Sanal Korsana ve Hırsıza Karşı Elektronik Noter Artık Cebinizde

TÜBİTAK destekli yerli yazılım TaliaStamp ile kendi kendinizin noteri olabilirsiniz. Dijital ortamda geliştirdiğiniz ya da dijital ortama aktardığınız tüm projelerinizin eser sahibi olarak “yasal” onayını verebilmenize olanak tanıyan TaliaStamp, projelerinizin fikri mülkiyet haklarını korumanızı sağlıyor.

Firmalara ve kişilere, zaman ve maliyet açısından da avantaj sağlayan TaliaStamp’in geliştiricisi BeyazNet firmasının Genel Müdürü Mehmet Fatih Zeyveli, “TaliaStamp ile damgalanan bir belgenin, damgalandığı andaki halini kayıt altına almış oluyorsunuz. Böylece bir adli süreç söz konusu olduğunda, dosyanızın damga anındaki halini gerektiğinde rahatlıkla bir delil olarak kullanabiliyorsunuz. Hukuki bir sorun çıktığında bu dosyayı ve damgasını mahkemeye vermek, bu dosyanın o halinin, o tarihte sizde olduğunu ispatlamış oluyor” dedi.

Dijital ortamlar hayatımızın ayrılmaz birer parçası. Tüm anılarımız, projelerimiz, yazılarımız, geliştirdiğimiz eserleri dijital ortamlarda saklıyoruz. Fotoğraflarımızı, videolarımızı, parlak fikirlerimizi yazılı ya da görsel olarak sosyal mecralarda başkalarıyla paylaşıyoruz. Çoğu zaman paylaşılan bu içerikler bir başkası tarafından “kendi” özgün içerikleriymişçesine yeniden paylaşılıyor. Ürettiğimiz içeriklerden bir başkası ticari fayda da sağlayabiliyor. İçeriğin ilk halinin bize ait olduğunu, esas sahibinin biz olduğumuzu anlatmak veya ispatlamak zahmetli ve uzun bir süreç olabiliyor. Çektiğimiz her fotoğrafın, yazdığımız her yazının, oluşturduğumuz her videonun, bestelediğimiz tüm şarkıların, geliştirdiğimiz tüm projelerin telif hakkını almak, pratik açıdan ve maliyet açısından mümkün değil. Anlık üretilen ve anında paylaşılması gereken özgün bir video veya gerçekleştirilecek bir şirket sunumu için notere gitmek onay beklemek ve ardından güvenle paylaşabilmek, dijital dünyanın “hız” temelli doğasına aykırı. BeyazNet tarafından geliştirilen, TÜBİTAK destekli yerli yazılım TaliaStamp bu sorunun çözümünde bireylere ve kurumlara yardımcı oluyor.

TÜM DİJİTAL PLATFORMLARA UYGUN

TaliaStamp, açık kaynak kodlu ve özgür yazılımlar kullanılarak geliştirilmiş bir ürün. Bu sebeple ürünün dışa bir bağımlılığı yok, ithal edilmesi gereken bir parçası veya lisansı bulunmuyor. Know-how’ı tümüyle BeyazNet’te olan uygulama, TÜBİTAK tarafından geliştirilen damgalama sistemiyle de tam uyumlu çalışıyor. Uygulama, bilgisayar ortamındaki herhangi bir belgeyi, resmi, videoyu damgalayabiliyor. Örneğin bir film senaryosunu da, çektiğiniz bir fotoğrafı da damgalayabiliyor. Kullanılan esnek yapı sayesinde bulut ortamında ve yerel ağda, fiziksel veya sanal bir sunucuda, raspberry gibi küçük bilgisayarlarda dahi çalışabiliyor. Kurumsal ölçekte kullanımı söz konusu olduğunda, birlikte kullanılacak domain ve ortam, ihtiyaca göre esnek bir şekilde belirlenebiliyor.

Ürünün en önemli özelliklerinden biri, çok farklı ortamlarla konuşulabilmesi ve farklı protokol, yöntem ve teknolojilerle dosya toplayıp/alıp damgalayabilmesi. Ayrıca kendi üstünde tuttuğu az veriyi bile şifreleyerek sakladığı için güvenlik yönünden de oldukça iyi bir noktada yer alıyor.

ZAMAN VE MALİYET TASARRUFU SAĞLIYOR

TaliaStamp’in, adli ortamlarda delil olarak da sunulabilecek, yasal olarak kabul görmüş bir damgalama teknolojisine sahip olduğunu belirten BeyazNet Genel Müdürü Mehmet Fatih Zeyveli; anında, hızlı ve sonsuz kere tekrarlanabilir damgalama olanağıyla maliyet ve zaman açısından da büyük bir avantaj sunduğuna dikkat çekti.

Zeyveli şöyle devam etti: “Telif hakları konusundaki gelişmeler sayesinde ve özellikle internetin yaygınlaşması sonucu dijital ortamda yapılan üretim ve paylaşımın artması ile birlikte dijital formdaki ürünlerin pratik bir şekilde sahipliğinin belirlenmesi ihtiyacı da doğmuş oldu. Örneğin üretilen bir videonun, fotoğrafın, bir grafik çalışmanın, logonun, bilgisayar ortamında yazılmış bir romanın kime ait olduğunun belgelenme ihtiyacı… Klasik noterler, yazılı belge odaklı çalışmakta ve notere telif hakkı gerektiren bir belgeyi onaylatmak için belli bir mekana zaman ayırıp gitmek gerekiyor. Ayrıca maliyetli ve her ufak değişiklikte, aynı belgeyi tekrar tekrar onaylatmak zaman, para, imkan açısında zor ama dijital ortamda her şey çok hızlı değişiyor, gelişiyor, paylaşılıyor. Klasik noterlerin çalışma şeklibu duruma, bu tür ihtiyaçlara pek uygun değil. TaliaStamp ile bu sorunlar aşılabiliyor. Ürünümüz ayrıca adli bilişim çalışmaları için de gerekli bir ürün. Örneğin herhangi bir zamanda toplanan delillerin değiştirilmeden saklandığının garanti edilebilmesi için de böyle bir ürüne ihtiyaç var. TaliaStamp ile damgalanan bir belgenin, damgalandığı andaki halini kayıt altına almış oluyorsunuz. Böylece bir adli süreç söz konusu olduğunda, dosyanızın damga anındaki halini gerektiğinde rahatlıkla bir delil olarak kullanabiliyorsunuz. Bu sistem sayesinde noterler de dijital formdaki belgeleri damgalayabilecek hale gelecekler”.

NASIL ÇALIŞIYOR

Kullanıcı dostu bir işleyişe sahip olan uygulama ile bir ürünü damgalamak oldukça basit. Zeyveli, TaliaStamp ile gerçekleştirilen damgalama sürecinin aşamalarını şöyle özetliyor; “Bilgisayarınıza bağlı bir disk gibi çalışan bir sistemi mevcut. Bu sistemde hesabı olan biri, kendi deposuna bir dosya koyduğu anda başka bir işleme gerek kalmadan bu depoya konulan dosya otomatik olarak zaman damgasıyla damgalanıyor. Yani oldukça basitleştirilmiş bir kullanımı var. Depoda hem dosyanın kendisi hem de bu dosyaya ait damga saklanıyor. Bu damga sayesinde bir dosyanın ne zaman kim tarafında oluşturulduğu ve sahip olunduğu anlaşılabiliyor. Hukuki bir sorun çıktığında bu dosyayı ve damgasını mahkemeye vermek, bu dosyanın o halinin, o tarihte kişinin kendisinde olduğunu ispatlamış oluyor.”

 

Açık Kaynak Kodlu Yazılım’a Göç Eden Kurumlar Bilgi ve Deneyimlerini Paylaştı…

Ülkemizde Açık Kaynak Kodlu yazılımlara göç eden ve göç etmek isteyen çeşitli kurumlardan temsilciler bir araya gelerek deneyimlerini paylaştı.

Türkiye, 16 milyar TL’lik yazılım sektörü bütçesinin 2 milyar TL’sini yurt dışı kaynaklı yazılımlara ağırlıklı olarak lisans bedeli olarak harcıyor. Siber güvenliğimizi sağlamanın ve lisans maliyetlerini azaltmanın yolu ise başta Pardus olmak üzere Açık Kaynak Kodlu yazılımlara doğru bir şekilde göç etmekten geçiyor.


Son dönemde ülkemizde bilişim güvenliğini sağlamak ve yurt dışına çıkan lisans maliyetlerini asgariye indirmek için milli ve açık kaynak kodlu Pardus gibi özgür yazılımlara göç etmek devlet politikası haline gelmiş durumda. Kaynaklarını daha verimli kullanmak isteyen başta devlet kurumları olmak üzere çok sayıda kurum ve kuruluş, küresel topluluğun gücünden yararlanılarak geliştirilen ve TÜBİTAK tarafından desteklenerek özelleştirilen Pardus’a göç etmeye çoktan başladı. Ülkemizdeki bilişim sistemlerini dışa bağımlılıktan kurtaracak ve siber güvenlik duvarımızı sağlamlaştıracak bu özgür yazılımlara geçiş sürecinin, teknik altyapıdan son kullanıcıya kadar kurumlara özel ve en doğru şekilde yapılması gerekiyor. Zira, yılların alışkanlıklarını ve teknolojileri değiştirilmeye çalışıldığında hem teknik hem de psikolojik birçok engelle karşılaşılabiliyor.

Açık kaynak kodlu özgür yazılıma göç eden kurumlar, bu alandaki bilgi ve deneyimlerini paylaşmak ve bu sisteme geçiş sürecinde veya göç etmeyi isteyen kurumlara rehberlik etmek üzere İstanbul’da bir araya geldi. Sektörde 20 yılı aşkın süredir faaliyet gösteren bilişim güvenliği ve danışmanlık firması Beyaz Net’in kolaylaştırıcılığını üstlendiği buluşmaya, belediyeler başta olmak üzere çeşitli özel ve kamu kuruluşlarında görev yapan ve Açık Kaynak Kodlu sistemlere göç konusunda önemli görevler üstlenecek teknik personel katıldı.

Pardus Göçü, ehil kişiler tarafından yapılmalı…

Etkinlikle ilgili bilgi veren Beyaz Net Genel Müdürü Mehmet Fatih Zeyveli, bilişim sektörünün dünya genelinde Açık Kaynak Kodlu sistemlere doğru evirildiğini ve ülke olarak yazılım alanında kendimizi geliştirme kapasitesine sahip olduğumuza dikkat çekti.Açık Kaynak Kodlu sistemlere geçişin, olması gerektiği gibi devlet tarafından desteklendiğini ifade eden Zeyveli, “Bilindiği üzere konvensiyonel silahlarla yapılan savaşlar kadar siber alanda gerçekleşen savaşlar dünyayı tehdit eder hale geldi. Ülkemizin güvenliğinden, ekonomisine büyük önem taşıyan bu göçün ehil kişiler tarafından yapılabilmesi adına sorumluluk üstlenmeye ve bilgi ve deneyimlerimizi toplum yararına paylaşmaya karar verdik.” dedi. Zeyveli şöyle devam etti: “Görev aldıkları kurumların bilgisi dahilinde etkinliğimize katılan teknik çalışanlar, Açık Kaynak Kod Sistemleri’ne dair sıkıntılarını ve sorularını dile getirme ve ihtiyaç duydukları bilgiye erişme imkânı buldular. Aldığımız verim ve ihtiyaçlar doğrultusunda, bu buluşmaları hayata geçirmeye, desteklemeye devam edeceğiz.”.

Devletler kritik kurumlarında Açık Kaynak Kodlu işletim sistemleri kullanıyor…

Kullanıcıya yazılımı değiştirme özgürlüğü sağlayan ‘Kodu Açık’ yazılımlara Açık Kaynak Kodlu Yazılım (AKKY),yazılıma müdahaleye izin vermeyen ‘Kodu Kapalı’ ve lisanslı satılan ürünlerden, Açık Kaynak Kodlu sistemlere geçişe de ‘Göç’ deniliyor. Kullanıcı bilgisayarları üzerinde çalışan Millileştirilmiş Linux İşletim Sistemine Pardus deniyor.2003 yılından beri geliştirilen Pardus işletim sistemi, günümüzde 17.4 versiyonuyla oldukça sağlıklı çalışıyor. Dünyada Başta ABD, Çin, Almanya Fransa gibi ülkeler olmak üzere pek çok devlet kritik tüm kurumlarında Linux temelli işletim sistemi tercih ediyor.

Exit mobile version