Etiket: Batıgöz Sağlık Grubu
Göz Sağlığınız İçin Sarı Ve Turuncu Gıdalar Tüketin
Bol yeşil yapraklı sebze, haftada iki porsiyon balık, fındık, sarı/turuncu meyve ve sebze tüketimi; vücut sağlığınız için olduğu gibi göz sağlığınız için de yararlıdır. Doymuş yağlar, margarin ve kızartmalardan ise uzak durmalısınız
Gün içerisindeki yoğun tempomuz, iş hayatındaki stresli ortamımız ve bazen özel hayatın öncelikleriyle çoğu zaman sağlıklı ve dengeli beslenmiyoruz. Oysaki sağlıklı ve dengeli beslenmek; vücut direncini artırmanın yanında diğer kronik hastalıkların oluşmasını da engelliyor. Göz hastalıkları da beslenmenin doğrudan etkilediği hastalıklardır. Peki, ilerleyen yaşımız, yoğun iş hayatımız ve günün diğer koşuşturmalarının arasında göz sağlığımızı nasıl koruyabiliriz? Batıgöz Sağlık Grubu’ndan Diyetisyen Büşra Kaya, sağlıklı ve dengeli beslenerek göz sağlığımızı korumanın yollarını anlattı…
Göz sağlığımız için A, B2, C, E vitaminleri ve beta karoten içeren besinleri tüketmemiz daha kaliteli bir görüş alanına sahip olmamıza yardımcı olacaktır. Bu vitaminlerin vücuda alınmasıyla görme kaybı, göz kuruluğu, retinada hasar ve katarakt gibi göz hastalıklarına yakalanmayı veya bu hastalıkların varlığında hastalığın daha yavaş ilerlemesini sağlayabiliriz.
Batıgöz Sağlık Grubu’ndan Diyetisyen Büşra Kaya, A, B2, C, E vitaminleri ve beta karoten içeren besinleri şöyle sıraladı:
A VİTAMİNİ İÇEREN BESİNLER
Karaciğer, balık yağı, süt, tereyağı, yumurta, böbrek, peynir, yoğurt, ıspanak, maydanoz, pazı, kabak, havuç. A vitamininin yeterli miktarda tüketilmesi; başta gece körlüğü olmak üzere, makula dejenerasyonu ve katarakt oluşumunu önlemeye katkı sağlıyor.
B2 VİTAMİNİ İÇEREN BESİNLER
Karaciğer, süt, yoğurt, peynir, havuç, elma, incir, ada çayı, yeşil yapraklı sebzeler, balık, baklagiller ve tahıllar. B2 vitamininin yeterli oranda alınması, gözlerde katarakt oluşumunu önlüyor.
C VİTAMİNİ İÇEREN BESİNLER
Kırmızı biber, yeşilbiber, limon, çilek, kivi, portakal, greyfurt, maydanoz. C vitamini, ışığa ve güneş ışığına karşı koruma sağlayarak katarakt oluşumunu engelliyor.
E VİTAMİNİ İÇEREN BESİNLER
Badem, ay çekirdeği, kabak çekirdeği, fındık, ceviz, zeytinyağı gibi bitkisel yağlar. E vitamini kaynakları, sarı nokta hastalığı ve kataraktı önlemeye yardımcıdır.
BETA KAROTEN İÇEREN BESİNLER
Rengi kırmızı, sarı ve turuncu olan sebzelerde yoğun olarak bulunur. Bal kabağı, havuç, kırmızıbiber, patates, kayısı gibi birçok sebze ve meyvede bulunur.
Beta-karoten nedir?
Batıgöz Sağlık Grubu’ndan Diyetisyen Büşra Kaya, “Beta- karoten karaciğerimizde depolanır ve gerektiğinde vücudumuzda A vitaminine dönüşür. A vitaminine dönüştükten sonra rodopsine çevrilerek retinaya taşınır. Rodopsin pigmenti, ışığın az olduğu durumlarda görme işlevinin gerçekleşebilmesini sağlar. Bu sebepten görme işlevimiz ve diğer göz hastalıklarından korunmada A vitamini ve beta-karoten oldukça önemlidir” dedi.
Göz Tansiyonu Nedir, Nasıl Tedavi Edilir?
Göz tansiyonu (glokom), genellikle belirti vermeyen ve göz içi basıncının görme sinirini tahrip edecek kadar yükselmesi nedeniyle görme kaybına yol açabilen bir hastalıktır
Göz tansiyonu ile ilgili soruları Batıgöz Sağlık Grubu’ndan Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tayfun Bavbek yanıtladı:
Göz tansiyonu nedir?
Glokom olarak da bilinen veya Karasu hastalığı olarak adlandırılan göz tansiyonu rahatsızlığı sinsi bir hastalıktır çünkü ilk evrelerinde neredeyse hiç belirti göstermez. Tamamen tedavi edilememekle birlikte genel olarak kontrol altında tutulabilir. Fakat tedavi edilmezse görme kaybına ve ilerleyen zamanda da körlüğe kadar gidebilir.
BASINÇ ARTAR TANSİYON YÜKSELİR
Göz tansiyonu neden olur?
Gözün içinde ön tarafta, dokuları beslemek için dolaşan bir sıvı bulunur. Bu sıvı göz içinde üretilir. Başka bir grup kanaldan da göz dışına atılır. Kimi gözlerde bu sıvı kanallardaki tıkanıklık nedeniyle dışarı atılamaz ve göz içi basıncı artar. Bunun sonucunda da göz tansiyonu yükselir.
Göz tansiyonu (glokom) türleri nelerdir?
1) Açık (geniş) açılı glokom: Genellikle 40 yaş üstünde görülür, göz içi sıvısının dışa akım kısmında yapısal direnç görülür. En yaygın olan glokom türüdür ve belirtileri bakımından sinsidir. Ancak hekim muayenesinde, testler sırasında anlaşılabilir.
2) Kapalı (dar) açılı glokom: Göz içi sıvısı gözün iris dediğimiz renkli kısmının arkasına hapsolmuştur. Dışa akım aralıklı veya tamamen engellenir. Ani glokom atakları gerçekleşir.
BULANIK GÖRME VARSA EN KISA ZAMANDA DOKTORA GİDİN
Göz tansiyonu belirtileri nelerdir?
Göz tansiyonu genelde belirti vermez. Bu yüzden hastanın kendisinin anlaması neredeyse imkansızdır. Ancak bazı göz tansiyonu tiplerinde, göz veya baş bölgesinde ağrı, bulanık görme, ışıklar etrafında hareler ve mide bulantısı olabilir. Bu belirtiler görüldüğünde vakit kaybetmeden bir göz doktoruna başvurulmalıdır. Aile hikayesinde yani anne, baba ya da kardeşinde göz tansiyonu olanlarda görülme olasılığı yüksektir. Özellikle 35 yaşından sonra her sene göz tansiyonuna bakılmalıdır.
Göz tansiyonu nasıl ölçülür?
Göz tansiyonu teşhisindeki en önemli etken göz tansiyonunun ölçülmesidir. Bunu yapan alete ‘tonometre’ denir ve iki yöntemle göz tansiyonunu ölçebilir. İlkinde göze hava üfleyerek bir karşı basınç oluşturur ve öylelikle ölçülür ya da göze anestezi bir damla damlatılır ve gözle temas sağlanarak ölçüm yapılır.
DAMARLAR, SİNİRLER VE RETİNA İNCELENİR
Göz tansiyonu değerleri kaç olmalıdır?
Göz tansiyonu değerleri de kan basıncı değerleri gibi kişiye göre farklılık gösterir. Kimisine göre 17 mmHg basınç yüksek bulunurken kimisine göre 22 mmHg basınç normal bulunabilir. Göz doktorlarının yaptığı muayeneler sonucunda göz içindeki kan damarları, göz sinirleri ve retina incelenerek basınç değerlerinin o hastaya göre yüksek olup olmadığı tespit edilir.
Göz tansiyonu nasıl tedavi edilir?
Göz Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Tayfun Bavbek, “Göz tansiyonu (glokom) olarak adlandırılan hastalık, üç ayrı yöntem ile kontrol altına alınabilir” dedi ve şöyle sıraladı:
Bunlardan ilki göz içi basıncını düşürmek için başlanılan damlalardır. İlaç tedavisi ile kontrol altında tutulabilen göz içi basıncına, herhangi bir müdahale etmeden yıllar içerisinde bu yöntemle hasta takip edilebilir. Bir veya birden fazla damla kullanımına rağmen düşmeyen göz içi basıncına farklı yöntemlerle müdahale etmek durumunda kalınabilir.
İkincisi lazer tedavisidir. Ani gelişen göz tansiyonu krizlerinde irise lazer ile açılan bir kanalla göz basıncı düşürülür. Cerrahi müdahale gerekene kadar ara dönemde uygulanabilir.
Üçüncüsü ise cerrahi müdahaledir. Göz içindeki sıvının drenajını kolaylaştırmaya yönelik girişimlerdir. Bir kısmında minyatür valf ya da seton denilen implantlar kullanılır. Göz içerisinden veya dışarısından uygulanır.
1 dakikada Gözlüklerinizden Kurtulun
Gözlüklerinizden kurtulmak istiyorsanız Relex Smile Lazer teknolojisinin avantajlarından yararlanabilirsiniz. 2 mm’lik kesi sayesinde hem sinir, hem his kaybı çok daha az olur, hem de uzun dönemde göz üzerine olabilecek herhangi bir travmada kapakçığın yerinden oynama riski yok edilir
Batıgöz Sağlık Grubu’ndan Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Murat Ün, Relex Smile Lazer hakkında merak edilen soruları yanıtladı…
Relex Smile Lazer nasıl bir tedavi yöntemidir?
SMILE lazer yeni, yani 3. kuşak lazer refraksiyon cerrahisidir. Lasik’de laser uygulayabilmek için büyük bir kesi gerekirken, bu kesi SMILE’de 2 mm’ye kadar düşmektedir.
SMILE lazer cerrahisi, Carl Zeiss Meditec’in patentli teknolojisi olan VisuMax femtosecond lazer kullanılarak gerçekleştirilir ve FDA tarafından onaylıdır. SMILE prosedüründe, cerrah korneada küçük, lens şeklinde bir doku (lentikül) oluşturmak için femtosaniye lazer kullanır. Daha sonra aynı lazerle kornea yüzeyinde küçük bir yay şeklinde kesi yapılarak cerrah bu kesiden lentikülü çıkarır. Minik lentikül çıkarıldığında, miyopi düzeltilerek kornea şekli değiştirilmiş olur. Kornea kesisi dikişsiz birkaç gün içinde iyileşir ve keskin görme çok hızlı gerçekleşir.
SİNİR VE HİS KAYBI DAHA AZ OLUR
Relex Smile Lazer yöntemini diğer yöntemlerden ayıran fark nedir? Avantajları nelerdir?
Korneal flep oluşturmak için büyük bir kesi oluşturulmadığı için flep dokusuna ait komplikasyonlar beklenmez. Ameliyat sonrasında flep katlanma ve yerine oturmama gibi komplikasyonlar da beklenmez. Uzun dönemde de göz üzerine olabilecek herhangi bir travmada kapakçığın yerinden oynaması riski yok edilmiş olur. Daha az kornea kesisi oluşturulduğundan, kesilen sinir sayısı daha az ve his kaybına bağlı ortaya çıkan göz kuruluğu minimal seviyede olmaktadır. Flep dokusunun kaybının engellenmesiyle daha yüksek göz derecelerine sahip olan hastalara da artık SMILE uygulayabilmekteyiz.
SON BİR YIL İÇİNDE NUMARANIZ DEĞİŞMEDİYSE…
Relex Smile Lazer yöntemi kimlere uygulanabilir?
Aktif bir yaşam tarzınız veya işiniz varsa SMILE sizin için, Lasik veya benzer prosedürlerden daha iyi bir seçenek olabilir.Çünkü SMILE, korneada Lasik gibi bir flep kesmeyi içermez. Eğer oldukça aktif iseniz yanlışlıkla kornea flep’ini yerinden oynatarak sorunlara neden olabilirsiniz. Kimlere uygulayabiliriz;
- 18 yaşından daha büyük olmalısınız.
- Son bir yıl içinde göz numaralarınız değişmemelidir.
- Miyopiniz-1.00 ila -10.00, astigmatınız da -5.00 numaradan büyük olmamalıdır.
- Genel göz ve kornea sağlık durumunuz uygun olmalıdır.
- SMILE’ın sizin için neler yapabileceği veya yapamayacağı konusunda gerçekçi beklentileriniz olması gerekir.
KURU GÖZ HASTALARINDA DA GÜVENLE KULLANILABİLİR
Sadece görme bozuklukları tedavisinde mi uygulanır? Göz kuruluğu tedavisi için de uygulanabilir mi?
SMILE lazer teknolojisi sadece hastanın var olan kırma kusurlarının yani; miyop ve astigmatlarının tedavisinde kullanılabilir. Ancak asıl faydası kuru göz hastalarında da güvenle lazer uygulanmasıdır. Zira kornea doku kesisi minimal olduğu için hem sinir dokusu harabiyeti azalır, hem de his kaybı azalarak kuru göz hastalarına da belirli oranda SMILE lazer uygulanabilir.
İLERİ GLOKOM VE KATARAKT HASTALARINA YAPILAMIYOR
Relex Smile Lazer yöntemi kimlere uygulanamaz?
Bazı insanlar SMILE için aday değildir:
- Numaraları değişmekte olan hastalar.
- Hipermetrop (çalışmalar devam ediyor).
- 18 yaşından küçük olanlar.
- İyileşmeyi etkileyebilecek cilt veya başka hastalıkların mevcudiyeti.
- Aşırı skar veya keloid oluşumu.
- Kornea dejenerasyon veya hastalığı olanlar.
- İleri glokom hastalığı.
- Görmeyi etkileyen bir katarakt.
- Kontrolsüz diyabet.
- Belirli göz enfeksiyonu geçmişi.
- Hamilelik veya emzirme.
27 SANİYE SÜRÜYOR
Relex Smile Lazer yönteminin aşamaları nelerdir? Tedavi ne kadar sürer?
Ameliyat öncesi çok detaylı bir göz muayenesi ve tetkikler sonucunda öncelikli olarak göz yapınızın SMILE cerrahisine uygun olup olmadı değerlendirmelidir. Ameliyat sırasında yaklaşık 27 saniye süren bir lazer prosedürü vardır. Gözlerinizi oynatmanızı engelleyen bir vakum halkası yerleştirilmesi sonrası lazer uygulanır ve doktorunuz kornea içinde oluşturulan parçayı sadece 2 mm olan bir kesiden dışarı çıkartır. Ameliyat sonrası dinlenmeniz önerilir. Gün boyu sürecek olan sulanma, ışıklarda parlama ve gözlerde hassasiyet tamamen normaldir ve kullanılan damlalarla azalması sağlanır. Ertesi gün ise birçok işinizi yapabilecek görme seviyelerine sahip olacaksınız.
KESİ 3. GÜNDE TAMAMEN KAPANIR
Relex Smile Lazer tedavi sonrası dikkat edilecek hususlar nelerdir?
Her lazer ameliyatı sonrasında olduğu gibi doktorunuzun size önerdiği süre içinde gerekli damlaları düzenli kullanmanız tedavi sürecinin başarılı geçmesi konusunda çok önemlidir. Kuruluk oluşturma ihtimali çok daha az olduğu için damlaları kullanma süresi diğer yöntemlerden daha az olmaktadır. Ayrıca diğer yöntemlerde kapakçığa zarar vermemek için bir aya kadar havuz ve spordan kaçınmak gerekirken, SMILE teknolojisi sonrası kesi 3. günde tamamen kapandığı için bu tarz kaçınmanız gereken şeyler olmaz.
