dünyasını keşfetmenizi sağlar ve aranızdaki bağı derinleştirir.

  • Çocuklar, kendilerini gerçekten dinleyen bir yetişkinle bağ kurarlar. Özel sorular, “Senin düşüncelerin benim için önemli” mesajı verir.
  • Duygularını, hayallerini ve düşüncelerini ifade edebilmeleri, sağlıklı bir duygusal gelişim için çok önemlidir.
  • Birlikte oyun oynamak güzeldir ama konuşarak duygusal bir bağ kurmak, anılarınızın derinliğini artırır.

1- Aile sana ne ifade ediyor?

2-Özel bir yeteneğin olacak olsa bunun ne olmasını isterdin?

3-En çok dilediğin şey ne?

4-Mutluluk sence ne demek?

5-Hediye vermenin en güzel yanı sence nedir?

6-Bir tatil organize edecek olsan nereye gitmek ve neler yapmak isterdin?

7-Odanı baştan aşağı yenilecek olsan içinde neler olsun isterdin?

8-Çok güzel bir gün senin için nasıl olurdu?

Yapay Zeka Konusunda Ebeveynler İçin 6 Kritik Güvenlik Önerisi

Çocukların yapay zekâ araçlarını güvenli ve sorumlu bir şekilde kullanabilmeleri için rehberliğin şart olduğunu vurgulayan Akkoyunlu, ebeveynlerin uygulayabileceği 6 temel adımı şöyle sıralıyor:

1. Yaşa göre net sınırlar koyun.

Çocuğuma Nasıl Sınır Koymalıyım? - Psikolog Merve YILMAZ

13 yaşından küçük çocuklar için kullanımı tavsiye edilmez. 13-15 yaş arası için, mutlaka ebeveyn denetiminde ve ortak alanlarda kullanılmalıdır. 16 yaş ve üzeri gençler daha bağımsız olsalar da düzenli iletişim ve kontroller hayati önem taşır.

2. Mahremiyet konusunu öncelik haline getirin.

Geç ergenlik arşivleri - Aba Psikoloji

Altın kuralı öğretin: Ad, okul, adres, telefon numarası gibi kişisel bilgiler bir sohbet robotuyla asla paylaşılmaz. Bunun neden önemli olduğunu somut örneklerle açıklayın.

3. Duygusal konuları insanlara ayırın.

Ankara Çocuk ve Ergen Terapisi – Paradoks Psikoloji

Çocuğunuza kimlik, ilişkiler, aile sorunları veya ruh sağlığı gibi hassas konuların yapay zekâ ile konuşulamayacağını anlatın. Bu konuların gerçek bir insanın anlayışını ve desteğini gerektirdiğini vurgulayın.

4. ‘Yardımcı pilot’ olarak kullanımı teşvik edin.

Starting Homeschooling with a 12 Year Old

Onu, karmaşık bir konuyu basitleştirmek, bir metin için taslak oluşturmak veya yazım hatalarını kontrol etmek gibi amaçlarla yapay zekâyı kullanmaya yönlendirin. Ardından, öğrendiklerini kendi kelimeleriyle ifade etmesini isteyin.

5. Dijital alanları aile ortamına taşıyın.

Portable 10.1'' Kids Netbook Android 12 Laptop Computer HDMI USB Bluetooth  Wi-Fi

Bilgisayar ve tablet gibi cihazların, ailenin ortak kullandığı salon gibi alanlarda kullanılmasını sağlayın. Bu hem etkileşimi takip etmenizi kolaylaştırır hem de çocuğun kendini denetlemesine yardımcı olur.

6. Kapsamlı ebeveyn kontrolü araçları kullanın.

Ebeveyn kontrolü stok fotoğraflar, telifsiz resimler, görseller |  DepositPhotos

İnternet kullanımını daha güvenli hale getirmek için Bitdefender Ebeveyn Kontrolü gibi ödüllü bir güvenlik çözümünden destek alın. Bu araçlar, uygunsuz içerikleri filtrelemenize, ekran süresi sınırları koymanıza ve çocuğunuzun çevrim içi etkinlikleri hakkında bilgi sahibi olmanıza yardımcı olur.

Okula Uyum Sorunu Varsa Bu Sinyallere Dikkat!

Eylül ayıyla birlikte eğitim-öğretim maratonu yeniden başladı. Ancak bu süreç, pek çok aile ve çocuk için uyum sorunlarını da beraberinde getiriyor. Yeni eğitim-öğretim yılıyla birlikte çocukların okula uyum sürecinde yaşayabileceği zorluklara dikkat çeken uzmanlar, tatil rutininden okul düzenine geçiş, sosyal uyum sorunları ve sınav kaygısının süreci zorlaştırabileceğine işaret ediyor.

Okula uyum sürecinin sadece dönem başındaki geçici bir evre olarak görülmemesi gerektiğini kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Pınar Demir Asma, olumlu okula uyum süreci hem okul yaşantısının devamlılığı hem de yüksek akademik başarı ile yakından ilişkili olduğunu belirtiyor. Asma, çocukların sosyal çevrede zorbalık, dışlanma gibi olumsuz yaşantılara da maruz kalmış olabileceği uyarısını da hatırlatarak bu sinyallere dikkat edilmesi çağrısında bulunuyor. 

Üsküdar Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölüm Başkan Yardımcısı Dr. Öğr. Üyesi Pınar Demir Asma, yeni eğitim-öğretim yılıyla birlikte çocukların ve ailelerin yaşadığı uyum sorunları konusunda ebeveynlere önemli tavsiyelerde bulundu.

Bu sinyallere dikkat!

Eylül ayı itibariyle yeni eğitim öğretim yılının da başladığını hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Pınar Demir Asma, “Bu süreç ailelerin okula uyum sürecinde çeşitli zorluklarla karşı karşıya bırakmakta ve ailelerin kafasında çeşitli soru işaretleri oluşturmaktadır. Çocukların yaşayacağı problemler ailenin ve çocukların özelliklerine göre farklılık göstermekle birlikte olası zorluklar arasında; günlük rutinde tatil rutininden okul rutinlerine dönüşte uyum sorunları oluşabilir. Yemek saatleri, uyku saatleri gibi fiziksel ihtiyaçlara yönelik süreç değişimlerine uyum problemleri yaşanabilir. Arkadaş çevresine sosyal uyumlanmada sorunlar olabilir. Özellikle okuldaki sosyal çevrede zorbalık, dışlanma gibi olumsuz yaşantılar deneyimliyorsa çocuk okula gitmek istemeyebilir. Bu gibi sinyallere dikkat edilmelidir. Okul başarısıyla ve sınavlarla ilgili kaygılar ortaya çıkabilir.” dedi.

1-Çocuğun hızlı uyumuna yönelik aşırı beklenti içine girilmemeli

Çocukların okula uyumunda ailenin tutum ve davranışlarının da belirleyici olduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Pınar Demir Asma, “Bu hatalı tutum ve davranışlar ise; aşırı müdahaleci olmak, baskıcı bir iletişim tarzını benimsemek, çocuğun günlük rutinin sürekli değişmesi, düzensiz ve çocuk için tahmin edilemez olması, çocuğun hızlı uyumuna yönelik aşırı beklenti içine girmek ya da çocuğun gelişimine veya yaşına uygun olmayan beklentiler içinde olmak şeklinde özetlenebilir.” diye konuştu.

2-Her koşulda sevginizi gösterin!

Uyum sürecini kolaylaştırmak ve çocuklara destek olmak amacıyla ebeveynlere tavsiyelerde bulunan Dr. Öğr. Üyesi Pınar Demir Asma, “Sabırlı olun. Çocuğunuzun taleplerini dinleyin ve sınırlarına saygı duyun. Anne- baba arasındaki iletişimde tutarlı ve net olun. Çocuğunuzun okuldaki yaşantısı hakkında bilgi sahibi olun. Çocuğunuzun arkadaşları ve akranlarıyla ilişkileri konusunda duyarlı davranın ve çocuğunuzu dinleyin. Çocuğunuzun sorumluluk almasına izin verin. En önemlisi her koşulda çocuğunuzun destekçisi olduğunuzu ve sevginizi göstermeyi unutmayın.” ifadesinde bulundu.

3-Uyum süreci yüksek akademik başarı ile yakından ilişkili

Okula uyum sürecinin sadece dönem başındaki geçici bir evre olarak görülmemesi gerektiğini de kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Pınar Demir Asma, “Çocuğun gelişimi üzerinde önemli kalıcı etkileri olabilecek bir süreç olarak ele alınmalı ve bu hassasiyetle yaklaşılmalıdır. Unutulmamalıdır ki olumlu okula uyum süreci hem okul yaşantısının devamlılığı hem de yüksek akademik başarı ile yakından ilişkilidir. Bunun yanında okula uyum süreci sonrasında gelen okula devamlılık, akran ilişkilerinin de desteklenmesiyle birlikte çocukların sosyal ve duygusal gelişimlerine de önemli katkı sunmaktadır.” şeklinde sözlerini tamamladı.

 

Anaokulu Çağında Ekran Süresini Kontrol Etmenin 5 Etkili Yolu

1. Pasif İzleme Yerine Aktif Katılım Gerektiren İçerikler Seçin

Sadece video izlemek yerine çocuğunuzun aktif katılımını sağlayan uygulamalarla ekran süresini daha faydalı hale getirebilirsiniz. Oyunlaştırılmış öğrenme, interaktif hikâyeler ve yaratıcı etkinlikler çocuğun gelişimine katkı sağlar.

Dokunmak, sürüklemek, cevap vermek gibi etkileşim içeren içerikler, pasif izlemeye kıyasla öğrenmeyi ciddi oranda artırır. Oyunlar, çocukların ekranla aktif olarak etkileşim kurmasını sağlar ve motor becerilerini destekler.

 

2. Ekran Süresini Birlikte Geçirin

Çocuğunuz ne izliyor, ne kadar vakit geçiriyor ve neler öğreniyor, biliyor musunuz? Çocuğunuz ekran karşısındayken onu yalnız bırakmak yerine, birlikte vakit geçirebileceğiniz anlara dönüştürün. İçerikleri çocuğunuzla birlikte izleyebilir, oyunları birlikte oynayabilir, ardından üzerine sohbet edebilirsiniz.

Ortak deneyimler, hem duygusal bağı güçlendirir hem de öğrenmeyi pekiştirir. Aynı zamanda çocuğunuzun yaşına uygun olmayan sakıncalı ve tehlikeli içeriklere maruz kalmasının da önüne geçmiş olursunuz. Ebeveyn olarak ona her zaman rehberlik edin ve takipte kalın.

 

3. Süreyi Değil, Kaliteyi Önceliklendirin

Ebeveynler genellikle “günde kaç dakika?” sorusuna odaklanır. Süre sınırlaması önemlidir, ama daha önemli olan ekran süresinin niteliğidir. Araştırmalara göre 0-6 yaş arası çocuklar görsel ve işitsel deneyimlerden en çok etkilenen yaş grubudur. Bu sebeple, ekranı sadece oyalayıcı değil; aynı zamanda öğretici ve geliştirici bir araç olarak görmek gerekir.

Bilimsel temelli, eğitimciler ve uzmanlar tarafından hazırlanan, yaşa uygun, kısa ve hedefli içerikler tercih ederek ekran süresini çocuğunuzun gelişimine katkı sağlayan kaliteli bir öğrenme zamanına dönüştürebilirsiniz. Çocuklar bu yaşta gördüklerinden öğrenir. Eğitici içerikler dikkat, hafıza, problem çözme ve yaratıcılık gibi becerileri destekler.

 

4. Rutinlere Entegre Edin, Bağımlılık Geliştirmeyin

Rutin, çocukların kendilerini güvende hissetmesini sağlar ve ekran bağımlılığını engeller. Bu yüzden de ekran süresini günün belli bölümlerine dahil etmek, çocuğunuzun düzenli bir alışkanlık geliştirmesine yardımcı olması ve ekranla doğru bir ilişki kurabilmesi açısından önemlidir.

Önceden belirlenmiş ekran süreleri, çocukların ne zaman başlayıp ne zaman duracaklarını bilmesini sağlar. Bu, krizleri önler ve düzen duygusunu geliştirir. Örneğin sabah bir şarkı ile egzersiz, yemekten sonra bir oyun, akşam uykudan önce bir masal şeklinde günlük rutinlerinize dahil edebilirsiniz.

5. Ekranı Gerçek Hayatla Bütünleştirin

Dijital deneyimleri gerçek hayat aktiviteleriyle destekleyin. Uygulama ya da oyun sonrasında çocuğunuzun öğrendiği konular üzerine konuşmak, çizim yapmak, benzer bir etkinliği fiziksel olarak uygulamak ekran deneyimini zenginleştirir ve öğrenmeyi daha kalıcı hale getirir.

Siz de ekrandan aldığınız ilhamla birlikte el işi çalışmaları ya da fiziksel aktiviteler yaparak çocuğunuzun öğrendiği kavramları gerçek hayata taşıyın. Örneğin çocuğunuz bir çiçek yetiştirme oyunu oynadıysa, ardından birlikte saksıya tohum ekebilirsiniz. Tiny Minies, tamamen Türk yazılım ve tasarım ekibi tarafından geliştirilerek 5 yıl içinde 135’ten fazla ülkede 6 milyondan fazla çocuğa ulaştı. 1,3 milyon çocuk, Tiny Minies ile okul öncesi eğitimini tamamlayarak ilkokula adım attı. Uygulama, kazandığı Mom’s Choice, EdTech Awards, Teachers’ App Library gibi uluslararası prestijli ödüllerle dünya çapında tanınırlığını artırırken, çocukların gelişiminde yaratıcı teknolojinin gücünü ortaya koyuyor.

D Vitamini Eksikliğinin Anne Adayına Etkileri

1-Gebelikte D vitamini eksikliği maternal inflamasyonun artışı

Tansiyon yükselmesi ve proteinüri yani preeklampsi olasılığını artırır. Bu durum hamileler ve anne karnındaki bebeklerde hayati riske yol açabilir. Ayrıca gebelik diyabeti gelişebilir. Bebekte ise prematürite ve intrauterin büyüme kısıtlanmasına yol açmaktadır.

2-Gebelikte obezite % 22 oranında gözlenmektedir.

Gebelerde obezite artışı D vitamini eksikliğinde daha sıktır. Yağ dokusunun artışı ile D vitamini düzeyi düşmeye başlar ve anne-bebek için olumsuz sonuçlara yol açar.

3-Gebelikte D vitamini eksikliği bağışıklık sistemini bozar

Viral efeksiyonlarda artışa yol açar.

4-Vajende aerobik ve anaerobik bakterilerin artışı

Bakteriel vajinosiz olarak bilinir. Vitamin D düzeyi yetersiz olan gebelerde vajinozis artar ve servikal bölgede (rahim) ve amnios sıvısında enfeksiyon gelişir. Bu durum prematüre doğum ve nörolojik problemlere yol açabilmektedir.

D vitamini düşüklüğünün bebeğe etkileri

1-İntrauterin büyüme kısıtlanması, prematür doğum, düşük doğum ağırlığı
2-Nöral tüp defektlerinde artış (belde açıklık ve kese)
3-Gebelikte D vitamini eksikliğine bağlı enflamasyonla beyin gelişimi de olumsuz etkilenmektedir. Bebeklerde serebral palsy, anksiete, depresyom, otizm ve dikkat eksikliği hiperaktive bozuklukları sık görülmektedir. İlerleyen yaşlarda şizofreni, depresyon, demans ve Parkinson gibi dejeneratif beyin hastalıkları olasılığı artmaktadır. Ayrıca kardiovasküler problemler, metabolik sendrom, kanser ve otoimmun hastalıklarda artış daha fazla gözlenir.
4-Kemik gelişimi ve sağlığında sorunlar oluşabilir. Bunlar arasında raşitizm, osteomalazi, osteopeni, osteoporoz ve kırıklarda artma gözlenir.

Novakid, Çocukların Becerilerini Erken Yaşta Geliştirecek 6 Yolu Paylaşıyor

Günümüz dünyasında sadece akademik başarı değil, yaratıcılık, özgüven, problem çözme ve iletişim gibi beceriler de çocukların gelecekteki başarıları üzerinde belirleyici rol oynuyor. Erken yaşta edinilen bu beceriler, yalnızca okul hayatını değil, yaşamın her alanını etkiliyor. 4-12 yaş arası çocuklara Avrupa standartlarında online İngilizce eğitimi sunan ödüllü Novakid, çocukların erken yaşta kazanacağı becerileri destekleyen 6 yolu ebeveynlerle paylaşıyor.

Çocukluk dönemi, bireyin karakterini, öğrenme becerilerini ve sosyal ilişkilerini şekillendiren en kritik evrelerden biri. Erken yaşlarda edinilen beceriler, çocukların sadece sınavlarda değil, hayatın her alanında daha donanımlı olmalarına yardımcı oluyor. Günümüzün hızla değişen dünyasında bilgiyi ezberlemekten çok, o bilgiyi anlamak, yorumlamak ve farklı durumlarda etkili biçimde kullanabilmek önem kazanıyor. Bu nedenle çocukların gelişimini destekleyen eğitim yaklaşımları, yalnızca akademik içeriklerle değil, bütünsel öğrenme modelleriyle de şekillenmesi büyük önem taşıyor. Çocuğun kendini güvende ve özgür hissettiği, deneyerek öğrenebileceği bir ortamda büyümesi, içsel motivasyonunu güçlendiriyor ve öğrenmeye olan ilgisini de artırıyor. Bu süreçte ebeveynlerin rolü kadar, doğru eğitim modeli ve yaklaşımı da belirleyici oluyor. Online öğrenmenin esnekliği ve oyunlaştırılmış içeriklerin etkisiyle çocuklar artık dijital platformlar üzerinden de etkili biçimde öğrenebiliyor. Ebeveynler tarafından güvenilen, çocuklar tarafından sevilen Novakid, çocukların erken yaşta kazanacağı becerileri destekleyen 6 yolu ebeveynlerle paylaşıyor.

 

1. Merak Duygusunu Besleyin: Çocuklar doğal olarak meraklıdır. Yeni şeyler keşfetmeye açık olan çocukların bu yönü teşvik edildiğinde öğrenme istekleri de artıyor. Kitaplar okumak, doğa yürüyüşleri yapmak, birlikte deneyler gerçekleştirmek gibi etkinlikler, çocukların soru sorma ve araştırma becerilerini geliştiriyor. Merakla öğrenen çocuklar, bilgiyi sadece ezberlemez, aynı zamanda neden-sonuç ilişkileri kurarak daha kalıcı bir öğrenme sağlar.

Activities That Will Encourage Curiosity in Kids - National Public School,  JP Nagar

2. Etkili İletişimi Destekleyin: İletişim becerisi, çocukların hem kendilerini ifade etmelerinde hem de başkalarını anlamalarında kritik bir rol oynuyor. Evde açık iletişimi teşvik etmek, duygu ve düşünceleri kelimelere dökme konusunda çocukları cesaretlendirir. Novakid’in eğlenceli ve konuşma odaklı dersleri, çocukların yalnızca İngilizce öğrenmesini değil, aynı zamanda özgüvenle kendini ifade etmesini de sağlar.

MCCS Communicating with your Children During the COVID-19 Pandemic

3. Problem Çözme Yeteneklerini Geliştirin: Yaşam boyunca karşılaşılan zorluklara karşı çözüm üretebilmek, bireyleri hayata daha hazırlıklı kılıyor. Erken yaşta çocuklara basit problemleri tanıma ve çözüm yolları üretme becerisi kazandırmak, onların bağımsız düşünmelerine katkı sağlıyor. Oyunlar, bulmacalar, “neden-nasıl” soruları içeren etkinliklerle problem çözme kasları güçlendirilebilir.

14 Best Problem-Solving Activities for Kids - MentalUP

4. Sosyal Becerilere Alan Açın: Çocukların arkadaşlık kurması, paylaşması, iş birliği yapması sosyal gelişimlerinin bir parçasıdır. Çevrimiçi grup dersleri, takım oyunları ve birlikte yürütülen projeler çocuklara hem iletişim hem de empati kurma becerisi kazandırıyor. Novakid’in interaktif sınıf ortamı, çocukların yalnızca öğretmenleriyle değil, yaşıtlarıyla da güvenli bir ortamda iletişim kurmasına imkan tanıyor.

Tips to Help Kids Be Friendly To Everyone

5. Disiplin ve Sorumluluk Bilincini Aşılayın: Erken yaşta kazandırılan düzenli çalışma alışkanlığı, çocukların hem akademik hem de kişisel hayatlarında başarılı olmalarını sağlıyor. Günlük görevler vermek, belirli sorumluluklar üstlendirmek, çocukların kendi öğrenme süreçlerini yönetebilmelerine yardımcı olur. Novakid, haftalık ders planları ve kişiselleştirilmiş içerikleriyle çocukların öğrenme sorumluluğunu erken yaşta edinmesini destekliyor.

6 ways to teach your kid self-discipline

6. Yaratıcılığı Teşvik Edin: Sanatla ilgilenmek, hikâyeler yazmak, kendi oyunlarını kurgulamak gibi etkinlikler çocukların yaratıcı yönlerini ortaya çıkarmalarına yardımcı olur. Yaratıcılığı destekleyen ortamlar, çocukların farklı düşünme becerilerini geliştirirken özgün çözümler üretmelerini sağlar. Novakid’in renkli ve hikâye temelli ders içerikleri, çocuklara hayal kurma ve düşündüklerini ifade etme özgürlüğü tanır.

5 ways to raise a creative child


 

Çocuğunuzda Boy Kısalığını Anlamak İçin 4 İpucu

Çocuklarda boy uzaması ve büyüme-gelişme süreci ebeveynlerin en çok dikkat ettiği noktaların başında geliyor. Bazen aileler “Çocuğum yaşıtlarına göre kısa ama birden boy atacak” diye düşünebiliyor ancak durum her zaman umulduğu şekilde ilerlemiyor. Çocukların büyüme ve gelişme oranlarında; beslenme, hormonal nedenler, diyabet ve astım gibi rahatsızlıklar ile çevresel faktörler önemli rol oynuyor. Boyları cinsiyet ve yaş popülasyon ortalamasının altında kalan çocukların boy kısalığı konusunda erken teşhis ve tedavisi büyük önem taşıyor. Boy kısalığının nedenlerine göre kişiye özel uygulanan tedaviler sayesinde çocuklar normal boy potansiyeline ulaşabiliyor. Memorial Antalya Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bölümü’nden Uz. Dr. Jamala Mammadova, boy kısalığı hakkında bilinmesi gerekenler hakkında bilgi verdi ve ebeveynlere önemli önerilerde bulundu.

Okul çağı çocuklarında yılda 5–6 cm uzama önemlidir

Çocuklarda kısa boyun tek nedeni 'genler' değil! Tedavide geç kalmanın  telafisi olmayabilir - Sağlık Haberleri

Boy kısalığı, bir çocuğun boyunun yaş ve cinsiyetine uygun standart büyüme eğrilerinin altında olması durumudur. Çocuk endokrinoloji uzmanları, büyüme eğrilerini kullanarak çocuğun boyunu değerlendirir. Bu eğriler, sağlıklı çocuk popülasyonuna göre hazırlanmış standartları temsil eder. Çocuklarda her yaşa göre beklenen yıllık büyüme hızı farklıdır: İlk bir yılda yaklaşık 20–25 cm, ikinci yılda 10–12 cm, okul öncesi dönemde 6–8 cm, okul çağında 5–6 cm, ergenlik döneminde ise 8–12 cm civarındadır. Eğer bir çocuğun boyu, yaşıtlarının %3’lük diliminin altındaysa veya büyüme hızı kendi yaşına göre beklenenden düşükse, bu durum boy kısalığı olarak değerlendirilir

Boy kısalığını anlamak için şu işaretlere dikkat!

Ebeveynler, çocuklarının boyunu düzenli olarak ölçtürmeli, bir çocuk doktoru veya endokrinoloji uzmanıyla büyüme takibi yapmalıdır. Erken teşhis, altta yatan nedenlerin belirlenmesi ve uygun tedavinin başlatılması için hayati önem taşır.

1-Yaşıtlara göre kısa boy

Çocuğun boyunun, aynı yaş ve cinsiyetteki çocuklara kıyasla belirgin şekilde kısa olması

2-Yavaş büyüme hızı

Çocuğun boy artışının, düzenli ölçümlerde beklenenden az olması

3-Fiziksel orantısızlık

Kol, bacak veya gövde arasındaki orantısızlıklar, altta yatan bir sağlık sorununa işaret edebilir

4-Gelişimsel işaretler

Ergenlikte gecikme, diş çıkmasında veya motor becerilerde gerilik gibi belirtiler boy kısalığını da işaret edebilir
Boy kısalığının nedeninin belirlenmeli

Boy kısalığının birden fazla sebebi olabilir ve her biri farklı bir yaklaşım gerektirir.

Başlıca nedenler şunlardır:

Ailevi kısa boy:Ebeveynlerin boyu kısa ise çocuk da genetik olarak kısa boylu olabilir. Bu, genellikle sağlıklı bir durumdur.
Hormonal sorunlar: Büyüme hormonu eksikliği, tiroid bezi yetersizliği veya kortizol fazlalığı büyüme geriliğine yol açabilir.
Kronik sağlık sorunları: Astım, çölyak hastalığı, diyabet veya böbrek yetmezliği gibi durumlar büyümeyi etkileyebilir.
Beslenme eksiklikleri: Yetersiz kalori, protein, vitamin (özellikle D vitamini) veya mineral (çinko, demir) alımı büyüme hızını yavaşlatabilir.
Genetik veya iskelet bozuklukları: Akondroplazi veya Turner sendromu gibi durumlar boy kısalığına neden olabilir.
İdiopatik kısa boy: Bazen altta yatan bir neden bulunamaz ve çocuk genetik potansiyeline uygun olarak kısa boylu kalır.
Boy kısalığı tespit edilen çocuk uzayabilir

Küçük Çocuk Çocuk Ve Uzun Boylu Çocuk Ayakta Kollar Çapraz Ve Bakan Yüz  Stok Fotoğraflar & Kısa Boylu Kişi'nin Daha Fazla Resimleri - iStock

Boy kısalığı olan çocuğunun boyunun uzaması durumu boy kısalığının nedenine bağlıdır. Erken teşhis ve uygun tedaviyle birçok çocuk genetik potansiyeline uygun boya ulaşabilir. Tedavi, altta yatan nedene göre şekillenir ve çocuk endokrinoloji uzmanı tarafından bireyselleştirilir. Tedavi sürecinde düzenli takip şarttır. Çocuğun büyüme hızı, hormon düzeyleri ve genel sağlık durumu izlenerek tedavi planı güncellenir. En yaygın tedavi yöntemleri arasında büyüme hormonu ve tiroid tedavisi, beslenmenin düzenlenmesi ve kronik hastalıkların kontrolü yer alır. Nadir durumlarda, iskelet bozuklukları için ortopedik veya cerrahi tedaviler gerekebilir.

Çocuklarının sağlıklı büyümesi için;

Çocuğun boyu ve kilosu düzenli ölçülmeli, büyüme eğrileri bir doktor tarafından değerlendirilmelidir.
Dengeli beslenme, yeterli uyku ve düzenli fiziksel aktivite büyüme için vazgeçilmezdir.
Büyüme hormonu, özellikle derin uyku sırasında salgılanır. Çocukların yaşına uygun uyku saatlerine uyulmalıdır.
Erken veya geç ergenlik, büyüme potansiyelini etkileyebilir. Bu durumda bir uzmana başvurulmalıdır.
Kısa boy, çocuğun özgüvenini etkileyebilir. Aileler, çocuklarını cesaretlendirmeli ve gerektiğinde psikolojik destek almalıdır.
Boy uzamasında beslenmenin önemi büyük

Beslenme, büyüme ve gelişme için temel bir yapı taşıdır. Yetersiz beslenme, özellikle protein, kalsiyum, D vitamini, çinko ve demir eksiklikleri, büyüme geriliğine yol açabilir. Ancak dengeli ve çeşitli bir diyetle bu risk azaltılabilir. Ancak beslenme, boy kısalığını önlemede tek başına yeterli olmayabilir. Eğer boy kısalığı hormonal, genetik veya kronik bir hastalıktan kaynaklanıyorsa, sadece beslenmeyle sorun çözülemez. Bu nedenle, boy kısalığı şüphesinde bir çocuk endokrinoloji uzmanına başvurulmalıdır.

Çocukların diyetinde dikkat edilmesi gerekenler

Protein kaynakları: Tavuk, balık, yumurta, süt ürünleri ve baklagiller büyüme için kritik öneme sahiptir.
Kalsiyum ve D vitamini: Süt, yoğurt, peynir ve yeşil yapraklı sebzeler kemik sağlığını destekler. D vitamini için güneş ışığına maruz kalmak veya takviye almak gerekebilir.
Çinko ve demir: Kırmızı et, tam tahıllar ve kuruyemişler bu mineraller açısından zengindir.
Dengeli kalori: Çocuğun yaşına ve aktivite düzeyine uygun kalori alımı sağlanmalıdır.

Akran Zorbalığına Karşı 7 Etkili Önlem

Masum görünen şakalar, kırıcı davranışlar ya da şiddete varan eylemler… Son yıllarda akran zorbalığı dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de giderek artıyor. Özellikle sosyal medya ve dijital iletişim araçlarının yaygınlaşmasıyla birlikte zorbalığın çeşitleri okul koridorlarından cep telefonu ekranlarına kadar taşınıyor. Aile, okul ve toplumun bilinçlenmesiyle birlikte alınabilecek önlemler kritik önem taşıyor.

1.Çocuğunuza bağırıp aşağılamayın

Yelling at Children: Is It Really Harmful?

Ebeveynlerin kendi sosyal ilişkilerindeki tutumları çocuklar tarafından model alınır. Evde bağırma ve aşağılama olmaması, çocuğun aynı davranışları benimsemesini engeller.

2.Yargılamadan konuşun ve açık iletişim kurun

Talking to kids about coronavirus | National Geographic

Çocukla düzenli ve güven verici konuşmalar yapmak, yaşadığı olumsuzlukları paylaşmasını kolaylaştırır. Açık uçlu sorular çocuğun
kendini ifade etmesini destekler.

3.Öğretmeni ve okul yönetimiyle temasta olun

Parents and Teachers: The Perfect Team for Your Child's Success

Okul yönetimi, öğretmenler ve velilerin ortak dili zorbalıkla mücadelede başarıyı artırır. Düzenli iletişim, çocuğun okul içi ilişkilerini sağlıklı takip etmeyi sağlar.

4.Güvenli alanlar oluşturun

How to Become a School Counselor in a K-12 Setting | USC Online

Okulda çocukların kendilerini güvende hissedecekleri alanlar ve yeterli öğretmen gözetimi, zorbalık riskini önemli ölçüde azaltır.

5.Empati kazandırın

Teaching Kids Empathy: How to Help Your Child Understand Others - Begin  Learning

Çocuklara başkalarının duygularını anlamayı öğretmek, zorbalığa yönelme olasılıklarını düşürür. Empati eğitimi uygulanan ortamlarda zorbalık vakaları ciddi oranda azalır.

6.İnternette karşılaşabilecekleri tehlikeleri anlatın

Your ultimate guide to cybersecurity: Protecting your family in the digital  world | Mashable

Çocuklara siber zorbalık risklerini anlatın. Mesaj veya görsel paylaşmadan önce düşünme alışkanlığı kazandırmak, dijital ortamda korunmaları için kritik bir adımdır.

7.Belli etmeden gözlemleyin

I Watch Them From a Distance a Little More Every Day - Her View From Home

Çocuğu fark ettirmeden gözlemlemek, zorbalığa maruz kaldığını veya zorbalık yaptığını erken fark etmenizi sağlar. Gerektiğinde profesyonel destek almak, kalıcı etkileri önler.

Siber Zorbalıkla İlgili Yanlış Bilinen 10 Gerçek

Çocukların ve gençlerin dijital dünyada karşı karşıya kaldığı tehlikeler giderek artarken siber zorbalık da en ciddi tehditlerden biri olarak öne çıkıyor. Ebeveynlerin bu konuda doğru bilgilere sahip olması, çocuklarını korumada büyük önem taşıyor. Ancak çevrimiçi tacizle ilgili bazı yanlış inanışlar, alınması gereken önlemleri geciktirebiliyor ya da etkisiz kılabiliyor. Siber güvenlik şirketi ESET siber zorbalık hakkında en yaygın 10 yanlış kanıyı derledi ve önerilerde bulundu.

Cyberbullying Research Center’ın (Siber Zorbalık Araştırma Merkezi) verilerine göre, ABD’de ortaokul ve lise öğrencilerinin yüzde 58’inden fazlası hayatlarında en az bir kez siber zorbalığa maruz kaldı. Bu oran 2019’da yüzde 37 ve on yıl önce sadece yüzde 24’tü. Ayrıca genç video oyunu oyuncularının yüzde 43’ü çevrimiçi ortamda zorbalık yaşadığını belirtiyor. Bu zorbalık; hakaret, fiziksel tehdit, hatta cinsel içerikli mesajlar gibi farklı şekillerde karşımıza çıkıyor. Hiçbir ebeveyn çocuğunun siber zorbalığa maruz kalmasını istemez. Ancak alternatifin onları dijital dünyadan uzak tutmak olması durumunda, bu yarardan çok zarar verebilir. Önemli olan, uyarı işaretlerine karşı gözlerinizi açık tutmak, açık bir diyalog kurmak, duygusal ve teknik destek sunmaktır.

Siber zorbalık hakkında en yaygın 10 yanlış kanı

1-Çevrimiçi olan çevrimiçi kalır

Çoğu çevrimiçi eğilim gibi, zorbalık da teknoloji tarafından mümkün kılınır ancak kökleri insan ruhunun derinliklerine uzanır. Çocukların zorbalık davranışına girmesinin birçok nedeni vardır; akran baskısından düşük özgüvene, dikkat çekme ihtiyacından aile içi şiddete kadar. Sosyal medya gibi dijital platformlar, çocukların başkalarını daha yaygın bir şekilde zorbalığa maruz bırakmasına olanak tanıyabilir. Ancak bu, sadece çevrimiçi ortamla sınırlı değildir. Zorbalar, kurbanlarını çevrimiçi ortamda olduğu kadar gerçek hayatta da eziyet etmek isteyebilir. Bunu yapmasalar bile kurbanlarına verebilecekleri psikolojik zarar, gerçek dünyada da kesinlikle bir etkiye sahiptir

2-Onlar sadece çocuk

Zorbalığı, çocukların büyümesinin normal bir parçasıymış gibi görmezden gelmek, onun potansiyel ciddiyetini küçümseme tehlikesi yaratır. Aslında zorbalık, zorbalığa maruz kalan kişinin sosyal ve duygusal gelişiminde ciddi ve uzun vadeli etkiler yaratabilir. Siber zorbalığın sadece çocukların başına gelen bir şey olmadığı da doğrudur. Trolling, doxing, intikam pornosu ve stalking, çoğumuzun aşina olduğu siber zorbalık türleridir. Amerikalıların beşte ikisi çevrimiçi tacize uğradığını iddia ediyor.

3-Görmezden gelin, kendiliğinden geçer

Bu nadiren işe yarar. Aynı mantıkla “zorbalık davranışını bildirmek sadece durumu daha kötüleştirecektir” diye düşünmek de yanlıştır. Bazen görmezden gelmek, zorbaların eylemlerinin etkili olduğuna inanmaları durumunda onları cesaretlendirebilir. Ortak bir eylemde bulunarak ve zorbalara doğrudan karşı çıkarak bir çözüm umudu olabilir.

4-Çocuğum bir sorun varsa bana söyler

Çocuğunuz size her zaman tamamen dürüst ve açık davranıyorsa şanslı bir ebeveynsiniz demektir. Çocuklar büyürken birkaç farklı aşamadan geçer ve bu süreçte ebeveynleriyle olan psikolojik ve duygusal ilişkileri değişir. Özellikle ergenlik çağına girdiklerinde bir sorun olduğunu size söylemekten utanabilir veya çok küçük düşmüş hissedebilirler. Başlarına gelenlerin ciddiyetini anlamayabilirler. Ya da bir şey söylerlerse sizi cezalandıracağınızı veya cihazlarını elinden alacağınızı düşünebilirler. Onları yargılamayacağınızı, cezalandırmayacağınızı, destek olacağınızı söyleyerek onları rahatlatmak, onların açılmalarına yardımcı olmak için yapabileceğiniz en iyi şeylerden biridir.

5-Teknolojiyi ortadan kaldırırsanız sorunu çözersiniz

Siber zorbalık teknoloji sayesinde mümkün olmaktadır ancak çocuğunuzun akıllı telefonunu elinden alırsanız bu sorun mucizevi bir şekilde ortadan kalkmayacaktır. Okulda zorbalığa maruz kalıyorlarsa tacizin çevrimdışı olarak devam etmesi için bolca fırsat olacaktır. Çocuğunuzun cihazını elinden alarak onu cezalandırmak, zorbaları sevindirecek ve çocuğunuzla olan ilişkinize hiçbir fayda sağlamayacaktır.

6-Çevrimiçi zorbaları tespit etmek neredeyse imkânsızdır

Bazen çevrimiçi anonimlik, siber suçların yaygınlaşmasına olanak sağladığı gibi, zorbaları da güçlendirir. Ancak gerçekte, zorbaların çoğu kurbanlarını tanır; ister okul arkadaşları ister eski arkadaşları ister romantik partnerleri olsun. Ayrıca sosyal medya ve diğer platformlar, taciz veya zorbalık yoluyla hizmet şartlarını ihlal ettikleri kanıtlanan bazı kullanıcıların kimliklerini ortaya çıkarabilir.

7-Tespit etmesi kolay

Siber zorbalığın zorluğu, sanal ortamda gerçekleşmesidir. Belki fiziksel iz bırakmaz ancak kurbanlara kesinlikle psikolojik zarar verebilir. Bu durum, özellikle çocuklarınızla duyguları hakkında açıkça konuşmakta zorlanan ebeveynler için işleri zorlaştırır. Yukarıda belirtilen nedenlerden dolayı, çocuğunuzun size bir sorun olduğunu söyleyeceğine güvenemezsiniz. Bu nedenle, uyarı işaretlerini daha iyi fark etmeniz gerekir. Davranış, tavır veya akademik performansta ani değişiklikler yararlı bir gösterge olabilir. Ancak bunlar kesin değildir. Nazik bir şekilde sorgulama da gerekli olabilir.

8-Siber zorbalar kötü niyetli dışlanmışlardır

Siber zorbaların kimlikleri sonunda ortaya çıktığında gerçek kimlikleri arkadaşlarını ve ailelerini şok edebilir. İnsanlar, gerçek dünyada asla düşünmeyecekleri şeyleri çevrimiçi ortamda söyleyebilir ve yapabilir. Çoğu zorba, kendileri zorbalığa veya istismara uğradıkları, özgüvenleri düşük olduğu, zihinsel sağlık sorunları olduğu veya akran baskısı nedeniyle bu davranışlarda bulunur. Özellikle çocuklarınıza zarar veriyorlarsa onları kötü olarak adlandırmanız kolaydır. Ancak gerçek genellikle bundan daha karmaşıktır.

9-Siber zorbalık çok sayıda intihara neden olmaktadır.

Resmî ABD verilerine göre, ergenlerin yüzde 14,9’u siber zorbalığa maruz kalmış ve %13,6’sı ciddi intihar girişimi gerçekleştirmiştir. Ancak korelasyon, nedensellik anlamına gelmez. Aslında bir gencin hayatına son vermek istemesinin birçok nedeni olabilir ve siber zorbalık bu nedenlerden biri olabilir veya olmayabilir. Her halükârda, ısrarlı çevrimiçi tacizin toplumun en savunmasız üyelerine yönelik tehlikelerine karşı uyanık olmalıyız.

10-Suçlu, sosyal medya platformları

Sosyal medya ve mesajlaşma platformları, siber zorbalığın “kolaylaştırıcıları” olarak oynadıkları rol nedeniyle sıklıkla kötüleştirilir. Ancak yasama organları tarafından ekosistemlerini daha iyi denetlemeleri için giderek daha fazla baskı altına alınıyorlar. Örneğin, Birleşik Krallık’ın Çevrimiçi Güvenlik Yasası, kullanıcılarının refahını sağlamak için belirli çevrimiçi hizmet sağlayıcılara “bakım yükümlülüğü” getiren, dünyadaki en sıkı yasalardan biridir. Zorbalık her zaman kolayca fark edilmez. Şartlar, nüanslar, argo ve dilsel özelliklerin bazen algoritmalar tarafından doğru bir şekilde tespit edilmesi zor olabilir. Ancak algoritmalar bu konuda giderek daha iyi hâle geliyor – olması gerektiği gibi. Her halükârda, ebeveynlerin çocuklarıyla sosyal medyanın riskleri ve tuzakları hakkında konuşması önemlidir.

 

Suda Doğum Hakkında 7 Soru

1-Suda doğum nedir ve nasıl gerçekleşir?

Suda Doğum Nedir? - Doktor İrem Yengel

Suda doğum, doğumun en sancılı ve en aktif olan kısmının veya tamamının sıcak su dolu özel bir havuzda gerçekleşmesini sağlayan bir yöntem. Havuz içinde 35-37 derece ısıda bulunan su, annenin rahatlamasına, kasların gevşemesine ve ağrıları daha kolay atlatmasına yardımcı oluyor. Aynı zamanda doğumun daha konforlu, sakin ve doğal bir ortamda geçmesini sağlıyor.

2-Bu doğum yöntemi anneye ne sağlıyor?

Suda Doğum

Sıcak suyun ağrı şiddetini azaltması, spazmları çözmesi ve kasılmaları daha az hissedilir hale getirmesi epidural veya morfin türevi ağrı kesicilerin etkilerine yaklaşıyor. Annenin fiziksel ve psikolojik gerginliğinin azaldığını vurgulayan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Refika Gasimova, “Psikolojik anlamda havuz, anne ile dış dünya arasında iyi bir tampon görevi görerek mahremiyet sağlıyor. Sürekli ebe, eş desteği ciddi güven hissi oluşturuyor. Yerçekimi kasları çok yorar, biz otururken bile çoğu kasımızı çalıştırırız. Burada ise suyun kaldırma kuvveti yerçekimiyle hissedilen ağırlığı azalttığı için kas yükü hafifliyor, annenin hareket kabiliyeti artıyor” sözleriyle yöntemin faydalarını anlatıyor.

3-Bebek sağlığı açısından faydası var mı?

Suda doğum - Suda doğum nedir? - Suda doğumun faydaları nedir? - Sağlık Haberleri

Bebek için daha nazik bir doğum şekli olan suda doğumda bebeğe giden kan akışı artıyor, yani daha fazla kan ve oksijen ulaşıyor. Bebeğe ilk dokunan kişi anne olduğu için ”ten tene temas” sağlanıyor. Bu da doğumdan hemen sonra annede pozitif duygulara yol açan oksitosin hormonunu tetikliyor ve anne bebek arasında kurulacak bağın ilk adımını oluşturuyor.

4-Her anne adayı suda doğum yapabilir mi?

Suda Doğum, Suya Doğum | Aybala Akıl - Bodrum Kadın Doğum Doktoru

Prensip olarak vajinal doğum yapabilecek her anne adayının suda doğum için uygun olduğu düşünülüyor. Anne ve bebek sağlığı açısından sezaryen doğum yapılması gereksinimi olan durumlarda ise önerilmiyor. Bu uygunluğun hekim tarafından değerlendirilmesi gerekiyor.

5-Bebek havuzdaki suyu yutar mı?

Op. Dr. Orkan Tatlı

Ailelerin suda doğumla ilgili en büyük kaygılarından birinin bebeğin su yutma ihtimali olduğuna değinen Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Refika Gasimova, “Bebekler zaten 9 ay anne karnında suyun içinde gelişiyor ve büyüyor. Aslında bebek sudan suya doğuyor, çünkü bebekler zaten suyun içinde. En önemlisi suya doğan bebeği havuzdan çıkarıp tekrar suya sokmamamız gerekiyor. Bunun için suya doğum tecrübesi olan doktor ve ebe ekibiyle çalışmak önem taşıyor” diye konuşuyor.

6-Riskleri var mı?

Suda doğum ya da suya doğum nedir? Kimler suda doğum yapabilir?

Havuzdaki suyun hem temizlik hem de ısı açısından anne karnındaki amniyon sıvısıyla aynı özellikleri taşıması gerekiyor. Süreç kurallara uygun ilerlediğinde müdahaleli doğum oranı azalıyor; vakum, forseps ve epizyotomi gerekmiyor. Dokular suda esnediği için dikiş ihtiyacı azalıyor. Deneyimli bir ekip tarafından yapılırsa dezavantajı bulunmuyor. Su, süreci olumlu yönde etkiliyor ve doğum sonrası memnuniyet çok daha yüksek oluyor.

7-Suda doğum hakkında en sık hangi kaygılar yaşanıyor?

Suda Doğum Nedir, Nasıl Yapılır? - Cicibebe

Uzmanlar, “Suyun enfeksiyon riskini artırdığı ve özellikle suda kalma süresi uzarsa enfeksiyon riskinin arttığı düşünülüyor. Oysa ki bu doğru değil. Bir diğer yanlış kanı da ikiz gebelik, SSVD (Sezaryen sonrası vajinal doğum), makat (ters gelişli) gebeliklerde suda doğum yapılamayacağı. Bu bilgiler de doğru değil” diyor.

Babalar Günü Hediye Öneri Listesi

Bir Çocuğun İlk Akıllı Telefonu Güvenlik için Nasıl Ayarlanır?

1. Mobil Korumayı Yükleyin

Bir akıllı telefon, çevrimiçi tehditler için kolay bir hedef olabilir. Bu nedenle mobil güvenlik uygulaması yüklemek ilk adımınız olmalıdır. Bitdefender Mobile Security, tehlikeli web sitelerini engelleyerek, kimlik avı girişimlerini durdurarak ve kişisel verileri bilgisayar korsanlarından ve kötü amaçlı uygulamalardan koruyarak çocuğunuzun telefonunu güvende tutmaya yardımcı olur.

2. Ebeveyn Kontrollerini Etkinleştirin

Yerleşik araçlar, uygulama kullanımı, internet süresi ve içerik erişimi için sınırlar belirlemenize olanak tanır. Daha gelişmiş koruma için Bitdefender Ebeveyn Kontrolü, uygunsuz içeriği filtreleme, internet zaman sınırı belirleme, güvenli konum takibi ve çevrimiçi etkinliği izleme özellikleriyle olası riskleri tespit etmenize yardımcı olur.

3. Konum Paylaşımını Kapatın

Birçok uygulama konum erişimi ister ancak hepsinin buna ihtiyacı yoktur. Yabancıların veya istenmeyen uygulamaların çocuğunuzun nerede olduğunu izlemesini önlemek için konum hizmetlerini sınırlayın.

4. Bilinmeyen Kişileri ve Mesajları Engelleyin

Dolandırıcılık, istenmeyen mesajlar veya kötü amaçlı kişilerin iletişim kurması gibi riskleri azaltmak için çocuğunuzun telefon özelliklerini kısıtlayın. Böylece yalnızca onaylanmış kişilerden arama ve mesaj alabilirler.

5. Şifre Güvenliğini Öğretin

Güçlü parolalar hesapları güvende tutmak için gereklidir. Çocuğunuzun güvenli parolalar oluşturmasına yardımcı olun ve bunları güvendikleri kişiler de dahil olmak üzere arkadaşlarıyla neden asla paylaşmamaları gerektiğini açıklayın.

6. Çevrimiçi Güvenlik ve Gizlilik Hakkında Konuşun

Dijital güvenlik hakkında sürekli konuşmalar yapmak, güvenlik özelliklerini ayarlamak kadar önemlidir. Çocuğunuza kişisel bilgilerini çevrimiçi paylaşmanın risklerini ve yabancılarla sohbet etmekten neden kaçınmaları gerektiğini öğretin.

7. İletişimi Açık Tutun

Çocuğunuzu, internette gördüğü bir şeyden rahatsızlık duyması veya emin olamaması halinde sizinle konuşması için teşvik edin. Telefonlarının bağlantı için bir araç olduğunu, ancak aynı zamanda sorumlulukları da olduğunu bilmelerini sağlayın.

Akıllı Telefonların Çocuklar için Oluşturduğu Tehditler

1-Ekran Bağımlılığı

Telefonlar dikkat dağıtıcı olabilir ve çocukların okul ödevlerine odaklanmasını ve düzgün uyumasını zorlaştırabilir.

2-Sosyal Medya Tehlikeleri

TikTok, Instagram ve Snapchat gibi platformlar çocukları zararlı içeriklere, siber zorbalığa ve uyum sağlama baskısına maruz bırakabilir.

3-Çevrimiçi Avcılar

Bazı kişiler güven kazanmak ve çocuklardan faydalanmak için çevrimiçi ortamda çocuk gibi davranır.

4-Dolandırıcılık ve Sahtekarlık

Çocuklar kimlik avı girişimlerini, sahte uygulamaları veya kişisel bilgileri çalmak için tasarlanmış dolandırıcılıkları fark edemeyebilir.

Sağlıklı Yaş Almayı Desteklemek İçin Kazanılması Gereken 8 Önemli Alışkanlık

1-Dengeli beslenme

Free Fruit Apple photo and picture

Sebze, meyve, tam tahıllar, baklagiller ve sağlıklı yağlar açısından zengin bir diyet, kronik hastalık riskini azaltarak yaşam süresini uzatabilir. Beslenme alışkanlıklarının özellikle 40 ve 60’lı yaşlarda kişinin yaşam tarzı risklerine göre yeniden düzenlenmesi çok önemli.

2-Düzenli fiziksel aktivite

Free Woman Jogging photo and picture

Haftada en az 150 dakika orta düzeyde aerobik egzersiz ve kas güçlendirme çalışması, kardiyovasküler sağlığı destekler ve biyolojik yaşlanmayı yavaşlatır.

3-Yeterli ve kaliteli uyku

Free Woman Sleep photo and picture

Her gece 7-9 saat uyku, bağışıklık sistemi ve bilişsel fonksiyonlar için kritik öneme sahip.

4-Stres yönetimi

Free Woman Yoga photo and picture

Meditasyon, nefes egzersizleri ve doğada zaman geçirmek gibi aktiviteler stres seviyesini düşürerek genel sağlığı destekler.

5-Sosyal bağlantılar

Free Whisky Modern Face Of Whisky photo and picture

Aile ve arkadaşlarla güçlü ilişkiler, duygusal destek sağlayarak yaşam memnuniyetini artırır.

6-Düzenli sağlık kontrolleri

Free Hands Massage photo and picture

Erken teşhis ve önleyici tedbirler, kanser gibi ciddi hastalıklarda bile kesin tedavi şansı yaratabilir.

7-Zihinsel aktiviteler

Free Artist Painter photo and picture

Yeni beceriler kazanmak ve yaratıcı uğraşlarla vakit geçirmek, bilişsel rezervi artırarak demans riskini azaltabilir.

8-Zararlı alışkanlıklardan kaçınma

Free Good Bad photo and picture

Sigara ve aşırı alkol tüketiminden uzak durmak, kanser başta olmak üzere birçok hastalığa karşı koruma sağlar.

Exit mobile version