Loading...

‘in dream’

Sosyal medya sosyolojisine dair paylaşımlarıma kısa bir ara verip artık kabak tadı vermeye başlayan tatil sezonu e-ticaret kampanyalarına ilişkin bazı gözlemlerimi paylaşmak istiyorum. Yazının sonuna bırakmadan baştan söyleyeyim:

Zannedilenin aksine, ‘Black Friday’ ifadesini ‘Harika Cuma’ya çevirmek tatil sezonu alışverişlerini millileştirmediği gibi, astronomik rakamlar ödenen Cem Yılmaz ve Tarkan’lı reklamlarla hedonik alışverişin coşturulacağını düşünmeyi oldukça komik buluyorum.

Ülkemizde tüketiciler açısından ‘Black Friday’ kampanyaları, daha çok yılın son çeyreğinde kelepir fiyata alabilme ümidi ile ertelenmiş alışverişler açısından önem taşıyor. Ancak sorun şu ki, artık neredeyse her ay gerçekleştirilen ‘dev, müthiş, şahane, efsane’ gibi kampanyalarda iddia edilen indirimlerin çok da gerçeği yansıtmadığına ilişkin tüketiciler arasında ciddi bir algı oluşmaya başlamış durumda. Durum böyle olunca ‘indirim avcıları’ olarak adlandırılan kesim dışındaki tüketicilerden geçtiğimiz yıllardaki alışveriş coşkusunu beklemenin artık giderek zor bir hâl alacağını söylemek yanlış olmaz.

Kaldı ki, bu durumdan rahatsız olanlar sadece tüketiciler değil. Geçtiğimiz günlerde bakanlık tarafından gerçeği ifade etmeyen e-ticaret indirim kampanyalarının inceleneceğine ilişkin haberleri mutlaka okumuşsunuzdur. Gerçekten de, ‘indirim’ kavramını ‘in dream’e dönüştürenlere, yani ‘indirimi rüyanızda görürsünüz’ yaklaşımlarıyla tüketicilerin aklıyla alay edenlere yönelik ciddi yaptırımlar gerçekten gerekiyor.

29232 Sayılı ‘Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği’nin 13. maddesinin 9. fıkrası çok açık bir şekilde ifade ediyor:

“Fiyatın geçerliliği ile ilgili bir süre veya stok sınırı var ise, bu süre ve stok miktarı reklamlarda açıkça belirtilir.”

Oysa ki, son kampanya dönemlerinde devalüasyon ve enflasyonun da etkisiyle, firmaların e-ticaret işlemlerinde sipariş ile tedarik arasındaki sürede fiyatlarda artış yaşanırsa tedarik sorunlarını bahane ederek siparişleri iptal edebildiklerine şahit oluyoruz.

Örneğin, geçtiğimiz haftalarda ülkenin en büyük teknoloji marketlerinden birisinden alışverişi tamamladıktan sonra firma ilgili ürüne yönelik tedarik sorunu yaşadığını ve bu sorunun ne zaman çözüleceğini bilmediklerini ifade ederek alışveriş işlemini iptal etmem konusunda beni ikna edebilmek için her türlü çabayı gösterdi.

Stokta olmayan ürünün satışını gerçekleştirmenin ne kadar doğru olduğu kısmını bir kenara bıraksak bile, o firmanın stoklarında bulunmadığını iddia ettiği ürünü halen kendi siteleri de dahil olmak üzere büyük e-ticaret sitelerindeki mağazalarında (siparişi verdiğim fiyatın %50 üzerinde bir etiketle) 2 gün içinde teslim edecekleri ibaresiyle satmaya devam ediyor olması bu denetimlerin ne kadar elzem olduğunu gösteriyor.

Haftaya konuya devam ederek ‘Müşteri Deneyimi Yönetimi’ bağlamında bu tarz sorunların hizmet kalitesini iyileştirme açısından değerlendirilmesinin önemine değinmek istiyorum.

Netizenlist.com

İnternet vatandaşlarının buluşma noktası