
Pamuk prenses ve yedi cüceler masalını birçoğumuz biliriz. Prensesin annesi ölünce, prensesin babası yani kral, başka biriyle evlenir. Kralın evlendiği kraliçe kötü kalpli biridir ve zamanla küçük prensesi kıskanmaya başlar. Her defasında tılsımlı aynaya, ‘’ayna ayna söyle bana benden güzeli var mı dünya da’’ diye sorar. Ayna bir olur iki olur artık dayanamaz ve ona ‘’var kraliçem’’ der. ‘’Pamuk prenses sizden daha güzel.’’ Kraliçe aynanın bu cüretkârlığı karşısında şoka uğrar ve kralın sarayda olmadığı bir gün bir adamıyla pamuk prensesi ormanda ortadan kaldırmak üzere anlaşır. Fakat adam bunu yapamaz ve pamuk prenses kendisini bu iş için görevlendiren kişinin kraliçe olduğunu anlatır. Prenses ormanda bir kulübeye sığınır ve orada yedi cücelerle tanışır. Ve masal uzayıp gider.
Prensesin öldüğünü sanan kraliçe aynaya yine aynı soruyu sorar.
‘’Ayna ayna söyle bana benden güzeli var mı dünyada?’’
Ayna, ‘’evet var kraliçem! pamuk prenses. Pamuk prenses ölmedi hala yaşıyor.’’
Geçmişin dillere pelesenk olmuş bu sevimli masalından alınan bir soruyu bugün yapay zekaya sorduğumda aldığım cevap şöyle oldu.
Ghatgpt ghatgpt söyle bana benden güzeli var mı dünya da?
Ghatgpt: Güzellik, kişisel tercihlere göre değişen bir konsepttir. Her bireyin güzellik algısı farklıdır ve herkesin kendine özgü bir çekiciliği vardır. Bu nedenle, güzellik kişiseldir ve herkes kendi gözünden bakarak değerlendirir. Unutmayın ki her bireyin benzersiz bir değeri ve çekiciliği vardır. Herkes kendi şekliyle güzel ve değerlidir.
Peki bir yapay zeka modülü olan ghatgpt bu cevabı kötü kalpli kraliçeye verseydi masal nasıl ilerlerdi?
Muhtemelen kötü kalpli kraliçe ya aydınlanır kötülükten vazgeçerdi ya da aynayı kırar ve bir daha ona böyle bir soru sormaktan vazgeçerdi. Çünkü istemediği bir cevap almış olurdu.
Bazı cevapları duymak istemeyiz. Bazen duymak istemediğimiz cevapları alacağız diye sormaktan bile vazgeçeriz. İşte bu tutum birçok alanda gelişimimizi engeller. Sonuç ne olursa olsun araştırmaktan, sormaktan ve sorgulamaktan vazgeçmeyelim. Bazen gerçekler canımızı acıtabilir, alışkanlıklarımız sarsılabilir ve kendimizi sınırlarımız dışına atılmış hissedebiliriz. Ama ne olursa olsun bu his bile gelişimimizin sağlaması niteliğindedir.
Düşüncemizin bile bir konfor alanı vardır ve bazen o alanı terk etmek, onun gelişimi açısından gereklidir.
Sorular değişmese bile, cevaplar zamana ve içerisinde yaşadığımız döneme göre değişiklik gösterebilir. Ne sormaktan vazgeçeceğimiz ne de cevapları duymaktan çekineceğimiz bir yaşam dilerim.

