
Çocukluğunuzda duyduğunuz ve zihninizden silinmeyen o cümleler gibi cümleler dökülmesin dillerimizden; kalıcı yaralar açmasın minik kalplerde diye bu yazı geldi… buyurunuz…
1- “Ağlama, büyüdün artık. / Bunun için ağlanmaz.”
Çocuklar, duygusal ifadelerini kontrol etme yeteneğine sahip değillerdir. Ağlama, onların bir ihtiyacı veya rahatsızlık belirtisi olabilir. Onlara destek olmak ve ihtiyaçlarını anlamak daha iyidir.
2- “Bunu yapamazsın, dokunma, zarar vereceksin”
Bu cümle çocuğun öz güvenini olumsuz etkileyebilir. Çocukların güvenli alanda yeni şeyler denemesine ve hatalar yapmasına izin vermek önemlidir. Bu, öğrenme süreçlerini destekler.
3- “Oyuncaklarını arkadaşınla paylaş lütfen.”
Çocuklara paylaşmayı öğretmek önemlidir, ancak bu cümle çocuklara paylaşmaları için baskı yapabilir. Benlik ve aidiyet duygusunu olumsuz etkileyebilir. Daha iyisi, örnek olmak ve küçük tiyatral oyunlar ile desteklemektir.
4- “Kardeşin/arkadaşına bak, hiç böyle yapıyor mu ?”
Karşılaştırmalar çocukların kendine güvenini sarsabilir. Her çocuk farklıdır ve kendi hızında gelişir. Onları kendi potansiyellerini keşfetmeye teşvik etmek daha iyidir.
5- “Büyüyünce ne olmak istersin?”
0-3 yaş arasındaki çocuklar gelecekteki hedefler hakkında düşünme kapasitesine sahip değillerdir. Bu tür sorular, gereksiz baskı yaratabilir. Yönlendirmeler ise kişilik gelişimine zarar verebilir.
6- “Böyle davrandığında seni sevmiyorum.”
Bu tür olumsuz ifadeler çocukların öz saygısını ciddi şekilde etkileyebilir. Ebeveynlerin koşulsuz sevgi, kabul ve anlayışlarını ifade etmeleri önemlidir.
7- ‘’Bunu alamayız, o kadar paramız yok’’
Yokluk bilinci ile çocuk büyütmek, büyüdüğünde değerli hissetmeme, kendini layık görmeme ile karşımıza çıkabilir. Kendi biriktirdiği para ile fonlama yapmayı ya da haftalık bütçe / harçlığı yönetmeyi ona bırakabilirsiniz.
8- “Yemeklerini bitirmezsen, hiçbir şey alamazsın.”
Bu tür baskıcı yaklaşımlar, çocukların yemeğe karşı negatif duygusal ilişki geliştirmelerine neden olabilir. Yemek zamanını olumlu ve keyifli hale getirmek daha iyidir. Mümkünse yemek zamanlarını tüm aile birlikte keyifle geçirin.
9- “Öp amcanın / teyzenin elini.”
Mahremiyet eğitiminin bir parçası olan bedenine müdahale ile saygı ve sevgi unsurları karıştırılmamalı, tercihi ve yakınlık ilişkisi kurmak doğru yönetilmelidir.
10- “Sessiz ol, yetişkinler konuşuyor.”
Çocuklar konuşma ve ifade becerilerini geliştirmek için fırsatlar bulmalıdır. Onların duygusal ifadelerine ve düşüncelerine değer vermek önemlidir. O an doğru zaman değilse bunu ifade edip dokunsal teması beklemesi gereken sürede sunmak etkilidir.

