Beğenildi : 34
Okuma Süresi:1 Dakika, 5 Saniye

Bozüyük İkbal’deyiz; 5 zeytin tanesi 8 lira. Kiloda ortalama 365 zeytin var. 5 zeytin 13,7 gram ve kilosu 584 liraya geliyor. Bunun enflasyonla ilgisi yok artık. Bu bir cinnet hali ve sosyolojinin alanı.” diyor sayın Şeref OĞUZ, son attığı twitlerden birisinde.

Aklıma emekli bir siyasetçinin bundan 8 yıl önceki sözleri geldi:

“Türkiye’de bazı bölgelere hükümetimizin verdiği destek nedeniyle her taraf zeytin tarlası olmuştur. Dağ taş zeytin ağaçlarıyla dolmuştur. Ama Türkiye’nin enerjiye de ihtiyacı var.”

Distopik romanlarıyla yakından tanıdığımız George Orwell “Fakirler Nasıl Ölür?” adlı kitabının bir bölümünde modern zamanlarda “bahardan keyif almak bir hainlik sayılır mı?” sorusuna cevap ararken şunları söylüyor:

Yazılarımda ‘doğa’ hakkında olumlu sözler etmemin eleştirel mektuplar alamama neden olacağını deneyimlerimden biliyorum. Bu tür mektuplarda en çok kullanılan eleştiri sözcükleri ‘aşırı duygusallık’ olsa da genellikle iki ayrı fikri aynı anda barındırıyorlar. Birinci görüşe göre insanlar memnuniyetsiz olmalı ve elindekiyle yetinmemeli, çünkü istediklerimizi çoğaltmak ve sahip olduğumuz şeylerden keyif almakla yetinmemek ödevimizdir. Diğer görüşün iddiası şu; makineler çağındayız ve makineleri sevmemek, hatta onların hakimiyetini sınırlamayı istemek geriye yönelmektir, gericiliktir ve saçmadır. Bu görüşü desteklemek için doğa sevgisinin kentleşmiş insanların zaaflarından biri olduğu, şehirlilerin doğanın gerçekte neye benzediğinden haberdar bile olmadığı öne sürülüyor.

Aradan 76 yıl geçmiş olmasına rağmen üzerine ekleyebilecek bir söz bulamadığım için bence de konuyu bir an önce sosyologlara havale etmeli…

Happy
Happy
0 %
Sad
Sad
0 %
Excited
Excited
0 %
Sleepy
Sleepy
0 %
Angry
Angry
0 %
Surprise
Surprise
0 %
Previous post Amazon.com.tr’den Şehre ve Okula Dönüş Dönemine Özel Fırsatlar
Next post Christina Dimitriadis, Island Hoping Fotoğraf Sergisi İle Akaretler’de Sanat Severler İle Buluşuyor!