Etiket: Kadir Has Üniversitesi
Haliç’te Dostluk Kupası Heyecanı Yaşandı
Koç Üniversitesi ve Kadir Has Üniversitesi kürek takımları, geleneksel hale gelen “Haliç Dostluk Kupası” için yarıştı. Bu yıl sekizincisi gerçekleştirilen yarış, Kadir Has Üniversitesi Cibali Kampüsü önünden başladı ve Rahmi M. Koç Müzesi önünde son buldu. 8. Haliç Dostluk Kupası Yarışı’nda bu yıl birinciliğe ulaşan ekip Kadir Has Üniversitesi oldu.
Koç Üniversitesi ile Kadir Has Üniversitesi kürek takımları dostluk için yarıştı. İlk olarak 2011 yılında gerçekleştirilen ve geleneksel hale gelen Haliç Dostluk Kupası kürek yarışı, bu yıl Kadir Has Üniversitesi Cibali Kampüsü önünden başladı ve Rahmi M. Koç Müzesi önünde son buldu.
Dünyanın en prestijli sportif faaliyetleri arasında yer alan kürek sporunun en hızlı tekne kategorisinde, yarışçılar dakikada ortalama 34 tempo kürek çekti. En başarılı ekip yarışmayı 8 dakika 28 saniyede tamamlayan Kadir Has Kürek Takımı oldu.
13 Nisan Cumartesi günü saat 10.00’da Kadir Has Üniversitesi Cibali Kampüsü önünden başlayan ve Rahmi M. Koç Müzesi önüne kadar süren 2.100 metrelik parkurda, Koç Üniversitesi Kürek Takımı’nı, antrenör Yalçın Fidancı, dümenci Selin Şengöz, Çağda Barış Benlier, Yaşar Barış Güllüoğlu, Furkan Polat, Mert Özel, Hakan Güneş,Cem Berk Görmüş, Mertcan Aşgün, Abdullah Salih Budan oluşturdu. Kadir Has Üniversitesi ekibinde ise antrenör Burkay Günay, dümenci Kaan Aksu, Savrun Kanay, Barış Borazan, Halit Can Hasbolat, İlhan Berk Akın, Ozan Demirdelen, Yavuz Ali Oğuz, Enes Kurtulan, Bedirhan Yıldırım dostluk kupası için kürek çekti.
Koç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Umran İnan, “Bu güzel Haliç sularında iki güzide üniversitemizin birbiriyle bu kadar keyifli bir etkinlikte buluşması beni çok memnun ediyor.”
Koç Üniversitesi olarak sportif faaliyetlere büyük önem verdiklerini kaydeden Umran İnan, “Kadir Has Üniversitesi ile başlatmış olduğumuz Haliç Dostluk Kupası da bu spora verdiğimiz uzun soluklu desteğin bir ispatı” dedi. Umran İnan şöyle devam etti: “Her yıl olduğu gibi bu yıl da çok heyecanlı ve sportmence bir yarışa tanık olduk. Kürek takımlarımızın her ikisiyle de gurur duyuyoruz ve kendilerini tebrik ediyoruz. Sporcularımız bu yarış için çok uzun süredir çalışıyorlar, bugün de büyük gayret gösterdiler. Biz bu yarışı 2011 yılında başlattığımızda uzun yıllar devam etmesini hayal etmiştik. Ne büyük bir mutluluk ki bugün Haliç Dostluk Kupası’nda 8. yılı geride bırakıyoruz. Bu güzel Haliç sularında iki güzide üniversitemizin birbiriyle bu kadar keyifli bir etkinlikte buluşması beni de çok memnun ediyor. Bildiğiniz üzere yurtdışında kürek branşında neredeyse 150 senedir yarışan üniversiteler var, umarım üniversitelerimiz 300 sene sonra da bu yarışları devam ettirir.”
Kadir Has Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sondan Durukanoğlu Feyiz ise; takımda sporcuların akademik başarılarına dikkat çekerken aynı zaman da disiplinli ve programlı çalıştıklarını belirtti.
“Kadir Has-Koç Dostluk Kupası’nın bu yıl sekizincisi düzenlendi. Benim ilk rektörlük dönemim ve iki yarış gördüm ikisinde de galibiyeti aldık çok mutluyum ama bunu daha da güzelleştiren şey bu çocukların kar-kış yağmur-çamur demeden çalışmaları ben buna bizzat şahidim. Her sabah Haliç’te kürek çekerken görüyorum. Bu kadar disiplinli bir program içerisinde sürekli çalıştılar emeklerinin karşılığını alabildiklerini görmek beni ayrıca mutlu etti. Çocuklar sporcudan önce öğrenci bu takımdaki sporcular akademik başarıları olup da sporcu olan çocuklar. O nedenle bu beni ayrıca mutlu ediyor. Ben hepsi ile gurur duyuyorum umarım bu yarış yıllarca devam edecektir” dedi
Kadir Has Üniversitesi Ve Koç Üniversitesi Kürek Yarışı
Kadir Has Üniversitesi ve Koç Üniversitesi kürek takımları, 13 Nisan Cumartesi günü geleneksel hale gelen “HALİÇ DOSTLUK KUPASI” için yarışacak.
Bu yıl, sekizinci kez düzenlenen ve küreklerin dostluk için çekileceği yarış; Kadir Has Üniversitesi önünde başlayıp, Rahmi Koç Müzesi’nde son bulacak.
Kadir Has Üniversitesi Ab Enerji Projesi “S-Parcs”A Dahil Oldu
Araştırma üniversitesi olma yolunda büyük adımlar atan Kadir Has Üniversitesi, dünyanın ileri gelen üniversite ve kurumların yer aldığı “S-PARCS: Endüstri Parklarında Sürdürülebilir Enerji İşbirliği ve Hizmetler için Yeni Modeller Geliştirmek ve Test Etmek” projesinin konsorsiyumuna dahil oldu.
Ülkelerin enerji dönüşümünde sürdürülebilir enerji sistemlerini geliştirmek amacıyla oluşturulan “S-PARCS Projesi”nde, enerjinin daha verimli, etkin ve doğa dostu bir şekilde kullanılmasını sağlamak amacıyla OSB ve KOBİ’leri eğitmek, ikna ve teşvik etmek hedefleniyor. Enerji ve Sürdürülebilir Kalkınma Uygulama ve Araştırma Merkezi’nden Doç. Dr. Gökhan Kirkil’in koordinatörlüğünde Merkez Müdürü Prof. Dr. Volkan Ediger, Doç. Dr. Ahmet Yücekaya ve Dr. Öğretim Üyesi Emre Çelebi’nin yer aldığı proje ekibi, toplam bütçesi 1 milyon 997 bin 325 Euro olan S-PARCS projesine dahil oldu. Projede, CESD ile birlikte 5 araştırma enstitüsü, 1 mühendislik şirketi ve 1 sanayi derneği yer alıyor.
İngiltere, İsveç, Türkiye, Rusya, İtalya, Portekiz, Avusturya ve Norveç’te yer alan endüstriyel parklar arasında seçilecek en iyi uygulamaların örnek olarak kullanılacağı projede, konsorsiyum üyeleri, bu modelleri ülkelerinde yer alan OSB ve KOBİ’lere yönelik olarak endüstri parkındaki ortak enerji çözümleri üretecek.
“S-PARCS PROJESİ DAHA VERİMLİ VE UCUZ ENERJİ KULLANMA İMKANI SAĞLIYACAK”
Kadir Has Üniversitesi Enerji ve Sürdürülebilir Kalkınma Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Volkan Ediger, “Projenin amacı dünyadaki endüstri parklarında enerji sorununa çözüm üreten en makul, mantıklı ve verimli yaklaşımlardan birkaç Örnek seçilerek onların bunu nasıl başardıklarını araştırmak. Daha sonra, bu uygulamalar bir araya getirilerek, hem daha verimli, sağlıklı ve çevre dostu hem de daha ucuz enerji kaynağını kullanma imkanları üzerinde çalışılacak. Konuyla ilgili birçok ülke farklı projelerle H2020 desteği için başvuru yaptı. 6 ay süren uzun bir değerlendirme süreci sonucunda Kadir Has Üniversitesi olarak proje konsorsiyumuna Kabul edildik. Projeye Kabul edilmek bizim için çok önemli, ancak projenin yenilikçi bakış açısı getirmesi ve enerji kullanımına sürdürülebilirlik yönünden bakılması ülkemiz için daha önemli olacak” dedi.
Danla Bilic Fenomen Olma Sırlarını Paylaşacak
Kadir Has Üniversitesi Yeni Medya Bölümü tarafından her yıl düzenlenen “Yeni Medya Konferansı”nın bu yıl sekizincisi düzenleniyor. 10 Nisan Çarşamba günü, “Yeni Medya ve Fenomenlik” temasıyla düzenlenecek etkinlikte, Danla Bilic, Kadir Doğrubakar (Odun Herif) ve Burak Şahin (Burak Oyunda), Buse Plan ve Kabuhan & Elif Canpolat (5in1 Canpolat) gibi sosyal medya fenomenleri bir araya gelecek.
Kadir Has Üniversitesi Yeni Medya Bölümü, internet ve mobil ortamların çeşitli alanlardaki etkilerinin ortaya çıkarılması amacıyla her yıl Nisan ayında “Yeni Medya Konferansı”düzenliyor. 10 Nisan Çarşamba günü düzenlenecek “Yeni Medya Konferansı”’na birçok sosyal medya fenomeni katılarak bilgi ve deneyimlerini paylaşacak.
NASIL FENOMEN OLUNUR?
Sosyal medya fenomenleri ve uzmanları, nasıl fenomen olunur? fenomenlerin takipçi ve kitleleri ile ilişkileri nasıl? fenomenler nasıl bir gelir modeli ile çalışıyorlar? YouTube, Instagram, Twitter, vd. Yeni Medya platformlarının fenomenler açısından farkları ne, nasıl kullanıyorlar? fenomenler marka ve ajanslarla çalışmalarında ne tür taleplerle karşılaşıyorlar ve hangilerini yerine getirebiliyorlar? marka ve ajanslar bu konuda ne düşünüyorlar? fenomenlerin ajanslarla çalışmalarının avantaj ve dezavantajları neler? fenomenler paylaşımlarında nasıl bir etik çerçeve içinde davranıyorlar? gibi konu başlıkları üzerinden yeni medya ve fenomenlik ilişkisini katılımcılarla paylaşacak.
Konferansın “Yeni Medya Fenomenleri: Hayaller vs. Hayatlar” başlıklı panel kısmında ise Bilgi Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aslı Tunç, Socialand Ajans Başkanı Arda Kofoğlu, Turna.com Tepe Yöneticisi Dr. Kadir Kırmızı ve Avukat Nihan Güneli, insanların fenomen olma hayalleri ile fenomenlik olgusunun gerçek hayattaki olumlu-olumsuz yansımalarını, bu konudaki ticari, hukuki ve etik çerçeveye ilişkin bakış açısını ele alacak.
Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Algısı Araştırması” 2019 sonuçlarını açıkladı.
Kadir Has Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Merkezi tarafından her yıl gerçekleştirilen “Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Algısı Araştırması”nın 2019 yılı sonuçları açıklandı. Ocak – Şubat aylarında İstanbul başta olmak üzere toplam 23 ilde, kadın erkek,18 yaş ve üzeri 1.205 kişi ile gerçekleştirilen “Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Algısı Araştırması”nın 2019 yılı sonuçlarına göre kadının toplumdaki en büyük sorunu “şiddet” olarak karşımıza çıkıyor.
Bu yıl 5’incisi gerçekleştirilen “Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Algısı Araştırması”nın 2019 yılı sonuçları, 6 Mart Çarşamba günüToplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Merkezi Müdürü Prof. Dr. Mary LouO’Neil ve İktisadi, İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi ve Psikoloji Bölüm Başkanı Doç. Dr. Aslı Çarkoğlu’nun yer aldığı basın toplantısıyla paylaşıldı.
“TOPLUMUN %60’IŞİDDETİ EN BÜYÜK SORUN OLARAKGÖRÜYOR”
Türkiye genelinde kadınların en büyük sorunu yüzde 60 ile “şiddet” oldu. Kadınların yıllardır sorunu olan şiddet, geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu yıl da ilk sırada yer alıyor. 2016 yılında araştırmaya katılanların yüzde 53’ü, 2017 yılında yüzde 55’i, 2018yılında yüzde 62’sien büyük sorunu şiddet olarak görürken, bu yıl araştırmaya katılanların yüzde 60’ı kadınların toplumda yaşadığı en büyük sorunun şiddet olduğunu belirtiyor.
“ŞİDDET BOŞANMA SEBEBİ OLARAK GÖRÜLÜYOR”
“Boşanma ve Şiddet İlişkisi” araştırmada ortaya çıkan bir başka çarpıcı sonuç olarak karşımıza çıkıyor. Yıllar içinde şiddetin boşanma için yeterli bir sebep olduğu, aile bütünlüğü ve düzeni için göz ardı edilecek bir durum olmadığı düşüncesine destek oranı artmış durumda. Araştırmaya katılanların yüzde 72’si aile içi şiddetin, boşanmak için yeterli bir sebep olduğu konusunda fikir birliğine ulaşıyor.
“GENÇLER, YAŞLILARA GÖRE KADIN – ERKEK EŞİTLİĞİNE DAHA ÇOK ÖNEM VERİYOR”
Geçtiğimiz yıllara göre, kadın ve erkeklerin eşit şartlarda hayata katılımı konusunda tutumlar daha pozitif durumda. Eğitim düzeyi ve yaş ile anlamlı bir ilişkisi olan bu tutumda, gençlerin yaşlılara göre kadın-erkek ilişkilerine daha eşitlikçi baktıkları ortaya çıkıyor. Ayrıca eğitim seviyesi yükseldikçe bireylerin toplumsal cinsiyet konularında daha eşitlikçi tutumlar sergilediği görülüyor.
Ayrıca araştırma sonuçlarına göre, babaların çocuklarının bakımında aktif olmalarının da eğitim düzeyi ile ilgili olduğu görülüyor. Genç, eğitim düzeyi lise ve altı seviyesinde olan babaların ise çocuklarının bakım ve hayatına daha fazla dahil olma taleplerinin olduğu görülüyor.
“KADINLAR, KADIN LİDER İSTİYOR”
Katılımcılar, “Kadın siyasetçiler kadın hakları/sorunları konularına öncelik vermelidir” ifadesini değerlendirirken yüzde 81’i ‘Evet’ cevabını verdi. Geçtiğimiz yıllara göre kadınlar, siyasi liderlikte kadın adayları destekleyeceklerini artan bir oranla belirtirken, erkeklerin kadın siyasi lider adaylarına aynı sıcaklıkta yaklaşmadığı ortaya çıkıyor.
“Oy vermeyi düşündüğünüz partinin büyükşehir belediye başkan adayı tercihinde söz hakkınız olsa partinizin ‘erkek’ aday göstermesini mi yoksa ‘kadın’ aday göstermesini mi tercih edersiniz?” sorusuna, erkek katılımcıların yüzde 61’i erkek aday cevabını verirken, kadın katılımcıların yüzde 68’i kadın aday istediğini belirtti. Aynı soruya yüzde 3’lük bir kitle ‘hangisi iyiyse’ cevabını verirken, yüzde 1’lik kitle ise ‘fark etmez’ dedi.
“KADINLAR EKONOMİ KONUSUNDA ENDİŞELİ”
Bu yıl katılımcılara ilk kez sorulan “aile ve ülke ekonomisinin değerlendirilmesi” soruları ile genel bir ekonomik endişe durumu olduğu görülüyor. Kadınlar, hem aile hem de ülke ekonomisine karşı erkeklere kıyasla daha endişeli görünüyor. “Şu an Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna kadın katılımcıların yüzde 47’si çok kötü yanıtını verirken, erkek katılımcıların yüzde 44’ü çok kötü olduğunu belirtiyor.
Aynı kategoride “Şu an ailenizin içinde bulunduğu ekonomik durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna kadın katılımcıların yüzde 44‘ü ‘çok veya biraz kötü’ cevabını verirken, erkek katılımcıların yüzde 36’si kötü olduğunu vurguluyor. Ancak her iki grup da hem ailesel hem de ülkenin genel ekonomik durumunu 1 yıl öncesine göre anlamlı düzeyde “daha kötü” olarak değerlendiriyor.
“EŞİTLİKÇİ TOPLUMSAL CİNSİYET ALGISI ARTIYOR”
Kadir Has Üniversitesi tarafından her yıl düzenlenen “Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Algısı Araştırması” 2019 yılı sonuçlarına göre, toplumda kadın – erkek eşitliği giderek artıyor. Kadın ve erkeklerin kamusal ve özel hayatta eşit hak ve duruşlara sahip olmaları konusundaki tutumların ölçüldüğü araştırmada, hem kadın hem erkekler arasında “Eşitlikçi Toplumsal Cinsiyet” algısının güçlendiği gözlemleniyor.
Araştırma linki: http://www.khas.edu.tr/news/2098
E-imza iş hayatını kolaylaştıracak
Türkiye Bilişim Derneği ve Kadir Has Üniversitesi tarafından organize edilen 12. İstanbul Bilişim Kongresi’nde, kurumları dönüştüren ve hayatı kolaylaştıran teknolojiler değerlendirilecek. Bilginin ve verinin e-dönüşümü hızlandırması ile geleceğe etkisi tartışılacak. Kamu, üniversite, özel sektör, bilişim merkezi yöneticilerinin ve uzmanlarının, akademisyenlerin, sivil toplum kuruluşlarının katılımlarıyla düzenlenecek Kongre, 6 Aralık 2018 tarihinde gerçekleştirilecek.
E-GÜVEN Türkiye’nin bilişim toplumu olmasına destek veriyor
- kez düzenlenecek kongrede geleceğin yeni veri otobanı ve interneti olarak görülen 5G, KVKK, veri madenciliği, yeni nesil veri dönüşüm çözümleri gibi konular irdelenecek. Ayrıca katılımcılara, yeni kazanç fırsatlarına kapı aralayan girişimciler, e-para, yeni finansal sistemler ve regülasyonlar hakkında bilgi verilecek. E-GÜVEN, Türkiye’nin bilişim toplumu olma yolunda katkı sunan İstanbul Bilişim Kongresi’ne ana sponsor olarak destek verecek. Kongre’nin açılış konuşmacıları arasında olan E-GÜVEN Genel Müdürü Can Orhun, TBD İstanbul Şube Onur Kurulu Başkanı Prof. Dr. M. Erdal Balaban moderatörlüğünde gerçekleştirilecek “Dijital Dönüşümde Verinin Önemi” panelinde verinin küresel dönüşümü, veri yönetimi, veriye bakış açısının değişimi hakkında katılımcılara bilgi verecek.
E-imza iş ve özel hayatı kolaylaştırıyor
E-GÜVEN İş Geliştirme ve Satış Direktörü Cenk Özcan ise e-şirket, e-fatura, e-defter, e-kimlik, e-imza, KEP, e-kurum, e-ticaret ve e-devlet konularının irdeleneceği panele konuşmacı olarak katılacak. TBD İstanbul Şube Yönetim Kurulu Üyesi Hüseyin Karayağız moderatörlüğündeki panelde e-dönüşüm uygulamalarına, e-imzanın iş ve özel hayatı nasıl kolaylaştırdığına ilişkin paylaşımlarda bulunacak. E-dönüşümün temel basamaklarından olan elektronik imzanın sağladığı avantajlar sadece maddi kazanımla sınırlı değil. İşlemlerin dijital ortamda çok daha hızlı ve güvenli bir şekilde gerçekleştirilmesini sağlayan e-imza; aynı zamanda kağıt ve kartuş-toner gibi sarf malzemelerinden tasarruf sağlayarak çevrenin korunmasına katkıda bulunuyor.
