Loading...

Microsoft medyada dijital dönüşüme yapay zekayı işe alarak başladı

Yanlış hatırlamıyorsam, 90’lı yılların sonunda en havalı medya projelerinden bir MSNBC’ydi. O dönemlerde bir büyük gazetenin ve 13 degisinin webmaster’ı olarak hep imreniyordum. O dönemde Microsoft’un, NBC ile birleşip gerçekleştirdiği bu projeden elinde MSN portalı kaldı. Proje Microsoft içinde hep hakir görüldü. Hakettiği popülerliğe hiçbir zaman sahip olamadı. Sanıyorum bu nedenle de tarayıcıların kendi başlangıç sayfaları ile geldiği o zorunlu yüksek trafikli günlerde bile istediği ilgiyi göremdi.
Geçen sürede neden “portal” denildiğini hala anlayamadığım bu sitelerden sosyal medya’ya dönen odak ise MSN’i son derece bakımsız bıraktı. Bu arada her ülkede onlarca haber kaynağından haberilerin çoğunun onlarca sayfalık slaytshow ve “clickbait” ise sanıyorum sonun başlangıcını oluşturdu.
Microsoft bu sürenin sonunda haber kaynaklarını azaltıp, gelen haberlerin düzenlenmesini sağlayan editörlerini işten çıkarak yerine yapay zeka getireceğini ilan etti.

Buraya nasıl geldik?

Yıllardır yapay zekanın insanların iş gücünü ellerinden alacağını yazan muhabirlerin bu gelişmeden ilk etkilenenler olması gerçekten ironik bir durum. Ancak medya bir kere yoldan çıkınca bu sonuç kaçınılmazdı.
Bilen bilir, medya’da editörler ve reklamcılar arasında hep bir tartışma vardır. Editörler nitelikli içerik, reklamcılar nicelikli reklamı aynı alana sokmaya çalışırlar. Bunların arasındaki dengeyi ise medya patronları kurar. Eğer patronlar bu ayarı kaçırırlarsa, reklamcılar önce patron sonra da basın toplantılarına giden insanlar olurlar.
Bunun bir benzeri de ne yazık ki; dijital medyada da farklı bir şekilde yaşandı. Önce reklam verenlerin pazarlama müdürleri mecralar arasındaki kıyası sağlamak için tıklanma oranlarını istedi. Ne yazık ki bu pazarlama müdürleri sadece sayılarla ilgileniyorlardı. Oysa kimin neyi niye tıkladığını bilmiyorsanız bu tıklama rakamları reklamı da amacından çıkarıyordu. Önce tıklama robotları ortaya çıktı. Bu robotlar dakikalar içinde analitik raporlarını şişiriyorlardı. Sonra bazı gazeteler reklam gelirlerinin çok küçük bir kısmına tıklama satın almaya başladılar. O dönemde bazı gazetelerin Çin’de en çok okunması, üstelik Türkçe okunması dijital medyayı bileler arasında bir alay konusu olmuştu.
Daha sonra SEO (arama motoru optimizasyonu) icat oldu. Arama motorlarında belli anahtar kelimelerde en üstte çıkarak trafiği almak için çalışmalar o kadar garip bir yöne gitti ki; özellikle Türkiye’de Google bir gece birkaç dijital medya sitesinin indekslerini tamamen silerek uyarıda bulunmak zorunda kaldı.

Geldiğimiz nokta

İsterseniz bir deneme yapın. Hemen şimdi Google!a egzema yazın. Sağlık sitelerini bekliyorsunuz değil mi? Gelmeyecek. Gazetelerin web sitelerine ulaşacaksınız. Maç sonuçları, ezan vakitleri, dualar, anlamları… Ne yazarsanız yazın karşınıza bir iki gazetenin sitesinden başka birşey gelmeyecek.
Şu an özelikle Türkiye’de durum o kadar garip bir noktaya geldi ki; bir yarışma programındaki sorunun cevabını bile online siteye girip, trafik kapmaya çalışan SEO çalışanları var dijital medyada.

Medya’nın geleceği

Tabii böyle olunca insanın aklına bunları derleyip toplayacak, gelen haberleri düzene hızlıca sokacak, Google, twitter trending topic’lerini okuyup ona uygun haberler üretecek bir yapay zeka geliyor. Bütün bu otomatikleşmiş, anlamsız, medya ile ilgisi olmayan işleri daha yapanlar ise bu durumda işsiz kalacak.
Asıl medya işi yapanlar mı? Onlar zaten bu sayfalarda, gerçek okuyucular tarafından okunmayı başarıyorlar. Okuyucu derken egzema aradığında karşısına çıkan bir resme kapılıp slideshow’lar arasında benliğini kaybedenlerden bahsetmiyorum!

Netizenlist.com

İnternet vatandaşlarının buluşma noktası