Mr Linac Hakkında En Çok Sorulan 10 Soru

Özellikle de tümörü 12’den vurabilme özelliği sayesinde devrim yaratması beklenen MR Linac, dünyada halen 9 merkezde kullanılıyor. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Radyasyon Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Fulya Ağaoğlu hastalara önemli avantajlar getiren bu yeni yöntem sayesinde, en az yan etki ile başarılı lokal tedaviler yapılabileceğini belirterek “Özellikle tümörü ameliyatla çıkarılamayan hastalar için büyük bir umut ışığıdır” diyor. Prof. Dr. Fulya Ağaoğlu, MR Linac yöntemi hakkında merak edilenleri yanıtladı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

  • MR Linac nedir?

MR LINAC, son teknoloji ile çalışan bir radyoterapi cihazı. Güncel radyoterapi cihazlarında tedavi uygulanacak bölgelere X-ışını ile bakılarak saha ve kritik organlar kontrol ediliyor. MR Linac’ta ise tedavi alanının MR görüntülemesi yapılarak kontrol sağlanıyor. Radyoterapi uygulanmasında yine diğer tedavi cihazlarında olduğu gibi foton ışınları kullanılıyor.

  • MR-LINAC tümörü nasıl 12’den vuruyor?

Tedavide her gün MRG yapıldığı için tümör tam isabet vurulabiliyor. Bazen batında gaz yoğunluğu bile günlük değişirken bu cihaz sayesinde ayna gibi batın içi görülerek anlık yeniden hesaplama yapılıyor. Hasta kendi solunum hareketlerini cihaz kamerasında görerek uygun nefes alıp verme hareketi yapıyor ve tedavinin aktif bir uygulayıcısı rolünü üstleniyor.

  • MR-LINAC sayesinde kanserle mücadelede nasıl bir ilerleme sağlanacak?

Görüntü klavuzluğunda etkin radyoterapi uygulamalarının yapılması ile en az yan etki ile en başarılı lokal tedaviler yapılabilecek. Özellikle tümörü ameliyatla çıkarılamayan hastalar için büyük bir umut ışığı.

  • MR Linac yöntemi nasıl uygulanıyor?

Hastaların 3 boyutlu ve yoğunluk ayarlı radyoterapi hazırlığı için bilgisayarlı tomografi görüntüleri alınarak tedavi alan ve dozları hesaplanıyor. MR Linac’ta ise tomografi yanında manyetik rezonans görüntü de alınarak tedavi sahası belirleniyor. Radyoterapi öncesinde de yine cihazda MRG alınarak doğru alan olduğu kontrol ediliyor. Eğer organ hareketleri ve tümörün küçülmesi nedeniyle değişiklik varsa, doz hesabı tekrar yapılarak hastaya uygulanıyor. Tıpkı terzi dikimi gibi tümörün kalıbına uygun doz hesaplaması yapılıyor.

  • Yöntem hangi kanser türlerinde uygulanabilir?

Bu cihaz özellikle nokta atışı radyoterapi (Stereotaktik radyoterapi) ve etrafında radyasyona duyarlı organların olduğu tümörlerin tedavisinde uygun. 1-10 seans radyoterapi uygulamalarında tercih ediliyor. Ameliyat sonrası klasik 5-7 hafta radyoterapi alması gereken bir hastaya önerilmiyor. Özellikle pankreas tümörü gibi hareketli organların bulunduğu tümörlerin tedavisinde etkin rol alıyor.

  • MR-LINAC’ın yan etkileri var mı?

Radyoterapinin yan etkilerinin MR-LINAC için de aynı olduğu söylenebilir. Doku radyasyonla karşılaştığında kendini tamir etme kapasitesi normal çalışıyorsa zamanla eski haline dönüyor. Ama MR Linac ile daha küçük tedavi emniyet sınırları kullanılabilirse, radyasyon alan doku miktarı da azalacağından tamir işlevi daha etkin olabiliyor. Tedavinin bedeli yan etki olduğu zaman fayda/zarar dengesine bakılarak karar veriliyor. Kimi durumlarda yan etkiler de göze alınabiliyor.

  • Tedavi süresi nedir?

Tedavi seans sayısı 1-10 arasında değişiyor. Her seansta MR çekildiği ve yeniden planlama yapıldığı için cihazda yatış süresi ortalama 30-60 dakika oluyor.

  • Klasik radyoterapiden farkı nedir?

MR-LINAC cihazı ile verilen radyasyon diğer LINAC cihazları ile aynı, farkı ise tedavi sırasında hastaya MR çekilerek organ ve tümörün daha net görülmesi. Doku içine işaretleyici konulmadan solunum hareketleri de takip edilerek hedef tam isabet yakalanıyor.

  • Başarı oranı nedir?

MR-LINAC cihazı tüm dünyada yeni olduğu için başarı oranları da daha yeni raporlanıyor. Özellikle pankreas tümörleri için başarılı tedavi oranları tıp literatüründe yerini bulmuş durumda.

xxxxxxxxxxxxxxxxxx Kutu xxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

  • MR-LINAC’ın hastalara sağladığı faydalar nedir?

*MR Linac sayesinde günlük olarak tümör ve organların hareketi takip edilerek daha küçük alanlardan nokta atışı radyoterapi yapılabiliyor.

*Günlük batın gazlarındaki değişiklik gözlenerek yeniden radyasyon doz hesabı yapılabiliyor.

*Tümör içine iğne ile işaretleyici (marker) konulmaksızın tedavi sırasında izlenebiliyor.

*Özellikle yumuşak dokular çekilen MRG sayesinde daha net görülüyor ve tedavi planında bir değişiklik yapılması gerekiyorsa bu değişiklik anında yapılarak hasta yeni tedavi planından ışınlanıyor.

*Hasta kendi solunum hareketini takip ederek nefes hareketlerini ayarlıyor.

Böbrekleri Vuran 7 Hata

Son yıllarda böbrek hastalarının sayısı hızla artıyor. Günümüzde dünya genelinde 850 milyon kişinin çeşitli nedenlerden dolayı böbrek hastalığına sahip olduğu tahmin ediliyor. Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı Başkanı ve Acıbadem International Hastanesi Organ Nakli Merkezi Nefroloji Sorumlusu Prof. Dr. Ülkem Çakır, genellikle yavaş ilerleyen kronik böbrek hastalığının geri dönüşünün mümkün olmadığını belirterek, yılda en az 2,4 milyon kişinin bu nedenle hayatını kaybettiğini söylüyor. Prof. Dr. Ülkem Çakır 14 Mart Dünya Böbrek Günü kapsamında böbrekleri vuran 7 hatayı anlattı, çok önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Böbrek sağlığında tehlike çanları çalıyor! Gidişat endişe verici ama buna rağmen böbreklerimizi bırakın korumak için önlem almayı, onları hiç umursamıyoruz ve çoğu zaman vaktinden önce yaşlanmalarına neden oluyoruz. Böbrek sağlığına toplumsal farkındalık yaratmak amacıyla dünyada ve ülkemizde her yıl Mart ayının ikinci perşembe günü Dünya Böbrek Günü olarak kutlanıyor. Bu yıl 14 Mart Tıp Bayramı’na denk gelen Dünya Böbrek Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı Başkanı ve Acıbadem International Hastanesi Organ Nakli Merkezi Nefroloji Sorumlusu Prof. Dr. Ülkem Çakır, “Böbrek sağlığı hata kaldırmaz. Böbrek hastalıklarına neden olan unsurlardan uzak durmalı ve hata yapmamalıyız” diyor.

Ölüm nedenleri arasında 6. sıraya tırmandı!

Dünya Böbrek Günü’nün bu yılki teması “Her yerde herkes için böbrek sağlığı” olarak belirlendi. Zira günümüzde dünya genelinde 850 milyon kişinin çeşitli nedenlerden dolayı böbrek hastalığına sahip olduğu tahmin ediliyor. Epidemiyolojik çalışmalar, genellikle yavaş ilerleyen ve geri dönüşü mümkün olmayan kronik böbrek hastalığının, yılda en az 2,4 milyon kişinin ölümüne neden olduğunu, hatta en hızlı ölüme yol açan nedenler arasında altıncı sıraya yükseldiğini gösteriyor. Ani gelişen ve kısa sürede yaşamı tehdit eden böbrek fonksiyonlarındaki bozulma ‘akut böbrek hasarı’ olarak adlandırılırken, Prof. Dr. Ülkem Çakır “Akut böbrek hasarı ivedilikle tedavi edilmediğinde, hasar organ yetmezliği evresine ilerleyerek ölüm oranlarını ciddi oranda arttırır. Akut böbrek hasarı dünya genelinde 13 milyondan fazla kişiyi etkilemektedir. Bu olguların yüzde 85 ‘i düşük ve orta gelirli ülkelerdedir ve yılda 1,7 milyon kişinin bu sebeple yaşamlarını yitirdiği öngörülmektedir” diyor. Kronik böbrek yetmezliğinin en ileri evresi ise ‘son dönem böbrek yetmezliği’ olarak adlandırılıyor. Bu dönemdeki hastalara diyaliz ve böbrek nakli gibi tedaviler uygulanması gerekiyor.

Birçok hastalığın seyrini de kötüleştiriyor

Hem akut hem de kronik gelişen böbrek fonksiyon kaybı; diyabet, hipertansiyon, obezite ve kalp damar hastalıklarının seyrini kötüleştirmesinin yanı sıra, hepatit, tüberküloz, sıtma varlığında, ölüm riskinin artmasına önemli ölçüde zemin hazırlıyor. Böbrek naklinin diyalize göre daha uzun ve kaliteli yaşam sunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Ülkem Çakır, buna karşın gerek fiziksel ve yasal altyapı gerekliliklerini sağlamadaki yetersizlikler, gerekse organ bağışına karşı kültürel önyargıların çoğu zaman birçok ülkede organ nakillerinin yapılmasına engel oluşturduğunu söylüyor.

Bu hatalardan kaçının!

  • Az su içmek,
  • Çok tuzlu yemek
  • Aşırı derecede protein tüketmek
  • Gelişigüzel ilaç kullanmak
  • Şişmanlamak
  • Sigara içmek
  • Egzersiz yapmamak
Exit mobile version