Loading...

KORUYAYIM DERKEN, AYRIMCILIK YAPMAYALIM

Benim de dahil olduğum 65 yaş üstü kesimde şikayetler yükseliyor:

“Bir ayı aşkın bir süredir evlerde kapalıyız. Kapının önüne bile çıkamıyoruz. Hareket alanımız sınırlı. Hava alamıyoruz. Yürüyüş yapamıyoruz. Bunaldık!”

Bir çoğu, en zorunlu banka ve alışveriş işlerini yapamıyor. ATM’ye gidemiyor, gitse bile polissiz kullandırılmıyor, bazılarının güvendiği hiç kimse yok, telefonu bozuk, vb. vb.

Nüfusun sadece yüzde 9’unu oluşturan bu kesime reva görülen bu farklı muamele bütün “ayrımcılık” tanımlarına uyuyor: Bir demografik özellik yüzünden bazı hak ve nimetlerden mahrum bırakılmak!

Elbetti ortada bir tıbbi gerçek var. Covid19 virüsü yaşlılara karşı daha etkili, yüksek oranda ölüme neden oluyor. Ancak, bu onların kendilerini başkaları kadar koruyamayacakları anlamına gelmiyor. Tam tersine, sağlam maskesi, şapkası, fiziksel mesafesi, el yıkaması ve duşu ile 65 üstü bir yurttaş bunları yapmayan 25 yaşındaki bir yurttaştan daha güvencededir. Bunun sorumluluğunu üstlenecek sağduyu ve deneyime sahiptir. Yaptığı yürüyüşün sağlayacağı psikolojik ve biyolojik fayda da cabası…

Koronavirüs pandemisi bittikten sonra ruh ve akıl hastaları için sahra hastaneleri kurmaya hazır olalım. Depresyonlar, paranoyalar, panik bozuklukları, uyku sorunları, çarpıntılar, vb. şimdiden gırla gidiyor. Bu süre uzadıkça artacaktır. Açık havada günde bir saat yürüyüşün faydaları anlatmakla bitmez.

Başlangıçta alınmış bu uygulamalarda bazı esnekliklere ihtiyaç duyulduğuna şüphe yok. Salt bu yaş grubu için alışveriş ve banka saatleri, yürüme alan ve parkurları gibi. ..Dünyanın başka yerlerindeki uygulamalara bakılabilir.

Tüm önlemleri alalım. Fakat yaşlılara ayrımcılığın ciddi bir ayıp olduğunu da unutmayalım.