Etiket: araba
Subaru E-Boxer Ile Elektrikleniyor
Boxer motor ve elektrikli motorun birlikte kullanıldığı hibrit e-BOXER motora sahip iki Subaru modelinin ilk gösterimi 5 Mart 2019 tarihinde Cenevre Otomobil Fuarı’nda gerçekleştirilecek.
Subaru, Cenevre Otomobil Fuarı’nda hibrit e-BOXER motora sahip modellerin yanı sıra yeni ön tasarıma ve yeni 2.0 litre atmosferik BOXER motor seçeneğine sahip Levorg modelinin de tanıtımı gerçekleştirecek.
Subaru basın toplantısı yerel saatle 10:45’te (Türkiye saati ile 12:45’te) Subaru standında gerçekleştirilecek.
Subaru’nun e-BOXER modelleri için özel olarak hazırlanan https://www.subaru.eu/e-boxer web sitesi ise 5 Mart 13:00’te (TSİ) yayına alınacak.
Pirelli’den Gürültüyü Yüzde 25 Azaltan Teknoloji
Milano, 22 Ocak 2019 – Pirelli’nin yenilikçi Gürültü Engelleme Sistemi – PNCS teknolojisine sahip lastiklerinin homologasyon (üretici onayı) sayısı 2017’de 78 adetken bir yıl içinde talebin ikiye katlanmasıyla yüzde 100 artarak 150 adedi aştı. Pirelli tarafından yaratılan sistem 2013 yılından beri satılıyor ve başta premium ve prestij segmentleri olmak üzere dünyanın en tanınmış otomobil üreticileri tarafından sürücülere ve yolculara daha fazla konfor sunma amacıyla giderek daha çok talep ediliyor.
PNCS TEKNOLOJİSİ NASIL ÇALIŞIYOR?
Pirelli Gürültü Engelleme Sistemi ya da kısaca PNCS, yol yüzeyi ile lastik arasındaki etkileşimin yarattığı sesin otomobilin içinde algılandığı gürültü düzeyini azaltmak için geliştirilen bir teknolojidir. Yoldan kaynaklı gürültü, Pirelli’nin PNCS sistemi sayesinde yüzde 25 oranında engelleniyor.
Teknoloji, lastiğin içine yerleştirilen spesifik bir ses emici malzemenin kullanımı sayesinde mümkün oluyor. Aksi takdirde aracın içine aktarılacak ve geri planda rahatsızlık veren bir gürültü yaratacak olan havadaki titreşimler, bu malzeme tarafından emiliyor. Bu ‘sünger’; malzemenin çalışma yüzeyini maksimuma çıkaran, titreşimi daha fazla yayılmasını azaltan ve dolayısıyla gürültüyü engelleyen hücrelerden oluşan bir köpükten üretiliyor.
Bu teknolojiyle donatılmış lastikler, yanaklarındaki PNCS sembolü ve onun yanında bir hoparlör ile üzerinden çizgi geçen ses dalgası simgelerini betimleyen özel işaretlerle tanınabiliyor. PNCS teknolojisi sunan otomobillerin sahiplerine, bu rahatlatıcı teknolojinin avantajlarından yararlanmaya devam etmeleri için daima doğru işaretli lastikleri satın almaları öneriliyor. Lastiklere iyi bakmak da elbette önemli zira üreticinin önerdiği doğru lastik basınçlarını korumak da yol kaynaklı gürültüyü engellemeye yardımcı oluyor.
BOIOCCHI: “PREMIUM OTOMOBİL ÜRETİCİLERİNDEN BÜYÜK TALEP GÖRÜYOR”
Pirelli’nin Teknoloji ve İnovasyondan Sorumlu Başkan Yardımcısı Maurizio Boiocchi, şu açıklamada bulundu: “Pirelli, lastik geliştirmenin yanı sıra her bir otomobil kullanıcısının hayatını kolaylaştırmak için tasarlanan teknolojiler üzerinde de çalışmaya devam ediyor: Run Flat ve Seal Inside teknolojileri lastiklerin delinmesiyle bağlantılı riskleri en aza indirgerken PNCS de yolculukların konforunu artırıyor. Premium ve prestij otomobil üreticilerinden büyük talep gören bu özellikler, en yüksek kalite standartlarının sağlanmasına yardımcı oluyor. Pirelli’nin çalışmaları, 770’ten fazlası bu özelliklerle bağlantılı, 720’yi aşkını ise otomobil üreticisini gösteren işaretli olmak üzere yaklaşık 3100 homologasyon sahibi olmasından da görülebiliyor. Ürünlerimizde PNCS gibi teknolojilerin varlığı, sürücülere lastik değiştirmek söz konusu olduğunda kendi otomobilleri için özel olarak üretilmiş lastikleri seçmenin önemini gösteriyor. Sürücülerin otomobillerinden maksimum fayda sağlamalarının yegane yolu budur. Böylece, orijinal tasarımı geliştiren mühendislerin araca entegre ettiği özelliklerden yararlanabilmeye devam edebilirler.”
BMW Group 2018 Yılında Dünyanın Lider Premium Otomotiv Şirketi Olmaya Devam Etti
BMW Group, 2018 yılında gerçekleştirdiği 2 milyon 490 bin 664 adetlik BMW, MINI ve Rolls-Royce satışıyla 8’inci kez üst üste kendi satış rekorunu kırdı. Geçtiğimiz yıl, bir önceki yıla göre toplamda % 1,1 büyüme ile tarihindeki en yüksek otomobil satışına imza atan BMW Group’un elektrikli otomobillerdeki artış oranı ise % 38,4’e ulaştı. BMW Group yakaladığı bu başarı ile dünyanın bir numaralı premium otomobil üreticisi olma unvanını bir kez daha tescillemiş oldu.
2019’da da büyümeye devam edecek.
Grubun en büyük markası BMW, 2018 yılında satışlarını % 1,8 artırarak 2 milyon 125 bin 26 adetlik otomobil teslimatı gerçekleştirdi. Bu artışta Yeni BMW X2 ile ABD’ye ek olarak Güney Afrika ve Çin’de de üretilmeye başlayan BMW X3 önemli rol oynadı. Toplam BMW satışlarının % 37,3’ü ise SAV modellerden oluştu. BMW’ye bu başarıyı getiren bir diğer önemli model ise 328 bin 997 adetlik satış ile dünyanın en popüler, premium sedanı BMW 5 Serisi oldu.

Elektrikli modellerde önemli rekor.
BMW Group, elektrikli modellerde yakaladığı satış başarısı ile de premium 25ye liderlik ettiğini ortaya koydu. 2018 yılında gerçekleştirilen 142 bin 617 adetlik elektrikli BMW ve MINI satışı ile bir önceki yıla göre % 38,4’lük bir büyüme yakalayan BMW Group’un en çok tercih edilen elektrikli modeli, plug-in hybrid BMW 530e oldu. Dünya çapında 40 bin 260 adetlik satışa ulaşan BMW 530e, toplam BMW 5 Serisi satışlarının %12,2’sini oluşturdu. Ayrıca BMW i3 de % 10,6’lık büyüme ile dünya çapında 34 bin 829 adetlik satış başarısına ulaştı. 2018 yılı için koyduğu 140 bin adetlik elektrikli otomobil satış beklentisinin üzerine çıkan BMW Group, 2019 yılsonuna kadar 500 bin elektrikli otomobilinin yollarda dolaşmasını hedefliyor. BMW Group, 2025 yılında 12’si tamamen elektrikli olmak üzere toplamda 25 elektrikli ve hibrit modelle premium elektromobilitedeki liderliğini sürdürmeyi amaçlıyor.
BMW M modelleri hedefe 2 yıl erken ulaştı.
BMW’nin performans modellerinin üretimine imza atan BMW M GmbH, M modellerinin satışını % 27,2 oranında artırarak 2020 yılına kadar koyduğu 100 bin’lik hedefin üzerine çıktı ve 102 bin 780 adetlik otomobil teslimatını 2 yıl önceden gerçekleştirdi. Öte yandan BMW Motorrad da 2018’de kendi satış rekorunu üst üste sekizinci defa kırdı. 2018’de 165 bin 566 adetlik motosiklet satışı gerçekleştiren BMW Motorrad, 2019’da da bu başarısını sürdürmeyi hedefliyor.
INFINITI QX Inspiration’a Concept, En İyi Konsept Ödülü
Otomobil tasarımcılarının bir araya gelmesiyle kurulan ve Detroit Otomobil Fuarı’ndaki en iyi tasarımları ödüllendiren EyesOnDesign, bu yıl “en iyi konsept otomobil” ve “en iyi iç mekan” ödüllerini INFINITI QX Inspiration Concept’e verdi. Model ayrıca “en yenilikçi renk, grafik ve materyal” kullanımı ödülünü de kazandı.
Otomotiv üretiminde yer alan 30 baş tasarımcının oylarıyla verilen EyesOn Design Awards, 7 farklı kategoride veriliyor. Verilen bu ödül tasarımların endüstri liderleri tarafından onaylanması olarak değerlendiriliyor.
INFINITI’nin Detroit’te sergilediği QX Inspiration Concept, dört tekerlekten çekiş sistemiyle elektrik motorunu bir araya getiren bir SUV olmasının yanında markanın gelecek vizyonunu da göstermesi adına önemli bir model.
Japon DNA’sına sahip olan QX Inspiration Concept’in iç tasarımında geleneksel teknikler ve ince Japon duygusallığından ilham alan el yapımı materyaller kullanılmış.
Oyak Renault’dan Rekor Motor Üretimi
Oyak Renault, 2019 yılına motor üretiminde rekor kırarak girdi. Kendi vites kutusunu, şasisini ve motorunu üreten Türkiye’nin en büyük entegre otomobil şirketi olan Oyak Renault, 2018 yılında 602 bin 421 motor üretimi gerçekleştirerek yeni bir rekor kırdı. Geçen yıl, yeni yüksek basınçlı alüminyum enjeksiyon tesisinin temelini atan Oyak Renault, “Sıfır hata, sıfır kaza” mottosuyla iş güvenliği ve kalite unsurlarını ön planda tutarak motor üretiminde bir yılda gerçekleştirdiği en yüksek rakama ulaştı.
Oyak Renault, bir yıl içinde gerçekleştirdiği rekor motor üretimini Oyak Renault Genel Müdürü Antoine Aoun, Renault Grubu üst yönetimden yetkililer ve çalışanların katıldığı bir törenle kutladı.
Aoun: “Oyak Renault yeni rekorlar kırmaya devam edecek”
Oyak Renault Genel Müdürü Antoine Aoun, Oyak Renault olarak gerçekleştirdikleri rekor motor üretimine ilişkin şunları söyledi: “Oyak Renault olarak ‘sıfır hata, sıfır kaza’ mottosuyla iş güvenliği ve kalite unsurlarını ön planda tutarak motor üretiminde bugüne dek elde ettiğimiz en yüksek üretim performansına ulaşmanın ve 602 bin 421 adetle tarihi bir rekor kırmanın gururunu yaşıyoruz. 2019 yılında da Oyak Renault olarak, 50 yıllık bilgi birikimi ve tecrübemizle ülke ekonomisine ve otomotiv sanayisinin gelişmesine katkıda bulunmaya devam edeceğiz”.

İlk 20 yılda ürettiği motor adedine 1 yılda ulaştı
Bursa’da üretilen motor ve mekanik aksamlar, Renault Nissan Uluslararası Lojistik Merkezi aracılığı ile Renault Grubu fabrikalarında kullanılmak üzere ihraç ediliyor. Oyak Renault Otomobil Fabrikaları, 2018 yılında üretilen 602 bin 421 adet motor adediyle faaliyete geçtiği 1971 senesinden itibaren, 20 yıl boyunca ürettiği toplam motor rakamına da ulaşmış oldu.
Renault Grubu’nun bir motor üretim üssü olarak konumladığı Oyak Renault’nun dizel ve benzinli olmak ürettiği 6 değişik motor tipi, Türkiye dışında Fransa, İspanya, Slovenya, Güney Afrika, Fas, Hindistan ve Romanya’da üretilen araçlarda kullanılıyor.
LG, Yapay Zekaya Dayalı Otomobil Devrimi İçin Microsoft ile Bir Ortaklık Başlattı!
LG Electronics (LG) otonom sürüş ve bilgi-eğlence sistemi alanındaki konumunu geliştirmek ve daha da büyütmek amacıyla Microsoft ile bir iş birliği başlattı. İş birliği kapsamında LG, mevcut dijital platformunun şirket için ana büyüme motorlarından biri olarak görülen araç endüstrisi için dönüşümünü Microsoft’un gelecekteki sürücüsüz araba yazılımı ile birlikte Microsoft’un Azure bulut ve yapay zeka teknolojilerini de kullanarak hızlandıracak.
LG, Microsoft’un yapay zeka bilgisini İleri Sürücü Destek Sistemleri (ADAS), Sürücü Durum İzleme Kamerası (DSM) ve Çok Amaçlı Ön Kamera ürünlerine uygulayarak Microsoft’un sanal asistan çözümünü kendi bilgi-eğlence sistemlerine dahil edecek. Azure Data Box hizmeti ile veri toplama, otomatik sürüş yazılımının daha da akıllıca büyümesine yardımcı olacak bir kütüphane oluşturmak için otomatik olarak yüklenebilecek.

LG’nin gelecek dönem planları arasında en son teknolojiyi kullanarak yenilikçi dijital gelişim ve pilot çalışmalar oluşturmak da bulunuyor. Microsoft Azure tarafından desteklenen yüksek performanslı bilgi işlem (HPC) ve grafik işlem birimi (GPU), LG Yapay Zeka’nın otomatik sürüş yazılımını öğrenmesi ve geliştirmesi için gereken süreyi de büyük ölçüde azaltacak. Normalde otomatik sürüş sistemlerinin şehirlerdeki yol ve trafik yapılarını kavrayabilmesi için 1 günden fazla zaman gerekirken, Azure ile sadece birkaç dakika sürecek.
Azure, Yapay Zeka otomatik sürüş yazılımının sürücülerin farklı kalıplarını öğrenmesinin yanı sıra yayalar ve diğer nesneleri de ayırt etmesine yardımcı olacak. İleri Sürücü Destek Sistemleri içerisine Azure tarafından geliştirilen Yapay Zeka otomatik sürüş yazılımını ekleyerek, Sürücü Durum İzleme Kamera ve Çok Amaçlı Ön Kameranın performansı çarpıcı biçimde geliştirilebilecek.
Azure, Yapay Zeka otomatik sürüş yazılımını geliştirme yeteneğine ek olarak, yapay zeka hizmetleriyle birlikte sesin etkin olarak kullanılacağı bir Sanal Asistan Çözüm Hızlandırıcısına da sahiptir. Azure’un yardımıyla LG’nin araç bilgi-eğlence sistemi, sürücülerin yoldaki trafik koşullarını kolayca ve hızlı bir şekilde kontrol etmelerini, yakındaki restoranları bulmalarını, sık kullanılan şarkıları görmelerini de sağlıyor.
Konuyla ilgili açıklama yapan LG Araç Yedek Parçaları Bölümü Başkanı Kim Jin-yong, “LG olarak bu iş birliğinden beklentimiz, Microsoft’un gelişmiş bulut altyapısının otomotiv bileşenleriyle bir araya gelerek endüstriyi bir bütün olarak hızlandırmasıdır. “Biz Microsoft ve LG teknolojilerinin bir araya gelmesinin kendi kendini idare eden araçlar için Yapay Zeka’nın da yeni bir referans noktası oluşturacağından eminiz.” dedi.
Microsoft’ta Otomotiv Bölümü Genel Müdürü Sanjay Ravi ise “LG ve Microsoft, taşımacılığın geleceğini şekillendirmeye yardımcı olabilir. Birlikte çalışarak, otomobil üreticilerine farklılaşmış mobilite deneyimleri sunma, yeni hizmetler ve gelir fırsatları yaratma ve daha güvenli, daha akıllı ve daha sürdürülebilir araçlar oluşturma yetisi verebiliriz.” dedi
Audi’den Otomobilde Sanal Gerçeklik Deneyimi!
Audi, Las Vegas’ta düzenlenen CES Fuarı’nda araç içi eğlence sistemlerini yeniden tanımlıyor. Fuarda sergilenen yeni teknoloji ile arka koltukta oturan yolcular sinema filmlerini, video oyunlarını ve interaktif içerikleri VR gözlüklerinden daha gerçekçi olarak deneyimleyebiliyor. Yeni teknoloji ile otomobilin yoldaki hareketleri ile birebir olarak dijital içeriklere uygulanıyor
ABD’nin Las Vegas kentinde düzenlenen Tüketici Elektroniği Fuarı (CES), Audi’nin gelecekte kullanıma sunacağı araç içi eğlence teknolojilerine de ev sahipliği yapıyor. Audi Electronics Venture GmbH ve Audi’nin ortağı olduğu start-up Holoride GmbH, otomobilin arka koltuğunda oturan yolculara VR gözlüğünden daha gerçekçi bir deneyim sunan teknolojisini fuarda tanıttı.

Audi e-tron’un arka koltuğuna oturup, VR gözlüklerini takan yolcular,Disney Games ve Interactive Games tarafından geliştirilen “Marvel’s Avengers: Rocket’s Rescue Run” adlı dijital içerik ile bir anda uzayın derinliklerine dalıyor. Audi e-tron bu andan sonra Galaksinin Koruyucuları (Guardians of the Galaxy) karakterleri tarafından yönetilen bir uzay gemisine dönüşüyor. Yolcular gemide bu yıl içinde gösterime girecek “Avengers: Endgame” filminin karakteri olan Rocket ile uzayda göktaşı bölgesinde doğru yol alıyor. Audi e-tron’un her hareketi anlık olarak VR gözlüğüne yansıtılıyor. Örneğin, otomobil sert bir dönüş yaptığında yolcular sanal gerçeklikte karşısına çıkan bir uzay gemisini geçiyor. Otomobil hızlandığında, uzay gemisi de hızlanıyor.

3 yıl içinde gerçek olacak
Holoride, kısa bir gelecekte aracın hareket verilerini, sanal gerçekliğe aktaran ve dijital içerik geliştiricilerinin otomobil içinde deneyimlenecek içerikleri yaratmasını sağlayan bir yazılım seti hazırlamayı öngörüyor. Böylece sinema filmlerinden, oyunlara, tarihi şehirlerden birçok konuda eğitim içeriklerine kadar milyonlarca içerik otomobiller içinde sanal gerçeklik ile deneyimlenebilecek. Holoride, önümüzdeki üç yıl içinde arka koltuktaki yolcular için standart VR gözlükleri kullanarak yeni eğlence türünü piyasaya sürmeyi hedefliyor
Yeni Ford Focus, 2018’i Avrupa’dan aldığı 12 ödülle kapattı
Türkiye’de geçen ay satışa sunulan Yeni Ford Focus, Avrupa pazarlarındaki ilk 6 ayında aralarında “Yılın Otomobili” ödülleri de bulunan 12 ödüle layık görüldü.
Sıfırdan tasarlanarak bugüne kadarki en iddialı Focus modeli olarak pazara sunulan yeni Ford Focus pazardaki başarısını 6 ay gibi kısa bir sürede layık görüldüğü 12 itibarlı ödülle kanıtladı. Bu ödüller kapsamında iki kez “Yılın Otomobili” unvanına da layık görülen Ford Focus, Avrupa’nın farklı ülkelerindeki kurumlar tarafından verilen saygın ödüllerde birincilikler kazandı.

“Yılın Otomobili” unvanını iki kez aldı
Teknolojik, ergonomik ve kullanıcı odaklı özellikleri, Ford’un “İnsan odaklı” tasarım felsefesi ile birleştiren yeni Ford Focus, kullanıcıların tutkularını ve kişiliklerini merkeze alan bir felsefe ile tasarlandı. Güvenli ve konforlu bir sürüş için akıllı teknolojilerle donatılan yeni Ford Focus’un sunduğu sürüş ve yolcu deneyimi, Hırvatistan ve Finlandiya’da “Yılın Otomobili 2019” ödüllerini aldı.
Sofistike EcoBoost benzinli ve EcoBlue dizel motorlarının optimize edilmiş yakıt verimliliği, akıllı telefonlar için kablosuz şarj özelliği gibi özellikleri ile İspanya’da Girişimciler Yılın Otomobili ödülü, Çek Cumhuriyeti Filo Ödülleri 2018’de Fayda Kategorisi birinciliği ve İngiltere’de BusinessCar Ödüllerinde En İyi Alt-Orta Segment Otomobil ödülü aldı.
[yotuwp type=”videos” id=”htNvd0L5i9o” ]
Almanya’da Auto Zeitung 2018 Otomobil Ödüllerinde “Kompakt Sınıf” birincilliğinin yanı sıra 2018 İskoç Yılın Otomobili Ödüllerinde “En İyi Aile Otomobili” kategorisinde birincilik kazanan yeni Ford Focus, ayrıca 2019 Mart ayında açıklanacak Avrupa Yılın Otomobili ödülü için belirlenen yedi finalist arasında yer alıyor. Yeni Ford Focus’un 2018 yılında şimdiye dek aldığı ödüllerin tam listesi şöyle:
Yılın Otomobili 2019 – Finlandiya- Yılın Otomobili 2019 – Hırvatistan
- Belçika Yılın Aile Otomobili (iki fiyat kategorisi) – Belçika
- İrlanda Yılın Otomobili ödülleri: Yılın Kompakt Otomobili – İrlanda
- Autobild Altın Teker Ödülleri: En İyi Kompakt Otomobil – Bulgaristan
- BusinessCar Ödülleri: En İyi Alt-Orta Segment Otomobil – İngiltere
- Parkers Yeni Otomobil Ödülleri 2019: En İyi Küçük Aile Otomobili – İngiltere
- 2018 İskoç Yılın Otomobili Ödülleri: En İyi Aile Otomobili – İskoçya
- Auto Zeitung Otomobil Ödülü 2018: Kompakt kategori birincisi – Almanya
- Büyük Avusturya Otomobil Ödülü: Başlangıç kategorisi birincisi – Avusturya
- Girişimciler Yılın Otomobili – İspanya
- Çek Cumhuriyeti Filo Ödülleri 2018: Fayda kategorisi birincisi – Çek Cumhuriyeti
Yeni Focus’un güvenlik teknolojilerine Euro NCAP’ten 5 Yıldız
Ford Focus, bu yıl ayrıca bağımsız çarpışma testleri gerçekleştiren Euro NCAP’ten en yüksek değerlendirme olan 5 yıldız aldı. Yeni Focus, kuralları Euro NCAP tarafından daha da zorlaştırılan güncel test kriterleriyle gerçekleştirilen çarpışma testinde maksimum güvenlik derecelendirmesini hak eden ilk araçlardan biri oldu.
İngiliz Carbuyer sitesi’ne Göre Citroen C3 Aircroos ve Grand C4 Picasso Kendi Katagorilerinde Yılın Otomobili Seçildi
Otomobil satın alacak kişilerin en doğru otomobili seçmesi için karşılaştırmalar, uzman ve kullanıcı görüşleri, araç inceleme videoları sunan Carbuyer sitesi “2019 Yılının En İyi Otomobilleri”ni açıkladı. Carbuyer sitesinin okuyucularının tıklama tercihlerine göre belirlenen “sahip olma maliyeti”, “sürücü dostu”, “konfor”, “pratiklik” ve “güvenlik” gibi öncelikli kriterlerin editörler tarafından değerlendirmesiyle 19 kategoride verilen ödülde Citroën, iki modeliyle ödül aldı.
Citroën Advanced Comfort felsefesi doğrultusunda
geliştirilen Citroën C3 Aircross, bir SUV’den beklenen; farklı ve canlı tasarım, hem nitelik hem de nicelik anlamında eksiksiz güvenlik, karakterli, konforlu ve kullanışlı araç özelliklerinin tamamını sunması sayesinde “Yılın En İyi Küçük SUV modeli” ödülünün kazananı oldu.
Hem tasarımı hem de sunduğu teknolojiler ile sınıfının öncü araçlarından biri olan Citroën Grand C4 SpaceTourer (Picasso) modeli ise “2019 Yılının En İyi MPV Modeli” ödülünün kazananı oldu. Üst düzey konfor özellikleri sayesinde segmentinin en beğenilen modeli olan Citroën Grand C4 SpaceTourer, rahat erişilebilen ve geniş saklama gözleriyle de araç içinde pratik bir kullanım sağlıyor.

Dbs Superleggera Volante Üstünü Açtı
İngiliz lüks otomobil üreticisi Aston Martin, merakla beklenen DBS Superleggera Volante’yi tanıttı. Markanın tarihindeki en hızlı üstü açık modeli olan DBS Superleggera Volante, 5.2 litre motor hacmi ve 725 beygirlik gücüyle 340 km/h hıza ulaşabiliyor. 8 ileri otomatik şanzıman ile kombine edilen V12 motor, 3.6 saniyede 0’dan 100 km/s hıza çıkabiliyor. Eşsiz ve görkemli bir tasarıma sahip olan DBS Superleggera Volante’nin, 2019’un 3’üncü çeyreğinde üretilmesi planlanıyor. DBS Superleggera Volante, farklı tasarımı ile dikkat çekiyor. Hava akışını maksimum seviyeye çıkaran hava giriş kanalları otomobilin aerodinamik yapısını destekliyor.
SIRADIŞI PERFORMANS
Aston Martin Genel Müdürü Marek Reichman yeni model ile ilgili yaptığı açıklamada “DBS Superleggera, muhteşem hatta sıradışı performansa sahip olan bir otomobildi. Volante adlı üstü açılabilir versiyonunda da bu performansı koruyarak buna bir de tavansız ve eşsiz atmosferde bir sürüş imkanı ekledik. Eşsiz sürüş dinamikleri, etkileyici bir tasarım, Aston Martin’in 5.2 litrelik V12 motorunun muhteşem sesi gibi şeyler göz önüne alırsanız bu aracın gerçekten eşsiz bir sürüşe sahip olacağına katılacaksınızdır. Volante isminin geleneklerini bu araçta yaşatmaya devam ettiğimizi düşünüyoruz” diye konuştu.
KİŞİSELLEŞTİRİLEBİLİR SEÇENEKLER
DBS Superleggera Volante’nin 8 farklı tavan rengi seçeneği bulunuyor. Otomobilin üstü 14 saniyede açılıp kapanabiliyor. 8 inçlik multimedya sistemi, ısıtmalı koltuklar ve karbon fiber ön cam çerçevesi gibi donanımlarla zenginleştirilebilen DBS Superleggera Volante’de kişiselleştirilebilir geniş opsiyon seçenekleri bulunuyor.
Suv Araç Teknolojisi Türkiye’de Seri Üretime Hazır
Türk mühendislerin imzasını taşıyan yeni nesil ilk SUV tipi araç İstanbul’da sahaya çıktı. AVL Türkiye’nin Ar-Ge merkezlerinde Türk mühendisler tarafından akıllı algoritmaları geliştirilen araç, yapılan ilk deneme testlerinde başarılı sonuçlar kaydetti. AVL Araştırma ve Mühendislik Türkiye Genel Müdürü Dr. Serkan İmpram, aracın Türkiye’de otomatik şanzıman kontrol algoritmaları en ileri seviyede seri üretime hazır şekilde geliştirilmiş ilk SUV olma özelliğine sahip olduğunu belirtti
Tüm dünyada ilgi gören SUV tipi otomobillerin teknolojisinin Türkiye’de üretimi konusunda atılan adımlar Türk otomotiv sektöründe önemli gelişmelerin kapısını açtı. Bu doğrultuda geçtiğimiz yıl AVL Araştırma ve Mühendislik Türkiye’nin İstanbul’daki Ar-Ge merkezlerinde yazılım teknolojileri geliştirilen yeni nesil ilk SUV tipi otomobilin deneme testlerine 8 Nisan 2019 tarihinde başlandı. Başta otomatik şanzıman kontrol algoritmaları, yazılımları ve akıllı sistemleri geliştirilen araç sahip olduğu üstün teknoloji sayesinde son testlerinin ardından hem konvansiyonel hem hibrid-elektrikli araçlarda seri üretime hazır hale gelecek. AVL Araştırma ve Mühendislik Türkiye Genel Müdürü Dr. Serkan İmpram, söz konusu aracın ISO26262 ve AUTOSAR gibi dünya otomotiv sektöründe çok yaygın olan uluslararası standartlar izlenerek yazılımlarının geliştirildiğini ifade etti. İstanbul’da denemelerine başlanan SUV aracın pek çok yeni nesil teknoloji ve özelliğe sahip olduğunu belirten Serkan İmpram, araçta kullanılan akıllı algoritmaların işlevselliğinin ve sahip olduğu sürüş karakteristiğini değiştiren 20 adet farklı vites geçiş modunun öne çıkan özelliklerden biri olduğunu söyledi.
Araçta sürüş kalitesi için akıllı algoritmalar kullanıldı
AVL Araştırma ve Mühendislik Türkiye bünyesindeki Türk mühendisler tarafında teknolojisi geliştirilen ve İstanbul’da ilk saha testlerine başlayan SUV aracın önemli teknik özellikleri hakkında bilgiler paylaşan Dr. Serkan İmpram, “Araçta vites geçişlerinin ve sürüş kalitesinin iyileştirilmesi için ileri algoritmalar kullanıldı.Sürüş karakteristiğini değiştiren 20 adet farklı vites geçiş modu aracımızda mevcut. Bunlar yol eğimi, ortam basıncı, sıcak/soğuk hava gibi çevresel şartların yanı sıra sportif sürüş, cruise modu ve kış modu gibi kullanıcı isteklerine göre aracın kullanımı sırasında devreye giren vites geçiş programlarıdır. Sistemlerini geliştirdiğimiz araçta aynı zamanda elektronik el freni yazılımı ile sürekli güvenlik, sensör arızalarını, ölçüm hatalarını tolere edip yola devam etmeyi sağlayan akıllı algoritmalar, hava ve yol durumuyla beraber kullanım koşullarına göre değişen kavrama karakteristiklerinin öğrenilmesi ve adaptasyonu gibi çok önemli ileri teknoloji içeren özellikler de yer alıyor. SUV tipi araç teknolojilerini üretmekte gerekli yetenekli Türk mühendislere sahibiz. İstanbul’da yapılmakta olan bu denemelerden sonra aracın otomatik şanzıman kontrol yazılımlarını iyice olgunlaştırıp seri üretime geçecek noktaya getirmeyi planlıyoruz. Bunu çok hızlı şekilde başarabileceğimize inanıyoruz çünkü geliştirdiğimiz bu yazılımlara seri üretim sırasında kullanılan hat sonu kontrolü için gerekli özellikleri şimdiden eklemiş durumdayız. Devamında da çalışmalarımızı hibrid-elektrikli araçlara yönelik teknolojiler geliştirmeye yoğunlaştıracağız.” açıklamasını yaptı.
Tesla’nın Yeni Modeli İlk Kez İstanbul’da Test Edilecek
Otomotiv sektörünün baş aktörlerinin katkılarıyla 20-21 Nisan tarihleri, Elektrikli ve Hibrid Sürüş Haftası olarak ilan ediliyor. Bu kapsamda İstanbul Kemerburgaz’da 20 Nisan Cumartesi günü başlayacak açık hava etkinliğinde, Avrupa ve Türkiye’de yılın otomobili seçilen birbirinden özel elektrikli ve hibrid araçlar ücretsiz bir şekilde kullanıcılar tarafından test edilebilecek.
BMW i3, Jaguar I-Pace, Tesla Model S, Tesla Model 3, Tesla Model X, Toyota Corolla Hibrid, Toyota C-HR Hibrid, Renault Zoe ve Lexus gibi markaların yeni modellerinin kullanıcılar tarafından test edileceği açık hava etkinliğinde, Avrupa’nın en çok satılan elektrikli otomobili olan ve otomotiv dünyasında yankı uyandıran Tesla Model 3’ü de kullanıcılar İstanbul’da ilk defa deneyimleme fırsatı bulacak.
Türkiye Elektrikli ve Hibrid Araçlar Derneği (TEHAD) tarafından düzenlenen Elektrikli ve Hibrid Sürüş Haftası kapsamında, otomobil meraklıları ve daha önce elektrikli ve hibrid araçlarla tanışmamış kullanıcılar, ilk defa bu modelleri deneyimleyecek, test edebilecek ve inceleyebilecek.
Elektrikli Infniti Qs Inspiration Şangay Otomobil Fuarı’nda Tanıtıldı
INFINITI’nin elektrikli otomobil dünyası için geliştirdiği yepyeni spor sedan konsepti Qs Inspiration, Şangay Otomobil Fuarı’nda tanıtıldı
Yükseltilmiş sürüş pozisyonu, yüksek performanslı elektrik motoru ve dört tekerlekten çekiş sistemi ile Qs Inspiration, spor sedan formatına yeni bir bakış açısı sunuyor
Japon sanatı ve modernist binaların prensiplerinden etkilenen yeni tasarım dili INFINITI’nin geleneğe meydan okuyan içgüdüsel arzusunu yansıtıyor
Elektrikli otomobiller için geliştirilen esnek araç mimarisi, geleneksel sedan oranlarının yeniden tanımlanmasına izin vermesinin yanı sıra ferah, rahatlatıcı bir iç mekan yaratılmasına olanak sağlıyor
INFINITI’nin elektrikli otomobil dünyası için geliştirdiği yepyeni spor sedan konsepti Qs Inspiration tanıtıldı. Qs Inspiration, yüksek performanslı, elektrikli dört tekerlekten çekiş sistemi(e-AWD) sayesinde spor sedanlara yeni bir bakış açısı sunuyor.
INFINITI’nin geleneğe meydan okuma arzusunu temsil eden Qs Inspiration, yeni bir INFINITI modelini ön plana çıkarıyor. Tanıtılan bu konsept markanın yakın gelecekte sunacağı tasarım çizgisine ve e-POWER güç ünitelerine dair de ipuçları veriyor. Konsept modelde kullanılan esnek mimari, yüksek performanslı elektrikli güç aktarma organlarına ev sahipliği yapıyor. INFINITI tasarımcıları yeni dış mekan oranlarını denemek, geniş bir iç mekan yaratmak için geleneksel üç kutudan oluşan sedan tasarımını yeniden yorumladı.
Japon DNA’sı üzerine hazırlanan Qs Inspiration, INFINITI’nin elektrikli otomobillerinde kullanacağı yeni tasarım dilini de gösteriyor. Sanattan ve modern mimariden esinlenen tasarım, Japon uzaysal ‘Ma’ kavramını benimsiyor.
Qs Inspiration’ın kabininde kullanılan tasarımda Japon tasarım anlayışının etkisi kendisini belli ediyor. Sürücü merkezli kokpitte dağınıklıktan uzak bir tasarım kullanılmış. Kokpitte kullanılan renkler, formlar ve malzemeler aracın performans potansiyelini görsel olarak ifade ediyor. Bağımsız koltuklar, kullanılan renk paleti ve cömert iç mekan sayesinde yolculara rahat bir ortam sunuluyor.
Jaguar F-PACE’te Kaçırılmayacak Bahar Fırsatları
Borusan Otomotiv’in Türkiye distribütörü olduğu Jaguar, F-PACE modelinde Nisan sonuna kadar geçerli olacak kampanya kapsamında 12 ay vade, %0 faiz ve takas desteği sunuyor.
Borusan Otomotiv, Jaguar için Nisan ayına özel olarak hazırladığı kampanya kapsamında 30.000 TL takas desteği sunuyor. Jaguar tutkunları, Jaguar F-PACE modelinde geçerli olan kampanya kapsamında 30.000 TL’lik takas desteğinin yanı sıra 200.000 TL kredi için, 12 ay vade ve %0 faiz imkânından da yararlanabiliyor.
Jaguar Care Bakım Paketi Borusan Otomotiv’den
Aracına özen gösteren Jaguar tutkunlarını da düşünen Borusan Otomotiv, Nisan ayı sonuna kadar geçerli olacak faiz kampanyasından yararlananlar için üç yıl boyunca geçerli Jaguar Care Bakım Paketi’ni de sunuyor.
Ford Amsterdam’daki ‘Go Electric’ Etkinliğinde Yeni Elektrikli Araç Ürün Gamını Tanıttı
- Ford, Avrupa için öngördüğü elektrikli araçlar stratejisini Ford Hybrid başlığı altında özetledi; Hollanda’nın Amsterdam kentindeki özel “Go Electric” etkinliğinde 16 elektrikli araç modelinin duyurusunu yaptı.
- Yeni Ford Kuga SUV, yarı, tam ve şarj edilebilir hibrit güç aktarma organı seçenekleriyle sunulan ilk Ford olacak. Kuga Plug-In Hybrid, 50 kilometreyi aşan elektrik menzili ile dünyaya tanıtıldı.
- Tanıtılan yedi koltuklu yeni SUV modeli Ford Explorer Plug-In Hybrid 450 PS, 840 Nm tork güç ve 40 km elektrik menzili sağlıyor
- Yeni sekiz koltuklu Tourneo Custom Plug-In Hybrid, 50 kilometreye varan sıfır emisyonlu elektrik menzil hedefi ile daha temiz şehirlere destek oluyor.
- Yeni Fiesta EcoBoost Hybrid ve Focus EcoBoost Hybrid, popüler aile otomobilleri için gücü, uyumu ve yakıt verimliliğini artırmak amacıyla gelişmiş yarı hibrit teknolojisinden yararlanıyor
- Mustang modellerinden ilham alan tam elektrikli performans SUV modeli , 600 kilometrelik WLTP menziliyle 2020 yılında sunulacak. Tanıtılan yeni tam elektrikli Transit modelinin ise 2021 yılında lanse edilmesi bekleniyor
- Yenilikçi Transit Smart Energy Concept, Ford’un elektrikli araçlar için bataryalı – elektrikli sürüş menzilini uzatmak amacıyla yeni yollar bulmasına yardımcı oluyor

AMSTERDAM, Hollanda, – Hollanda’nın Amsterdam kentindeki özel “Go Electric” etkinliğinde Ford tarafından tanıtılan gelişmiş elektrikli araç ürün gamı, hem Ford hem müşteriler için yeni bir kilometre taşını temsil ediyor.
Ford Hybrid başlığı altında sunulan yeni bir model yelpazesi; yarı, tam ve şarj edilebilir hibrit güç aktarma organları ile Avrupalı müşteriler için yakıt verimliliğini ve sürüş deneyimini geliştiriyor. Ford bugün duyurusunu yaptığı 16 elektrikli modeli aracılığıyla Ford’un marka değerleri olan güven, ulaşılabilirlik ve sürüş keyfini binek ve ticari araç müşterileri ile buluşturuyor.
Ford’un “Go Electric” etkinliğinde tanıttığı Kuga Plug-In Hybrid, yeni Ford Kuga modelinin bir versiyonu olmanın yanı sıra Ford’un bugüne dek en ileri teknolojilere sahip elektrikli aracı, ayrıca yarı hibrit, tam hibrit ve şarj edilebilir hibrit güç aktarma organları sunan ilk Ford modeli olma niteliğini taşıyor.
Bugün ilk kez dünyaya tanıtılan sekiz koltuklu yeni Tourneo Custom Plug-In Hybrid ve yedi koltuklu yeni Explorer Plug-In Hybrid SUV modelleri, tam elektrikli sürüş kabiliyetinin yanı sıra geleneksel içten yanmalı bir motorun sağladığı sürüş menzilini ve özgürlüğünü de sunuyor.
Ford’un tanıttığı yeni Fiesta EcoBoost Hybrid ve Focus EcoBoost Hybrid modelleri, daha düşük CO2 salımı ve optimize edilmiş yakıt verimliliği ile daha uyumlu ve keyifli sürüş deneyimi için gelişmiş yarı hibrit teknolojisi sunuyor.
Ford ayrıca tam elektrikli yeni Transit modelinin 2021 yılında şirketin elektrikli ticari araç yelpazesine katılacağını da açıkladı. Elektrikli araç teknolojisini daha ileri taşımak için tasarlanan yeni model, daha temiz, daha sessiz kentlere katkıda bulunmanın yanı sıra şirketlere ve kullanıcılara daha düşük işletme maliyeti getirecek.
“İleriye dönük, teknolojik açıdan gelişmiş ve farklı tüketicilerin değişik ihtiyaçlarına uygun kapsamlı elektrikli araç çözümlerinden yararlanan yeni Ford Hybrid araçlarımız, elektrikli araç teknolojisini her zamankinden daha fazla sayıda sürücü için daha geçerli ve ulaşılabilir hale getirecek” diyen Ford Avrupa Başkanı Stuart Rowley, sözlerine şöyle devam etti: “Bugün tanıtılan modeller, akıllı bir dünya için akıllı araçlardan oluşan kapsamlı bir ürün portföyü geliştirme planlarımızın sadece başlangıcını temsil ediyor. Fiesta’dan Transit’e kadar tanıttığımız her yeni aracın Avrupa’daki müşterilerimizin ihtiyaçlarına ve bütçelerine uygun elektrikli bir versiyonu da olacak.”

Halen Avrupa’da sunulan ya da sunulacağı paylaşılan Ford Hybrid araçlar:
- Sedan ve Station Wagon Mondeo Hybrid – dizele güçlü bir alternatif sunan kendinden şarjlı, tam hibrit, benzinli-elektrikli güç aktarma teknolojisi içeriyor. Mondeo Hybrid Station Wagon bugün ilk kez yeni bir sportif ST-Line versiyonu ile tanıtıldı
- Transit EcoBlue Hybrid ve Transit Custom EcoBlue Hybrid – ticari araç sahiplerine ve kullanıcılarına daha düşük işletme maliyetleri sağlamak için yarı hibrit teknolojisi kullanıyor
- Tourneo Custom EcoBlue Hybrid – sekiz/dokuz koltuklu kapasitesi ile ticari araç müşterileri için yakıt verimliliğini artıran yarı hibrit teknoloji ile sunuluyor
- Transit Custom Plug-In Hybrid – Ford’un 1,0 litrelik EcoBoost motorunu menzil artırıcı olarak kullanan gelişmiş bir elektrikli güç aktarma sistemi ile sunuluyor. Araç şu an çevre ve müşteriler açısından faydalarını daha iyi anlamak amacıyla Londra’da (İngiltere) deneniyor; yakında Valencia (İspanya) ve Köln’de (Almanya’da) yeni denemelerin başlaması planlanıyor
Ford’un Mustang modelinden ilham alan tam elektrikli bir performans SUV modeli, 600 kilometrelik WLTP menzili (Dünya Uyumlulaştırılmış Hafif Araç Test Prosedürü WLTP ile hesaplanmış) ve hızlı şarj kabiliyetiyle 2020 yılında sunulacak.
Türünün tek örneği olan 10 koltuklu Ford Transit Smart Energy Konspet minibüsü, Ford’un elektrikli araçlarda enerji verimliliğini ve sürüş menzilini daha da optimize edecek çözüm araştırmalarına yardımcı oluyor.
Elektrikli bir gelecek
Ford, müşterilerine şarja kolay erişimi olan kapsamlı elektrikli araç seçenekleri sunma ve bu araçları geliştirilmiş bağlantı ve ilgili mobilite hizmetleriyle destekleme konusunda lider olma kararlığı ile çalışmalarını sürdürüyor.
Ford bu yılın başlarında yeni Focus ile başlamak üzere tüm yeni Ford modellerinin bir elektrik destekli versiyona sahip olacağını açıkladı. Buna yeni modeller ve var olan modellerin yeni versiyonları da dahil. Yarı hibrit, tam hibrit, şarj edilebilir hibrit veya tam elektrikli araç alternatiflerden biri ya da bunların bir kombinasyonu sunularak, tüm otomotiv üreticileri arasında Avrupalı müşteriler için geliştirilen en kapsamlı elektrikli ürün gamlarından biri oluşturulacak.
Ford Hybrid ve tam elektrikli modeller, müşteri beklentilerini aşmak ve farklı araçlara yönelik çeşitli işletim kurgularını yansıtmak amacıyla performans ve kabiliyetleri özelleştirmek için çeşitli güç aktarma teknolojilerinden ve teknik çözümlerden yararlanıyor.
Örneğin, kayış ile tahrik edilen entegre marş motoru / jeneratörden alınan tork desteği, daha yüksek güç, uyum ve yakıt verimliliği sağlayarak Fiesta ve Focus EcoBoost Hybrid aile otomobillerinde benzinli motorla dinamik sürüş keyfini artıracak. Transit Custom ve Tourneo Custom dahil EcoBlue Hybrid modellerinde, bu teknoloji dizel motorların yakıt verimliliğini daha da geliştirmek için kullanılmaktadır.
Hem yeni Kuga Plug-In Hybrid hem Explorer Plug-In Hybrid SUV modellerinde daha yüksek yakıt verimliliği ve sıfır emisyonlu sürüş kabiliyeti için benzinli motor, ana şebekeden şarj edilebilen batarya ve elektrikli motor ile kombine ediliyor. Kuga, optimize edilmiş yakıt tasarrufu için her iki güç kaynağını birleştiren güç dağıtımlı hibrit şanzımandan yararlanırken Explorer, maksimum römork çekme kapasitesi için motorun tam gücü ile elektrikli motoru kombine edebilen paralel hibrit bir mimari kullanıyor.
Transit Custom Plug-in Hybrid ve Tourneo Custom Plug-In Hybrid modellerinin seri hibrit yapılandırması, şebekeden şarj edilebilen batarya ve elektrik motoru konfigürasyonunu uygulamaya göre adapte ederken lastiklerle hiçbir fiziksel bağlantı olmadan bataryayı şarj etmek için sadece verimli yakıt tüketen benzinli motordan yararlanıyor.
Mondeo Hybrid modelinde kullanılan, kendini şarj eden tam hibrit teknolojisi de özellikle şehirde ve dur-kalk sürüş durumlarında elektrikli sürüş kabiliyetiyle dikkat çekiyor. Güç aktarma organı, menzil endişesinin yanı sıra müşterilerin bataryayı şarj etmek için harici güç kaynağı kullanma ihtiyacını da ortadan kaldırıyor.
Ford’un gelecekteki tüm elektrikli araçları, kablosuz güncellemeler için gelecek nesil bağlantı ile sunulacak ve IONITY hızlı şarj istasyonları ağı tarafından desteklenecek. Ford, 2020 yılına dek Avrupa’nın önemli noktalarında 350 kW şarj kapasitesine sahip 400 şarj istasyonu inşa etmeyi hedefleyen IONITY konsorsiyumunun kurucu üyesidir. Bu durum, şarj sürelerinin mevcut sistemlere kıyasla ciddi oranda kısalmasını sağlayacaktır.
Ford Avrupa mühendislik bölümü direktörü Joerg Beyer, “Söz konusu elektrifikasyon olduğunda tek ve standart bir çözüm yok zira her müşterinin koşulları farklı. Ford’un çeşitlilik içeren güç aktarma organları stratejisi, müşterilerimizin elektrikli araç deneyimlerini daha kolay ve daha keyifli hale getirmek için doğru çözümü bulmalarına yardımcı olacak şekilde geliştirildi,” diye belirtti.
Kuga’nın kapsamlı hibrit serisi
Yeni Ford Kuga, şarj edilebilir hibrit, yarı hibrit ve tam hibrit güç aktarma organı seçenekleriyle sunulan ilk Ford binek otomobili olma niteliğini taşıyor.
Bu yıl içinde lanse edilecek yeni Kuga Plug-In Hybrid, geleneksel bir benzinli motorun sağladığı sürüş menzili ve özgürlüğü ile birlikte elektrikli bir güç aktarma organının verimliliğini ve gelişmişliğini de sunuyor. 225 PS güç üretmek için 2,5 litrelik benzinli motor, elektrik motoru ve jeneratör ile 14,4 kWh lityum-ion bataryayı kombine eden Kuga Plug-In Hybrid, 50 kilometreyi aşan saf elektrikli menzil, 1,2 l/100 km beklenen yakıt tüketimi ve 29 g/km CO2 salımı sağlıyor.*
Şık ve dikkat çekici yeni Kuga Titanium, sportif Kuga ST-Line ve üst segment Kuga Vignale serisi, zarif yeni dış tasarım, daha geniş hacimli iç mekan ve ileri teknolojiler ile ilk defa sunuluyor. Dur & Kalk özellikli Adaptif Hız Kontrol Sistemi, Trafik Levhası Tanıma Sistemi ve Şerit Takip teknolojileri, sürücülere dur-kalk trafikte ve otoyolda daha güvenli sürüş için yardımcı oluyor. Aktif Park Asistanı , sadece bir tuşa basılı tutarak tüm park manevralarının yapılabilmesini sağlıyor.
Explorer Plug-In Hybrid, saf elektrikli, rafine premium bir araç
Yeni Ford Explorer Plug-In Hybrid, sportif, Ford Performance esintili Explorer ST-Line ve premium detaylara sahip Explorer Platinum olmak üzere gelişmiş özelliklere sahip iki farklı versiyonla sunulacak. Ford’un 3,0 litrelik EcoBoost V6 benzinli motoru, elektrik motoru ve jeneratör kombinasyonu ile çalışan Explorer Plug-In Hybrid, 450 PS ve 840 Nm tork güç üretebiliyor. SUV, şehir içi kullanımda sıfır emisyon, saf elektrikle 40 kilometre menzil ile beklenen 3.4 l/100 km yakıt tüketimi ve 78 gr/km CO2 salımı sunacak.
Son derece geniş hacimli ve konfora odaklı premium Explorer Plug-In Hybrid; merkezi konumlu 10,1 inç dokunmatik ekran ile 12,3 inç dijital gösterge paneli ve yedi koltuğuyla aile dostu oturma düzeni gibi gelişmiş özelliklerle sunuluyor.
Ford Akıllı 4×4 Çekiş Sistemi, Sürüş Modları ve Ford’un 10 vitesli otomatik şanzımanı, şehirden araziye kadar değişik sürüş koşullarında performansı optimize ediyor.
Tourneo Plug-In Hybrid daha çevreci kentlere katkı sağlıyor
Bulunduğu yerdeki emisyon salınımlarının azaltılmasına katkıda bulunmak ve Avrupa çapında giderek çoğalan ultra düşük emisyonlu araç bölgelerinde kullanımı mümkün kılmak için tasarlanan sekiz koltuklu Tourneo Custom Plug-In Hybrid, 2019 yılının sonuna doğru Avrupalı müşterilere sunulacak.
Tourneo Custom Plug-In Hybrid gücünü 13,6 kWh lityum-iyon akü bataryadan alan bir elektrikli motor/jeneratör ile tahrik edilirken Ford’un bol ödüllü 1,0 litre EcoBoost benzinli motoru, menzil artırıcı işlevi görüyor. Gelişmiş hibrit güç aktarma organı ile sıfır emisyonla 50 kilometreye kadar veya menzil artırıcı kullanarak 500 kilometreye kadar menzilin yanı sıra beklenen 3.3 l/100 km yakıt tüketimi ve 75 gr/km CO2 salımı hedefleniyor.
Tourneo Custom segmentinde ilk olarak sunulan konferans koltuk oturma düzeni ile yolcular arasında etkileşimi artırma ya da üç koltuklu iki sırayı öne bakacak şekilde düzenleyebilme kabiliyeti kullanılarak konfor ve kullanışlılığı optimize ediliyor.
Tam elektrikli Transit
Seri üretiminin 2021 yılında başlaması öngörülen tam elektrikli yeni Ford Transit, şehir uygulamalarında yetenekli ve çok yönlü sıfır emisyonlu bir yük taşıyıcı olarak işletmelerin ihtiyaçlarına yanıt vermek amacıyla tasarlandı. Tam elektrikli Transit, çeşitli gövde seçeneklerinde, tüm Transit kabiliyetleri ve dayanıklılığı ile sunulacak.
Fiesta ve Focus EcoBoost Hybrid: Daha düşük emisyon, daha yüksek güç
Fiesta EcoBoost Hybrid ve Focus EcoBoost Hybrid, yakıt verimliliğini iyileştirmek için özelleştirilen ileri yarı hibrit mimarisi içerirken daha güçlü ve uyumlu performansla Ford’un sürüş keyfi deneyimini bütünleyecek.
Kayış ile tahrik edilen entegre marş motoru / jeneratör (BISG), standart alternatörün yerini alarak genellikle frenleme sırasında kaybedilen enerjinin geri kazanılmasını ve depolanmasını sağlıyor. Bu enerji 48 Volt’luk hava soğutmalı lityum-ion bataryanın şarj edilmesinde kullanılıyor.
Entegre marş motoru / jeneratör ayrıca fren anında depolanan elektrik enerjisini kullanarak normal sürüş ve hızlanma esnasında ilave tork üretimiyle düşük sürtünmeli, üç silindirli 1,0 litrelik EcoBoost benzinli motoru destekliyor ve aynı zamanda elektrik sistemlerini besliyor.
Akıllı, kendini düzenleyen yarı hibrit sistem, bataryayı optimal fayda için ne zaman ve ne kadar yoğun şekilde şarj edeceğini belirlemek üzere aracın nasıl kullanıldığını ve depolanan batarya şarjının ne zaman kullanılacağını sürekli olarak izlerken iki stratejiden birini kullanır:
- Tork ikamesi – 50 Nm’ye kadar tork sağlamak için BISG’nin elektrik motoru işlevini kullanarak benzinli motorun yakıt tasarrufunu maksimize etmek için gereken eforu azaltır; Fiesta’da beklenen 112 gr/km CO2 salımı ve 4,9 l/100 km yakıt tasarrufuna, Focus’ta beklenen 106 gr/km CO2 salımı ve 4,7 l/100 km yakıt tasarrufuna katkıda bulunur.
- Tork takviyesi – Güç aktarma organlarından sağlanan toplam torku – yalnızca benzinli motordan tam yükte elde edilen değerin üzerine – 20 Nm’ye kadar çıkarmak için BISG’nin elektrik motoru işlevini kullanarak optimum performans sunar.
Elektrikli tork desteği, daha güçlü ve uyumlu performans, özellikle düşük motor devirlerinde daha esnek ve bağlantılı sürüş deneyimi sunmaya yardımcı oluyor. BISG ayrıca Ford mühendislerinin 1.0 litrelik EcoBoost motorun sıkıştırma oranını düşürmelerini ve daha fazla güç için daha büyük bir turbo şarj eklemelerini sağlamış bulunuyor. Turbo şarj tepkisinin korunması için motoru daha hızlı döndüren tork desteği kullanılarak gecikme süresi kısaltılıyor.
“1,0 litre EcoBoost motorumuz yakıt verimliliği ile performansın bir arada olabileceğini kanıtladı. EcoBoost Hybrid teknolojimiz bunu bir adım daha ileriye taşıyor,” diyerek değerlendirmesine başlayan Ford Avrupa Pazarlama Satış ve Servisten Sorumlu Başkan Yardımcısı Roelant de Waard “Müşterilerimizin EcoBoost Hybrid güç ve aktarma organlarımızın sunmuş olduğu ani ve kararlı gücü çok seveceğini ve bununla birlikte akaryakıt istasyonuna daha az ziyaret etmek zorunda kalacakları için daha mutlu olacağını düşünüyoruz,” dedi.
Motoru yaklaşık 300 milisaniyede, yani bir göz kırpması kadar kısa sürede yeniden başlatabilen BISG, Fiesta ve Focus EcoBoost Hybrid modellerinde Auto Start-Stop teknolojisinin daha da fazla yakıt tasarrufu elde etmek için daha kapsamlı senaryolarla çalışmasını sağlıyor; hızın 15 km/saatin altına düşmesiyle durma ve hatta aracın viteste ve debriyaj pedalının basılı olması da bu kurgular arasında sayılabiliyor.
Benzer bir şekilde Ford EcoBlue Hybrid teknolojisi, bu yılın sonlarına doğru sunulacak Ford Kuga EcoBlue Hybrid için beklenen 132 gr/km CO2 salımı ve 5,0 l/100 km yakıt tüketimi sağlamak amacıyla Ford’un 2,0 litre EcoBlue dizel motoru ile elektrikli tork desteğini kombine edecek.
Smart Energy Concept ile geleceğe bakış
Ford’un bugün tanıttığı yenilikler arasında enerji verimliliğini ve gelecekteki elektrikli araçların sürüş menzilini maksimuma çıkarmak için çözümler araştırmasına yardımcı olan, türünün tek örneği, 10 koltuklu yeni Transit Smart Energy Konsept minibüs de yer aldı.
4 saatlik şarjla 150 kilometre sürüş menzili sunan ve Ford’un Almanya’daki Merkenich Teknik Merkezinin mühendisleri tarafından geliştirilen konsept, StreetScooter WORK XL ile aynı batarya-elektrik aktarma organı teknolojisine sahip bir Ford Transit şasisi kullanıyor. Destekleyen enerji tasarrufu ve enerji üretme inovasyonları arasında şunlar sayılabiliyor:
- Isıtma sistemi enerji kullanımını yüzde 65’e varan oranda azaltmak için güç aktarma organı bileşenlerinden, dışarıdaki havadan ve kabin içindeki havadan kaynaklı atık ısıdan yararlanan yenilikçi bir sıcak hava sistemi, menzilde yüzde 20’lik artış sağlıyor
- Isı kaybını azaltmak için yarıya kadar açılan kayar kapı, yolcu tarafından akıllı bir cihaz kullanılarak kumanda edilebiliyor. Isıtma, havalandırma ve klima fanı kapı açıldığında otomatik olarak devre dışı bırakılıyor.
- “Business-class” standardında ısıtmalı yolcu koltukları ve yüzeyler, yolcuların kendi sıcaklıklarını kontrol etmelerini sağlıyor ve büyük kabin için gereken enerjiyi azaltıyor.
- Koltuk ısıtması, kabin aydınlatması, yolcuların mobil cihazları için kablosuz şarj dahil entegre elektrik sistemlerine güç sağlamak amacıyla 12 voltluk bir bataryayı şarj eden, tavana monte altı güneş paneli
- Yolcu kapısı ile oturma alanı arasında, yolcu inip binerken ısı kaybını daha da azaltan ve yolcuları dışarıdaki hava koşullarından koruyan polikarbonat separatör
- Soğuk yüzeylerle teması azaltan ve ısı kaybına karşı yalıtım sağlayan, havalandırmalı çift camlar
- Kabin sıcaklığına göre ayarlanan ortam aydınlatması – sıcaklık için kırmızı ve serinlik için mavi – yolcuların kabin sıcaklığı algısını bilinçaltı bir şekilde etkiler
- Kabinde ısı kaybını daha da azaltan yalıtılmış arka zemin ve tavan
Sürücünün, tek tek koltukların ısıtılmasını ve serinletilmesi, boş koltukların devre dışı bırakılmasını kumanda edebilmesini sağlayacak geliştirmeler planlanıyor. Mevcut hava yastığı açılma teknolojilerinden ilham alan otomatik yolcu algılama özelliği de ileride sunulacak.
Ford bu yılın sonuna doğru Transit Smart Energy Concept’in rüzgar tüneli testlerinin tamamlanmasının ardından yol denemelerine başlamayı öngörüyor.
Ford Avrupa Araç Mimarisi proje lideri Kilian Vas, “Bu konsepti geliştirerek enerji tasarrufu sağlayacak ve böylece müşterilerin gelecekteki elektrikli araç deneyimlerini daha da iyileştirmeye yardımcı olacak pek çok akıllı yol bulduk,” dedi.
#
- Mondeo Hybrid Wagon: beklenen CO2 salım değeri 101 g/km, yakıt tüketimi değeri 4,4 l/100 km
- Transit EcoBlue Hybrid: beklenen CO2 salım değeri 144 g/km, yakıt tüketimi değeri 7,6 l/100 km
- Transit Custom EcoBlue Hybrid: beklenen CO2 salım değeri 139 g/km, yakıt tüketimi değeri 6,7 l/100 km
- Tourneo Custom EcoBlue Hybrid: beklenen CO2 salım değeri 137 g/km, yakıt tüketimi değeri 7,0 l/100 km
- Transit Custom Plug-In Hybrid: beklenen CO2 emisyon salım değeri 75 g/km, yakıt tüketimi değeri 3.3 l/100 km
*Beyan Edilen Yakıt/Enerji Tüketimi, CO2 emisyon salım değerleri ve elektrik menzili, en güncel Avrupa Regülasyonları (EC) 715/2007 ve (EC) 692/2008 teknik şartnamelerine ve özelliklerine göre ölçülmektedir. Yakıt tüketimi ve CO2 emisyon salım değerleri tek bir otomobil için değil, bir araç tipi için belirtilmiştir. Uygulanan standart test prosedürü farklı araç tipleri ve farklı üreticiler arasında karşılaştırma yapılmasını sağlar. Otomobilin yakıt verimliliğine ek olarak, sürüş davranışı ve diğer teknik olmayan faktörlerin yanı sıra otomobilin yakıt/enerji tüketimi, CO2 emisyon salım değerleri ve elektrik menzilinin belirlenmesinde rol oynar. CO2 küresel ısınmadan sorumlu temel sera gazıdır.
1 Eylül 2017 tarihinden itibaren, bazı yeni araçların tip onayı, yakıt tüketimini ve CO2emisyon salım değerini ölçmek için yeni, daha gerçekçi bir test prosedürü olan ve (AB) 2017/1151 uyarınca belirlenen Dünya Uyumlulaştırılmış Hafif Araç Test Prosedürü (WLTP) kullanılarak onaylanacak. 1 Eylül 2018 tarihinden itibaren WLTP, eski test prosedürü olan Yeni Avrupa Sürücü Döngüsünün (NEDC) yerini almaya başladı. NEDC devreden çıkarken, WLTP yakıt tüketimi ve CO2 emisyon salım değerleri NEDC’ye dönüştürülür. Testlerin bazı unsurları değiştiği için, önceki yakıt tüketimi ve emisyon salım değerlerinde bazı değişiklikler olacaktır, yani aynı otomobil farklı yakıt tüketimi ve CO2 emisyon salım değerine sahip olabilir.







