
Bedensel varlıklarımız yaşamaya devam etse de zihnimiz, kendisini ifade etmek için, kendisini bir ikona indirgemeye meyilli olabilir mi? İsimlerimizin yerini zamanla id numaraları alabilir mi?
Fiziksel olarak bir yerde sabit kalıp, iletişim kurmaya dijital dünyadaki sanal eylemlerimizle mi devam edeceğiz bilinmez ama insanın yaşam biçiminde devrim niteliğinde değişimler olabilir.
Yaşamsal kaynakların hızlı tüketimi, bilinçsiz yok etme dürtüsü, yaşadığı evrenin sahibinin sadece kendisi olduğunu yanılgısına kapılan ve yok etme konusunda var etmekten daha fazla uzmanlaşan bizler, doğaya uyguladığımız aykırılık oyununun bedelini kendimizi yok ederek ödeyebilir miyiz?
Hayvan katliamlarında aslında katliama uğrayan biz değil miyiz? Ekolojinin dengesini bozup aslında kendi dengesini bozduğunun farkında olmayan, ormanları yaktığımızda yanan, kirlettiğimizde aslında kirlenen biz değil miyiz? Bir Caretta’nın yaşam döngüsüne bile acımasızca müdahale eden bizler, salgınların carettaların yumurtlama alanlarının insan tarafından tahrip edilmesiyle ilişkili olduğu kanıtlansa hiç suçluluk duygusuna kapılmayacak mıydık? Duygularımızı çok mu hızlı kaybediyoruz?
Kendi kendimiz yok ediyoruz. Kalabalıkların, gruplar halinde yaşamanın asıl amacını unutup, paylaşımların yerini, fiziksel olarak yan yana gelseler dahi, küçük dijital ekranlara bakıp, iletişim kurmayan insan öbekleri almadı mı?
İletişim araçlarının çoğaldığı, iletişimin azaldığı bu dönem ne yazık ki çocuklarımıza bıraktığımız iyi bir miras olmayacak. Sahi faydalı bir miras bırakma isteğine ne oldu?
Yaşam, insana verilen en değerli armağandır elbette ama bu armağanın değerini bilmeden yaşamak ve birçok konuda yetinmeyi bilmeden her zaman daha fazlası için koşturmak bizlere içerisinde bulunduğumuz evrenin güzelliklerini görmemizde engel olmuyor mu? Doğada daha fazlasını istemek, yetinememek var mı?
Aile fertlerinin bir araya geldiği fakat birbirlerinin yüzlerini görmeden önlerindeki dijital dünyaya odaklandıkları bir zaman diliminde mi yaşıyoruz? Her türlü ihtiyacımızın bir tıkla çok kısa zamanda karşıladığımız, hiçbir şeyden yoksun kalmadığımız, bu nedenle de birçok şeyin değerini anlayamadığımız bir dönem mi yaşıyoruz?
Mutlu olmaktan ziyade mutlu olduğumuzu birilerine göstermenin önemli olduğu, yan odadaki annemizin doğum gününü dijital ortamlardan kutladığımız bir çağ, üretim açısından ne kadar verimli olabilir?
Felsefeye ne oldu? Anlam arayışını arama motoruna indirgemekle onu hızlı bir şekilde bulabileceğimizi mi sanıyoruz?

