Etiket: Yapay zeka
KOBİ’leri Başarıya Götüren Yapay Zekâ Taktikleri
1-Dijital Varlıklarınız İçin En Az Bir Kişiyi Görevlendirin

KOBİ’lerin dijital varlıklarının yönetimi konusunda yapay zekadan etkin şekilde yararlanabilmesi için, ekiplerinde teknolojiye ilgili, araştırmacı ve yetenekli bir uzmana yer vermeleri kritik önem taşıyor. Patron ya da yönetici olarak bu alanda bireysel ilerleme kaydetmek zor olabilir; çünkü asıl uzmanlık alanınıza odaklanmanız gerekir. Bu nedenle, yapay zekâ teknolojilerini takip eden, güncel gelişmeleri ve uygulamaları keşfeden bir profesyonelin bulunması büyük bir avantaj sağlar. Bu kişi, sosyal medya hesapları, web sitesi, mobil uygulamalar gibi tüm dijital varlıklar için yapay zekâ destekli içerik üretimi süreçlerini başlatmalı ve yönetmelidir.
2-İçerik Üretiminizi Hızlandırın
Yapay zekâ araçları sayesinde içerik üretim süreçlerinizi hem hızlandırabilir hem de otomatik hale getirebilirsiniz. Örneğin, çiçekçilik sektöründe faaliyet gösteriyorsanız ve çiçeklerin sağlık açısından faydalarını anlatan içerikler üretmek istiyorsanız, bu süreci yapay zekaya bırakabilirsiniz. Yapay zekâ; sektörünüzle ilgili içerikler yazar, bu içerikleri blog sitelerinde otomatik olarak yayınlar ve hem arama motorlarında hem de sosyal medyada yayılmasını sağlar. Böylece normalde 5-6 kişilik bir ekibin gerçekleştirdiği çalışmaları çok daha kısa sürede tamamlayabilirsiniz. Benzer şekilde, eğer nano teknolojiyle üretilmiş özel bir kumaşınız varsa ve bu kumaşın ismini duyurmak istiyorsanız, yine yapay zekadan yararlanabilirsiniz. Marka ismi vermeden, bilgilendirici ve doğal içeriklerle kullanıcıya önce organik bir şekilde ulaşabilir, ardından markanızı bu içeriklere entegre ederek farkındalığı artırabilirsiniz.
3-Etkili Görseller ve Videolar İçin Destek Alın

Markanızın algısını güçlendirmek için, görsel içerik üretimi yapan ve yapay zeka araçlarını kullanan uzmanlardan destek alabilirsiniz. Görsel yapay zeka teknolojileriyle markanızın logosu, maskotu, vermek istediğiniz mesaj ve duruşunuzu yansıtan ilgi çekici tasarımlar oluşturabilirsiniz. Bu sayede, markanızın zihinsel algısını hedef kitlenizin hafızasında daha güçlü bir şekilde konumlandırabilirsiniz. Ayrıca özel günlere yönelik yaratıcı içerikler üretmek için de yapay zekadan yararlanabilirsiniz. Örneğin, Anneler Günü gibi özel günler için birçok marka tarafından çalışma yapılsa da sizin oluşturacağınız yapay zekâ destekli özgün çalışmalar fark yaratacak ve daha fazla dikkat çekecektir. Bu yüzden önümüzdeki dönemde özel günleri baz alarak, yapay zekâ kullanımıyla yaratıcı içerikler geliştirebilirsiniz.
4-Reklamları Optimize Ederken Mutlaka Kullanın

Yapay zekâ destekli reklam yönetimi sayesinde, reklamlarınızı çok daha optimize edilmiş şekilde yayınlayabilir, maliyetlerinizi düşürürken performansınızı önemli ölçüde artırabilirsiniz. Yapay zekâ, hedef kitle analizinden içerik optimizasyonuna, doğru zamanlama ve bütçe yönetiminden dönüşüm oranlarının artırılmasına kadar pek çok aşamada devreye girer. Özellikle büyük veri analizi ve makine öğrenimi teknikleri sayesinde, reklamlarınızın en doğru kişilere, en uygun zamanda ve en etkili içerikle ulaşmasını sağlayabilirsiniz.
5-Hedef Kitleniz İle İletişiminizi Güçlendirin

Web sitenize gelen kullanıcılara otomatik e-posta göndererek hedef kitleniz ile etkili bir iletişim kurun. Bu süreci otomatize ederek, birden fazla pazarlama uzmanı çalıştırmak yerine yapay zekânın gücünden yararlanabilirsiniz. Pazarlama otomasyonu sayesinde; e-posta, SMS ve WhatsApp gibi iletişim kanallarını kullanarak hedef kitleniz ile doğrudan temas kurabilir, ilişkilerinizi güçlendirebilirsiniz.
6-Yapay Zekâ Araçlarıyla Globale Açılın

Web sitenizin farklı dillerde yayınlayın. Hazırladığınız içeriklerin, görsellerin ve videoların farklı dillerde seslendirmesini sağlayarak o ülkenin adeta bir seslendirmecesi gibi sese dayalı pazarlama yapın. Böylece o ülkedeki varlığınızı doyurmuş olacaksınız. Yani belli pazarlar seçip yurtdışı bazında ihracata adım atmak, ihracatımızı geliştirmek ve büyütmek için yapay zekâ araçlarından faydalanın.
7-Rekabette Güçlü Kalın
Rekabette güçlü kalmak için yapay zekâ araçlarıyla rakiplerinizin hangi pazarda neler yaptığını, hangi içerikleri ürettiklerini, hangi araçları kullandıklarını, anahtar kelimeler ve sosyal medya alanındaki popülaritelerini inceleyin. Rakiplerinizle kıyaslayarak artılarını ve eksilerini belirleyin. Bu analiz sayesinde, rakiplerinizden öne çıkmaya ve fark yaratmaya çalışın. Yapay zekâ araçlarını kullanarak varlığınızı büyütüp yeni pazarlara açılmak, geniş yelpazede bir büyüme stratejisinin parçası olduğu için oldukça önemlidir.
İki Dünya Devi El Ele Verdi, Yapay Zekâ Türkçe’yi Söktü
Microsoft ve Vodafone, yapay zekâ alanında önemli bir adım atarak Türkçe tabanlı bir sohbet robotu geliştirdi. Microsoft’un dünya çapında başarılı doğal dil anlama (NLP) teknolojisi LUIS sayesinde Türkçeye çeviri ihtiyacını ortadan kaldıran ve kullanıcıların taleplerini anlayıp doğru çıkarımlar yapabilen TOBi, Vodafone abonelerinin yeni dijital asistanı olacak.
Microsoft Türkiye ve Vodafone Türkiye, Türkçe doğal dil işleme (NLP) teknolojisine dayalı bir sohbet robotu geliştirdi. Vodafone’un müşteri hizmetlerine yönelik yapay zekâ tabanlı bir dijital asistan olarak konumlandıracağı TOBi, abonelerin fatura, tarife, cihaz fiyatları gibi konulara ilişkin sorularını kesintisiz, hızlı, net ve tutarlı bir şekilde ve insan müdahalesi olmadan yanıtlamayı amaçlıyor.
Genel olarak İngilizce tabanlı çözümlerin sunulduğu ve otomatik olarak Türkçeye çeviri yapan sistemlerin aksine ana dili Türkçe olan TOBi’nin geliştirilmesi, yapay zekâ alanında Türkçenin önceliklendirilmesi bakımından büyük önem taşıyor. Microsoft’un doğal dil anlama teknolojisi LUIS ile geliştirilen sistem; ses, arama ve görüntü destekli diğer bilişsel hizmetlere de kolayca entegre edilebiliyor. LUIS’e kazandırılan Türkçe dil desteği özelliği, bundan sonra yapılacak başka yapay zekâ projelerinde Türkçenin de doğal bir dil olarak kullanılabilmesine; Türkçe metin okuma ve anlama, yazım hatalarını düzeltme, sesli olarak Türkçe söylenen bir cümleyi anlama gibi özelliklerin eklenebilmesine imkân veriyor.
Microsoft Türkiye Genel Müdürü Murat Kansu, yeni sistemin tanıtım toplantısında yaptığı konuşmada, “Türkiye’nin dijital geleceğine olan yatırımlarımız hız kesmeden devam ediyor. 26 yıldır Türkiye’de milyonlarca kişinin yaşamına dokunduk, birçok teknolojik ilki ve dönüşümü birlikte yaşadık. Ülkemizin rekabet gücünü bilişim ve inovasyonla geliştiren adımlar attık. Bugün Vodafone ile hayata geçirdiğimiz chatbot projesi, sıradan bir iş birliği değil. Biz, iki global güç olarak el ele verdik ve Türkçemizi yapay zekâ çalışmalarında üst sıralara taşıyıp bizi gururlandıran bir projeye imza attık. Dünyada en çok konuşulan İngilizce, İspanyolca gibi dillerle birlikte bu uygulamayı Türkçe hayata geçirerek Türkçenin de önceliklendirilen diller arasında yer almasını sağlayarak büyük bir başarıya imza attık. Bu adımımız, Microsoft Türkiye ve Vodafone Türkiye’nin ülkemizi yurtdışında başarıyla temsil ettiğinin bir göstergesidir. Aynı zamanda, bağlı olduğumuz global şirketlerin de ülkemizin geleceğine duyduğu güvenin ve inancın eseridir” dedi.
Teknolojinin bilgiye erişimi demokratikleştirdiğini hatırlatan Kansu, sözlerine şöyle devam etti: “Doğal dil işleme alanındaki gelişmeler inanılmaz boyutta. Önemli bir dönüşümün eşiğindeyiz. Teknoloji artık bizim dilimizden anlamaya başlıyor. Diğer benzer sistemlere göre, Türkçe dilini anlama oranı çok yüksek, çok daha tutarlı, esnek ve çabuk öğrenen bir çözüm geliştirdik. Global deneyimimizin ve bilgi birikimimizin payı burada çok büyük. Türkiye’nin yapay zekâ ve makine öğrenmesi gibi teknolojik gelişmelerde öncü rolü üstlenmesi için hepimize önemli görevler düşüyor. Biz de bu bilinçle, bu projede Vodafone ve Microsoft Türkiye ekipleri ve Türk mühendislerin katılımıyla çalıştık ve yüzde yüz yerli bir proje geliştirdik. Nihai hedefimiz, Türkçe doğal dil işleme teknolojimiz ile farklı sektörlerde de katma değer yaratmak. Bunlar öğrenen sistemler olduklarından, ne kadar farklı sektörde farklı senaryolarla kullanılırlarsa, Türkçe yapay zekâ uygulamalarımız da o kadar gelişecektir.”
Vodafone Türkiye müşterilerine dünya çapında bir dijital deneyim sunmak istediklerini belirten Vodafone Türkiye CEO’su Colman Deegan ise şunları kaydetti: “Vodafone’luların yeni dijital asistanı TOBi, ‘Vodafone Yanımda’ uygulamamız içinden erişilebilen yepyeni bir müşteri iletişim kanalı olacak. Temelde amacı, müşterilerimizin Vodafone’dan aldığı veya almak istediği hizmetler konusunda onlara yardımcı olmak ve hayatlarını kolaylaştırmak. Müşterilerimiz, TOBi ile yazışarak, faturalarından, data kullanımlarına kadar bir çok konuda bilgi alabilecekler. Diğer konularla ilgili soruları olursa, TOBi onlara konuya ilişkin bir link gönderecek ya da canlı sohbet için bir müşteri temsilcisine yönlendirecek. Bir sonraki aşamada, tarifeler, cihaz fiyatları gibi konularda da TOBi’nin müşterilerimize yardımcı olabilmesini hedefliyoruz. Böylelikle TOBi, çağrı merkezi temsilcilerimize, müşterilerimizin daha karmaşık soru ve işlemleriyle ilgilenebilmeleri için zaman kazandıracak. Hedefimiz, müşterilerimiz nezdinde daha dijital, çevik, hızlı ve sade bir şirket olmak. TOBi, bu hedefimize ulaşmamızda bize yardımcı olacak ve müşterilerimizi daha iyi bir geleceğe taşıyacak.”
Microsoft Türkiye Kurumsal Hizmetlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Berna Yıldız, yaptığı konuşmada, “Doğal dil akışına özel makine öğrenimi zekâsı uygulayan servisimiz LUIS’i dünya çapında başarıyla kullanıyoruz. LUIS ile en fazla senaryoyu anlayıp, en yüksek oranda doğru çözümler sunup kullanıcıların isteğini yerine getirebiliyoruz. Ayrıca sisteme, metin okuma, sesli komutları algılama, araştırma yapma, görüntü işleme gibi başka yapay zekâ yetenekleriyle desteklenen Bilişsel Servisler de ekleyebiliyoruz.Bu tür servislerle,müşterilere sunulan hizmet kalitesini arttırıyor, hizmet alan kullanıcıların işlerini kolaylaştırıyor ve hızlandırıyoruz. Kişiselleşen servislerle müşteri memnuniyetini arttıran şirketler rekabette öne geçiyor, büyüyor ve dijital dönüşüm yaklaşımlarıyla fark yaratıyor” dedi.
LG’ye Göre 2019 Yapay Zekanın Yılı Olacak!
2018 teknoloji sektörü için heyecan verici bir yıl oldu. Yapay zekaya yapılan yatırım hızla arttı. Forbes’a göre, işletmelerin % 80’i bu yıla kadar yatırım yaparken, % 30’u da gelecek 3 sene içinde yapay zeka yatırımlarını genişletmeyi planlıyor. İnovatif bakış açısıyla ve gelişmiş teknolojileriyle tüketici elektroniği alanında öncü olan LG Electronics (LG),2019 yılını yapay zeka teknolojileri alanında bir hayli parlak görerek yeni yılda, eski konseptlere de yeni bir yaklaşım getirmenin sözünü veriyor. Yapay zeka entegrasyonunda liderliği üstlenen LG, 2019 yılında da tüketici beklentilerinin üstünde ThinQ teknoloji ürünlerini sunmaya devam edecek.
2019’da yapay zeka hayatın içine büyük bir adım atacak
1950’lerden beri var olan yapay zekanın tüketici avantajları çok yakın zamana kadar görülemiyordu. 2018 yılında, yapay zekanın temelleri oluşturuldu, robotlar evdeki yardımcılar haline geldi ve gün geçtikçe daha da incelen televizyonlar duvardaki tablolardan ayrılamaz bir görüntüye kavuştu. LG’ye göre 2019 yılı ise yapay zekanın evlerden çıktığı ve sadece bir yerde değil, her yerde ihtiyaç haline geldiği yıl olacak.LG, ThinQ platformu altında sunduğu yapay zeka odaklı ürünleriyle çıtayı daha da ileriye taşıyacak.
Daha hızlı Internet ve daha hızlı bir çözüm için 5G teknolojisi
Günümüzde internet kullanım oranı sürekli artıyor. Sosyal medya kanallarının artması ile kullanıcılar için akıllı telefonlar ve onların üzerinden hızlı erişim daha çok önem kazanıyor. Bu değişimin farkında olan LG, yeni ürünlerinde son teknolojiler ile en iyi şekilde adapte olması ve hızlı hizmet sağlaması için sektörün başarılı isimleri ile işbirlikleri kuruyor.
Mobil teknolojilerde 2G etkin global iletişimi, 3G ve 4G mobil internet imkanını sağladı ama 5G, potansiyel olarak her şeyin her şeye bağlanabileceği yeni, akıllı bir dünyanın başlangıcını işaret ediyor. 5G milyarlarca yeni bağlantıyı mümkün kılarken hem güvenlik hem de anlık reaksiyonla hızını 100 kata kadar artırıyor. Telefon aramalarının hızını artırmanın ötesine geçecek, ulaşım, ilaç ve üretim dahil olmak üzere birçok sektörde yeni olanaklar yaratacak olan 5G, nesnelerin interneti ve yapay zeka üzerinden daha akıllı bir dünya kuracak. Sistemin aynı anda çok sayıda bağlantıyı taşıyabilmesi nedeniyle, akıllı şehirler, otonom otomobiller ve akıllı konutların geliştirilmesinde 5G çok önemli bir rol oynayacak. Full HD filmlerin indirilmesinin sadece saniyeler alacağı 5G teknolojisiyle, grafik, ağır videolar ve yüksek hızlı oyunların cihazlarda çok hızlı bir şekilde oynatılması sağlanacak.
Yaşamı zenginleştiren ev eğlence teknolojileri
Yıllardır, ev eğlencesi söz konusu olduğunda, tüketicilerin alışkanlıklarında ve tercihlerinde ciddi değişiklikler yaşanıyor. Ayrıca, tüketicilerin çoğunluğu ev eğlence teknolojisindeki yeniliğin yaşamı zenginleştirdiğine ve evdeki eğlence teknolojisindeki en son gelişmelerle ve yeniliklerle hayatlarını daha iyi bir hale getirdiğine, ev içinde aile ve arkadaşlar ile açık havada sosyalleşmekten daha ucuz bir şekilde, birlikte kaliteli zaman geçirdiğine inanıyor.
Dünyanın ilk 8K OLED TV’si
OLED TV’ler ile uzun zamandır gelişmiş televizyon inovasyonunda lider olan LG, dünyanın ilk 8K (7680 x 4320) OLED TV’sini tanıtıyor. 88 inçlik 8K LG OLED TV, OLED TV’nin mükemmel görüntü kalitesini tanımlayan benzersiz kontrast oranına ve gerçek siyahları oluşturmak için 33 milyon bağımsız OLED pikseline sahip.
2018’de OLED TV satışlarının iki katına çıkacağı ve 2022’de de 9 milyon adetin üstünde gerçekleşeceği öngörülürken LG de birinci sınıf televizyonlarında OLED’in payını artırmaya devam edecek. Ayrıca OLED TV’lerin tüketiciler tarafından daha fazla kabul görmesi konusunda da gerekli çalışmaları gerçekleştirecek. 8K televizyon pazarı her ne kadar başlangıç döneminde olsa da 2022’de 5 milyon adetten fazla satılacağı tahmin ediliyor ve LG de 8K OLED TV teknolojisiyle premium TV pazarına liderlik etmeyi planlıyor.
LG LG XBOOM ses ürünleriyle de çok daha iddialı…
Her zaman yeni başlangıçlar ve iyi sonları kutlarız. Yeni yıl arifesinde şenlik ortamında iyi müziğe sahip olmaktan daha çekici ne olabilir? LG XBOOM ses ürünleri tam bu noktada mükemmel bir seçenek olarak karşımıza çıkıyor. Mini bileşenler ve all-in-one ürünlere ek olarak XBOOM Go taşınabilir bluetooth hoparlör ve XBOOM AI ThinQ akıllı hoparlörü de bu diziye dahil eden LG, alanında yüzde 35’lik küresel pazar payıyla güçlü konumunu koruyor. XBOOM AI ThinQ WK7 ve WK9 hoparlörleri, yüksek ses kalitesi, hassas vokal tanımı ve kitlelere doğru bas sağlamak için Meridian Audio teknolojisinin yanı sıra Google Asistan’a da sahiptir.
2019 Yapay Zekanın Yılı Olacak!
2018 teknoloji sektörü için heyecan verici bir yıl oldu. Yapay zekaya yapılan yatırım hızla arttı. Forbes’a göre, işletmelerin % 80’i bu yıla kadar yatırım yaparken, % 30’u da gelecek 3 sene içinde yapay zeka yatırımlarını genişletmeyi planlıyor. İnovatif bakış açısıyla ve gelişmiş teknolojileriyle tüketici elektroniği alanında öncü olan LG Electronics (LG),2019 yılını yapay zeka teknolojileri alanında bir hayli parlak görerek yeni yılda, eski konseptlere de yeni bir yaklaşım getirmenin sözünü veriyor. Yapay zeka entegrasyonunda liderliği üstlenen LG, 2019 yılında da tüketici beklentilerinin üstünde ThinQ teknoloji ürünlerini sunmaya devam edecek.
2019’da yapay zeka hayatın içine büyük bir adım atacak
1950’lerden beri var olan yapay zekanın tüketici avantajları çok yakın zamana kadar görülemiyordu. 2018 yılında, yapay zekanın temelleri oluşturuldu, robotlar evdeki yardımcılar haline geldi ve gün geçtikçe daha da incelen televizyonlar duvardaki tablolardan ayrılamaz bir görüntüye kavuştu. LG’ye göre 2019 yılı ise yapay zekanın evlerden çıktığı ve sadece bir yerde değil, her yerde ihtiyaç haline geldiği yıl olacak.LG, ThinQ platformu altında sunduğu yapay zeka odaklı ürünleriyle çıtayı daha da ileriye taşıyacak.
Daha hızlı Internet ve daha hızlı bir çözüm için 5G teknolojisi
Günümüzde internet kullanım oranı sürekli artıyor. Sosyal medya kanallarının artması ile kullanıcılar için akıllı telefonlar ve onların üzerinden hızlı erişim daha çok önem kazanıyor. Bu değişimin farkında olan LG, yeni ürünlerinde son teknolojiler ile en iyi şekilde adapte olması ve hızlı hizmet sağlaması için sektörün başarılı isimleri ile işbirlikleri kuruyor.
Mobil teknolojilerde 2G etkin global iletişimi, 3G ve 4G mobil internet imkanını sağladı ama 5G, potansiyel olarak her şeyin her şeye bağlanabileceği yeni, akıllı bir dünyanın başlangıcını işaret ediyor. 5G milyarlarca yeni bağlantıyı mümkün kılarken hem güvenlik hem de anlık reaksiyonla hızını 100 kata kadar artırıyor. Telefon aramalarının hızını artırmanın ötesine geçecek, ulaşım, ilaç ve üretim dahil olmak üzere birçok sektörde yeni olanaklar yaratacak olan 5G, nesnelerin interneti ve yapay zeka üzerinden daha akıllı bir dünya kuracak. Sistemin aynı anda çok sayıda bağlantıyı taşıyabilmesi nedeniyle, akıllı şehirler, otonom otomobiller ve akıllı konutların geliştirilmesinde 5G çok önemli bir rol oynayacak. Full HD filmlerin indirilmesinin sadece saniyeler alacağı 5G teknolojisiyle, grafik, ağır videolar ve yüksek hızlı oyunların cihazlarda çok hızlı bir şekilde oynatılması sağlanacak.
Yaşamı zenginleştiren ev eğlence teknolojileri
Yıllardır, ev eğlencesi söz konusu olduğunda, tüketicilerin alışkanlıklarında ve tercihlerinde ciddi değişiklikler yaşanıyor. Ayrıca, tüketicilerin çoğunluğu ev eğlence teknolojisindeki yeniliğin yaşamı zenginleştirdiğine ve evdeki eğlence teknolojisindeki en son gelişmelerle ve yeniliklerle hayatlarını daha iyi bir hale getirdiğine, ev içinde aile ve arkadaşlar ile açık havada sosyalleşmekten daha ucuz bir şekilde, birlikte kaliteli zaman geçirdiğine inanıyor.
Yapay Zekanın İnsan Hayatına Olumlu Etkileri
Yapay zeka hakkında yapılan birçok tanım var ve henüz ortak bir ifadeye ulaşılmış değil. Yapay zeka genel olarak, insandan bağımsız hareket eden bilgisayar sistemleri, makineler ve robotların yazılımlar aracılığı ile insanı taklit edebilmesi olarak adlandırılıyor.
Teknolojik gelişmeler, yapay zekanın türevleri olan otonom sistemleri, makine öğrenimi ve nöral öğrenme sistemlerini daha da geliştiriyor. Bu gelişmeler çok daha ilginç sonuçları da beraberinde getirecek bir teknolojinin ilk adımları olarak görülüyor. Aslında insanoğlu yapay zeka teknolojisi ile hızla sanallaşırken kendine ileride başa çıkamayacağı bir rakip de üretiyor.
Intexcoin CEO’su ve Blockchain Teknolojileri Uzmanı Erdoğan Köse, yapay zekanın insan hayatına olumlu getirileri ile ilgili şunların altını çizdi: “Yapay zeka insan kaynağı da dahil tüm kaynakların optimum kullanılmasını sağlıyor ve daha da etkili olacak. İnsan kaynaklı tüm hata ve aksaklıkların önüne geçecek. İnsanı ilgilendiren her alanda çok önemli çözümler sağlayacak. Dünyanın ve evrenin anlaşılmasında çözemediğimiz problemleri hızla çözeceğiz. Yeni teknolojik keşiflere bağlı yeni ürünler hayatımıza girecek. Örneğin; sağlık sektöründe hasta takibi ve hastalıkların teşhisi ile çözümleri konusunda hata payını en aza indirecek. Kişiye özel analiz ile kişiye özel ilaç ve tedaviler mümkün olacak. Hatta hastalanma ihtimalimizi analiz ederek önceden tedbir almamızı sağlayacak. Gözle görülemeyecek kadar küçük robotları yutacağız ve onlar içimizde sorunlu yere ulaşarak tedavi edecekler.”
Yapay zekanın otonom sistemlerde, fabrikalarda kullanıldığını ve önemli ölçüde verimlilik artışı sağladığını belirten Erdoğan Köse: “Sürücüsüz araçların yavaş yavaş hayatımıza girmesinde en önemli pay yine yapay zekanındır. Eğitimde de tıpkı sağlıkta olduğu gibi kişiye özel eğitim programları yapılarak eğitim kalitesi ve istenilen sonucun daha hızlı alınması sağlanacak. Sanal asistanlar hayatımıza çoktan girdiler. Haber sunmaktan tutun da şiir ve şarkı sözü yazan, resim yapan robotları duymuşsunuzdur.Ağır doğa koşullarında, madenlerde, denizlerin altında hatta Ay ve yakında Mars’ta sürekli, hatasız çalışarak üretim yapabilecek yapay zeka destekli robotlar sayesinde üretim kapasitemiz artacak. Bütün bu gelişmeler faydaları sayılamayacak kadar çok alanda insanın hayatını kolaylaştıracaktır. Bu örnekler çoğaltılabilir, askeri teknolojiden, üretimden, satış pazarlama ve medyaya kadar tüm hayatın yeniden organize edilmesinde yapay zeka kullanılacak” dedi.
Seçimlerde ‘Yapay Zeka Teknolojisi’ İle ‘Dijital Propaganda
Türkiye’nin 31 Mart 2019 tarihinde yapılacak yerel seçimlere odaklandığı bir dönemde siyaset dünyası, seçmenleri ile buluşacağı yepyeni bir dijital platform ile tanışıyor. Sektörünün önde gelen şirketi Digital Exchange, yapay zeka teknolojisi ile tamamı Türk yazılımcılar tarafından geliştirilen dijital pazarlama platformu TheADX’i, ekonomi ve siyaset sektörünün kullanımına sundu.Türkiye’nin alanında ilk ve tek örneği olan TheADX Digital Platformu, ürün ve hizmet kampanyalarının yanı sıra, seçim çalışmalarında alternatif bir propaganda mecrası sunuyor. Aynı zamanda Programatik Reklam Satınalma Platformu olan TheADX, mikro hedefleme iş modeli ile çalışıyor.
Mikro hedefleme ile gelen başarı
Mikro hedefleme, TheADX Platformu’nun kritik başarı faktörü olarak öne çıkıyor. Platform, ürün ile müşteriyi, aday ile seçmeni aynı platformda buluşturuyor. 31 Mart yerel seçimlerine katılacak belediye başkan adayları, bu yeni dijital platform üzerinden; ülke, bölge, ilçe, şehir, hatta mahalleye odaklı kampanyalar düzenleyebilecek. Platform, ‘lokasyon hedefleme’ seçeneği ile adayların doğru hedef kitlelerine ulaşılmasını ve onlarla sürekli iletişim kurmalarını sağlıyor. Hedef kitleleri segmentlere ayıran ve onlara özel kampanya imkanı sunan TheADX Platformu, ‘yeniden hedefleme’ seçeneği sayesinde de adayların, kendilerini ve partilerini seçmenlerine sürekli hatırlatma imkanı sağlıyor.
Dijital iletişim trendi yükseliyor
Aday tanıtımlarında geleneksel yöntemlerin yerine, dijital iletişim platformlarının aktif kullanıldığı yeni bir dönemin başladığını belirten Digital Exchange CEO’su Emrah Pamuk, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “eski tarz kampanya yöntemlerini terk edeceğiz” açıklamasını hatırlatarak, şunları söyledi: “Çevreci yerel seçim kampanyalarıyla birlikte, Türkiye siyaseti 31 Mart 2019 yerel seçim döneminde, dijital propagandaya tanıklık edecek. Belediye seçimlerinde dijital medya aktif olarak kullanılacak. Dijital reklam platformlarının sunduğu imkanlar ve yeni araçlarla geliştirilen Programatik Reklam Satınalma teknolojisi, dijital pazarlama çalışmalarında yeni bir dönemi başlatıyor.”
Emrah Pamuk’un verdiği bilgiye göre TheADX, verileri analiz ediyor, aynı zamanda medya satın alımını daha hızlı ve akıllı hale getiriyor. Platform ve kanallar arasında çapraz karşılaştırmalar doğrultusunda mesajların gerçek zamanlı sinyaller ile etkin bir şekilde yayınlamasını sağlayan bu teknoloji, doğru içeriği, doğru zamanda ve doğru kişilere ulaştırabiliyor.
54 milyon internet kullanıcısı var
Türkiye’de vatandaşların bir gün içinde ortalama 7 saatini aktif olarak internette geçirdiğini ve toplam nüfusun yüzde 67‘sine tekabül eden 54 milyonun internet kullanıcısı olduğuna dikkati çeken Emrah Pamuk, kitlesine ulaşmak isteyen siyasilerin, dijital teknolojileri kullanarak sağlayacakları verimliliğin önemini vurguladı. Pamuk, TheADX DSP Platformu üzerinden dijital propaganda yapmanın kritik başarı faktörlerini şöyle anlattı:
“Tüm pazarlama eylemleri birbirini bütünlemeli; fiziksel bir aktiviteye dijital destek olurken, fiziksel aktivitede seçmenler sosyal medyaya yönlendirilerek güç paylaşımı yapılmalıdır. Bütçelemede de esneklik payı bırakılmalı, en önemlisi; ölçülemeyen yatırımlardan kaçınılmalıdır. Dönüşüm getirmeyen, ilgi çekmeyen tüm dijital kampanyalar iptal edilerek, verimli olanlara yatırım artırılmalıdır.”
Seçmen tutumları, sayısal veriye dönüştürülüyor
Dijital tarafta mutlaka ‘landing page’ olarak ifade edilen ‘hedef sayfalar’ın tasarlanması gerektiğine işaret eden Emrah Pamuk, “Sayfa içerisinde ziyaretçilerden geri bildirim alınabilecek formlar tasarlanmalı ve görüşleri, veri madenciliği metotları ile analiz edilerek, seçmenin mevcut duygu analizi yapılmalıdır. Böylelikle, kullanıcıların mevcut duygu durumu, parti ve adaya karşı olan tutumları net bir şekilde sayısal veriye çevrilebilmektedir” dedi.
TheADX Platformu üzerinden ‘lokasyon ve yeninden hedefleme’nin yanı sıra; kelime, teknik ve zaman hedeflemeleri de yapılabiliyor. Kelime hedefleme ile büyüme potansiyeli olan alanlar doğru şekilde tanımlanarak, web siteleri yüksek getiri potansiyeline sahip birer trafik makinesine dönüştürebiliyor. Zaman hedefleme ile de, günün yalnızca belirli saatlerinde yayınlanmak suretiyle kampanyaların en fazla etki ile bütçeleri maksimize ediliyor.
TheADX Platformu üzerinden aday seçmenine nasıl ulaşıyor?
Öncelikle https://theadx.com/yerel-secim-digital-medya-planlama/ linkine giriliyor. Bu link üzerinden dijital medya planlaması yapılması istenen adaylık türü seçiliyor ve lokasyon belirleniyor. Son olarak da planlamanın hangi algoritmaya göre yapılacağı belirleniyor. Beş farklı algoritma seçeneği bulunuyor. Adaylar, bu beş farklı algoritma üzerinden seçimini yaparak, TheADX Platformu üzerinden seçmenine ulaşıyor.
Yoğunluk Algoritması; belirlen lokasyondaki seçmen yoğunluğuna bağlı olarak harcanması gereken bütçeyi hesaplıyor. Karşılaştırma Fark Algoritması; seçilen lokasyonda partinin, seçeceği rakip parti ile alacağı oy farkını baz alarak karşılaştırıyor ve harcanması gereken bütçeyi belirliyor. Karşılaştırma Oran Algoritması; seçilen lokasyonda, partinin oy sayısı, seçilecek rakip partinin oy sayısına oranlıyor, partinin ne kadar önde ya da geride olduğu belirlenerek harcanması gereken bütçe hesaplanıyor. Uzaklık/Yakınlık Algoritması; belirlenen lokasyonda, en yakın oy sayısına sahip partilere olan uzaklık ya da yakınlığa bağlı olarak harcanması gereken bütçe hesaplanıyor. Sonuçlarda; seçmen sayısı, video reklam ve banner reklam bütçesi ile banner ve video gösterim sayıları görülebiliyor. Uzaklık/Yakınlık Oran Algoritması; belirlenen lokasyonda, en yakın partilere olan uzaklık, ya da yakınlık; parti oylarının birbirlerine oranı baz alınarak belirleniyor ve harcanması gereken bütçe hesaplanıyor.
“Algoritmaların Liderleri” Yapay Zeka Zirvesi’nde Buluşacak
Mayıs 2017’de kurulan Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi (TRAI), geçtiğimiz yıl büyük bir ilgiyle karşılanan Türkiye Yapay Zeka Zirvesi’nin ikincisini bu yıl 14 Mart’ta Uniq İstanbul’da gerçekleştirecek. Türkiye’nin lider şirketleri, teknoloji devleri, yerli ve yabancı uzmanlar, akademisyenler ve girişimcilerden oluşan binin üzerinde katılımcıyı ağırlaması beklenen etkinliğin ana teması “Algoritmalar” olacak.
“Algoritmaların Liderlerini Buluşturacak” olan Yapay Zeka Zirvesi’nde yapay zeka ekosisteminin önemli aktörleriyle yapay zeka gün boyunca her yönüyle ele alınacak. Onlarca lider bu alandaki başarılı örneklerini; hangi problemi, hangi verilerle, hangi algoritmalarla çözdüklerini, müşterilerine nasıl değer kattıkları gibi önemli detaylarla aktaracaklar. TRAI Start-Up Demo Night ismiyle Türkiye’de ilk kez yapay zeka odaklı bir start-up buluşmasının da düzenleneceği etkinlik hakkında detaylı bilgiye http://turkiye.ai/zirve/ adresinden ulaşılabiliyor.
Bugün dünyanın en değerli şirketleri teknoloji ile internet devleridir. Bu şirketler sermaye gücüyle değil, teknoloji gücüyle rekabet ediyorlar. Müşterilerini tanımak, ikna etmek ve onlara değer katmak için en keskin algoritmaları kullanıyorlar. Bunun için yapay zeka ve beyin bilimi profesörlerinden danışmanlık alıyorlar. Artık bu çalışmaların farklı sektörlerde faaliyet gösteren şirketler için de kaçınılmaz olmaya başladığını görüyoruz. Tam da bu noktadan hareketle GelecekHane inisiyatifi olarak kurulan, geleceği şekillendiren yapay zeka teknolojileriyle ilgili farkındalığı artırmak ve bu alandaki faaliyetlerin sürdürülebilir kalkınmaya dönüşmesini sağlamak amacını benimseyen Türkiye Yapay Zeka İnisiyatifi (TRAI), Türkiye iş dünyasına yapay zeka alanındaki gelişmeleri yakından takip etmek için önemli bir kaynak oluyor.
“Yapay Zeka, büyük veri, analitik, makine öğrenmesi gibi günümüzde çok konuşulan teknolojiler ve bunların doğru bir şekilde çalışmasını ve yönetilmesini sağlayan algoritmalar sadece iş süreçlerini değil, jargonları da değiştiriyor” diyen GelecekHane CEO’su Halil Aksu, yöneticilerin yapay zeka teknolojilerinin şekillendirdiği geleceğin dilini şimdiden öğrenmeleri gerektiğinin altını çiziyor. Günümüz teknolojileriyle değişimin daha önce hiç olmadığı kadar hızlı cereyan ettiğini vurgulayan Aksu, “Üretim ve sanayiyi etkileyen her değişimle birlikte yeni kavramlar, yöntemler, yönetim felsefeleri öğrenmek zorunda olan yöneticilerin geleceğin dilini şimdiden öğrenmeleri gerekiyor. Aksi halde başarılı bir şekilde süreçleri yönetmeleri, gündeme ayak uydurmaları mümkün olmayacak. Bunun için de dönüşümü yakından takip etmek şart. Yapay Zeka Zirvesi ile bu alandaki gelişmeleri öğrenmek ve gündemi takip etmek isteyen yöneticilere önemli bir fırsat sunuyoruz” diye konuştu.
Yapay Zeka StartUp’ları Yatırımcılarla Buluşacak
Yapay Zeka Zirvesi’nde bu yıl da bir ilke imza atılacak ve Türkiye’de ilk kez Yapay Zeka odaklı bir start-up etkinliği düzenlenecek: TRAI Start-Up Demo Night. Yatırımcı arayan TRAI girişimcilerine mükemmel bir platform sunacak olan bu etkinlikte, 10 Yapay Zeka Girişimi sunum yaparak, girişimleriyle ilgili soruları yanıtlayacaklar. Paylaşılan bilgilerle startup’ları değerlendirecek olan mentör ve yatırımcılar, buna göre yatırım tercihlerini yapacaklar.
Geçtiğimiz yıl ilki gerçekleştirilen Yapay Zeka Zirvesi ile Türkiye’de ilk defa yapay zeka konusunu önde gelen yöneticilerle birlikte ele alınmış, önemli bir gündem oluşturulmuştu. Bu yıl ikincisi 14 Mart’ta Uniq İstanbul’da gerçekleştirilecek etkinlikte, birkaç salonda paralel oturumlarla “Yarının dili ne olacak? Rekabet gücünüz nedir? En keskin algoritmalarınız nelerdir? Bu algoritmaların hesaplayacağı büyük veriniz var mıdır? Bunlarla hangi problemleri çözeceksiniz? Öğrenen sistemler insan aklını ne zaman geçecek?” gibi soruların yanıtları aranacak. Binin üzerinde katılımcıyı, 6 binin üzerinde online izleyiciyi ağırlaması beklenen etkinlikte paralel salonlarda 50’nin üzerinde uzman yapay zekayı her yönüyle ele alacak.
Singapur Teknolojik Geleceğe En Hazır Ülke
Günümüzde teknoloji hızla gelişirken,hangi ülkenin ne kadar teknolojik değişime hazır olduğu da belli oldu. Böylelikle, Singapur’un 6,1 oranla teknolojik geleceğe en hazır ülke olduğu saptandı.
Medya takibinin öncü kurumu Ajans Press, hangi ülkenin ne kadar teknolojik değişime hazır olduğunu konu alan araştırmayı inceledi. Ajans Press’in Dünya Ekonomik Forumu (OECD) verilerinden ve medya yansımalarından derlediği bilgilere göre, Singapur’un 6,1 oranla teknolojik geleceğe en hazır ülke olduğu saptandı.Veriler, hangi ülkelerin teknolojik değişime hazır olduğuna yönelik olarak hazırlanırken, Singapur’dan sonra ekonomik olarak değişime en hazır ülkeler; Lüksemburg, Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan olarak görüldü. Listede iseMalta’dan Azerbaycan’a kadar 25 ülke yer alırken Türkiye’nin bu listede yer almaması dikkat çekti.
EN ÇOK YAPAY ZEKÂ KONUŞULDU
ITS Medya ve Ajans Press’in gerçekleştirdiği medya araştırmasında yazılı basına yansıyan haber adetleri de belli oldu. Gerçekleştirilen incelemede, 2018 yılında teknoloji başlığı altında yazılı mecralara 200 binin üzerinde haber yansıması olduğu görüldü. Teknoloji haberleri içerisinde en çok yeni gelişme ve ürün haberleri yer alırken, yapay zekânın 20 bin 367 haberle en çok konuşulan başlık olduğu görüldü.
LG, Yapay Zekanın Gelişimini Kendi AI Çipiyle Hızlandırıyor
LG’nin Sinirsel Motora Sahip Yeni AI (Yapay Zeka) İşlemcisi Robot Elektrikli Süpürgeler, Çamaşır Makineleri ve Buzdolapları Gibi Çeşitli Ürünlerde Kullanılmak İçin Tasarlandı
LG, evlere yönelik AI (Yapay Zeka) cihazlar geliştirmeyi hızlandırma stratejisinin bir parçası olarak kendi yapay zeka çipini (AI Chip) geliştirdi. Sahip olduğu tescilli LG Sinirsel Motor, derin öğrenme algoritmalarının işlenmesini büyük ölçüde ileri taşımak için insan beyninin sinirsel ağını çok daha iyi bir şekilde taklit edebiliyor.
AI Chip, görsel zeka ile birlikte çalışarak alan, bulunduğu yer ve kullanıcıları daha iyi tanıyıp ayırt ederken ses zekası da sesleri ve ses özelliklerini çok daha kesin bir şekilde tanıyor. Ürün zekası ise ortamdaki fiziksel ve kimyasal değişimleri belirleyerek cihazın yetkinliklerini iyileştiriyor. Çip ayrıca video ve ses verisini işleyip öğrenerek kullanıcının duygularının, davranışlarının ve de durumsal şartlarının anlaşılmasını geliştirmek için kişiselleştirilmiş AI hizmetlerinin uygulanmasını mümkün kılıyor.
LG AI Chip’ten faydalanan ürünler, cihaz içi AI’ın avantajını kullanarak herhangi bir ağ bağlantısı olmadan da çalışabiliyor. Dahası LG’nin AI Chip’i sahip olduğu güçlü güvenlik motoru ile de kişisel verileri dışarıdan gelebilecek siber saldırılara karşı çok daha iyi koruyor. Yüksek güvenlik gerektirmeyen işleme, genel bir alanda çalışmak için tasarlanmışken yüksek güvenlik gerektiren işler ayrı bir donanım uygulamalı güvenlik alanında çalışacak şekilde düzenlenmiş.
LG’nin AI Chip’i, eşzamanlı yer tespiti ve haritalandırma (SLAM) için gelişmiş görüntü tanıma motoru gibi desteklediği ürünlerdeki tanıma performansını iyileştirmeyi amaçlıyor. Örneğin; güçlü görüntü işleme özelliği geniş açılı lenslerin neden olduğu bozulmaları düzeltiyor ve karanlık ortamlarda bile daha parlak ve daha temiz görüntü sağlıyor. LG Electronics, yeni AI Chip’i gelecekteki robot elektrik süpürgeleri, çamaşır makineleri, buzdolapları ve hatta klimalarda kullanmayı planlıyor. Ek olarak LG, yapay zeka çözümlerini diğer şirketler, üniversiteler ve araştırma laboratuvarları yoluyla çok daha geniş bir kitleye yaymayı amaçlıyor.
LG Electronics Başkanı ve CTO’su I. P. Park AI Chip’in gelecekteki LG ürünleri için en iyi hale getirilmiş yapay zeka çözümleri sağlamak için tasarlandığını belirtiyor. “Bu da yapay zeka stratejimizin üç ana ayağı olan evrim geçirme, bağlı olma ve açıklığı daha iyi hale getirecek ve müşterilerimize daha iyi bir yaşam için geliştirilmiş deneyimler sunacak.”
24. İnsan Kaynakları Zirvesi için Geri Sayım Başladı
- İnsan Kaynakları Zirvesi’nde, “Dijital Dünya, Teknolojik Dönüşüm ve İnsan Kaynakları” alt başlığı çerçevesinde; değişen İK teknolojileri ve iş modelleriyle yeni dijital dünyada insanın konumlanması ele alınacak. Zirveye Richard Watson, Ian Bailie, Peter Wood, Lee Andrews, Alfonso Diez David, Di Macdonald, Andy Swann, Ghislaine Caulat, Paul Huges, Cenk Akıncılar, Fatih Uysal ve Tanyer Sönmezer gibi dünyanın ve Türkiye’nin önde gelen teknoloji, yapay zeka ve yönetim profesyonelleri konuşmacı olarak katılacak. Yapay zekanın etkin olmaya başladığı dijital dünyada, insan olmanın anlamı tartışılacak.
Teknoloji Dünyasında İnsan Olmak
Dijital dönüşüm, geleceğin iş gücünün yetkinlikleri, yeni dünyada İK’nın dönüşümü için atılacak adımlar ve yapay zeka çağında insan olmanın ne anlama geldiği dünyaca ünlü konuşmacılar ve katılımcılarla birlikte 24.İnsan Kaynakları Zirvesi’nde değerlendirilecek.

Dijital Dönüşüm Şuan Hayatımızda
Dijital dönüşümün gelecekte değil şuan hayatımızda olduğunu söyleyen MCT Yönetim Kurulu Başkanı ve İnsan Kaynakları Eş Başkanı Alper Utku, “Teknolojik değişim ve dijital dönüşüm hayatımızın içinde. ‘Hello HR’ temasıyla bu sene zirvede bu kavramların insan kaynaklarına etkisini, yeni araç ve yaklaşımları şirketler sistemlerine nasıl almalı konularını örneklerle işleyeceğiz. Dijital dönüşümü sağlarken, sektörel ve yönetsel olarak bu dönüşüme çok iyi hakim olmamız gerekiyor. Bu geleceğe dair değil, bugüne dair bir gerçek” dedi.
Eğitimde Geleceğin Teknolojisi Blockchain
Dünyanın büyük teknoloji şirketleri, hemen her alanda kullanılmaya ve ilgi görmeye başlayan Blockchain teknolojisini eğitimde de kullanmak için kolları sıvadı ve bu doğrultuda yeni ürünler piyasaya sürüyorlar. Özellikle global şirketler ve birçok gelişmiş ülke bu teknolojiyi eğitim alanında kullanmaya başladı ya da planlamalarını buna göre yapıyor.
Uzmanlar tarafından “Big Data ve Yapay Zeka” faktörlerinin eğitime bakış açısı ve uygulama şekillerini radikal bir değişime uğratacağı söyleniyor. Intexcoin CEO’su ve Blockchain Teknolojileri Uzmanı Erdoğan Köse bu büyük değişime karşı hazırlıklı olmamız gerektiğinin altını şu sözlerle çiziyor: “Çağın ihtiyaçlarını karşılamak ve geleceği inşa etmek için eğitimin önemini konuşmaya gerek bile yok. Gelişmiş ülkelerin, eğitim planlarını dünyanın değişimi ve gelişimine entegre edebilmek için büyük bütçeler ayırdığını biliyoruz. Bizim için de, insanlığın ortak mirasına ve medeniyete katkımızı sağlayıp hak ettiğimiz payı almanın yolunda eğitimden geçiyor. Dünyadaki gelişmeleri takip edebilmek ve uygulama yapabilmek adına eğitime daha çok kaynak ayırmamız gerekiyor. Şüphesiz ki eğitimi iyi olmayan ülkeler hayatın her alanında geri kalıp kaos yaşamaktadırlar. Blockchain, teknoloji ve yeni fikirleri hayata geçirmede belki de hiç olmadığı kadar yeni imkan ve fırsatlar sağlıyor. Bu fırsatlardan kesinlikle yararlanmalıyız. İnternet ve bilgisayar teknolojisi hızla gelişip daha ulaşılabilir hale geliyor. Bu durum fiziki ve maddi eşitsizliği bir nebze de olsa dengeleyecektir.”
Blockchain ile Eğitimde Neler Yapılabilir?
Henüz yolun başında olmasına rağmen Blockchain teknolojisinin birçok alanda pratik çözümler sunduğunu belirten Erdoğan Köse, “Büyük şirketler Blockchain teknolojisini, öğrencilerin takibinde, alması gereken dersleri alıp almadığı konusunda, kazanılan sertifika, diploma ve karnelerin kayıt altına alınmasında Blockchain teknolojisini kullanmak için çözümler geliştiriyorlar. Teknoloji denince birçok konuda ilk aklımıza gelen ülke Japonya’dır. Japonya bu alanda da ilklerden ve öncü olmayı başarıyor.
Japonlar, eğitimde Blockchain’den ilk etapta şu şekilde istifade ediyorlar. Japonya’ya eğitime gidenlerin almaları gereken Japonca derslerini Blockchain üzerinden takip ediyorlar. Bu sayede öğrenciler, aldıkları derslerin gerçekliğini ve başarı durumlarını ispatlamış oluyorlar. Bu hem takip imkanı veriyor hem de birçok karışıklığı ve olması muhtemel haksız durumları engelliyor.
Ders notlarından tutun da sınav sonuçlarına kadar birçok bilgi güvenli bir şekilde Blokchain ağında saklanabilecek. Klasik veri saklama modellerinden farkı, bilginin değiştirilemezliği ve güvenli bir ağda dağınık olarak saklanan verilerin kırılamamasıdır” dedi.
Ders Kitaplarına Gerek Kalmayabilir
Blockchain teknolojisinin doğru kullanıldığı takdirde eğitim kalitesini artıracağını söyleyen Erdoğan Köse sözlerine şöyle devam etti: “Eğitime dair birçok alanı tümleşik ve kuralları belirlenmiş bir Blokchain altyapısına taşıdığınızdaki faydalar, öğrenciden öğretmene, ders araç gereçlerinden dağıtım ve planlamaya kadar geniş bir yelpazede uyumluluk, takip, ölçeklenebilirlik gibi bir dizi fayda sağlayacaktır. Her türlü veri güvenliği tartışmasız bir ortamda olacağından iş gücü ve maliyetlerin aşağı çekilmesi de mümkün hale gelecektir.
Belki ileride ders kitaplarına gerek kalmayacak tüm eğitim materyalleri Blokchain üzerinde olacak.
Kitap defter test vs gibi basılı tüm eğitim materyalleri blokchain üzerine aktarıldığında hem çevreye hemde eğitim maaliyetlerine önemli katkı sağlayacaktır. Eğitimin sevk ve idaresinde de ciddi imkan ve maliyet kazançları olacaktır.
Bu hem öğrenci hem de eğitici için büyük bir kolaylıklar sağlar. Artık öğretmen sorduğunda kitabımı evde unuttum gibi mazeretler bitecek. Ayrıca öğretmen açısından öğrencilerin takibi de kolaylaşacaktır. Öğrencinin kendisine gönderilen ders materyallerini kullanıp kullanmadığı ve ne sıklıkta kullandığı gibi istatistikler takip edileceğinden eğitim kalitesinde ve planlanmasında önemli başarılar sağlanacaktır.”
Ülkemizde Çalışmalar Başladı
Ülkemizde bu alanda çalışmaların yapılmaya başlandığının altını çizen Erdoğan Köse: “Bakanlığın bu alanda özel bir çalışmasının olduğunu sayın bakan açıkladı. Farklı zamanlarda bu konuda başka ağızlardan da açıklamalar yapılıyor. Her şeyden önce teknolojinin çok hızlı değiştiği günümüzde ki ileride bu hıza yetişmek çok zor olacak. Tüm ülkenin daha katılımcı ve daha hızlı bir şekilde teknoloji okuryazarlığını geliştirilmesi şarttır. Aksi durumda geliştirdiğiniz yeni teknolojilerin hayata geçmesinde sekteye uğrarsınız. Bana göre öğrencilerin hızlı adapte olduğu günümüz koşullarında öncelik öğreticinin gelişimidir. Öğretmenin yeni teknoloji ve fikirlere ayak uydurmasının hedeflenmesi çok önemlidir. Bu kısım biraz atlanıyor gibi. Herkes öğrenciyi önceliyor, öğretici kendisini geliştirerek doğru bilgiyi öğrencilerine aktaracak. Son söz olarak, gelecekte okullar olmayacak, öğrencilik ve eğiticilik kavramsal olarak değişecek. Bu değişim eğitim yöntemlerinin tümünü değiştirecek. Mesele geleceği yakalamak için bugünden uyum sağlayıcı adımların ve hedeflerin belirlenmesinde Blokchain’in önemini kavramış olmaktır. Önerim tüm eğitimin ve aksiyon planlarının bu doğrultuda yapılmasıdır” dedi.
Geleceğe Yapılan Yatırım; Nesnelerin İnterneti, Yapay Zeka ve Robotlar
KPMG’nin 6 yıldır gerçekleştirdiği ‘Yıkıcı Teknolojilerin Değişen Yüzü Araştırması’na bu yıl 750’yi aşkın küresel teknoloji lideri katıldı. Önümüzdeki üç yıl içinde şirketlerin dijital dönüşümünü sağlayacak yıkıcı teknolojileri değerlendiren katılımcıların yüzde 17’si nesnelerin interneti, yüzde 13’ü yapay zeka ve yüzde 10’u ise robotik yanıtı verdi.
KPMG Türkiye Teknoloji, Medya ve Telekomünikasyon Sektör Lideri Serkan Ercin,”Nesnelerin interneti veri açısından oldukça büyük ve gelişimini hızlı bir şekilde sürdürüyor. Bağlantılı cihazlar, yeni iş modellerinin oluşturulmasını sağlayan akıllı sistemler haline geliyor. Dünya genelinde nesnelerin internetine yönelik harcamaların 2021 yılına kadar 1,1 trilyon dolara ulaşacağı öngörülüyor” dedi.
Geçtiğimiz birkaç yıldan bu yana nesnelerin internetinin fiziksel dünyayı dijitalleştirerek deneysel aşamadan katma değer sağlayan bir konuma geçtiğini belirten Ercin,”Nesnelerin interneti, daha fazla görünürlük, şeffaflık ve verimlilik sağlayarak tedarik kanadını optimize ediyor. Aynı zamanda talep kanadında da, veriden yola çıkarak artan müşteri beklentilerini karşılıyor. Nesnelerin internetinin, birçok şirket için ürün satışından hizmet sunumuna ciddi bir değişimi beraberinde getirmesi bekleniyor. Fakat sensörler tarafından toplanan veri çerçevesinde şirketlerin siber güvenlik ve veri gizliliğini sağlamak konusunda hazırlıklı olmaları gerekiyor” dedi.
Yapay zeka yatırımları artacak
Araştırmaya göre bilişsel ve yapay zeka sistemlerine yapılacak yatırımların dünya genelinde 2021 yılına kadar 52,2 milyar dolara ulaşacağı öngörülüyor. Özellikle ABD ve Çin’deki büyük teknoloji oyuncuları arasında, Ar-Ge ve birleşme ve satınalma alanlarında büyük yatırımlar öngörülüyor. Ercin, “Yapay zeka, bilişsel programlama ve makine öğrenimi uygulamaları dünya genelinde yaygınlaşmaya devam edecek. Örneğin, Amazon ve Alibaba’nın e-ticaret platformları yapay zeka inovasyonu konusunda dijitalleşmeye öncülük eden çok başarılı örnekler. Bu şirketler halihazırda, dinamik fiyatlandırma, personel planlaması, satışları artırmak, müşteri bağlılığı oluşturmak ve ürün ile hizmet inovasyonu sağlamak için makine öğrenimi kullanımı gibi algoritmaların sunduğu avantajlardan faydalanıyor” dedi.
Araştırmaya göre robotik piyasası, hizmet robotlarına talebin artmasıyla birlikte ciddi bir dönüşümden geçiyor. Konaklama ve perakende sektöründe hizmet robotlarının kullanımı, maliyetleri düşürmenin yanı sıra verimliliği de artırıyor. Robotik alanındaki inovasyonlarla çalışan sayısının minimum olduğu fabrikalar daha da gerçeklik kazanıyor. Çünkü robotlar insanlar için tehlikeli olarak nitelendirilen işlerde çalışıyor ve sensörlerle uyarı vererek tehlikeleri önlüyor. Ayrıca nesnelerin interneti ile birlikte robotik inovasyonu ‘uzaktan ameliyat’ gibi yeni uygulamalara imkan sunuyor.
Talepteki artış ve işlevsellikteki gelişmelere paralel olarak, robotik ürün ve hizmetleri için önümüzdeki on yıl içerisinde milyonların hayatını etkileyecek küresel bir kitle piyasası ortaya çıkması bekleniyor.
Migros Yapay Zekâ ile Dönüşüm Oranını 14 Kat Artırdı!
Türkiye’nin ilk sanal market uygulaması olan ve 1997 yılından bu yana, müşterilerin bir Migros mağazasında bulabilecekleri tüm ürünleri kapıda teslim hizmeti ile sunan Migros Sanal Market, Türkiye’nin uygulamalarında öncü, pazarı geliştiren, en büyük ve yaygın gıda e-ticaret sitesi olarak hizmet veriyor.
Dünya çapında eşsiz yeniden hedefleme çözümleri sunan RTB House’un yapay zekâ temelli sistemini tercih eden Migros Sanal Market, hem dönüşüm oranlarını hem de gelirini artırdı.
2018 yılının Aralık ve 2019 yılının Ocak aylarında Migros Sanal Market web sitesi üzerinden RTB House’un yapay zekâ temelli çözümü ile sağlanan dönüşüm oranı, ortalamanın yüzde 140 üzerine çıkarken, sadece mobil web sitesi baz alındığında yüzde 227’yi aştı. Bu süre zarfında sitenin gelir ve sipariş oranında ortalama yüzde 6’lık ek artış sağlandı.
2010 yılında mobilde başlayan yolculuk…
Migros Sanal Market’in 2010 yılında, “Mobil Market” uygulaması ile teknolojik bir yeniliğe öncülük ederek Türkiye’de bir ilki gerçekleştirdiğini hatırlatan Migros Sanal Market Dijital Pazarlama Yöneticisi Deniz Ersoy, “Her zaman sektöre öncülük edecek yenilikleri tüketicilere sunmanın gururunu yaşıyoruz. RTB House’un çözümü sayesinde kullanıcılarımıza en doğru içeriği en doğru anda gösterme şansı elde ettik. Bu da kullanıcılarımız tarafından benimsendi ve doğrudan dönüşüm oranına ve gelirlerimize pozitif yansıdı” dedi.
Dünya çapında markalara yenilikçi reklam teknolojileri sunduklarını belirten RTB House Türkiye Ülke Müdürü Can Tunçer, “Yıllık 5 milyon dolar bütçe ile kurulan Yapay Zekâ Pazarlama Laboratuvarı’nda geliştirilen yeniden hedefleme çözümlerimiz derin öğrenme algoritmalarından güç alıyor. Yapay zekânın gelişmiş bir formu olan derin öğrenme, veriyi ayrıştırıyor ve insan beyninin çalışması sistemine benzer şekilde insanların karar vermede kullanacakları sonucu çok hızlı veriyor. Sistem, saniyeler içerisinde tüm cihazlardaki aramaları, gezinmeleri, sepet alışkanlıkları ve diğer hareketleri analiz edilen ultra kişiselleştirilmiş reklamlar sunuyor” dedi.
RTB House, aralarında Walmart.com, Adidas, Hotels.com, New Balance, Trivago, Sephora gibi markaların bulunduğu 70 ülkeden 1500’den fazla müşteriye sahip. Tamamen derin öğrenmeden gücünü alan dünya çapındaki yeniden hedefleme platformu, saniyede 2 milyon talep, ayda 10 milyon reklam gösterimi ve günlük 5 milyon tıklamayı yönetiyor.
‘Endüstri4.0 Ve Yapay Zekaya Odaklandık’
Alarko Holding Kurucu Eş Başkanı Merhum Dr.Üzeyir Garih’in torunu Alarko Stratejik Planlama Müdürü Tal Garih, dedesindenaldığı ilhamla şirketin geleceğe yönelik yapılanmasında Endsütri 4.0 ve yapay zeka üzerineodaklandığını belirtti.
Enerji, müteahhitlik, turizm, iklimlendirme ve gayrimenkulsektörlerinde faaliyet gösteren Alarko, enerjide çeşitli kaynaklardan elektriküretimi, ticareti ve dağıtımı, iklimlendirmede Carrier şirketi ile ortaklık,turizmde Hillside markası, GYO şirketi ve müteahhitlikte metro, otoyol vearıtma tesisleri gibi alt ve üst yapı projelerinin inşası devam ediyor. 1320MW kurulu güce sahip Karabiga Termik Santrali önemli projelerden biri olduğunubelirten Tal Garih, Batı Çin- Batı Avrupa Otoyol Projesi’nin parçası olan BüyükAlmati Çevre Yolu Projesi Sözleşmesi gündemdeki bir diğer önemli konu olduğunusöyledi.
Garih, Alarko Holding’teki yapılanmayla ilgili ; ‘Tüm işgeliştirme süreçlerini stratejik planlama müdürlüğünün altında konsolide ettik.Böylelikle iş geliştirmeye sadece finansal açıdan değil stratejik açıdan dabakar hale geldik” diyor. Garih, şirketin özellikle dijital dönüşümprojeleriyle ilgileniyor.
Gelecek dönem için stratejileri belirlerken yapay zeka,Endüstri 4.0 ve teknolojik alt yapı konularına değinerek “Şirketolarak insan gücümüzü, bilgimizi ve yatırım felsefemizi endüstri 4.0kavramlarına yönelik uyarlayarak bildiğimiz alanlarda geliştireceğiz. Örneğingüneş, hidro ve rüzgar gibi yenilenebilir enerji yatırımlarına odaklanıyoruz,fırsatları değerlendiriyoruz. Kurumsal hafıza ve değişim yönetimi anlayışlarınıharmanlayıp bir karma içerisinde bütünleştiriyoruz. 2033 yılına kadar mevcut işkollarının neredeyse yarısının tamamen yok olup yerlerine yenilerinintüreyeceğini öngörülüyor. Bu doğrultuda ciddi planlamalar yapmak elzem. Yediyıl sonra iş gücünün yüzde 76’sını milenyallerin, Y ve Z nesillerin oluşturmasıbekleniyor. Bu sebeple organizasyonların gençleri tanıma ve onlara göreşekillenmesinin önemi gün geçtikçe artacak. Gittikçe açık yetenek ekonomisinedoğru gidiyoruz” dedi.
DTP; “Dijitalleşme Yolunda Türkiye” raporunu;
Sürekli bir gelişim içinde olan “dijital dönüşüm”; yeni iş alanları, yeni iş yapma biçimleri, değişen hayat tarzları, eğitim yöntemleri, güvenlik sorunları gibi birçok bilinmezi de gündeme taşıyor. Tüm kurum ve süreçleri önemli oranda değiştirecek bu dönüşümün, ekonomiler için olduğu kadar toplum için de muazzam fırsatlar ortaya çıkarması bekleniyor.
TBV, TÜBİSAD ve TESİD işbirliğiyle 2011 yılında kurulan Dijital Türkiye Platformu (DTP), Türkiye ekonomisinin büyümesinde stratejik öneme sahip bilgi teknolojileri, iletişim ve elektronik sektörlerinin güçlü ortak sesini temsil etmek üzere çalışmalarını sürdürüyor. Sektörün sorunlarının çözümüne ve sağlıklı gelişmesine katkı sunmayı amaçlayan DTP, Türkiye’nin vatandaşı, devleti ve iş dünyasını kapsayan bütüncül bir dijital dönüşüm gerçekleştirmesini sağlayacak politika önerileri oluşturuyor. Aynı zamanda, Avrupa dijital teknoloji endüstrisinin temsilcisi Digital Europe’un da üyesi olarak, Avrupa Birliği Dijital Gündemini de yakından takip eden DTP, hazırlanan “Dijitalleşme Yolunda Türkiye” raporu ile dijital dönüşümün en önemli unsurları olan “vatandaş”, “devlet” ve “iş dünyası”nın ortak paydası olan “bağlanabilirlik”, “siber güvenlik” ve “yapay zeka” konularının önemine dikkat çekiyor.
Yapay zeka endüstrileri büyük ölçüde değiştirecek
Türkiye’nin, dünya lideri şirketler ve yenilikçi şirketler tarafından önemli bir Avrupa ülkesi olarak tanındığını belirten Digital Europe Genel Direktörü Cecilia Bonefeld-Dahl, “Politika uzmanlığını paylaşmak ve hükümet ile AB arasında bir köprü olmak gayesiyle Türkiye’deki üyelerimizle yakın işbirliği içinde çalışıyoruz. Bu şekilde, yenilikçilik ve ticaretin güçlü gelişeceğine inanıyoruz. Teknoloji, özellikle son yıllarda çok önem kazanan yapay zekâ gibi yeni alanlar, tüm işletmeleri ve endüstrileri büyük ölçüde değiştirecek. Tüm potansiyel ve fırsatların üretim, eğitim ve sağlık hizmetlerini iyileştirmek için yeni işlere, yeteneklere ve çözümlere dönüştürülmesini sağlamak için hükümetler ve endüstrilerle birlikte çalışıyoruz.” dedi.
Dijitalleşme sayısız fayda ve fırsat getirecek
Avrupa Parlemento ve Komisyonlarına dijital stratejiler ve politikalar konusunda lobi faaliyetlerini etkin olarak sürdüren Digital Europe’u Türkiye’de ağırlamaktan ve çalışmalarını dinlemekten memnuniyet duyduklarını belirten DTP ve TBV Başkanı Faruk Eczacıbaşı ise, “Ekonomik büyümenin güvenli, sağlıklı ve katma değeri daha yüksek işler ile sağlanabileceğine ve daha güçlü bir Türkiye için, dijitalleşmenin, ülke vatandaşlarına ve endüstrilerine sayısız fayda ve fırsat getireceğine inanıyoruz. Dijital Türkiye Platformu’nun ‘Dijitalleşme Yolunda Türkiye’ çalışması ile Türkiye’nin refah seviyesinin yükselişinde, dijital dönüşüm fırsatını, adanmış ve seri bir planlama ile değerlendirmesinin önemine dikkat çekmek istedik” diye konuştu.
Türkiye’yi 2023 ve ötesine taşıyacak en önemli unsur yerli imkanlarla dijitalleşme olacak
“Dijital Dönüşüm, beraberinde Nesnelerin İnterneti, yapay zeka, veriye dayalı ekonomi gibi teknolojik açıdan ezber bozan gelişme ve potansiyelle birlikte geliyor.” diyen TESİD Yönetim Kurulu Başkanı C. Müjdat Altay ise sözlerini söyle sürdürdü: “Türkiye’yi 2023 ve ötesine taşıyacak en önemli unsur yerli imkanlarımızla dijitalleşme olacak. Bu alanda başarının yolu toplumun her kesiminin dijital dönüşümünün parçası olmasından yani dijital becerisi yüksek birey ve kurumlardan geçiyor. Söz konusu süreçte genişbant altyapımızı ne kadar çabuk güçlendirirsek, ülkemizin dünya liginde üst sıralara yerleşmesi de o kadar hızlı olacak. Diğer taraftan sadece Avrupa’da yılda ortalama 265 milyar €’ya mal olan siber suçlar ile başa çıkabilmek için ‘Siber Güvenlik’ odaklanılması gereken konuların başında geliyor. Türkiye’nin dünyadaki dijitalleşme sürecindeki konumunu ve gelecek için yol haritasını göstermesi açısından önemli bir kaynak niteliği taşıyan ‘Dijitalleşme Yolunda Türkiye Raporu’nun ülkemizde topyekûn yapılması gereken dijitalleşme çalışmalarına önemli bir rehber olacağına inanıyoruz.”
Toplumun her kesimini içine alan dijital yetkinlikler planı oluşturulmalı
“Dijital ekonominin üç ana yapı taşı dijital veri, yapay zeka, otonom robotlar, büyük veri, artırılmış ve sanal gerçeklik, nesnelerin interneti gibi dijital teknolojiler ve dijital altyapıdır” diyen TÜBİSAD Yönetim Kurulu Başkanı Erman Karaca ise şöyle konuştu:
“Dijital veri birçok geleneksel sektörde yeni iş modelinin temeli oldu ve yeni sektörlere yol açtı, veri ekonomisi oluşmaya başladı. Türkiye olarak biz bu sürecin gerisinde kalamayız, bu bilincin hem kamuda hem de özel sektörde güçlenerek hızlı adımlarla hayata geçirilmesi önem taşıyor. Türkiye’nin “Dijital Ekonomiye Dönüşüm Stratejisi”ni oluşturmamız ve dijitalleşmeyi hızlandıracak ekonomik değerleri ile adresleyerek yol haritalarını belirlememiz gerekiyor. Tüm dünya dijital ekonomi dönüşümüne giderken, Türkiye’nin rekabetçi kalmasına ve yüksek teknoloji ihraç eden bir ülke olmasına katkıda bulunacak hamleler yapmak kritik önem taşıyor. Bunun için ise: toplumun her kesimini içine alan dijital yetkinlikler planı oluşturulmalı, yapay zekanın ve veri ekonomisinin potansiyeli ortaya çıkarılmalı, e-Hizmetler teşvik edilmeli ve kolaylaştırılmalı, bağlantılar hızlanmalı, altyapılar ve siber güvenlik güçlendirilmeli.”



