Loading...

Nasıl bir akıllı telefon istiyorsunuz?

Malumunuz Steve Jobs, tüketiciye istediğinin verilmemesi konusunda Henry Ford ile aynı görüşteydi. Henry Ford tüketiciye ne istediğini sorsam bana daha hızlı bir at der demişti. Galiba devrimsel yenilikleri ortak dimağdan beklemenin biçare bir çaba olduğunu en iyi anlatan cümleler budur.
Akıllı telefon pazarı Steve Jobs’dan sonra öyle devrimsel bir yenilik getiremedi. Apple’ın başına geçen Tim Cook ilk dönemlerde birkaç yenilikten bahsediyorken bir anda takipçi “follower” durumuna düştü. Üstelik son dönemde davalarla birlikte yenilik kelimesinden ziyade ayakta kalmanın peşinde.
Onun yerini alabilicek Güney Kore ve Çin markaları ise sahne ışıklarının kendilerine dönmesi ile birlikte heyecanlanıp repliklerini unuttu. Zira Samsung şu aralar katlanabilir telefon sevdasının peşine düştü. Akıllı telefon pazarının en büyük fiyaskolarından biri olan Nokia’nın bile bu konuyu bileği saran bir telefon videosundan ileri götüremediğini sanırım farketmeyen Samsung önce bir başarısız lansman yaptı, sonra da devamını getirdi.
Tamam, kimse tüketicinin fikrini sormuyor. Sorunca devrimsel bir gelişme olmuyor gibi görünse de, bu sefer tüketici de sanıyorum bir devrim istiyor. Bu yazıyı yazmadan önce twitter hesabımdan (@atifunaldi) bir anket yaptım. Soru son derece basit. Nasıl bir akıllı telefon istersiniz? Seçenekler ise pili bitmeyen, beni asiste eden, büyük ekranlı ve katlanabilir şeklinde. Katlanabilme özelliğini her ne kadar sona atarak biraz uyanıklık yapmış gibi görünsem de takipçi kitlemin sosyo ekonomik durumu bu basit manipülasyona gelmeyecek hatta durumu anlayıp tersine tepki verebilecek eğitim ve yetkinliği sahip. Üstelik bir de bunu twitter dışında facebook ve linkedin’de de paylaştım. Bu arada bir uyarıda bulunayım, benim facebook’daki bağlantılarımın büyük çoğunluğu medya ve iş dünyasından. Yani anne, baba, akraba trollerini atlatalı uzun zaman oldu. 5000 kişilik listede iki trolüm var. Biri Antalya’da bir reklamcı, diğeri de kendine ait tiyatrosu olan iki dostum. Onlar dışında kimseye izin vermiyorum.
Ankete dönecek olursak sonuçlar üreticiler için içler acısı. Yüzde 82.1’i pili bitmeyen telefon istiyor. Katlanabilir telefon isteyen kimseye rastlamadım. Görünen o ki; pil önümüzdeki en büyük darboğaz. Burada oluşan bir yenilik bütün tüketicilerin o telefonu almasına sebep olacak. Yada tam tersi.
Pil durumu böyle giderse, şu an kullandığım telefonumu değiştirmeye karar verdiğim anda muhtemelen pil ömrü bir hafta süren bir “asker telefonu” alacağım. Yani akıllı telefon pazarı bir müşterisini kaybedecek. Benim tahminim pil ömrü uzun olan bir telefon yapamadıkları için üreticiler moda yaratacağını umdukları yenilikler peşinde.
Bu noktada tabii daha kolay çözümler de var. Ankette tüketicilerin en çok tercih ettikleri diğer seçenek ise “beni asiste eden bir telefon” şıkkıydı. O zaman iyi bir dil desteği ile entegrasyonu yüksek bir asistan telefon iyi bir çıkış noktası olabilir. Bu sayede telefonla ilişkimiz ekrandan çok kulaklıkla ilişkilendirilir. Böylece ekranlar küçülebilir ve telefonun pil ihtiyacı azalabilir. Belki de Steve Jobs’ın her seferinden daha küçük ekranlı tasarımlara gitmesinin sebebi de buydu….
Kim bilir?